İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/25 E. 2024/1077 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/25
Karar No
2024/1077
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : ***

HAKİM : *** KATİP : ***

DAVACI : *** VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALILAR : 1- *** 2- ***-56664] UETS VEKİLİ : Av.

DAVA : İtirazın İptali (Trafik Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Rücuen) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ***

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde müvekkili şirkete ... numaralı poliçe ile kasko sigortalısı olan 06 ... plaka sayılı ...'ya ait araç ... sevk ve idaresinde Niğde ilinden Kayseri iline seyir halinde iken canlı hayvan taşıyan ... sevk ve idaresindeki ... Nakliye Tarım Ürünleri Hayv. İnşaat Petrol Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait 06 ... plakalı çekiciye bağlı 10 ...plakalı canlı hayvan taşıyan römorkun yol üzerinde devrilmesi ve hayvanların yola çıkarak kaçmaları sonucu yolda bulunan hayvana çarpmasıyla zincirleme yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu 11/11/2022 tarihli ekspertiz raporuna istinaden sigortalı araca hasar tazminat bedeli 16/12/2022 tarihinde 267.400,00 TL olarak ödendiğini, kazanın oluşumunda 06 ... plakalı çekici sürücüsü ... asli ve tam kusurlu olduğu tespit edildiğini, kazanın oluşumunda müvekkili şirket sigortalısı aracın kusuru bulunmadığını, 6102 Sayılı TTK m.1472 "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." gereğince hasar bedelini ödeyen müvekkili şirket hukuken sigortalısının yerine geçtiğinden, 16/12/2022 tarihinde ödediği tazminat bedeli olan 267.400,00 TL tazminat bedelini Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında talep ettiğini, borçlular tarafından yapılan haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli itiraz ile takip durdurulduğunu, borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir belge de sunulmadığını, söz konusu icra takibine esas dosya borcu hususunda uzlaşmak amacıyla 25/07/2023 tarihinde Kayseri Arabuluculuk Bürosu 2023/1648 numaralı dosyası kapsamında davalılar ile arabuluculuk görüşmeleri yapılmışsa da taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, davalıların Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası dosyasına yaptıkları haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına ve davalıların takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar ... & ... Nak. ..... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle;Kaza tarihinde olağan akışında seyir halinde olan sürücü ... ın aniden beklenmedik bir anda yola atlayan köpek sonucu hayvana zarar vermemek ve vurmamak adına manevra yapmak zorunda kalmış olup elinde olmayan sebepler ile aracın devrildiğini, mahkemece yapılacak olan keşif ve bilirkişi incelemesinden de anlaşılacağı üzere yolda karayolları genel müdürlüğü tarafından gerekli önlemlerin alınmadığının tespit edileceğini, kaza tarihinde yolda gerekli hayvan çıkabilir işaretinin bulunmaması ve kaza yerinde olay bariyerlerin bulunmaması bu kazanın oluşumunda temel etken olduğunu, bu sebep ile davanın karayolları genel müdürlüğüne ihbar edilmesini talep ettiklerini, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde müvekkili şirket ve şahısın hiçbir kusurunun bulunmadığını, davacı tarafından açılmış olan haksız ve hukuka aykırı davanın müvekkili şahıs ve şirket tarafından reddedilmesini talep ettiklerini, davacıların aleyhlerine başlatmış oldukları haksız ve hukuka aykırı ve Kayseri İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra takibinin iptaline tarafımıza %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine , yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Bilirkişi Makine Mühendisi Ali Karaca'dan alınan 15/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 06 ... plakalı araç sürücüsü ...''