İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/180 E. 2025/280 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/180
- Karar No
- 2025/280
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/180 Esas - 2025/280
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/180 KARAR NO : 2025/280
DAVA : Marka ... kararı iptali- Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 19/04/2024 KARAR TARİHİ : 07/07/2025 Yazıldığı Tarih : 13/07/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacı tarafından uzun süre kesintisiz ve fasılasız olarak kullanılarak maruf ve meşhur hale getirilen “..... ” ibareli markanın 32. sınıf eşyalar için 19.04.1999 tarih ve ... no ile tescil edildiği, 2009 ve 2019 yıllarında yenilendiği; Davalının “...” ibareli başvurusunun “... ... ” markasıyla görsel ve işitsel olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğundan SMK 5/1-ç yönünden reddi gerektiği; markaların aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı kabul edilse dahi, markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğundan tescil talebinin bu kez de SMK 6/1 uyarınca reddi gerektiği; dava konusu markada "..." ibaresinin büyük puntolarla yazılarak ön plana çıkartıldığı, tek ve esas unsur olarak kullanıldığı; marka başvurusundaki ... unsurunun, dava konusu markaya herhangi bir ayırtedicilik katmadığı, itiraza mesnet marka arasındaki karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmadığı ve "..." ibaresindeki harflerin içinde bulunan görsel ile de Davacı markasındaki ... unsuruna da bir atıf yapıldığı; tescil edilmek istendiği eşya sınıfı da birebir aynı olduğu; ve Davacıya ait markanın kullanımının ispat edilemediğine yönelik ... ve ... kararlarının eksik incelemeye dayandığı; Davacı tarafından, dava konusu markanın yayınına SMK'nın 5. ve 6. maddeleri yönünden itirazda bulunulduğu halde, ...’nın SMK 5/1-f yönünden inceleme yapmaksızın eksik inceleme ile itirazın reddine karar verildiği; ... nezdinde yalnızca kullanım ispatı yönünden eksik ve hatalı bir inceleme yapıldığı; Davalı başvurusunda “...” ibaresinin esas ve tek unsur olarak yeraldığı; “...” ibaresinin ... ilçesinin adı olduğu, ... Dağı’ndan doğduğunu, bu dağdan elde edilen suların kalite sembolü haline geldiği, ... ibaresi özellikle su ve içeriğinde su bulunan ürünler konusunda cins, çeşit, vasıf ve herkes tarafından bilinen bir coğrafi kaynak belirten bir işaret olduğundan SMK 5/1-a, 5/1-b, 5/1-c ve 5/1-d bendi uyarınca tescil edilemeyeceği; davalı başvurusunda “...” ibaresinin yardımcı unsur olarak kullanıldığı varsayılsa dahi, Davalı şahıs tarafından, halk arasında iyi bir su olduğu yönünde olumlu bir intiba bulunan “...” ibaresi kullanılmak suretiyle suyun ... dağı’ndan çıkan bir su olduğu konusunda haksız bir intiba yaratmak amaçlandığı ve ... Dağı’ndan çıkarılmayan bir suyun “...” etiketiyle piyasaya sürmesinin tüketiciyi yanıltacağından Davalının başvurusunun SMK 5/1-f gereğince de reddi gerektiği; Coğrafi kaynak adları pazar şeffaflığı için gerekli olan bir koşul olarak kamuya bilgi verme işlevine sahip olduğu, bu adların, belirli bir coğrafi alandan gelen ürünün kaynağını gösterdiği; İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik’te isim karışıklığının önlenmesi başlıklı maddede de markanın, ürünün üretim yerini ifade etmemesi halinde, marka ibaresinin yanına 1,5 kat büyüklüğünde yazılacak ifade ile kaynağın belirtilmesi öngörülerek su ürünleri ile ilgili olarak halk sağlığının korunmasının yanında, şeffaflığın sağlanması, halkın yanıltılmasının önlenmesinin amaçlandığı; ... ibaresi ile davalı başvurusuna benzer şekilde yapılan birçok başvuruya ilişkin tescil edilemeyeceğine ilişkin kararlar verildiği; Davacıya ait "..." ibareli markanın ....’nin 14.02.1992 tarih ve .... sayılı kararı ile “Tanınmış Marka” statüsü kazandığı ve ... nezdinde “Tanınmış Marka” olarak tescil edildiğinden, “...” tanınmış markası altında kullanılmakta olan “... ... SU” markası da tanınmış marka korumasından faydalanacağı ve işbu marka da maruf ve meşhur hale getirildiğinden, başvuru markasının SMK 6/4 ve 6/5 uyarınca hangi sınıfta olursa olsun tescilinin mümkün olmadığı; "... ... SU" ibareli markanın Davacı Şirket ile bağlı bulunduğu ... A.Ş. ve Holding çatısı altındaki diğer grup şirketler tarafından tescil edildiği tarihten bu yana kesintisiz ve fasılasız şekilde kullanıldığı, maruf ve meşhur hale getirildiğinden Davalı başvurusunun SMK 6/3 ve 6/6 maddelerine göre de reddi gerektiği; “...” ibaresinin Davacı şirketin ticaret unvanının kılavuz kelimesi olması karşısında, davalının “...” ibareli başvurusuna karşı Davacı itirazının reddine ilişkin ... kararının hukuka aykırı olduğu; dava konusu markanın SMK 6/7 ve 6/8 maddeleri gereğince de reddi gerektiği; “...” ibaresinin kullanımını haklı kılacak hiçbir dayanağı olmayan Davalıya ait başvurunun, Davacı markalarının tanınmışlığından faydalanmak suretiyle, halk ve tüketici yanıltılarak piyasada haksız kazanç elde etmeye yönelik tamamen kötüniyetli bir başvuru olduğu” öne sürülerek; 20/02/2024 tarih ve ...sayılı ... kararının iptali ile dava konusu marka tescil edilmiş ise hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talep edilmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi ... sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, kurum itiraz sürecinde kullanmama defi üzerine SMK 19/2 maddesine göre kurum tarafından davacı tarafın kullanım ispatını yerine getirmediği yönündeki değerlendirmenin doğru olup olmadığı, davacı tarafın başvuru ibaresi üzerinde SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım, SMK 6/4-5 maddesine göre tanımışlık , SMK 6/6 maddesine göre ünvan isim ve diğer fikri hak iddiası ile SMK 6/7 , 6/8 maddelerine göre yaptığı itirazın yerinde ve doğru olup olmadığı, ayrıca davalı başvurusunun SMK 6/9 maddesine göre kötü niyetli yapılıp yapılmadığı; ... ...sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği; Kurum itiraz sürecinde ileri sürülmeyen dava dilekçesinde belirtilen SMK 5/1-a-b-c-ç-d-f maddelerine göre davalı başvurusunun mutlak red sebeplerin bağlı olarak tescil engeli bulunduğu konusundaki iddiaların yukarıda belirtilen SMK 6/1-3-4-5-6-7-8-9 maddeleri ile birlikte davalı markasının hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 21/02/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 19/04/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ...sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "pinar ... su ..." ibareli marka ile 6769 s. SMK'nın 6.(1), 6.(3), 6.(4), 6.(5), 6.(6), 6.(7), 6.(8) ve 6.(9) uncu maddeleri uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Öncelikle, başvuru sahibinin ... (...) nezdindeki yayına itiraz işlemlerinde, itiraz gerekçesi ... sayılı marka hakkında SMK m. 19(2) çerçevesinde kullanım ispatı talebinde bulunduğu; inceleme konusu başvurunun yapıldığı 30/11/2021 tarihinde anılan markanın beş yıldan uzun süredir tescilli durumda olduğu, dolayısıyla anılan marka bakımından kullanım ispatı talebinin geçerli ve incelenebilir nitelikte bir talep olduğu; bu kapsamda yayına itiraz sahibi tarafından sunulan delillerin incelenmesi neticesinde ...'nın "kullanımın ispatına ilişkin sunulan delillerin yeterli bulunmadığı" değerlendirmesinde bulunduğu ve bu çerçevede, kullanım ispatı talebine konu marka bakımından SMK m. 6(1) kapsamındaki itirazı reddettiği görülmektedir. Diğer bir ifadeyle, .... kararına göre, anılan marka yönünden SMK m. 6(1) kapsamındaki yayına itirazın reddedilmesinin temel gerekçesi, "markaların benzer olmaması" değil, bu markanın kullanıldığının yeterli delillerle ispatlanamamış olmasıdır. Kullanım ispatı konusunun daha önceki