İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/207 E. 2025/595 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/207
- Karar No
- 2025/595
- Karar Tarihi
T.C. ...5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/207 Esas - 2025/595 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ...5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/207 Esas KARAR NO : 2025/595
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/03/2024 KARAR TARİHİ : 16/07/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili tarafından davalı şirket adına 20.09.2023 tarihinde fiilen sevk edilerek 6.000,01 TL. Tutarında 50 adet fidan dikimi sağlandığını, bu satıma ilişkin olarak da e-arşiv fatura düzenlenip davalı tarafa sistem üzerinden iletildiğini, satıma ilişkin %18 KDV ile diğer masraflar ve vekâlet ücreti ile birlikte 12.830,95 TL borç için takip başlattıklarını, davalı tarafın faturaya süresinde itiraz etmediğini, bu nedenle borcu kabul etmiş sayılacağını, davalının takibe haksız olarak itiraz etmesi nedeniyle takibin devamına, itirazın iptaline ve % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı ile müvekkilinin hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, davacının şirket yetkilisini arayıp kendilerini kamu kurumu olarak tanıtıp fidan dikimi yaptıklarını söylediğini, sonrasında şirket adına fatura kesilmiş olduğunun görüldüğünü, kamu kurumu olmadıkları anlaşılınca, telefonla davacıya ulaşılamamış olduğunu, davacının ...2. İcra Genel Müdürlüğü 2023/228368 sayılı dosyada icra takibi başlattığını, davacı tarafından müvekkiline kendilerinin fidan dikimini yaptıklarını gösteren, ne zaman çekildiği belirsiz fotoğraflar gönderildiğini, müvekkili şirketin hiçbir suretle davacı şirketten mal ya da hizmet almadığını, faturayı kabul etmediğini, iade ettiğini, ticari defterlerine işlemediğini, BA onayı vermediğini iddia ederek davanın reddini talep etmiştir. Dosya bilirkişiye tevdi olunarak davalının ticari defterleri incelenmiş, bilirkişi raporunda: Davalı tarafın 2023 yılına ilişkin ticari defter ve belgeleri incelenmiş Taraflar arasında ticari bir ilişkinin olmadığı, davalının 2023 Yılına ait Envanter Defterinin açılış noter tasdikinin, zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kapanış tasdiki zorunluluğu olmadığı, Yevmiye Defteri ile Defter-i Kebir E-defter beratlarının usulüne uygun olarak ve zamanında sisteme yüklenip, gönderiminin sağlandığı, davalı tarafın 2023 Yılına ait ticari defter kayıtlarının tekdüzen muhasebe sistemine, usulüne uygun ve belgeye dayalı olarak yapıldığı, davacının davalı tarafa kestiği, dava konusu 20.09.2023 Tarihli ... .... .... .... .... .... .... Şti.’nden KDV hariç 7.425,75 TL. Tutarında 1 Adet fatura ile mal/ Hizmet alımı yapıldığına dair bildirim yapıldığı, sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Dosya SMMM bilirkişiye tevdi olunmuş, davacının ticari defterleri incelenmiş, bilirkişi raporunda: Davacı şirket tarafından davalı Dikmen Zirai İlaç-tarım Ürünleri Pazarlama Ve Ticaret Limited Şirketi adıma 20.09.2023 Tarih ve (GIB2023000000258 nolu, “Zeytin Fidanı” açıklamalı, dava dilekçesinde 6.000.01 TL olarak belirtilmesine rağmen, 7.500,01 TL bedelli e-arşiv fatura düzenlenmiş olduğu, e-Arşiv fatura üzerinde aynı zamanda sevk irsaliyesi olduğu yönünde, faturanın davalıya tebliğine ilişkin herhangi bir not vs bulunmadığı, E- arşiv fatura hakkındaki yasal düzenlemeye (213. Sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri) göre, satıcı tarafından düzenlenen e-arşiv fatura alıcısna kağıt ortamında veya şirket adına kayıtlı elektronik posta adresine gönderilmek suretiyle tebliğ olunacağı düzenlenmiş olup, dosya içeriğinde söz konusu faturanın bu usulde tebliğine ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı, Dosya içerisinde söz konusu faturaya usulü dairesinde itiraz edildiğine dair, fatura içeriği emtianın davalı şirkete teslim ve tesellümüne veya sevk irsaliyesine ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı, tarafların ticari defterlerinin usulü dairesinde tasdik işlemlerini sürelerinde yaptırılmış olduğu davalı tarafından e-defter şeklinde tutulan ticari defterlerin usulü dairesinde sisteme süreleri içerisinde yüklenmiş olduğu, davacı şirket ticari defter kayıtlarına göre davacı şirketin dava tarihi itibariyle davalı şirketten 7.500,01 TL alacaklı olduğu, buna mukabil davalı taraf ticari defterlerinde davacı şirket ile alakalı herhangi bir muhasebe kaydı bulunmadığı, tarafların ticari defter kayıtlarındaki uyumsuzluk icra takibine konu olan faturanın davalı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmakta olduğu, tarafların bağlı bulundukları Vergi Dairesi Müdürlükleri tarafından dosyaya kazandırılan Ba-Bs Form Görüntüleme ekran