ın 2918 sayılı K.Y.T.K. nunda belirtilen sürücü kusurlarından. MADDE 52/b ve MADDE 56/a sürücü kusurlarını ihlal etmiş olduğundan KURAL İHLALİNİN OLDUĞU, 06 ... plakalı araç sahibi ... Nakl. Tarım Ürünleri Hayv. İnş. Petr. Ürün. San. Ve Tic. Ltd. Şti. 2918 sayılı K.Y.T.K. nunda belirtilen kusurlarından. MADDE 65/g- Yükün karayoluna saçılacak, şekilde yüklenmesi sebebiyle trafik kazası oluşmasında 06 ... sürücüsü gibi işleteninde müteselsil şekilde KURAL İHLALİNİN OLDUĞU kanaatine varılmıştır. 06 ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın yarı romorktan aniden yola saçılmış bulunan ... küpe numaralı büyükbaş hayvana çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olması sebebiyle idaresindeki otombilin ön motor kaputu kısımlarıyla çarpışmayı engelleyemeyeceğinden kazaya etken herhangi bir KURAL İHLALİNİN OLMADIĞI, Dava konusu 06 ... plaka nolu aracın ... tarihinde uğramış olduğu hasar neticesinde, Kaza tarihi itibariyle ... gerçek hasar bedeli parça ve işçilik toplamı 314.130,00 TL (KDV Hariç) olarak hesap edilmiştir. Dava konusu aracın 0 yaşında ve 6.845 km’de olduğu göz önünde bulundurulur ise, aracın kaza tarihinde ikinci el piyasa değerinin yapmış olduğum araştırmalar sonucu 640.000 TL edebileceği tespit edilmiştir. Dava konusu aracın kaza tarihi itibariyle ikinci el piyasa değerinin 640.000 TL olduğu ve yaşanan hasarında 314.130 TL bedel olduğu göz önünde bulundurulduğunda, 314.130 TL /640.000,00 = %49≈%50 hasarlı olduğu düşünülürse aracın PERT OLMASI GEREKTİĞİ, onarılmasının EKONOMİK OLMAYACAĞI kanaatine varılmıştır. Yapılan tespitlerde araçta %50 oranında hasar meydana gelmiş olsa da aracın perte ayrılması durumunda, pert araçlar hayatın olağan akışı gereği genellikle tamir servisleri tarafından araç satın alınıp, daha düşük bir hasar bedeliyle orjinal parça yerine muadil paraçlar kullanılarak tamir edilip piyasaya tekrar kazandırılır. Bu durumda pert aracı tamir için satın alan firmanın %50 oranında hasar bedelini %35-40 (%38,2 alınmıştır) civarında maliyetle onarabilmesi mümkün olacaktır. 2022 model Renault Megane Sedan Joy 1.3 Tce Edc 140 marka ve model aracın, yaşı, markası, modeli, kilometresi dikkate alındığında, (ön motor kaputu ve sağ sol çamurlukların) DEĞİŞMİŞ olması, hava yastıklarının açılmış olması diğer kısımşlarında düzeltme ve boya işlemleri olması göz önünde bulundurulursa, aracın KAZALI hali ile değerinde %20 oranında değer kaybı olabileceği kanaatine varılmıştır. Sonuçta iş bu aracın %20 değer kaybı ve %38,2 oranında da hasar durumu göz önünde bulundurulursa söz konusu aracın HASARLI HALDE (20+38,2) %58,2 oranı düştükten sonra bir bedelle kazalı halde satılması mümkün olacaktır. Netice olarak aracın marka ve modelinin piyasada çok fazla talep görebilecek nitelikte olması, %58,2 oranında değer kaybı ve hasar miktarı olması, emsal nitelikteki diğer araç ilanlarındaki aracın gerçek hayattaki piyasa ederleri gibi yukarıda bahsedilen tüm kriterler göz önünde bulundurulursa, 06 ... plaka nolu aracın ... tarihinde uğramış olduğu hasar neticesinde, kaza tarihi itibariyle (...) HASARLI HALİYLE (640.000x%58,2) 372.600 TL edebileceği kanaatine varılmıştır. Araçta meydana gelen gerçek hasar miktarı aracın kaza tarihindeki Hasarsız haldeki 2. El piyasa değerinden, Hasarlı haldeki 2. El piyasa değeri düşerek hesaplanır. Buna göre (640.0000 -372.600) 267.400 TL olarak kaza tarihi itibariyle hesap edildiği kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Davalılar vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarını sunduğu görülmüştür. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı 06 ... plakalı aracın 06/11/2022 günü davalı ... Nakliye ... Ltd. Şti.'ne ait ve ... sevk ve idaresindeki 06 ... plakalı çekiciye bağlı 10 ...plakalı aracın yol üzerinde devrilmesi ve hayvanların yola çıkarak kaçmaları sonucu zincirleme trafik kazası meydana geldiğini, sigortalısının 16/12/2022 tarihinde 267.000,00 TL ödeme yaptıklarını, kazanın oluşumunda kusurun karşı tarafta olduğunu belirterek rücuen itirazın iptali dilemiştir. Dava, kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre rücuen tahsili istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır. Kasko poliçesi incelenmesinde, 06 ... plakalı aracın davacı sigorta şirketi bünyesinde sigortalandığı, trafik kayıtlarına göre ise sigortalı aracın malikin ... kazaya karışan 06 ... plakalı çekiciye bağlı 10 ...plakalı aracın aracın trafik kayıtlarına göre ise malikin ise davalı ... Nakliye ... Ltd. Şti olduğu, kaza tespit tutanağı uyarınca sürücüsünün ise davalı ... olduğu olduğu anlaşılmıştır. Davacının sigortalısının 16/12/2022 tarihinde 267.000,00 TL hasar ödemesi yaptığı hasar dosyasından anlaşılmıştır. Sigortalı aracın malikin ...'nın ise yapılan araştırmada tacir olduğu ve davanın tacirler arasında haksız fiil hükümleri kapsamında nisbi ticari dava olduğu gürülmüştür. - Davaya esas takibin hukuki mahiyeti; Davaya konu Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede alacaklısının mahkememize ait işbu dosya davacısı, borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava davalısı olduğu alacaklı tarafından borçlu aleyhine toplam 280.718,72 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının davacı sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı 06 ... plakalı aracın 06/11/2022 günü davalı ... Nakliye ... Ltd. Şti.'ne ait ve ... sevk ve idaresindeki 06 ... plakalı çekiciye bağlı 10 ...plakalı aracın yol üzerinde devrilmesi ve hayvanların yola çıkarak kaçmaları sonucu zincirleme trafik kazası meydana gelen kaza sebebi ile sigortalısına 16/12/2022 tarihinde 267.000,00 TL ödeme ve bu ödeme sebebi ile 13.318,72 TL işlemiş faiz olduğu ödeme emrinin itiraz üzerine takibin durduğu ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur. -Davacının halefiyetine dair değerledirmede; TTK'nın 1472. maddesinde "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." düzenlemesine yer verilmiştir. Halefiyet, bir kişinin hukuken diğerinin yerine geçmesi anlamına gelir. 6102 sayılı TTK m. 1472/1. maddesinde sigorta tazminatını ödeyen sigortacının, hukuken sigorta ettirenin (başkası hesabına sigortada sigortalının) yerine geçeceği ifade edilmiştir. Bu nedenle hukukumuzda yasal halefiyete ilişkin olarak tazminat alacağının yasa uyarınca sigortacıya geçmesi ilkesi benimsenmiştir. Yasal halefiyet zarar sigortalarında söz konusu olup, mal sigortaları bakımından TTK m. 1472 hükmünde, sorumluluk sigortaları bakımından TTK m. 1481 hükmünde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz’î haleftir (Yargıtay HGK'nın 05/02/2019 tarih ve E. 2017/17-1088 E - 2019/65 K ). Davacının anılan açıklamalar uyarınca anılan davayı ikame etmesinin hukuki dayanağı bulunduğu tespit olunmuştur. -İcra dairesinin yetkisine ilişkin itirazın değerlendirmesinde; Davalı ......Ltd Şti yasal süresi içinde icra dairesinin yetkisine bulunmuştur. İİK'nın 50/1. maddesi uyarınca, para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nın yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. 6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır. Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır. Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacılar bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacılar, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar sayılı ilamı). Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine, trafik kaza tespit tutanağına ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacının yerleşim yeri Kayseri'dir ve yine dosya içinde mevcut trafik kaza tespit tutanağına göre davaya konu trafik kazası Kayseri İli, Yeşilhisar İlçesi'nde gerçekleşmiştir. Buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre; kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve davalının icra dairesinin yetkisine ait itirazı 04/07/2024 tarihli ön inceleme duruşmasının (1) nolu ara kararı ile kaldırılmıştır. -Kusura ve hasara ilişkin değerlendirmede, Mahkememiz olayla ilgili kural ihlaller ve hasar noktasında rapor almıştır. Anılan rapor ve kayıtlar uyarınca 06/11/2022 tarihinde müvekkil şirkete ... numaralı poliçe ile kasko sigortalısı olan 06 ... plaka sayılı ...'ya ait araç ... sevk ve idaresinde Niğde ilinden Kayseri iline seyir halinde iken canlı hayvan taşıyan ... sevk ve idaresindeki ... Nakliye Tarım Ürünleri Hayv. İnşaat Petrol Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait 06 ... plakalı çekiciye bağlı 10 ...plakalı canlı hayvan taşıyan römorkun yol üzerinde devrilmesi ve hayvanların yola çıkarak kaçmaları sonucu yolda bulunan hayvana çarpmasıyla zincirleme yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Kazanın meskun mahal içerisinde ve gündüz meydana geldiği, her iki aracında geldiği yolun gidiş ve geliş yönlü, 2 şeritli ve orta refüjle bölünmüş, yolun yatay güzergahta düz, düşey güzergahta eğimsiz olduğu, kaza mahallinin sinyalize kavşak alanı içerisinde olmadığı, şehirler arası bölünmüş kara yolu olması sebebiyle hız sınırının otomobil için 110 km/h, çekici içinse 85km/h olup yolun içinde aydınlatmanın sokak lambasının olmadığı tespit edilmiştir. 06 ... plakalı araç sahibi ... Nakl. Tarım Ürünleri Hayv. İnş. Petr. Ürün. San. Ve Tic. Ltd. Şti. yarı romorkun içerisinde bulunan büyükbaş yüklü hayvanlardan ... küpe numaralı büyükbaş hayvanın yola kaçması sebebiyle 06 ... plakalı araç sahibininde yükünün yola saçılmasını engellemek için gerekli tedbir ve önlemleri önceden almamış olması nedeniyle; 2918 sayılı KTK'nun belirtilen sürücü kusurlarından 65/g maddesi uyarınca yükün karayoluna değecek, düşecek, dökülecek, saçılacak, sızacak,akacak, kayacak, gürültü çıkaracak şekilde yüklenmesi sebebiyle trafik kazası oluşmasında 06 ... sürücüsünün kusurlu olduğu anlaşılmıştır. 06 ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın dosya tetkikinden anlaşıldığı üzere, olay günü ve saatlerinde sevk ve idaresindeki 06 ... plakalı araç ile Niğde ilinden Kayseri istikametine doğru seyrederken bir anda önünde önceden kaza yapmış olan 06 ... çekiciye bağlı 10 ...plakalı yarı romorktan yola saçılmış bulunan ... küpe numaralı büyükbaş hayvana aniden çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olması sebebiyle idaresindeki otombilin ön motor kaputu kısımlarıyla çarpışmayı engelleyemeyeceğinden kusuru olmadığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda, dava konusu aracın kaza tarihi itibariyle ikinci el piyasa değerinin 640.000 TL olduğu ve yaşanan hasarında 314.130 TL bedel olduğu göz önünde bulundurulduğunda, 314.130 TL /640.000,00 = %49≈%50 hasarlı olduğu düşünülürse aracın pert olması gerektiği, onarılmasının ekonomik olmayacağı kanaatine varıldığı tespitlerine yer verilmiştir. Yapılan tespitlerde araçta %50 oranında hasar meydana gelmiş olsa da aracın perte ayrılması durumunda, pert araçlar hayatın olağan akışı gereği genellikle tamir servisleri tarafından araç satın alınıp, daha düşük bir hasar bedeliyle orjinal parça yerine muadil paraçlar kullanılarak tamir edilip piyasaya tekrar kazandırılır. Bu durumda pert aracı tamir için satın alan firmanın %50 oranında hasar bedelini %35-40 (%38,2 alınmıştır) civarında maliyetle onarabilmesi mümkün olacaktır. 2022 model Renault Megane Sedan Joy 1.3 Tce Edc 140 marka ve model aracın, yaşı, markası, modeli, kilometresi dikkate alındığında, (ön motor kaputu ve sağ sol çamurlukların) değişmiş olması, hava yastıklarının açılmış olması diğer kısımşlarında düzeltme ve boya işlemleri olması göz önünde bulundurulursa, aracın kazalı hali ile değerinde %20 oranında değer kaybı olabileceği kanaatine varılmıştır. Sonuçta iş bu aracın %20 değer kaybı ve %38,2 oranında da hasar durumu göz önünde bulundurulursa söz konusu aracın hasarlı halde (20+38,2) %58,2 oranı düştükten sonra bir bedelle kazalı halde satılması mümkün olacaktır. Netice