İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/246 E. 2026/141 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/246
- Karar No
- 2026/141
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/246 Esas KARAR NO : 2026/141
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 26/04/2024 KARAR TARİHİ : 05/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, uluslararası hava taşıma hizmeti verdiği ve davalı taraf ile aralarındaki cari hesap ilişkisine istinaden vermiş olduğu taşıma hizmeti sonucu keşide edilen faturadan;16.10.2023 tarihli 1.007,97-TL, 31.10.2023 tarihli 1.381,67-TL, 13.11.2023 tarihli 11.198,73-TL, 20.11.2023 tarihli 1.252,82-TL, 30.11.2023 tarihli 1.612,68-TL ve 30.01.2024 tarihli 1.087,18-TL tutarlı 6 adet fatura borcunun ödenmediğini, davalı tarafın cari hesapta yer alan işbu fatura bedellerini ödememesi sebebiyle faturadaki son ödeme tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle davalı hakkında ... 20.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (Eski No:... 8.İcra Müdürlüğü ... E.) sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın kendisine gönderilen ödeme emrinde belirtilen borca ve fer'ilerine, itiraz ederek borcu olmadığı bahisle icra takibini haksız ve kötü niyetli bir şekilde durdurduğunu, davalı tarafın yapmış olduğu itirazların yerinde olmadığı ve reddinin gerektiğini, davalı taraf ile yapılan abone cari hesap anlaşmasının Madde II - Tarafların Hak ve Yükümlülükleri alt başlıklı maddede "Faturaların ödeme vadesi, fatura tarihinden başlamak üzere on beş (15) gündür. Vadesinde ödeme yapılmaz ise, MÜŞTERİ, ayrıca bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın aylık yüzde üç (%3) veya yasal ticari faiz oranından hangisi yüksek ise o oranda vade farkı/gecikme faizi ödeyeceğini beyan, kabul ve taahhüt eder" şeklinde ifade edildiğini ve ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları alt başlıklı 1530/2.maddesine göre; "Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer" şeklinde hüküm altına alındığını, ticari dava şartı arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını, takibin devamı için işbu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu beyanla takibe kötü niyetli bir şekilde itiraz eden davalının takibe konu itiraza uğrayan 17.541,05-TL asıl alacak ve 2.562,47-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 20.103,52-TL alacaklarından dolayı ilgili borca, faiz ve feri’lerine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, takip sonrası asıl alacağa avans faizi uygulanması ile alacağın tahsiline, haksız itiraz için alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine ve yargılama masrafları ile ücret-i vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Usule ilişkin olarak, huzurda ikame edilmiş olan işbu dava bakımından Sayın Mahkemenin yetkisiz olduğunu, müvekkil şirketin merkez adresinin "...” olduğunu, kendisine karşı açılacak olan davalar bakımından da ... Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğunu, davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, Esasa ilişkin olarak; taraflar arasında bir süredir süregelen bir ticari ilişki bulunduğunu, bu süreçte davacı yanın, müvekkil şirketin bildirdiği işleri sözlü olarak anlaşarak gerçekleştirdiğini, fakat davacının işbu davayı ikame ederken sunduğu/iddia ettiği faturalarda yer alan hizmeti müvekkil şirketin almadığını, her ne kadar fatura mevcutsa da hizmetin gerçekleştirilmediğini, bu doğrultuda taraflara ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak hizmetin tespitini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini beyanla huzurda tümüyle haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilmiş olan işbu davanın öncelikle usul yönünden reddi ile dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, Mahkeme aksi kanaatte ise esas yönüyle reddine, davacı aleyhine alacağın %20’den aşağı olmak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR / Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, taraf şirketlerin İTO kayıtları çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, ... 20.