İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/223 E. 2026/195 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/223
Karar No
2026/195
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/223 Esas KARAR NO : 2026/195

DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/04/2024 KARAR TARİHİ : 26/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ...'te kumaş fabrikası olduğu ve kumaş imalatı yaptığını, davalı konfeksiyoncusuna sürekli satış sözleşmesi ile belli aralıklarla toptan kumaş sattığını, müvekkili şirketin bir yılı aşkın süre zarfında borçlu şahıs şirketine mal vermeye devam ettiğini ve ödemelerini mallara ilişkin faturalarını kestikten sonra çoğunlukla banka hesabı aracılığıyla aldığını, borçlu davalının müvekkil firmanın yetkilileri ile olan samimiyeti vasıtasıyla bu aralar zor süreçte olduğunu kendisini bir müddet ödemeler için idare etmesini ve kendisine mal verilmesini talep ettiğini, müvekkil şirket yetkililerinin aralarındaki samimiyet ve güven duygusuna istinaden davalıya dava konusu fatura değeri kadar mal verdiğini, müvekkil şirketin davaya konu faturadaki tüm malları eksiksiz olarak davalıya teslim ettiğini, malın bedelini defaatle talep etmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını, davalı adına fatura kesilip teslim edildiğini ve davalının faturaya itiraz etmediğini, dava konusu işlemi yapan davalının ödemeyi banka aracılığıyla yaptığını ispat etmesi gerektiğini, davalının bu şekilde banka aracılığı ile bir ödeme yapmadığını beyanla fazlaya dair her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkil şirket tarafından davalıya teslim edilen mallara istinaden kesilen ve ödenmeyen USD'nin şimdilik 100-USD alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren ticari avans faizi birlikte fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin borçlu yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari münasebete ve ticaretle başlayan dostluğa ve yakınlığa da dayanarak müvekkilinden hakkı alacağı olmayan ödemeler talebinde bulunduğunu, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu hakkında daha öncesinde tamamlanmış icra takibi, arabuluculuk süreci ve ... 20.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ...Karar sayılı ilamının bulunduğunu, aynı konuda yeniden bir dava açılması nedeniyle derdestlik itirazlarının bulunduğunu, eksik harçla açılmış işbu davada harç eksiğinin tamamlanmaması halinde davanın verilen kesin sürede eksik harcın yatırılmaması halinde önce dosyanın işlemden kaldırılmasına, süresinde yenilenmez ve harç ödenmez ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkiline tebliğ dahi yapılmamış alacaklara dayanak olduğu iddia edilen asılsız faturaların borçlusu olduğu konusunda karine olmadığını beyanla davacının gerçek ticarete dayanmayan haksız ve hukuki ticari dayanağı bulunmayan alacak davasının derdestlik ve diğer hukuki gerekçelerle reddine, davanın görülmesi halinde alacak miktarı belli olduğundan harç eksiğinin fatura kapsamında davacı tarafca derhal tamamlattırılması için ara karar tesisine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR / Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacı şirketin ticaret sicil kaydı celp edilmiş, davalının nüfus kayıt örneği UYAP üzerinden çıkarılarak dosyamız arasına alınmış, davalı hakkında esnaf-tacir araştırması yapılmış, tarafların BA-BS formları celp edilmiş ve tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkememizin 06/03/2025 tarihli duruşmasının (2) ve (3) numaralı ara kararları ile; ''2-Davalı vekilinin tanık dinletmek istediği hususların tanıkla ispatı mümkün olmamakla tanık dinletme talebinin reddine, 3-Davalı tarafın derdestlik itirazının, ... 20.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında 24/05/2022 tarihinde ''Davanın Açılmamış Sayılmasına'' karar verildiğinden reddine'' karar verilmiştir. Mahkememizin 06/03/2025 tarihli duruşmasının (4) numaralı ara kararı ile; "... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak; -Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için DAVACININ 2018, 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılları Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde talimat mahkemesince re'sen seçilecek SMMM bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasının istenilmesine..." dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda Gaziantep 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/46 talimat sayılı dosyasında "Mahal mahkeme tarafından gönderilen talimat doğrultusunda davacıya ihtaratlı olarak tebligatın çıkarıldığı 15/05/2025 tarihinde tebligatın iade döndüğü, belirlenen inceleme gününe katılan olmadığı görüldü." şeklinde dosyanın tümüyle yerel mahkemesine iadesine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 09/10/2025 tarihli duruşmasının (2) numaralı ara kararı ile; "Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için DAVALININ 2018, 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde .... bilirkişi incelemesi yaptırılmasına..." dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda SMMM bilirkişisi Murat Kutanoğlu tarafından tanzim edilen 09/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; -Davacı ... A.