İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/210 E. 2026/86 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/210
- Karar No
- 2026/86
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/210 Esas KARAR NO : 2026/86
DAVA : Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) DAVA TARİHİ : 28/02/2024 KARAR TARİHİ : 29/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/02/2026 Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: davacı vekili özetle; davacının davalı şirketin ortaklarından biri olduğunu, ve 28/11/2023 tarihine kadar yönetim kurulu üyeliği yaptığını, şirketin paylarının 50.000 eşit hisse senedinden oluştuğunu, davacının 16.660 hisse senedinin maliki olduğunu, davacının kardeşinin şirket ortağı ve yönetim kurulu başkanı, diğer kardeşinin ise ortak ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, davacının şirketten 25/10/2023 tarihli genel kurul toplanmtısında TTK 437 uyarınca bilgi alma hakkını kullanmayı talep ettiğini, ancak reddedildiğini, ayrıca 28/11/2023 tarihli genel kuruldaki şirkete özel denetçi atanmasının gündeme eklenmesinin de reddolunduğunu, TTK 439 uyarınca özel denetçi atanması davasının ön şartlarının oluştuğunu, 28/11/2023 tarihli genel kuruldaki kararlara itiraz, dava ve tazmin hakkını saklı tuttuklarını, 27/11/2023 tarihinde kısıtlı içeriğe sahip dökümanların davacı ile paylaşıldığını, 25/10/2023 tarihli genel kurul toplantısında sunulan önergede yer alan soruların cevapsız bırakıldığını, sunulan bilgi ve belgelerin yetersiz ve gerçeğe aykırı olduğunu, bu nedenle 28/11/2023 tarihli genel kurul toplantısında önerge-1 ile özel denetçi atanmasına ilişkin genel kurul gündemine madde eklenmesini talep ettiklerini, oy çokluğu ile reddine karar verildiğini, önergenin gündem maddesi olarak eklenmemesine muhalefet edildiğini ve 28/11/2023 tarihli genel kurul toplantı tutanağına geçirildiğini, TTK 438 uyarınca her pay sahibinin gündem maddeleri arasında yer almasa bile özel denetçi isteyebileceğini, TTK 413/2 uyarınca özel denetçi atanmasının gündeme eklenmesinin reddolunmasının mümkün olmadığını, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile davalı şirkete karşı açtıkları davada kendilerine bilgi alma yetkisi tanınmasına karar verildiğini, bu karar uyarınca davalı şirkete gidildiğini ancak ilama ve icra emrine aykırı olacak şekilde inceleme için ticari defter ve belgelerin hazır edilmediğini, Av. ... tarafıından 27/11/2023 tarihinde iletilen döküman kapsamında yapılan sınırlı incelemede, davalı şirketin kasa kayıtlarında çok defa ters kayıt ve sebebi belli olmayan düzeltmelerin yapıldığını, hesaplar arasında oynamaların yapıldığını, şirketin parasının diğer yönetim kurulu üyeleri tarafından kişisel harcamalar için kullanıldığını, vergi affı kapsamında olmayan kalemlerin af kapsamına dahil edildiğini, diğer şirket ortaklarının şirkete olan borçları için bir adatlandırmanın yapılmadığını, şirketin faiz gelirinden mahrum bırakıldığını, şirket taşınmazlarının devredilmesi suretiyle, davalı şirkete ait olması gereken karın ... Gayrimenkul'e aktarıldığını, davacının 28/11/2023 tarihli olağan genel kurul gündeminin dördüncü maddesi kapsamında yönetim kurulu üyelerinin ibrasına muhalefet şerhi verildiğini, şirketin kasa açığının çeşitli tarihlerde çıkarılan kanunlar kapsamında af kapsamına sokulduğunu, şirketin mali tablolarının fiktif kayıtlar içerdiğini beyanla TTK 439 kapsamında 25/10/2023 tarihli genel kurul toplantısındaki taraflarınca sunulan 1 numaralı önergede yer alan hususlarının özel denetçi tarafından denetlenmesi ve açıklığa kavuşması amacıyla, davalı şirkete özel denetçi atanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesine talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafça 28/11/2023 tarihli olağan genel kurulunda alınan kararların tamamının yoklukla malul veya hükümsüz olduğunun tespiti veya iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyasını açtıklarını, söz konusu davanın bekletici sorun olarak kabulü gerektiğini, dava