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış, tarafların BA-BS kayıtları celbedilmiş, tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkememizin 05/03/2026 tarihli duruşmasında ''Davalı vekilinin yetki itirazının; davacı şirketin iş adresinin dava açıldığı tarih itibariyle Mahkememizin yargı çevresinde içerisinde olması ve davanın bir miktar para alacağına ilişkin olması nedenleriyle reddine, Davalı tarafın zaman aşımı def'inin; davaya konu ve takibe dayanak olan açık hesaba konu faturaların tarihlerinin 2023 tarihli (en eski faturanın 16/10/2023) olduğu, eldeki davanın ise 26/04/2024 tarihinde açıldığı görülmekle reddine'' karar verilmiştir. Mahkememizin 13/03/2025 tarihli duruşmasının (4) numaralı ara kararı ile; ''Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için tarafların 2023 ve 2024 yıllarına ait Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde ... bilirkişi incelemesi yaptırılmasına...," dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda SMMM bilirkişisi ... ve sektör bilirkişi (Taşıma) Dr. Öğr. Üyesi ... tarafından tanzim edilen 13/08/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; -İncelenen davacı şirkete ait 2023 ve 2024 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, -İncelenen davalı şirkete ait 2023 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2023 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı şirketin inceleme esnasında 2024 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, -Davacı şirketin dava ve icra takibine konu ettiği 16.10.2023 tarihli 1.007,97-TL tutarlı, 31.10.202 tarihli 1.381,67-TL tutarlı, 13.11.202 tarihli 11.198,73-TL tutarlı, 20.11.2023 tarihli 1.252,82-TL tutarlı, 30.11.2023 tarihli 1.612,68-TL tutarlı ve 30.01.2024 tarihli 1.087,18-TL tutarlı altı adet faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 02.04.2024 tarihi itibariyle davalı şirketten 17.541,05 TL alacağının bulunduğu, Davalı şirket her ne kadar 2023 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini ibraz etmiş olsa da muavin (yevmiye maddeli cari) hesap ektresini tarafına ibraz etmediğinden yıl içinde tarafına düzenlenen faturaların kayıtlı olup olmadığı ve davacı yana ödeme yapıp yapmadığının tarafından tespit edilemediği, ancak, davalı şirketin Aralık 2023 dönemine ait yevmiye defter kayıtlarından davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı tespit edildiğinden de davalı şirketin icra takip tarihi olan 02.04.2024 tarihi itibariyle davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı, -İncelenen faturalar ve mesnedi olan taşıma senetlerine göre, davacının beş (5) ayrı taşımadan toplam 16.453,87-TL ve buna ek olarak noter masrafından 1.087,18-TL olmak üzere toplam 17.541,05-TL alacaklı olduğu, -Davalı şirketin icra takip tarihi olan 02.04.2024 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü, -Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin sayın Mahkemenin takdirinde olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 02/10/2025 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; "Taraf vekillerinin bilirkişi heyet raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmesi ve itirazlarını karşılayacak mahiyette ek rapor tanzimi için dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdiine" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda SMMM bilirkişisi ... ve sektör bilirkişi(Taşıma) Dr. Öğr. Üyesi ... tarafından tanzim edilen 02/01/2026 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; -Davacının davalı ile olan sözleşmesi gereği, düzenlenen faturalara düzenleme tarihinden 15 gün geçmekle %3 veya yasal faiz oranı hangisi yüksek ise onun uygulanacağı yönünde vade farkı hesaplama ve talep hakkı bakımından anlaşma olduğu, -Davalının takip tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edebileceği, ancak takip tarihine kadar da vade farkı alacağı hesaplamasının dosya kapsamı ve sözleşmeye uygun olduğu, sözleşmenin nitelendirmesi ve takdirinin nihai olarak sayın mahkemeye ait olduğu, -Davacının toplam takip alacağı ve ödeme emri konusu alacak tutarı bakımından dava ve takip süreçlerine girmesinin dosya kapsamına uygun olduğu, -Davalı vekilinin itirazının soyut olduğu, davacının dayanak faturalar, sözleşme ve düzenlenen taşıma evrakına göre alacaklı olduğu, davalının bu borcunu sona erdirdiğinin sabit olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi raporları dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunarak Mahkememizce hükme esas alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili davasıdır. ... 20.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyanın UYAP üzerinden dosyamız arasına alındığı ve incelenmesinde takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı/borçlu hakkında toplam 20.103,52-TL alacağın ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu, davalının yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İİK'nun 62.maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı tespit olunmuştur. HMK'nun 320/2.