İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/28 E. 2026/342 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/28
- Karar No
- 2026/342
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/28 Esas KARAR NO: 2026/342 DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/01/2024 KARAR TARİHİ: 08/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; davalının, davacı şirkette ----Sözleşmesine istinaden ---- tarihinde işbaşı yaparak çalışmaya başlamış ve iş akdini haklı bir nedene dayanmaksızın ----- tarihinde feshederek ---- tarihi itibariyle işyerinden ayrıldığını, davalının iştigal konusu plastik eşya üreten firmalara hammadde olarak her türlü mühendislik plastikleri üretimi ve ticareti (yurt içinde ve yurt dışında) olan müvekkil şirket bünyesinde önce İŞ GELİŞTİRME BÖLÜMÜNDE, ---- UZMANI olarak çalışmaya başlamış sonrasında ----görevine yükseltilmiş daha sonra da -------- olarak çalıştığını, davalı, davacı şirkete ait işyerinde dava dilekçemizin ekinde sunmuş olduğumuz özlük dosyasında yer alan ve imzasıyla onaylayıp yerine getirmeyi kabul ettiği görev tanımlarında ayrıntılı olarak belirtilen işleri yerine getirdiğini, davalının görev tanımlarında yer alan yerine getirdiği görevleri, mesleği, sorumlulukları ve şirketteki konumuyla müvekkili şirketin iştigal konusu bir bütün olarak göz önünde bulundurulduğunda hizmet ilişkisinin davalıya müvekkilinin yurtdışı ve yurtiçi müşteri çevresiyle hangi müşterinin hangi ürünleri aldığı, o müşterinin beklentileri, ihracat yapılan veya yapılması öngörülen firmaların bilgileri, ihracat hedefleri, girmek istenilen yurtiçi ve yurtdışı piyasaların talepleri, imal ve satışı yapılan ürünlerin fiyatları, maliyetleri, özellikleri, formülleri, üretim süreçleri, üretilmesi hedeflenen ürünlerin formülleri, maliyetleri, ham maddeleri ve bu ürünlerin neler olduğu şeklinde olduğunu, müvekkili açısından gizli kalması gereken ve rakip bir firma tarafından öğrenilmesi halinde davacıya çok büyük zararlara uğramasına neden olacak nitelikteki bilgileri edindiğinde hatta işini yerine getirebilmesi için bu bilgileri edinmesi gerektiğinde şüphe bulunmadığını, bu sebeple davalı ile akdedilen belirsiz süreli iş sözleşmesinin "18." maddesinde rekabet yasağına da yer verildiğini, belirsiz süreli iş sözleşmesinin rekabet yasağının amacı başlıklı "18.1." maddesinde: işçinin işverene ait işyerinde veya işyerinden sayılan yerlerde çalışırken öğrendiği ve/veya öğreneceği üretimin ve/veya geliştirilmesine ilişkin kimyasal formüllerin, müşteri çevresinin, tedarikçi çevresi, tescil edilemeyen değerler, iş ve ticaret sırlarının, iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra işverene zarar verecek biçimde kullanmamasını ve/veya bu tür davranışlarda bulunmamasını, işveren ile rekabet etmekten, kendi hesabına rakip işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan ve/veya bunların dışında rakip işletmeyle başka türden herhangi bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmasını ve/veya rakip işletmeye ortak olmamasını sağlamaktır. ” olduğunu, Rekabet Yasağına Giren Haller başlıklı "18.2." maddesinde:"Rekabet yasağına giren haller işçinin işverene ait işyerinde veya işyerinden sayılan yerlerde çalışırken öğrendiği ve/veya öğreneceği üretimin ve/veya geliştirilmesine ilişkin kimyasal formüllerin, müşteri çevresinin, tedarikçi çevresi, tescil edilemeyen değerler iş ve ticaret sırlarının, iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra işverene zarar verecek biçimde kullanması ve/veya bu tür davranışlarda bulunması, hu bilgileri işverenin rızası olmadan açıklaması, işveren ile rekabet etmesi, kendi hesabına rakip işletme açması, başka bir rakip işletmede çalışması ve/veya bunların dışında rakip işletmeyle başka türden herhangi bir menfaat ilişkisine girişmesi ve/reya rakip işletmeye ortak olmasıdır.” hükümlerinin yer aldığını, Söz konusu sözleşmenin "/8.5.” maddesinde Rekabet Yasağının Süresinin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren 2 (İKİ) yıl, "18.6." maddesinde ise rekabet yasağının yer olarak sınırının ise -----olarak kabul edildiğini, davalının, müvekkili şirketten ayrıldıktan hemen hemen sonra gerek pazarlama ve dağıtımını yapan --- ve müvekkil şirkete tam anlamıyla rakip olan ----çalışmaya başladığını, ----- önceki unvanı-------grubu tarafından satın alındıktan sonra unvanı değiştirildiğini, dolayısıyla şirketin faaliyet konuları müvekkil şirketle birebir aynı olup müvekkil şirkete rakip olduğunu, davalının yazılı olarak üstlendiği rekabet etmeme yasağına aykırı davranışının müeyyidesi sözleşmenin ----- maddesinde yer alan: “İŞÇİ, yukarıda halleri, zamanı, yeri, konusu ve türü ayrıntılı olarak belirtilen rekabet yasağına aykırı hareket ettiği takdirde işverene, 60.000,00 Euro cezai şart ödemeyi ve ayrıca işverenin uğradığı tüm zararları ve doğabilecek ek zararları gidereceğini kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, davalının rekabet yasağını ihlal ettiğini ve cezai şartın en yüksek hadden taktir ve tayin edilerek davanın kabulüne , davalının rekabet yasağına aykırı davranışı nedeniyle----- cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesi uyarınca ---- cinsinde açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; mahkemenin görevsiz olduğunu, iş mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkilinin şahıs, davacı firma ile arasında imzaladığı iş sözleşmesi kapsamında------tarihinde davacı firmada -------- olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin ailesel bir takım sorunları olduğu bir dönemde davacı firmada işe başladığını ve yeni başladığı işine adeta sarıldığını, bu dönemde müvekkilinin hayatında önemli değişikliklerin ve bir boşanma sürecinin olduğu zamana denk geldiğini, müvekkilinin şahıs yeni kabul aldığı işi ile ilgili önüne konulan 6 sayfalık matbu şekilde düzenlendiğini iş sözleşmesini imzalamak durumunda ve zorunda kaldığını, müvekkilinin önüne konulan ve içeriği hakkında bilgi verilmeyen, tek taraflı cezai şartta ilişkin düzenlemeler hakkında hukuki yönden bilgilendirme almadığı sözleşme içeriğini imza ederek, işe başlamak durumunda bırakıldığını, müvekkilinin almadığı sözleşme içeriğini imza ederek, ise başlamak durumunda bırakıldığını,müvekkilinin--------- tarihinde yeni evlendiğini yeni evli olması, eski işinden istifa etmiş olması, çalışarak hayatını devam ettirmek zorunlulukları sebebi ile de iş sözleşmesini imzalayarak davacı firmada işe başlamak zorunda kaldığını, çalışan kişiye, sözleşme içeriği ile ilgili olarak ayrıntılı şekilde bilgilendirilme yapılmadan, tek taraflı şekilde ve yine çalışanın geliri göz önüne alındığında, emeği ile çalışan müvekkili açısından çok yüksek düzeyde, cezai şart içeren sözleşme içeriğine ve haksız taleplere itiraz ettiklerini, toplam 19 maddeden oluşan iş sözleşmesinin içerisine belirtilen şekilde bir madde konulması ve işe başlanmasının ön koşulu olarak müvekkilinin bu sözleşmenin imzalattın iması açık şekilde gabin olup, haksız taleplerin bu yönü ile de değerlendirilerek reddinin gerektiğini, iş akdinin haklı nedenlerin varlığı sebebi ile istifa ile sona ermiş olması sebebi ile rekabet yasağına aykırı hükümlerin dikkate alınmaması gerektiğini, taraflar arasındaki hizmet ilişkisi müvekkil şahsın davacı firmaya sunduğu istifa talepli dilekçe ile sona erdiğini, davalının haklı nedenlerin varlığı sebebi ile ve bu sebeplere rağmen istifa talepli dilekçe sunmaya mecbur bırakıldığı neticesinde de bu şekilde bir dava ile yüz yüze kaldığını, iş akdinin sona ermesine ilişkin haklı nedenlerinin varlığı sebebi ile istifa dilekçesi ibraz ederek, davacı firmadan ayrılmak durumunda kaldığını davalının çalıştığı süre boyunca genel müdürlü yardımcısının sözlü hakaretlerine maruz kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava ;haksız rekabetten kaynaklanan cezai şartın tahsiline ilişkindir.