Ş.'nin, iddia ettiği alacağını kendi ticari defter ve kayıtlarıyla ispat edemediği, zira defter ve belgelerini gerek talimat mahkemesinde gerekse işbu dosyada ibraz etmediği, -Davalı ... tarafından ibraz edilen ticari defterlerde 31.12.2019 tarihi itibarıyla davacı lehine 440.044,82-TL tutarında borç bakiyesinin açıkça kayıtlı olduğu ve bu borcun sonraki dönemlerde ödendiğine veya mahsup edildiğine dair herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığı, -Tarafların BA-BS bildirimlerinin dava konusu ticari işlemler bakımından tam ve karşılıklı uyumlu olduğu, bu suretle ticari ilişkinin ve faturalı işlemlerin vergi idaresi nezdinde de kabul edildiği, -Taraflar arasında döviz bazlı bir ticari ilişki bulunduğunu gösteren somut ve yazılı bir delilin dosyada yer almadığı, -Davalının ayıp ve eksik teslim iddialarını destekleyen ispat edici nitelikte herhangi bir vesaik sunulmadığı, -Davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünü gösterir nitelikte ihtar veya benzeri bir belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, Bu çerçevede; dava tarihi olan 09.04.2024 itibarıyla davacının, davalıdan 440.044,82 TL tutarında alacaklı olduğu, ancak işbu davanın davacı tarafından şimdilik 100-USD karşılığı olan 3.205-TL ile sınırlı olarak ikame edilmiş bulunduğu, değerlendirme ve takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, bilimsel verilere dayalı, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE / Dava; alacak davasıdır. HMK'nun 320/2 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının, taraflar arasındaki ticari ilişkiye ve davaya konu faturalara binaen davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağının varlığı ve miktarı ile davalının derdestlik itirazının yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Medeni Yasa'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Medeni Yasa'nın bu hükmü 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası'nın 190. maddesi 1. fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" denilmiştir. Bu bağlamda kural olarak davanın taraflarından her biri iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. İddia, savunma, anılan düzenlemeler, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; eldeki davada davacı taraf, ...'te kumaş imalatı yaptığını, davalı konfeksiyoncusuna sürekli satış sözleşmesi ile belli aralıklarla toptan kumaş sattığını, kendisinin bir yılı aşkın süre zarfında borçlu şahıs şirketine mal vermeye devam ettiğini ve ödemelerini mallara ilişkin faturalarını kestikten sonra çoğunlukla banka hesabı aracılığıyla aldığını, borçlu davalının kendileri ile olan samimiyeti vasıtasıyla bu aralar zor süreçte olduğunu kendisini bir müddet ödemeler için idare etmesini ve kendisine mal verilmesini talep ettiğini, kendilerinin de aralarındaki samimiyet ve güven duygusuna istinaden davalıya dava konusu fatura değeri kadar mal verdiğini, davaya konu faturadaki tüm malları eksiksiz olarak davalıya teslim ettiğini, malın bedelini defaatle talep etmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını, davalı adına fatura kesilip teslim edildiğini ve davalının faturaya itiraz etmediğini iddia etmiş, davalı taraf ise, taraflar arasında ticari münasebete ve ticaretle başlayan dostluğa ve yakınlığa da dayanarak kendisinden hakkı alacağı olmayan ödemeler talebinde bulunduğunu, kendisine tebliğ dahi yapılmamış alacaklara dayanak olduğu iddia edilen asılsız faturaların borçlusu olduğu konusunda karine olmadığını, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Yukarıdaki açıklamalar ve Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; davacı tarafça sunulan belgeler arasında taraflar arasında döviz bazlı bir ticari ilişki bulunduğunu ortaya koyan fatura, sözleşme veya benzeri nitelikte herhangi bir belgeye rastlanmaması, ayrıca davacının ticari defter ve belgelerini dosyaya ibraz etmemesi, ... 20.Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/10/2025 tarihli cevabi yazısı da nazara alınarak Mahkememizce davacının iddia ettiği alacağını ispat edemediği kanaatine varıldığından ispat olunamayan davanın esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının davacılardan tahsiline, peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 304,40-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 3.205,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 340,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilesine, 6- İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 7-HMK 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan delil avanslarından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin huzurunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/03/2026

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/223, K. 2026/195, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-223-e-2026-195-k-4b89726ef51c