konusu 28.11.2023 tarihli Olağan Genel Kuruluna kadar yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıldığını, şirketin sanayi faaliyetine fiili olarak son verdiğini, halihazırda ana iştigal konusu şirketin mülkiyetindeki taşınmazları geliştirip satmak olduğunu, 2022 yılına kadar herhangi bir sorun yaşanmadan bu faaliyetin devam ettiğini, bu tarihten sonra aile içi tartışmaların bulunduğunu, hatta bu hususun davacı vekilinin göndermiş olduğu ihtarnamede de belirtildiğini, bir başka ihtarnamedeki ifadelerde de davacının şirkete yarar sağlamak amacında olmadığının açık bir göstergesi olduğunu, davacının şirketteki hisseleri karşılığında afaki taleplerinin bulunduğunu, yönetim kurulu üyesi sıfatıyla şirkette her türlü bilgi ve belgeye erişim imkanı olduğunu, ancak bunu tercih etmediğini ve geçmişe yönelik çeşitli bilgi ve belge taleplerinde bulunmaya başladığını, davacının anılan taleplerinin sürekli karşılanmaya çalışıldığını, hatta şirkete mali müşavirlik ve tam tasdik hizmeti veren ... firması ile davacı vekilinin görüşmesinin sağlandığını, ancak müvekkillerinin iyi niyetli yaklaşımlarına rağmen, kendisi haksız taleplerini sıraladığını ve şirkete karşı çeşitli yollar ile huzursuzluk yaratılacağını beyan ettiğini, davacının şirkete baskı kurma, yıldırma niyetiyle kötü niyetli hareket ettiğini, daha sonra davacı vekillerinin talebi üzerine, davalı şirketin tüm yönetim ve genel kurul defterleri, 2018-2023 arası .... tam tasdik raporlarının e posta ortamında davacının avukatına tekrar gönderildiğini, davacının ihtarı üzerine davalı şirketin genel kurul toplantısı çağrısı yaptığını, ancak davacının sağlık sorunu nedeniyle katılamayacağını bildirdiğini ve üç aylık sağlık raporunu sunduğunu, bunun üzerine toplantının sağlık raporu sonrasında yapılmasının kararlaştırıldığını, kendisine noter aracılığı ile bildirildiğini, ancak davacının tekrar sağlık raporu alarak, yönetim kurulu toplantısına katılmadığını ve toplantı kararının alındığı 13/09/2023 tarihli yönetim kurulu toplantısının iptali için ..... esas sayılı dosya ile dava açtığını, davacının hazır bulundurulmasına rağmen 25/10/2023 tarihli olağan genel kuruldan önce şirket merkezinde inceleme yapmadığını, son olarak 27/11/2023 tarihli e-mail ile davacı vekiline 208 sayfalık doküman gönderildiğini, şirketin ticari sırlarını da göz ettiklerini, dilekçeleri ekinde sundukları belgelerden anlaşılacağı üzere, davacının Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası kararı gereği, istediği bilgi ve belgeler kendisine gösterilmesine rağmen, gösterilmediğini iddia ettiğini, mahkeme kararına istinaden İstanbul ... İcra ... esas sayılı dosyası ile şirkete gelindiğini icra yolu ile inceleme hakkının kullanıldığını, ancak ... 'ın, dava konusu ve mahkeme ilamını aşacak şekilde bir liste hazırladığını ve ilave bilgi talep ettiğini, davacının Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... nolu dosyasında, iş bu davada yer alan taleplerine yönelik davanın derdest olduğunu, davacının bu davayı açmasında hukuki yarar da bulunmadığını, davacının 4 adet taşınmazdan bakiye borcu bulunduğunu ve hala şirkete ödemediğini, bu nedenle İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını, bilgi alma ve inceleme hakkı talebinin reddi halinde, ... gereği 10 gün içerisinde dava açılması gerektiğini, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını, haksız ve mesnetsiz davanın tümüyle reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. DELİLLER: İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı icra dosyası, ticaret sicil kayıtları, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası, Mahkememizce aldırılan 05/04/2025 tarihli bilirkişi raporu ve 09/12/2025 tarihli bilirkişi ek raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava davalı ... Kumaşları Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye özel denetçi atanması isteminden ibarettir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Davacının iddia ve talebi, dava dilekçesinde belirtilen