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır.Düzenlenen bilirkişi raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır.Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu ve ek raporu, tarafların iddia ve savunmaları hep birlikte değerlendirildiğinde;Davalı, davacı şirkette ---- istinaden ---- tarihinde işbaşı yaparak çalışmaya başlamış ve iş akdini haklı bir nedene dayanmaksızın ----- tarihinde feshederek ---- tarihi itibariyle işyerinden ayrılmıştır.Belirsiz süreli iş sözleşmesinin Rekabet Yasağı başlıklı 18. maddesinde; "18.1 - İŞÇİNİN işverene ait işyerinde veya işyerinden sayılan yerlerde çalışırken öğrendiği ve/veya öğreneceği üretimin ve/veya geliştirilmesine ilişkin kimyasal formüllerin, müşteri çevresinin, tedarikçi çevresi, tescil edilemeyen değerler, iş ve ticaret sırlarının, iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra İŞVEREN'e zarar verecek biçimde kullanmamasını ve'veya bu tür davranışlarda bulunmamasını, İŞVEREN ile rekabet etmekten, kendi hesabına rakip işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan ve/veya bunların dışında rakip işletmeyle başka türden herhangi bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmasını ve/veya rakip işletmeye ortak olmamasını sağlamaktır. 18.2 - Rekabet yasağına giren haller İŞÇİNİN işverene ait işyerinde veya işyerinden sayılan yerlerde çalışırken öğrendiği ve/veya öğreneceği üretimin ve/veya geliştirilmesine ilişkin kimyasal formüllerin, müşteri çevresinin, tedarikçi çevresi. tescil edilemeyen değerler iş ve ticaret sırlarının, iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra IŞVEREN'e zarar verecek biçimde kullanması veveya bu tür davranışlarda bulunması, hu bilgileri İŞVEREN'in rızası olmadan açıklaması, İŞVEREN ile rekabet etmesi, kendi hesabına rakip işletme açması, başka bir rakip işletmede çalışması ve/veya bunların dışında rakip işletmeyle başka türden herhangi bir menfaat ilişkisine girişmesi ve/veya rakip işletmeye ortak olmasıdır. 18.5 - Rekabet Yasağının Süresi iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren 2 (İKİ) yıl, 18.6 - Rekabet yasağının yer olarak sınırı ------ 18.8 - İŞÇİ, yukarıda halleri, zamanı, yeri, konusu ve türü ayrıntılı olarak belirtilen rekabet yasağına aykırı hareket ettiği takdirde işverene, 60.000.00 € (ALTMIŞBİN EURO) cezai şart ödemeyi ve ayrıca IŞVEREN'in uğradığı tüm zararları ve doğabilecek ek zararları gidereceğini kabul, beyan ve taahhüt etmiştir. İŞÇİ söz konusu cezai şartı önceden ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulamaz" hükümlerine yer verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 444 ve devamı hükümleri rekabet yasağına ilişkin temel hükümler olup, rekabet yasağı sözleşmesinin geçerlilik şartlarını düzenlemektedir. TBK m. 444'de;“Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten. özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir” hükmü yer almaktadır.TBK m. 445/1 ise; “Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer. zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz.” hükmünü içerir.Bu hükümler çerçevesinde rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için öncelikle işçinin fiili ehliyetine sahip olması gerekir. Dava konusu ihtilaf açısından bu noktada bir sorun olmadığı anlaşılmaktadır.