olarak aracın marka ve modelinin piyasada çok fazla talep görebilecek nitelikte olması, %58,2 oranında değer kaybı ve hasar miktarı olması, emsal nitelikteki diğer araç ilanlarındaki aracın gerçek hayattaki piyasa ederleri gibi yukarıda bahsedilen tüm kriterler göz önünde bulundurulursa, 06 ... plaka nolu aracın ... tarihinde uğramış olduğu hasar neticesinde, kaza tarihi itibariyle (...) hasarlı haliyle (640.000x%58,2) 372.600 TL edebileceği kanaatine varılmıştır. Araçta meydana gelen gerçek hasar miktarı aracın kaza tarihindeki Hasarsız haldeki 2. El piyasa değerinden, Hasarlı haldeki 2. El piyasa değeri düşerek hesaplanır. Buna göre; Gerçek Zarar Miktarı = Hasarsız Bedel - Hasarlı Bedel = 640.0000-372.600 = 267.400 TL olarak kaza tarihi itibariyle zarar oluştuğu hesaplanmıştır. Anılan hesaplama yöntemi Yargıtay uygulamasına uygun olduğundan mahkememizce esas kabul edilmiştir. -Davalıların sorumluluğuna dair değerlendirmede; İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür. 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6031, K. 2015/13494) Somut olayda, davalı ... Nakl. Tarım Ürünleri Hayv. İnş. Petr. Ürün. San. Ve Tic. Ltd. Şti. aracın maliki ve yararlanan olarak işleten sıfatıyla zarardan sürücünün kusuru oranında sorumludur. Davalı ... ise haksız fiil hükümlerince zarardan sorumludur. -Faize ilişkin değerlendirmede; Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. (Bknz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2013/11542 E. 2013/15468 K. Sayılı ilamı) anılan hükümler uyarınca davacı tarafından yapılan ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak belirlenmiş ve kazaya karışan araçların niteliği gereği yasal faiz uygulanmıştır. Mahkememizce davacı tarafça 267.400,00 TL 16/12/2022 tarihinden ödendiğinden bu tarihten takip tarihi olan 06/07/2023 tarihine kadar faiz hesaplanması gerekmektedir. Söz konusu tutarın temerrüd tarihinden yani ödeme tarihine kadar yıllık yasal işletilmesi sureti ile ve (ana para x yıllık faiz oranı x geciken gün sayısı) / (365 gün x 100) formülü ile yapılan hesaplama sonucu 6 ay 20 gün olmak üzere davacının işlemiş faiz alacağının 13.318,72 TL olarak hesaplamış olup ve ödeme emrine uygun takibin devamına karar verilmiştir. İcra inkar tazminatına dair değerlendirmede; İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı). Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak miktarı yargılama ile tespit olunduğundan likid olarak kabulü mümkün olmadığından icra inkar tazminatı reddedilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle: 1-Davacının davasının KABULÜ İLE, 2-Davalıların Kayseri Genel İcra dairesinin ... E sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının iptali ile takip tarihi itibariyle 267.400,00 TL asıl alacak ve 13.318,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 280.717,72 TL üzerinden takibin devamına, alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına, 3-İcra inkar tazminatı talebinin reddine, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 19.175,82-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 3.390,39-TL'nin mahsubu ile eksik 15.785,43-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 6-Davacı tarafından peşin yatırılan 427,60-TL başvurma harcı ve 3.390,39-TL peşin harç olmak üzere toplam 3.818,00- TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 2.673,75-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 8-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 44.914,83-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 10-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 11-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 12-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/11/2024

Katip *** e-imzalıdır

Hakim *** e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/25, K. 2024/1077, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-25-e-2024-1077-k-70dbb5b9771f