İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/264 E. 2026/564 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/264
- Karar No
- 2026/564
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/264 KARAR NO : 2026/564
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/04/2024 KARAR TARİHİ : 11/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin 13.01.2024 tarihinde ikametinin bulunduğu -----Caddesi üzerinde, ---Market arasında (----- isimli işletmelerin karşı kaldırımında) ----- işletmelerin karşı kaldırımında) ----- istikametinde araçları kontrol ederek karşıya kaldırıma geçmişken ve bir adımını atmışken ----- plakalı araç sürücüsü ---- hızlı bir şekilde geçerken, müvekkilin sağ ayak bileğini parçalayacak şekilde çarpıp müvekkilini o halde bırakıp kaçtığı, kaza olayının olduğu zaman akşam saat 19:40 olduğu, olayın müvekkilin evine çok yakın mahalle arası olduğu, bununla birlikte semt esnafının yoğun olduğu ve ---- İlk Okulunun yakınında olduğu, müvekkilin kaza anında kaldırıma geçmiş durumda olduğu, araç sürücüsünün ağır kusurlu olduğunun ortada olduğu, aracıyla olay yerinde geçmekte olan --- -- isimli kişi zor durumda olan müvekkili, eşine de haber vermek suretiyle,----- Hastanesine götürdüğü, olaya şahit olan başka kişiler de olduğu, bununla birlikte tespit ettikleri kaza ile ilgili ıtü kayıtlarının da mevcut olduğu, bu kaza müvekkilin evine ve İlkokul ve marketlere yakın bir yerde olduğu ve araç sürücüsünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 52/1-a ve b maddelerini ihlal ederek söz konusu kazaya sebebiyet verdiği, sürücü ---- müvekkile çarptıktan sonra müvekkili yaralı bir şekilde bırakıp kaçtığı, araç sahibinin araç sürücüsü ---- kızı ----- olduğu, müvekkilinin 70 yaşında sağlıklı ve kendi işini çok rahat yapar iken, kaza nedeniyle sağ ayak bileğinin parçalandığı ve tendon bağının koptuğu, bu nedenle ameliyat olduğu, bu kaza nedeniyle yatalak olduğu, bilirkişi raporunda tespit edilecek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 50.000-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte karar verilmesi talep edildiği, ---- maddi ve manevi tazminat taleplerine karşılık vermediği, belirtilen nedenlerle; öncelikle müvekkilin mağduriyetinin artmaması ve ileride tahsil kabiliyeti olmayan karar elde etmemek için kazaya karışan ---- plakalı araç üzerine karar verilip kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir konulmasını, davalı ---- ile davalı ---- ( ve Kasko Sigorta poliçesinde belirtilmiş ve sigortalanmış ise ---- ) aleyhine; müvekkil lehine 100.000-TL manevi tazminata kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte karar verilmesine, müvekkil lehine ( bilirkişinin tespit ettiği fazlaya ilişkin hakları kalmak kaydıyla ) şimdilik 50.000-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesi karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalılar ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin dayanaksız, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan maddi gerçeğe aykırı şekilde müvekkil aleyhine gerçek dışı ithamlar içerdiğinden, davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep ettikleri, dava dilekçesinde, aracı kullanan sıfatı ile davacının yaralanmasına neden olduğu iddiası ile husumet yöneltilen müvekkili ----, 13.01.2024 tarihinde, saat 19.40 civarında meydana geldiği iddia edilen kazaya sebep olması ve kaza sonrası davacıya çarparak o halde bırakıp kaçması kesinlikle söz konusu olmadığı, olayın oluş şekli ile meydana gelen yaralanma ve davacı iddiaları örtüşmediğinden, dolayısıyla müvekkili --- dava konusu kazaya sebep olmaması nedeniyle, hukuken müvekkillerime husumet yöneltilmesi mümkün olmadığı, müvekkili ---- 13.01.2024 tarihi saat 19.40 sıralarında ---- Mahallesi, ---- Caddesi üzerinde, ---- Üniversitesi istikametinde, kızı --- ait ----- plakalı araçla, oldukça karanlık olan yolda, normal hızda seyir halinde iken, trafik ışığı veya yaya geçidi olmayan bir yerde, koyu renk giysili birinin karşıdan karşıya geçtiğini ve kişinin yolu bitirerek kaldırıma çıktığını son anda gördüğünü, ancak araçla çarpması söz konusu olmadığı ve kaldırıma çıkan kişinin yere düştüğünü görmediği için durmadığı, davacı tarafın iddia ettiği şekilde, müvekkilin davacıya çarpması, vurup kaçması ve yaralı oluğunu görerek durmaması kesinlikle söz konusu olmadığı gibi, dava konusu olaydan, aynı gün saat 21.00 sıralarında polis merkezinden aranması üzerine haberdar olduğu, davacı tarafın