İkinci olarak sözleşmesel rekabet yasağının geçerliliği, bu şartın “yazılı olmasına” bağlıdır. Resmi şekil şart olmayıp adi yazılı şekil de yeterlidir --------Somut olayda rekabet yasağına ilişkin düzenlemenin yazılı olarak akdedildiği görülmekle, bu yönden de bir sorun olmadığı anlaşılmaktadır.Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesinin son koşulu ise, bu yasağın getirilmesinde “İşverenin Korumaya Değer Haklı Bir Menfaatinin Olması” şartıdır. Bu gereklilik TBK m. 444/2 hükmünde “rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması. işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir” şeklinde açıkça düzenlenmektedir. Bu hükümden hareketle işveren açısından iki koşulun arandığını söylemek mümkündür. Bunlardan ilki, (1) işçinin iş sırlarına veya müşteri çevresine nüfuz etme imkanının olması, ikincisi (11) ise bu sırların ya da müşteri çevresinin bilinmesinin işverene önemli ölçüde zarar verme tehlikesinin bulunmasıdır.Somut olayda davalının ürün geliştirme yöneticisi olarak çalıştığı, görevi gereği üretim faaliyetlerine vakıf olan davalının, işletme için kritik bilgilere sahip olduğu, üretime ilişkin bilgilerin davacı şirketin ticari sırları kapsamında olduğu, bu yönüyle somut olayda rekabet yasağı sözleşmesinin davalı ile geçerli olarak kurulduğu belirlenmiştir. Kanun Koyucu Rekabet Yasağı Sözleşmesinde yer, zaman ve konu bakımından bazı sınırlar getirmiştir. TBK m.445/1 uyarınca: “Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz” hükmünü içerir.TBK m. 445/2'de ise, “Hâkim. aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir” hükmü yer almakta olup bu hüküm hakime, rekabet yasağının kapsamını hakkaniyete uygun olarak belirleme, dava konusu ihtilafta, hakkaniyete uygun sınırlar içine çekilen sözleşmeye bir aykırılık olup olmadığını değerlendirme yetkisi vermektedir. Somut olayda taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin rekabet yasağına ilişkin düzenlemesi incelendiğinde şu şekilde sınırlamaların getirildiği görülmektedir:Konu : aynı veya benzer konu (işverenle rekabet edilmesi ve işverende çalışırken öğrenilern bilgilerin kullanımı)Yer : -----Süre :2 yıl Zaman yönünde rekabet yasağı incelendiğinde, TBK'da öngörülen 2 yıllık azami süre ile sınırlamanın getirildiği görülmektedir. Dolayısıyla rekabet yasağının süre bakımından kanuna aykırı olmadığı anlaşılmaktadır.Yer ve konu bakımımdan yapılacak değerlendirmede ise rekabet yasağının işçinin ekonomik özgürlüğünü ve çalışma özgürlüğünü kısıtlayıcı şekilde olmaması gerektiğine dikkat edilmelidir, yer bakımından sınırlandırma açısından belirleyici olacak unsur, işverenin faaliyette bulunduğu alandır. İşverenin faaliyet alanını aşan bir şekilde rekabet yasağı sözleşmesi yapılması halinde işverenin korunmaya değer bir menfaatinin bulunduğundan söz edilemeyecek aksine bu durum işçinin ekonomik geleceğini ortadan kaldıracağından, anayasal çalışma hürriyetine aykırılık teşkil edecektir.Somut olayda davacı tarafından rekabet yasağı sözleşmesinin konu bakımından, davacı ile rekabet edilmemesi denilmek suretiyle davacının işletme konusu olarak belirlendiği, yer bakımından ise ----- sınırlandırıldığı anlaşılmaktadır.