dökümlerinde davacı şirket tarafından davalı şirket adına 1 adet fatura düzenlenmiş olduğu, bu faturanın KDV hariç tutarının 7.425,75 TL olduğu, Vergi Dairesi Müdürlükleri tarafından dosyaya kazandırılan Ba — Bs form görüntüleme ekran dökümleri, tarafların şahsi beyanlarından değil sistem üzerinden tespit edilen bilgilerden oluşmakta olduğu, zira Temmuz 2021 ayından itibaren Elektronik Ortamda düzenlenen ve alınan faturaların Ba-Bs formları ile mükelleflerin beyanı ususlü kaldırılmış olduğu, fatura içeriğindeki emtianın davalıya teslim edildiği iddia sahibi tarafından kanıtlanmak durumunda olup, bu yönde bir belgeye dosyada rastlanmadığı, itiraza uğramayan fatura, akdin icra safhasına ilişkin bulunması itibariyle mevcut ve evvelce birleşilen bir anlaşmaya- sözleşme- dayanması gerekir. Fatura bir icap olmadığı gibi icabı red etmek de kabul niteliğinde değildir. Bu sebeple borçluyu mesul kılan bir ödeme emri kuvvetinde de görülemeyeceği, bu bağlamda itiraza uğramayan faturanın anlaşma şartlarına uygun olduğu karinesi ile nitelendirilmesi gerekli olup karinenin akside usul hükümleri çerçevesinde ispat edilebilir. Fatura yazılı bir anlaşma olmadığından daha önce yapılmış yazılı veya sözlü bir anlaşmaya dayanmak durumunda olmasına rağmen, olayımızda akdi ilişki davalı yanca inkar edilmiş olup, sözleşmenin mevcudiyeti usul hükümleri uyarınca kanıtlanmak durumunda olduğu, davacının dayandığı fatura davacı ticari defterlerinde kayıtlı ise de, davalı tarafın yasal ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, hal böyle olunca, davalının icra kovuşturmasında borca itirazının haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali isteminin yerinde olup olmadığı hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin dava dilekçesi ile; davacı tarafından davalı Dikmen Zirai İlaç-tarım Ürünleri Pazarlama Ve Ticaret Limited Şirketi adına 20/09/2023 tarihinde fiilen sevk edilerek 6.000,01 TL tutarında 50 adet fidan dikimi sağlandığını, bu satım nedeniyle fatura düzenlendiğini ancak davalının faturayı ödemediğini, davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptalinin talep edildiği, davalı tarafça sunulan cevap dilekçesi ile davacı hakkında dolandırıcılık iddiasıyla suç duyurusunda bulunduklarını, davacı şirketten mal veya hizmet satın almadıklarını Ba-Bs onayı vermediklerini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defterleri inceletilmiştir. İcra takibine konu faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Davalının ticari defterlerinin incelenmesinde ise dava konusu yapılan faturanın kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Davalı tarafça mal/hizmet tesliminin yapılmadığı ileri sürülmüştür. Davacı tarafça davaya dayanak oluşturan fatura içeriğindeki malları davalıya teslim edildiğinin ispatlanması gerekir. Davacı malları teslim ettiğine dair delil sunmamıştır. Davacı yanın savunmasını ispat edemediği kabul edilmiş, davacıya yemin delili hatırlatılmış, davacı süresi içerisinde yemin deliline başvurmuştur. Davalı şirket yetkilisine talimat mahkemesince yemin eda etmek üzere davetiye çıkartılmış, şirket yetkilisi katıldığı duruşmada "İşbu beyanım ile, Çeko Çevre Koruma Şirketi tarafından tarafıma herhangi bir bağış taahhüdünde bulunmadığımı, şirket yetkilileri ile yaptığım görüşmelerde 50 adet fidan bağışına ilişkin herhangi bir kabul beyanında bulunmadığımı, bu doğrultuda herhangi bir ödeme taahhüdü vermediğimi açıkça beyan ederim. Ayrıca, tarafımla fidan dikimine ilişkin ağaç etkinliği gerçekleştirilen herhangi bir telefon görüşmesinde, adıma gerçekleştirildiği belirtilen ağaç dikim etkinliği kapsamında bağışı kabul ettiğime dair bir beyanda bulunmadığımı ve buna ilişkin teşekkür ifadeleri kullanmadığımı belirtirim. Bununla birlikte, tarafım iletildiği iddia edilen teşekkür sertifikasını teslim almadığımı ve Çeko Çevre Koruma Şirketi tarafından adıma gerçekleştirildiği iddia edilen 50 adet ağaç dikim hizmetini kabul etmediğimi açıkça ifade ederim. Son olarak, Çeko Çevre Koruma Şirketi'ne 50 adet ağaç dikimi hizmeti karşılığında herhangi bir borcumun bulunmadığını ve bu kapsamda 7.425,75 TL tutarında bir ödeme yükümlülüğümün olmadığını beyan eder, olmadığıma namusum şerefim ve değerli saydığım tüm kutsal değerler adına yemin ederim" şeklinde yemini eda ettiği görülmüştür. Bu haliyle davacı tarafça malın davalıya teslim edildiğini, davalı yan ad ve hesabına ağaç dikimi yapıldığı ispat edemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş, davalının kötüniyet tazminat isteminin yasal şartları oluşmadığından reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 7.500,01 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibarı ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/07/2025