haksız ve gerçeğe aykırı ithamları karşısında inanılmaz derecede elem ve üzüntü duyduğu, dava dilekçesinde davacının 70 yaşında olduğunun belirtildiği, müvekkilin kullandığı aracın önünden geçerek kaldırıma çıkmış olan davacıya, yolunda giden ve onun bulunduğu yeri geçen müvekkilin aracının çarparak yaralanmasına neden olması izah edilebilir bir durum olmadığı, dava konusu olayda davacının kaldırımda düşmesi sonucu yaralanması ve yaşı itibarı ile düşmeye bağlı kırık oluşması kuvvetle muhtemel olduğu, bu nedenle huzurdaki davanın müvekkillerim yönünden öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddini talep ettikleri, davacı tarafın gerçeğe aykırı ve haksız iddialarının kendilerince kabulü anlamına gelmemek şartı ile, davacı tarafça dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvuru koşulu yerine getirilmediği, olayın oluş şekli ile meydana gelen yaralanma ve davacı iddiaları örtüşmediğinden, dolayısıyla müvekkili ----- dava konusu kazaya sebep olmaması nedeniyle, her iki müvekkili için davanın esası bakımından da reddine karar verilmesini talep ettikleri, davacının asli kusurlu olmasına rağmen manevi tazminat talep etmesinin hukuka aykırı olduğu ve davanın bu yönden de reddi gerektiği, davacı tarafça fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 50.000,00TL.maddi, 100.000,00TL. manevi tazminat talebinde bulunulduğu, öncelikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile, davacı tarafın maddi tazminat talebinin dayanağını ve yapmış olduğunu iddia ettiği sağlık giderlerinin makbuz, fatura ve sair belgelerini dosyaya sunması gerektiği ve Devlet Hastanesinde tedavi gören davacının afaki ve fahiş maddi tazminat talebi kabul edilemeyeceği, açıklanan ve Mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle; haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, araç üzerine konulması talep edilen ihtiyati tedbir talebinin reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ---- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen--- plakalı aracın ----- Kasko Sigorta Poliçesinin olduğu ve kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirketin meydana gelen zarardan dolayı sorumluluğu bulunduğuna kanaat getirilmesi halinde müvekkil şirket söz konusu zarardan ancak poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiği, davacıların manevi tazminat talepleri fahiş olduğu ve davacı tarafça, 100.000,00- TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, bu talep tutarı manevi tazminatın amacına ve kanuna aykırı olduğu, müvekkil şirketin, maddi tazminat talepleri bakımından sorumluluğu ancak ZMMS teminat limitinin tüketildiği hallerde başlayacağı, henüz ZMMS teminat limitleri tüketilmemiş olduğundan müvekkil şirketin meydana geldiği iddia edilen zarardan dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, Karayolları Trafik Kanunu gereğince davacı usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiği, zamanaşımı itirazlarının bulunduğu, huzurdaki dava derdest ise reddi gerektiği, savcılık soruşturması aşamasında ya da uzlaşma var ise davanın reddi gerektiği, davada alacaklı ve borçlu sıfatı birleştiğinden reddi gerektiği, huzurdaki davaya ilişkin davacı talepleri sulh ile sonuçlandırılmış ise sulh ve feragat nedeniyle davanın reddi gerektiği, kaza ile sakatlık ve kaza ile meydana gelen ölüm arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiği mali sorumluluk sigortası; trafik sigortası hadlerinin üzerinden kalan kısımları teminat altına aldığından; trafik sigortası genel şartları ek:2 madde 10 gereğince hesaplamaya ilişkin standartlar hazine müsteşarlığı tarafından belirlendiği ve hesap raporu aktüer bilirkişi tarafından hazırlanması gerektiği, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiği, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiği, açıklanan ve mahkemece re'sen nazar-ı dikkate alınacak nedenlerden dolayı; haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile Davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı bulunan Davalı --- sevk ve idaresindeki ve diğer davalı ---- ait olan-- plakalı aracın davacıya çarpması sonucunda davacının uğradığı şimdilik toplam 50.000,00 TL maddi tazminatıntüm davalılardan 100.000 TL manevi tazminatın davalı sigorta dışındaki davalılardan tahsili talebine yöneliktir.---- Devlet Hastanesi,--- Şirketi, --- Cumhuriyet Başsavcılığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, ---- Hastanesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü.
Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır. Dosya kusur durumunun tespiti için trafik bilirkişisine tevdi edilerek aldırılan 20/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Davacı yaya ---- dosya kapsamı ve dosyada mevcut Polis lilerince tanzim edilen Kroki ve CD İzleme Tutanağı ile CD Görüntüsünden yapılan tespitler ayrıca keşif günü 21.10.2024 tarihinde kaza mahallinde yapılan tespitlere göre; trafik kazasının gerçekleşmesinde ilk tehlike yaratan harekette bulunduğu, can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde, özen yükümlülüğüne uymayarak, dikkatsiz ve dikkatsiz hareket etmesi sonucu ---- plakalı aracın kendisine çarpmasıyla kazaya karıştığı anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında, % 70 (Yüzde Yetmiş ) oranında kusurlu olduğu, ---- plakalı aracın sürücüsü ----- aracı ile dikkatli ve tedbirli seyretmesi gerekirken, gereken dikkatini yola vermediği, yayaya dikkat ye etkin fren tedbirine başvurmadığı, seyrine özen göstermediği, kontrolsüz davranışı ve dikkatsizlik izlik neticesi, taşıt yoluna girerek karşıdan karşıya geçmekte olan ----- çarptığı ve ayrıca meydana gelen kazaya direk etkisi olmasa da, karıştığı kazayı yetkili ve görevli memurlara bildirmek, bunlar gelinceye kadar veya iznini almadan kaza yerinden ayrılmamak zorunda olmasına rağmen, kaza yerini terk ettiği anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında, % 30 (Yüzde Otuz) oranında kusurlu ----plakalı aracın sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 52/b maddesini ihlal ettiği, asli kusurlu olduğu yaya ----, herhangi bir kusurunun olmadığı kanaati belirtilmiş olduğu, taraflar ile ilgili kanaate uyulmadığını belirten raporunu mahkememize sunmuştur. Tanık ---- keşif mahallinde alınan yeminli beyanında ; Olay günü oğluyla beraber ----- caddesinden dönerken akşam saatinde davacının park halindeki beyaz bir arabanın önünde oturur vaziyette yanında iki kişi ile durduğunu, aşağı indiğini, davacının kanaması olduğunu, davacının kendisine bir aracın çarpıp kaçtığını söylediğini, davacının yanında duran iki erkek şahsın olayı gördüklerini, bir aracın davacıya çarpıp kaçtığını söylediğini, bir yakını olup olmadığını sorduğunu, eşinin olduğunu söylediğini, güçlükle davacıyı aracına bindirdiklerini, kendisinin tarifi ile evinin önüne gittiklerini, eşine haber verdiklerini, kendisi araca bindiğinde çok kanamasının olduğunu, daha sonra eşi ile birlikte hastaneye götürdüklerini, karakoldaki ifadesinde iki erkek şahıstan bahsettiği halde tutanağa geçmediğini, ayrıca plakayı kendi kendine tespit etmesinin mümkün olmadığını beyan etmiştir. Davacı Tanığı ----- keşif mahallinde alınan yeminli beyanında ; Davacının kayınvalidesi olduğunu, kazadan sonra hastaneye gittiğini, kaza anını görmediğini, gittiğinde hastanede sandalyede oturduğunu, ayakkabısının içinin kan dolduğunu, epey kanamasının olduğunu, kanamasını durdurmak için atkısıyla müdahale ettiğini, ayağının altına tuttuğini, bileğinin arkasından et sarktığını, topuğunın parçalandığını, daha sonra doktorların müdahale ettiğini, ayağında tendom kopması ve tekerlek sebepli yanmalar oluştuğunu söylediklerini, daha sonra ameliyata aldıklarını, bir hafta boyunca yatalak olarak kaldığını, hastaneye davalıların geldiğini, geçmiş olsun dedilklerini, kendilerine neden davacıyı hastaneye götürmediklerini, çarpıp kaçtıklarını, davacının ölebileceğini sorduklarını, davalı sürücü de bize " ne olacak ki hapse girer çıkardım" dediğini, davalıların tutumu nun hoşlarına gitmediğini, psikolojik olarak kendilerini yıprattığını, hastaneden sonra 15 gün boyunca kızının baktığını, davacının kaza