--- yasağının yer bakımından, ----- olarak en büyük iki bölgesini kapsaması, davalının çalışma özgürlüğünü tehlikeye atabilecek nitelikte bir sınırlama olarak görülebilecektir. Bu halde rekabet yasağının yer bakımından çok geniş bir alanı kapsadığından hareketle TBK m. 445/2 uyarınca, rekabet yasağına yer bakımından müdahale edilmesi gündeme gelecektir.Somut olayda davalının davacı ile benzer konuda faaliyet gösteren bir şirkette 2 yıllık rekabet yasağı süresi için çalışmaya başladığı ve her iki şirketin İstanbul ili sınırları içinde olduğu göz önünde bulundurulduğunda, rekabet yasağının yer bakımından İstanbul ili ile sınırlandırıldığı ihtimalde dahi rekabet yasağına aykırı bir eylemin varlığından bahsedilebilecektir. Bu itibarla somut olayda davalının dava dışı şirkette çalışmasının rekabet yasağı sözleşmesine aykırı bir eylem olduğu sonucuna varılmıştır. Rekabet yasağına aykırılığın yaptırımı, sözleşmede öngörülmüş olan cezai şartın ödenmesinin talep edilmesidir. Bilindiği üzere cezai şart TBK 179 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. TBK m. 180'de ise “Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile, kararlaştırılan cezanın ifası gerekir.” düzenlemesine yer verilerek, cezai şartın zarardan bağımsız olduğu ortaya konulmuştur. Somut olayda rekabet yasağı sözleşmesi uyarınca 60.000 Avro cezai şart kararlaştırılmıştır. Davalının, davacı şirkette " Belirsiz Süreli İş Sözleşmesine " istinaden çalışırken iş akdini bir nedene dayanmaksızın feshederek, dava dışı ------- çalışmaya başladığı, taraflar arasında düzenlenen " Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi"nin 18. Maddesinde rekabet yasağının düzenlendiği, işverenin korunmaya değer haklı bir menfaatinin olması için ticari sırlara vakıf olunmasının ve bu hususun işverene zarar verme tehlikesinin yeterli olacağı, ürün geliştirme departmanında yönetici olarak çalışan bir personelin görevi gereği üretme faaliyetine vakıf olacağı, üretime ilişkin bilgilerinde ticari sır kapsamında olduğu, dava dışı şirketin üretiminin olmadığı belirtilse de davalının davacı şirketteyken edindiği üretime ilişkin bilgileri dava dışı şirkette kullanma ihtimalinin bulunduğu, düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesinin Türk Borçlar Kanunu mad. 441 vd. maddeleri gereği geçerli olduğu, davalının eyleminin " rekabet yasağı sözleşmesine " aykırı olduğu, ancak sözleşmede belirtilen cezai şartın fahiş olduğu, davalının iş yerindeki pozisyonu, aldığı ücret, mali durumu, dikkate alındığında, takdiren ----cezai şartın davalıdan tahsilinin hakkaniyete uygun olacağı belirlenmekle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ ile ; ---- dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereği belirlenen faiz oranları uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline, Aşan istemin reddine, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 39.325,51 TL harçtan davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 33.801,88 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 5.633,63 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-VEKALET ÜCRETİ a-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 92.368,36 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Mahkememizce takdiren indirim yapılarak reddine karar verilen kısım yönünden davalı lehine avukatlık ücreti taktirine yer olmadığına, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİ 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.120,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 33.801,88 TL peşin karar harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, b-Davacı tarafça yatırılan 60,80 TL vekaletname harcı ile yapılan 1.801,00 TL tebligatlar gideri 36.000 TL bilirkişi ücreti ile 30.000 TL ek bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 67.801,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, c-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, d-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------- Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/04/2026