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının;davacının, davaya konu ve icra takibine dayanak olan açık hesaba konu faturalar içeriği hizmeti davalıya sunup sunmadığı, faturalar içeriği hizmeti sunmuş ise davaya konu ve icra takibine dayanak olan açık hesaba konu faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağının varlığı ve miktarı, temerrüt, işlemiş faiz ve icra-inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı ile davalının icra takibine vaki itirazının haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Özel hukuka ilişkin bir uyuşmazlıkta, hâkim kural olarak, doğduğu iddia edilen bir hukuksal sonucun, gerçekten doğup doğmadığını belirleyebilmek için o hukuksal sonucu öngören hukuk kuralındaki olumlu veya olumsuz koşulların (öğe olayların), somut olarak ortaya çıkıp çıkmadıklarını kendiliğinden araştıramaz. O hukuksal sonucun doğduğunu iddia eden tarafın, gerçekleşmesi gereken koşulların, somut olarak gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir. Genel ispat kuralı gereğince, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (MK m.6). Bu bakımdan bir olguya bağlanan hukuksal sonuçtan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o olguyu ispat yükü altındadır (HMK m.190/1). Somut olayda ispat yükünün, çekişmeli olgulardan kendi lehine haklar çıkaran davacı taraf üzerinde olduğu kabul edilmiştir. Taraflar arasında TTK'nın 89.maddesinde tanımlandığı şekilde yazılı bir cari hesap sözleşmesi yapılmamıştır. Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle de davacı taraf bu açık hesap ilişkisi nedeniyle alacağı talep edebilir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25/04/2018 tarihli, .....esa, ... karar, 28/03/2018 tarihli ...esas, ... karar, Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 30/10/2018 tarihli ... esas, ... karar, 18/04/2016 tarihli ...esas, ... karar sayılı ilamları da bu yöndedir. Takibe konu cari hesap ekstresinin kaynağı ise fatura alacağıdır. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle bu alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde aldırılan ve itibar edilen bilirkişi raporlarına göre usulüne uygun tutulmuş davacı tarafın ticari defterleri itibariyle davacı, davalı taraftan takip tarihi itibariyle toplam 20.103,52-TL alacaklıdır. Zira incelenen davacı şirketin ticari defterlerinden de anlaşılacağı üzere taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaların davalı tarafa iletilmiş olduğu, davalı şirketin tarafına düzenlenen faturalara 8 günlük yasal süre içerisinde itiraz etmemesi/iade etmemesi ve yine davacı şirket tarafından düzenlenen faturalara konu hizmetin dosyaya sunulan taşıma senetlerinden anlaşılacağı üzere ayrıca davalının somut olarak söz konusu fatura içerikleri (1 fatura Noter Masrafı-yansıtma fatura) iş ve...'ün davalı ile irtibatı konusunda somut itirazı da bulunmadığından davalı tarafa sunulduğu tespit edilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; davaya konu ve takibe dayanak olan açık hesaba konu faturaların davalı tarafa iletilmiş olması, davalı tarafın ilgili faturaları sistemde kabul etmiş olması başka bir deyişle itiraz/iade edilmemiş olması, davalı şirketin tarafına düzenlenen faturalara 8 günlük yasal süre içerisinde itiraz etmemesi, davaya konu faturalar içeriği hizmetin davalı tarafa sunulmuş olduğu, Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde aldırılan ve itibar edilen bilirkişi raporlarına göre HMK'nun 222/3.Maddesi de dikkate alınarak davacının üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiği ve alacağın(20.103,52-TL) ispat edildiği anlaşılmıştır. Davalının bu durumda, bu bedele ilişkin varsa ödeme hususunu ispat etmesi gerekir. Davalının bu alacak yönünden ödeme hususunu ispat edemediği tespit edilmiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.İİK'nın 67/1.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davanın kabulüne karar verilen alacak miktarının kayıtlara dayalı likit yani belirlenebilir bir alacak miktarı olduğu kanaati ile, İİK'nın 67/2.maddesi gereğince itirazın iptaline karar verilen 20.103,52-TL alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davanın KABULÜNE, davalı tarafından ... 20.İcra Dairesinin ... Esas sayılı takibine yapılan itirazın iptali ile takibin, takipteki diğer koşullarla birlikte devamına, 2-Davalının hükmolunan 20.103,52-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, bu tutarın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 1.373,27-TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubuna, bakiye 945,67-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 20.103,52-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç, 13.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 125,00-TL posta masrafları olmak üzere toplam 13.980,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 8-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan delil avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin huzurunda, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/03/2026
Katip ¸
Hakim ¸