tarihi olan Ocak ayından beri dışarıya çıkmadığını, hiç bir işini göremez hale geldiğini, kendisinin o dönem çalıştığını, kayınvalidesinin ayağı incelmeye başladığını, işinden istifa edip kendisine bakmaya başladığını, günlük kadın tuttuklarını, hergün hastaneye götürdüklerini, taksi tuttuklarını, arabadan indirirken çok zorlandıklarını, kirada oturduklarını, davacının bu süreçte çok zarar gördüğünü, aile düzeninin değiştiğini, hasta bir çocuğu olduğunu, tüm düzenlerini davacıya göre ayarladıklarını, bu süreç içerisinde çok zorlandıklarını beyan etmiştir. Davalı--- keşif mahallinde alınan yeminli beyanında ; Davalı ----- eşi olduğunu, kaza tarihinde aracın içerisinde eşinin yanında olduğunu, sokağın karanlık olduğunu, araçlarının süratli olmadığını, son anda davacıyı gördüklerini, araçta herhangi bir sarsıntı yada çarpma olmadığını, yaklaşık bir saat sonra telefonlarının çaldığını, kazadan haberdar olduklarını, eşine alkol muayenesi de yapıldığını, olumsuz bir durum çıkmadığını, kesinlikle kazayı görmediklerini, eşinin de görmediğini, farkında olmadıklarını, aracın sağ tarafındaki aynanın kapandığı iddia edilmiş ise de araçlarının modeli ve yeni olduğu dikkate alındığında böyle bir şeyin olmasının mümkün olmadığını, davacının yakınlarının hastanede çok üstlerine geldiğini, iletişim kurmaya çalıştıklarını fakat çok fazla sitemkar bir halde olduklarını, en son 500,000,00 TL tazminat talebinde bulunduklarını, kabul etmediklerini, bu nedenle uzlaşma olmadığını, davacıyı son anda gördüklerini ve geçip kaldırıma çıktığını da gördüklerini, ancak kazayı görmediğini, beyan etmiştir. Dosya Karayolları fen heyetinden oluşturulan üçlü bilirkişi heyetine tevdi edilerek aldırılan 22/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Yaya ----- meydana gelen kazada 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 68/b ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 138/b maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %70%( yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, --- plaka sayılı otomobil sürücüsü ----- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/b maddesini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığına ilişkin raporunu mahkememize sunmuşlardır. Dosya Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilerek aldırılan raporda özetle ; Davacının 14.01.2024 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli --- sayılı ----- Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre; Kas İskelet Sistemi, Tablo 3.10 %7 + %7, Tablo 3.11 %2 + %2, Tablo 3.2:%9 olduğuna göre, Kişinin tüm vücut engellilik oranının %9 (yüzdedokuz) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, Kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığını belirten rapor mahkememize gönderilmiştir. Dosya Aktüerya ve SUT uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek aldırılan 09/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle : 13.01.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu cismani zarar gördüğü bildirilen davacı --- cismani zararları sebebiyle davalılar aleyhine karşı açılan davada: Dava dosyasında davaya konu ----- plakalı aracın davalı---- Şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalandığına ilişkin bilgi ve belgeye rastlanılmadığını, Davacı yanın beyanının kabulüne göre davaya konu aracın 13.01.2024 olay tarihi itibariyle davalı sigorta kuruluşu nezdinde ZMMS Poliçesi ile sigortalı olduğunun kabulü durumuna göre değerlendirme yapıldığı, ----- 4 aylık geçici işgöremezlik sebebiyle maddi zararı 20.402,54 TL, % 9 sürekli iş göremezlik sebebiyle maddi zararı 120.141,41 TL, belglenen