konular ile ilgili özel denetçi tayin edilmesine ilişkindir. Taraflar arasında ihtilaf konusu olan ve raporumuzda çözüme kavuşturulması gereken temel problem, özel denetçi atanması şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. Türk Ticaret Kanunu m. 438 hükmüne göre: “Her paysahibi, paysahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir”. Özel denetçi talebinin kötüye kullanılması ve şirkete zarar vermesi tehlikesinin azaltılması amacıyla, paysahibinin bu öneriyi yapabilmesi bir ön şarta ve bazı maddi şartların varlığına bağlanmıştır. Maddi şartlar bir anlamda gereklilik şartlarıdır (Güzin Üçışık/Aydın Çelik, Anonim Ortaklıklar Hukuku, C. 1,Ankara 2013, s. 682 vd.). Özel denetçi atanabilmesi için, bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmış olması gerekir. Bu husus özel denetçi atanması isteminin ön şartı niteliğindedir. Bu şartın gerçekleştiği genel kurul tutanağıyla ispatlanır (TTK m. 422). Paysahibinin TTK m. 437 hükmünde yer alan, bilgi alma ve inceleme istemi cevapsız bırakılır, haksız olarak reddedilir, ertelenir ve bu paysahibi ulaşmak istediği bilgiye ulaşamazsa TTK m. 438/1 hükmü uyarınca özel denetim isteme hakkına sahip olur (Üçışık/Çelik, C. 1, s. 682-683). Özel denetçi atanabilmesi için, özel denetimin paysahipliği haklarının, özellikle oy hakkının kullanılabilmesi için gerekli olması şarttır. Ayrıca, paysahibinin aydınlatılmasını istediği konu ile ilgili olarak yönetim kurulu genel kurulda kapsamlı bir biçimde bilgi açıklamasında bulunmuşsa o konuda özel denetim yapılmasına gerek yoktur (Üçışık/Çelik, C. 1, s. 684). Özel denetçi atanabilmesi için, diğer bir maddi şart da, özel denetimin konusunu belirli olayların oluşturmasıdır. Belirli konu şirketin herhangi bir işi, işlemi, kararı, finansal durumu, finansman ihtiyacı, hakim şirketin (işletmenin) kararları veya şirkete verdiği kayıplar olabilir. Anonim ortaklık içinde bulunduğu ekonomik ve finansal durum, özel denetim konusu yapılabilir. Özel denetçi atanmasını isteyen paysahipleri, araştırılması istenilen yolsuzluk veya suistimalin ne olduğunu, esas sözleşmeye veya kanuna ne şekilde aykırı hareket edildiğini bilançonun hangi kalemleri itibariyle gerçeği aksettirmediğini, açıkça belirtmek zorundadır. Belirli hususları araştırmak veya incelemek için değil de, genel yetkili olarak özel denetçi atanması istenmiş ise mahkemenin, böyle bir özel denetçi atama yetkisi yoktur (Üçışık/Çelik, C. 1, s. 684 vd.). Mahkemenin, azınlığın talebi üzerine özel denetçi atayabilmesi için, TTK. m. 438 hükmünde öngörülen şartların somut olayda var olup olmadıklarını incelemesi yanında, TTK. m. 439/2 hükmünde yer alan şartı da araması gerekir. Söz konusu ek şart, kanunun veya esas sözleşmenin ihlâl edilmesi suretiyle şirketin veya paysahiplerinin zarara uğratılmış olmasıdır. Özel denetçi atanmasına ilişkin talebin mahkemece kabul edilebilmesi için, azınlığın, iddia olunan hususlar hakkında kafi delil ve emare de österilmesi zorunludur. Özel denetçi atanmasını gerektiren olaylarla ilgili olarak mahkeme, ne sadece bir iddiadan öteye gitmeyen herhangi bir belge ve somut bilgiye dayanmayan talebi dikkate alacak, ne de bu konuda kesin delil isteyebilecektir. İddiaların varlığının kesin olarak kanıtlanması, esasen özel denetçi raporunun sonucunda mümkün olacağından, özel denetçi atanması talebinde bulunan paysahiplerinin mahkemeye sunduğu delil ve emarelerle, yolsuzluk veya aykırılık iddiasının doğruluğunu muhtemel gösterebilirse, özel denetçi atanma İsteminin kabul edilmesi gerekir (Üçışık/Çelik, C. 1, s. 692 vd.). Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile; davacı ... tarafından davalı ... aleyhine, davalı şirketin 28/11/2023 tarihinde yapılan olağan üstü genel kurul toplantısında, alınan kararın yok hükmünde veya batıl olup olmadığı,yok hükmünde veya batıl olmadığının tespiti hâlinde alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı, butlan veya iptalinin gerekip gerekmediğinin uyuşmazlık konusu ile dava açtığı görülmüştür.
Tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen tüm deliller, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına binaen; Somut olayda; davacının davalı şirketin 25/10/2023 tarihli 2021 ve 2022 mali dönemlerine ilişkin olağan genel kurul toplantısına sunduğu yazılı önerge ile, TTK 437 kapsamında davalı şirketten bilgi alma ve inceleme hakkının kullanımına ilişkin talepte bulunduğu, talebin oy çokluğu ile makul zaman içerisinde ilk fırsatta yazılı olarak cevaplanmasına karar verildiği, ayrıca yine davacı tarafından sunulan yazılı önerge ile TTK 420 kapsamında genel kurul toplantısının ertelenmesini talep etmesi üzerine, toplantının 28/11/2023 tarihine ertelenmesine karar verildiği, ayrıca 28/11/2023 tarihli önergesi ile ertelenen 28/11/2023 tarihli genel kurul toplantısında TTK 438 kapsamında özel denetçi atanmasını talep ettiği gündeme madde eklenmesini talep ettiği, 28/11/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında davacının özel denetçi atanmasına ilişkin genel kurul gündemine madde eklenmesi talebinin oy çokluğu ile reddine karar verildiği, davacı tarafından iş bu maddeye muhalefet edildiği, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında açılan 28/11/2023 tarihli genel kurul alınan kararların yok hükmünde veya batıl olduğuna ilişkin açılan davada bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 18/09/2025 tarihinde verilen karar ile "davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davalı şirketin 28/11/2023 tarihinde yapılan genel kurulunda 5 nolu gümdem maddesinin huzur hakkına ilişkin kısmı ile 6 nolu gündem maddesi ile alınan kararların iptaline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine," karar verildiği, diğer kararlar yönünden yokluk ve batıllık iddiasının reddine karar verilmiş olduğunun anlaşıldığı, bu dosyada aldırılan bilirkişi raporu ile şirketin 2021 ve 2022 yılı faaliyet raporları üzerinde yapılan incelemeler üzerine, Faaliyet Raporu Yönetmeliğinde öngörülen bilgileri taşıdığının tespit edildiği, 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin finansal tabloların, yıl sonu detay mizanları ile gelir tablosu ve bilançoları arasındaki uyum olduğu, finansal tabloların muhasebe usul ve esaslarına uygun biçimde düzenlendiğinin tespit edildiği, “Bilgi Alma Veya İnceleme İstemleri Cevapsız Bırakılan, Haksız Olarak Reddedilen, Ertelenen Ve Bu Fikra Anlamında Bilgi Alamayan Pay Sahibi, Reddi İzleyen On Gün İçinde, Diğer Hâllerde De Makul Bir Süre Sonra Şirketin Merkezinin Bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesine Başvurabilir.” düzenlemesi uyarınca, somut dava bakımından “özel denetimin konusunu belirli olayların oluşturması” gerektiği şeklindeki maddi koşulun mevcut olmadığı, davacı pay sahibinin, ayrıca şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ispat edemedikleri, davanın özü yönünden ispat koşulunun sağlamadığı bu nedenle söz konusu iddiaların ispata muhtaç kaldığı, davacıların bilgi alma hakkının engellediğini beyan etmiş ise de, bu hakkın ihlali halinde hak sahibinin hangi hakları kullanabileceğine ilişkin TTK.437. Madde hükmü gözetildiğinde davacının bu nedenle bilgi alma hakkının tanıması için yetkili mahkemeden talepte bulunarak bilgi alma hakkını kullanabileceği, bilgi alma hakkının ihlaline dayanılarak özel denetçi atanmasının talep edilmesinin mümkün olmaması karşısında huzurdaki dava bakımından “özel denetimin konusunu belirli olayların oluşturması” gerektiği şeklindeki maddi koşulun mevcut olmadığı anlaşılmakla davalı şirkete özel denetçi atanması koşullarının oluşmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harç peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 6-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine, Dair karar kesin olmak üzere davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/01/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır