İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/195 E. 2026/219 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/195
Karar No
2026/219
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/195 Esas KARAR NO : 2026/219

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/02/2024 KARAR TARİHİ : 23/02/2026 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 12/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Davalı ...'nin müvekilleri şirketi, şirket imza yetkisi müşterek olmasına rağmen tek başına senet imzalayarak borçlandırdığını, davalı ...'ın senet ile takip başlattığını belirterek müvekillerinin borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Müvekillerince davacı şirkete satış yapıldığını, ...nin şirket yetkilisi olarak işlemleri yaptığını, davacı şirketin ödeme yapmamak için bu yola başvurduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava konusu uyuşmazlığın davacının icra takibine konu edilen bono kapsamında davalıya borçlu olup olmadığı, davacı şirketin müşterek imza ile temsil edilmesi kapsamında tek yetkili imzası taşıyan bonoya dayalı alacak talebinin geçerli olup olmadığı, hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Somut olayda; Davalı ... tarafından davacı aleyhine Küçükçekmece İcra Dairesinin ... e sayılı takibi ile kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile düzenleyen borçlusunun ... avalist olarak davacı şirketin bulunduğu, 16/12/2023 düzenleme tarihli 20/12/2023 ödeme tarihli 50.000,00 USD değerinde bonoya dayanak olarak takip başlatıldığı, davacı şirketin senedin düzenlendiği tarih itibariyle müşterek imza ile teslim edildiğini ancak işbu senette diğer yetkililerin imzalarının bulunmadığını belirterek davasının kabulünü talep ettiği, davalı senet alacaklısının davalı ... tarafından düzenlenen senede ilişkin diğer yetkililerin onay verdiğini belirterek davanın reddini savunduğu görülmüştür. Takip dayanağı ve dava konusu senet incelendiğinde davalı ...'nin ödeyecek kısmında yer aldığı, davacı şirket kaşesinin ise kefil:Müteselsil Borçlu sıfatı ile yer aldığı, kaşe üzerinde tek imzanın bulunduğu, senette imza kısmında iki adet imzanın bulunduğu görülmüştür. TTK'nın 776/1-g maddesi gereğince, takip konusu belgenin kambiyo vasfını taşıması için "senedi düzenleyenin imzasını" içermesi zorunludur. Anılan maddede, sorumluluk için sadece imzadan söz edilmiş, birden fazla imzanın bulunması koşul olarak öngörülmemiştir. TTK'nın 778. maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 678. maddesi gereğince; şirket yetkilisinin, şirket kaşesi dışında senet üzerine atmış olduğu imza, bizatihi kendisini sorumlu kılar. Yine TTK.nm 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 701 ve 702. maddeleri gereğince, keşideci imzası dışında bononun ön yüzüne konulan her imza aval şerhi sayılır. Aval için sadece imza yeterli olup, ayrıca ad ve soyadın yazılması gerekli değildir. Senedin, keşideci bölümünde, şirket temsilcisinin (aynı kişinin) elinden çıkmış iki imzasının bulunması halinde ve imzalayanın şirket temsilcisi olması durumunda, imzalardan şirket kaşesi üzerine atılanın şirket adına, açığa atılan diğer imzanın da, imza sahibinin şahsı adına atılmış olduğunun kabulü zorunludur. Her iki imzanın kaşe dışında olması halinde de, birisinin şirket adına, diğerinin de aval olarak atıldığının kabulü gerekir. Zira, senetteki borçtan sorumlu olmak için, keşidecinin tek imzası yeterli olup; birden fazla imza atılmasına gerek bulunmamaktadır(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2016/14463 esas ve 2017/6195 karar sayılı ilamı). Aval veren kimse, kimin için taahhüt altına girmiş ise tıpkı onun gibi sorumlu olur. Özetle şirket temsilcisinin şahsen sorumlu olabilmesi için, şirket kaşesi dışında ayrı bir imzasının bulunması yeterlidir. Her iki imzanın da kaşe üzerinde bulunması halinde ise, yetkili temsilcinin sorumluluğundan bahsedilemez. Bir diğer ifade ile senetteki her iki imza da şirket kaşesi üzerine atılmışsa, burada artık aval olgusundan söz edilemez (Hukuk Genel Kurulu'nun 05.10.2011tarih ve 2011/12-480 Esas, 2011/598 Karar sayılı kararı). Somut olayda senet üzerindeki her üç imzanın da aynı olduğu, boş kısma iki , kaşe üzerine atılı bir imzanın bulunduğu tespit edilmiştir. Davacının müşterek yetki iddiasına ilişkin yapılan değerlendirmede Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 15/11/2022 tarih .... sayılı ilanında davacı şirketin ..., ... ve ... tarafından müşterek temsile ilişkin yetkili kılındıklarının anlaşıldığı, senet düzenleme tarihi olan 16/12/2023 tarihinde işbu müşterek temsil hususunun devam ettiği, 20/12/2023 tarihli genel kurul kararı ile ...'nin temsil yetkisinin sona erdirildiğinin anlaşıldığı, müşterek temsil ile temsil olunan şirketin borç altına girebilmesi için her yetkilinin bahse konu senette mevcut kaşe üzerine imza atmasının zorunlu olduğu, yetkili imzalarının eksik olması halinde tüzel kişiliğin kambiyo senedinden kaynaklı sorumluluğunun bulunmayacağı, dava konusu senette kaşe üzerinde tek imzanın bulunduğu işbu imzanın da ... tarafından atıldığı ileri sürülen diğer imzalar ile benzerlik gösteriği ve açıkça işbu hususun davacı tarafından ileri sürüldüğü de dikkate alındığında mevcut eksiklikler nedeniyle davacı şirketten işbu senetten ve senedin dayanak yapılarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus takipten dolayı borçlu olmadıklarının kabulüne karar vermek gerekecektir. Davalı olarak gösterilen ... yönünden yapılan incelemede ise menfi tespit davasının amacı, bir hukuki ilişkinin veya borcun mevcut olmadığının tespit edilmesine ilişkin olduğu bu nedenle davalı sıfatının alacaklı olduğunu iddia eden kişiye karşı açılması gerektiği, ...'nin bahse konu senette alacaklı ya da lehtar konumunda olmadığı, borçlu olarak göründüğü anlaşılmakla işbu davalı yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı tarafından kötü niyet tazminatı talep edilmekte ise de dosyada mübrez belgeler kapsamında davalının altın teslimine ilişkin sunmuş olduğu irsaliye belgelerinin ... tarafından alındığı ancak şirket isminin yazdığı bu nedenle müşterek temsil hususuna ilişkin kabul edilebilir yanılgıya düşülebileceği değerlendirlerek davalı ...'ın kötü niyetinin ispatlanamaması nedeniyle işbu talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile 1-Davanın KABULÜ ile, Küçükçekmece İcra Dairesinin ... E sayılı takip dosyasında takibe konu edilen borçlusunun ... avalist müteselsil borçlu davacı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (yeni ünvan ...), Keşide yeri Küçükçekmece 16/12/2023 düzenleme tarihli 20/12/2023 ödeme tarihli 50.000,00 USD miktarlı bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Davalı ...'ının kötüniyeti tespit olunamadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine, 3- Davalı ... yönünden Pasif Husumet Yokluğu Nedeniyle Usulden REDDİNE 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 106.495,29.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 26.623,83.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 79.871,46.-TL karar harcının davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 427,60.-TL başvurma harcı ve 26.623,83.-TL peşin harcın davalı ...'dan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından dosyada yapılan 10.000,00 TL bilirkişi ücreti 1.402,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 11.402,00.-TL yargılama giderinin davalı ...'dan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davalılar tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 236.260,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/02/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/195, K. 2026/219, T. 23.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-195-e-2026-219-k-4060a0e3c3cb