ve belgelenmeyen tedavi giderlerinin 5.533.22 TL, maluliyet sebebiyle maddi zararları toplamının 146.077,17 TL olduğu, Davalı ----- Şirketi bakımından temerrüt tarihi 28.02.2024 tarihi olduğu, dava dosyasında mevcut ---- numaralı Kasko Sigorta Poliçesine göre mülkiyeti---- adına kayıtlı ve --- sevk ve idaresindeki ------ plakalı araç davaya konu 13.01.2024 olay tarihini kapsayan 10.08.2023/2024 tarihleri arası davalı ---- Şirketi'ne Kasko Poliçesi İMMS Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, Davacı ----- maddi zararları toplamı maddi tazminat ödenmesinde 1. Sırada sorumlu bulunan ZMMS. Poliçesini aşmadığı için davalı ----- kasko poliçesi maddi tazminat sorumluluğunun bulunmadığı, artan Mali Sorumluluk Manevi Tazminat teminat limitinin 250.000,00 TL olduğunun, tespit edildiği sonuç ve kanaatine varıldığına ilişkin raporunu mahkememize sunmuştur. Davacı vekili 30/03/2026 tarihli dilekçesi ile ; Bilirkişi raporunu (Kusur yönündeki rapora itirazımız ve Adli Tıp Raporuna itirazımız saklı kalmak şartıyla ) kabul ettiklerini; manevi tazminatın davalının kaza anındaki kusuru ile birlikte kaza sonrası müvekkili kaza yerinde gecenin bir vakti trafiğin işlediği bir alanda bırakıp kaçması ve müvekkilin kaza nedeniyle yaşadığı acı ve ızdırap ile vücut bütünlüğünü kaybederek bakıma muhtaç olduğu dikkate alınarak taktir edilmesini talep ettiklerini, tedavi giderlerinin 5.533,41-TL olarak kabul edilmesi, geçici iş göremezlik sebebiyle tazminat talebimizin bilirkişi raporu esas alınarak 20.402,54-TL olarak kaza tarihi bu mümkün olmadığı taktirde dava tarihi esas alınarak hesaplanmasını eksik harcın hesaplanarak yatırmamız için süre verilmesi, sürekli işgöremezlik sebebiyle tazminat talebimizin bilirkişi raporu esas alınarak 120.141,41-TL olarak kaza tarihi bu mümkün olmadığı taktirde dava tarihi esas alınarak hesaplanmasını eksik harcın hesaplanarak yatırılması için süre verilmesini tüm alacaklarının en yüksek faizi ile hesaplanmasını talep etmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 24/10/2025 tarihli raporu, Aktüerya ve Sut uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 09/03/2026 tarihli bilirkişi raporu, Karayolları Fen Heyeti bilirkişi kurulundan alınan 22/12/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede; Davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı bulunan Davalı ---- sevk ve idaresindeki ve diğer ----- sonucunda davacının yaralandığından bahisle mahkememizde maddi ve manevi tazminat davası açtığı, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Raporuna göre erişkinler için engellilik değerlendirilmesi yönetmeliğe göre maluliyet oranının % 9 olduğu, iyileşme süresinin 4 (dört) aya kadar uzayabileceğinin mütalaa edildiği, mahkememizce kusura yönelik bilirkişi raporu aldırıldığı, ancak aşamalarda aldırılan kusur raporları arasında çelişki olduğundan Karayolları Fen Heyetinden yeniden rapor aldırıldığı ve neticeten 22/12/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre meydana gelen kazada yaya olan davacının %70 oranında kusurlu olduğu, davalı araç sürücüsünün ise %30 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, denetime elverişli olduğundan bu raporun hükme esas alındığı, bu kapsamda Aktüerya ve Sut uzmanı bilirkişisi tarafından yapılan hesaplamada 120.141,41 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 20.402,54 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile davacının belgelenen ve belgelenmeyen tedavi gideri toplamının 5.533,22 TL olarak hesaplandığı, davacının davasını tedavi gideri dışında bu bedeller üzerinden ıslah ettiği, ıslah dilekçesi doğrultusunda 146.077,36 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Manevi tazminat miktarına gelince, 6098 Sayılı TBK'nun 56 maddesi gereğince; hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve---- sayılı Yargıtay İBK gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davasında, zararın gerçekleşmesinde davacının kusurunun bulunmasının takdir olunan manevi tazminat miktarından indirim yapılmasını gerektirip gerektirmediği uyuşmazlığında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu --- esas ---- karar sayılı kararında belirtildiği üzere" tarafın tatmin edilmesini istediği manevi tazmin, mahiyeti itibariyle para ile ölçülebilen, sabit, objektif bir değer değildir. Bu sebepledir ki hâkim; bir yandan dosyaya yansıyan vakıaları, olayın oluş şeklini, mağduriyetin ağırlığını, duyulan acının maddi manevi yoğunluğunu ve sürekliliğini, tarafların sosyo-ekonomik koşullarını ve benzeri hususları bir arada gözetirken, diğer yandan tazminatın bir taraf için cezalandırma, karşı taraf için zenginleştirme sonucunu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet dengesine oturmasını sağlama amacını göz önünde tutarak haklı ve yeterli olduğunu kabul edilebileceği tazminat miktarını serbestçe tayin edebilecek ve elbette bir üst sınır olarak davacının talebini aşamayacaktır. " tam kusura dayalı açılan davalarda dahi davalının değil davacının da kusur durumunu göz önünde tutularak talep edilen tazminat tutarının makul ve kabul edilebilir olduğu sonucuna varıldığında tam kabulüne hükmedilebileceği kabul edilmektedir. Bu ilkeler kapsamında, olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı davacının asli kusurlu olması, meydana gelen yaralanmasının niteliği itibariyle talep edilen makul ve ılımlı miktarda olması, taraflarının sosyal ekonomik durumları, hak ve nesafet kaideleri, davalı sürücünün eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin ile değerlendirildiğinde; davacı lehine 100.000,00 TL tazminata hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE; 20.402,54 TL geçici iş göremezlik, 120.141,41 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ve 5.533,41 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 146.077,36 TL bedelin davalı sigorta yönünden, 28.02.2024 tarihinden itibaren (poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ) diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 9.978,54-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.561,63-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 7.416,91-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 9.466,59-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 2.561,63-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 2.989,23TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 16.250,00-TL Bilirkişi ücreti, 3.030,30-TL Keşif Harcı, 5.831,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 25.111,80-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 23.583,47-TL lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile ; 100.000 TL manevi tazminatın davalı sigorta yönünden, 28.02.2024 tarihinden itibaren (poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ) diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 6.831,00-TL harcın davalılar müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 16.250,00-TL Bilirkişi ücreti, 5.831,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 22.081,50TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ---- Arabulucuk Başvuru Nolu dosyada taktir olunan 3.800,00-TL ücretin davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde --- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.