aşamada (.... nezdindeki yayına itiraz sürecinde) tartışılmış olması, kullanım ispatı konusunun ana uyuşmazlığa (SMK m. 6(1)) bağlı ve aynı uyuşmazlık içinde çözülmesi gereken bir mesele olması nedeniyle ve Kurul kararının bütünlüğü de gözetilerek yapılan incelemede ...’nin kullanımın ispatlanamadığı yönündeki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla, kullanım ispatı talebine konu ... sayılı markanın kullanımının ispatlanamadığı sonucuna varılmış olduğundan, SMK m. 19(2) hükmü uyarınca, söz konusu markaya dayalı olarak SMK m. 6(1) kapsamında yapılan itirazın reddi gerekmiştir. Ayrıca, 6769 s. SMK'nın 6(3), 6(4), 6(5), 6(6), 6(7), 6(8) ve 6(9) maddelerine dair iddialar yönünde yeterli kanaat oluşturacak bilgi veya belge sunulmadığından bu maddelere dayalı itirazlar haklı görülmemiştir. Sayılan nedenlerle itirazın reddedilmesi gerekmiştir. " şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük tarihli) 4. Maddesinde "Marka,......... her türlü işaretten oluşabilir", 5.nci maddede ise "a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler. b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler. c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler. d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler. f) Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler." ( mutlak red sebebi ) marka olarak tesçil edilemez. Buna göre; SMK 5/1-a maddesi yönünden; 4.ncü maddede sayılan ve marka tanımına uygun olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir. SMK 5/1-b maddesi yönünden; Markanın en önemli fonksiyonu markanın ayırt edici bir işaret olmasıdır. Marka, bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini başka bir teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye yaradığından, bir işaretin marka olma kabiliyetini haiz olması, o işaretin ayırt edicilik fonksiyonuna sahip olmasına bağlıdır. Bir işaretin bu fonksiyona sahip olup olmadığının tespiti önce soyut olarak yapılmalıdır. Yani marka olma niteliğine bakılmalıdır. Bir işaretin soyut ayırt edicilik niteliğinin varlığı tespit edildikten sonra, o işaretin marka olabilmesi açısından, ayrıca sicilde gösterilebilir olması ve üzerinde kullanılacak mal veya hizmetler açısından somut ayırt edicilik özelliğini haiz olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, işareti gören ortalama tüketici kitlesinin, tescil kapsamındaki mallar veya hizmetler yönünden bu işareti marka olarak, yani bir ticari işletmenin mal ve hizmetlerini tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mal ve hizmetlerinden ayırt edildiğini algılaması zorunluluğu bulunmaktadır. SMK 5/1-c yönünden ; Marka başvurusundaki ibare ortalama tüketici nezdinde yukarıda belirtilen "Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten "tanımlayıcı, vasıf bildirici özellikleri varsa marka olarak tesçili mümkün bulunmamakta ve mutlak red engeline takılmaktadır. Marka hakkı münhasır olarak sahibine tekel / inhisari hak bahşettiğinden tanımlayıcı bir işaret bir kişiye verilirse ticari rekabet sağlanamaz. Buna göre, bir malın ya da hizmetin cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak gibi özelliklerine (iyi / güzel / süper / büyük / vb.) atıf yapan tanımlayıcı işaretlerin marka olarak tescil edilebilmesi mümkün değildir. Marka başvurusundaki ibare içerdiği emtia sınıfındakilerden ne kadar uzak ise tanımlayıcı, vasıf bildirici halinden de uzaklaşmış sayılır. SMK 5/1-d yönünden ; Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan adlar ve işaretler markanın esas unsuru olarak alınamazlar. Maddenin lafzından, bu tür ibarelerin markalarda yardımcı unsur olarak alınabileceği anlamı çıkmaktadır. Banka, finans, ekonomi, para, döviz, kambiyo, borsa, sarraf, market, bakkal gibi kelimelerin tescili mümkün değildir. Ancak, bunların önüne veya arkasına ayırt edici bir işaret konulduğunda, bu tasvir edici ibarelerin kullanılması mümkündür. Örneğin, ‘’...’’ gibi. (....) Bu kelimeler ve simgeler, söz konusu alanda herkes tarafından kullanılabilecekleri için bir kişinin tekeline verilemezler. Bu sebeple örnek gösterilen işaretler bir markanın içinde yer alabilir, onun bir parçasını oluşturabilir, ancak tek başına marka olamayacakları gibi, bir markanın esaslı unsurunu da teşkil edemezler. SMK 5/1-f yönünden ; Buna göre ,başvuruya konu olan işaret kapsamı açısından Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltıyorsa yine marka olarak tescil edilebilmesi mümkün değildir. SMK Madde 6 (Marka tescilinde nisbi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları için olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur. SMK 6/4 maddesine göre tanınmış markada ; Paris sözleşmesi kapsamında tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, işaret ve emtia açısından aynı veya benzerinin Türkiye'de aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından başvurusunun yapılması halinde itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmektedir. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin, farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, itiraz üzerine ret edilir. Tanınmış marka kavramı Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir. SMK madde 6/7-8.nci bentlerdeki (yukarıdaki madde metinleri karşısında ) hususların (koşulların) somut olayda oluşmadığı ; Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markası ...+... ... ... +... (....) (32-1) Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. 32. Sınıf "...." (32-2) Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. (32-3) Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. (32-4)Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. 11/06/2025 tarihli Bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE; "Davaya konu ... Kararıyla tesciline karar verilen ... sayılı “...+...” ibareli başvuru markasının SMK 4/1 ve 5/1.a uyarınca baskı yoluyla çoğaltılıp, çizimle görüntülebilen ve sicilde gösterilebilerek marka olma vasfına/ soyut ayırtediciliğe haiz olduğu gibi, “testi” anlamına gelen ... ibaresinin kavramsal olarak SMK 5/1.b uyarınca 32. sınıf içeceklerden bakımından somut ayırtediciliğe haiz olduğu; malın ticari kaynağını gösterebilen bir işaret olarak algılanabileceği ve SMK 5/1 a ve b kapsamında marka olarak tesciline engel bulunmadığı; “Testi” anlamına gelen ... ibaresinin, ticarette herkes tarafından kullanılan veya belirli meslek, sanat veya ticaret erbabını ayırtetmeye yarayan bir işaret olmadığından, SMK 5/1-d kapsamında marka olarak tesciline engel bulunmadığı; Diğer yandan "..." ibaresinin, ... ilinde kaynak suyunun kalitesiyle bilinen bir dağın/barajın/su havzasının da ismi olup, davaya konu emtianın coğrafi kaynağına/üretim yerine ve kalitesine işaret ettiği, Yargıtay içtihatlarında arandığı gibi kaynak suyu emtiasıyla arasındaki sıkı bir ilişki sebebiyle hiçbir özel zihni çabaya mahal olmaksızın veya başkasının hatırlatmasına gerek olmaksızın, refleks halinde, derhal ve doğrudan kaynak suyu emtiasını akla getirdiği/bu emtia ile özdeşleştiği ve başvuru markasının ...” ibaresini esas unsur olarak ihtiva etmesi sebebiyle tescilinin SMK 5/1.c hükmüne uygun olmadığı; SMK 5/1-f kapsamında, “...+...” ibareli başvuru markasındaki “...” ibaresini ile ... arasında bağlantı kurulabileceği; bu ibarenin “kaliteli kaynak suyu” dahil 32. Sınıf tüm içecek mallarının ... kaynak suyu hammadde olarak kullanılarak ürettiği algısını yaratarak alıcıların satın alma tercihlerini etkileyebileceği; 20.01.2025 tarihli Müzekkere Yanıtına göre Davalının ... Dağından çıkartılan sular ile ilgili herhangi bir ruhsat veya izne sahip olmadığı; Ancak, Davalının “ ...” adresinde yerleşik olduğundan, yerleşim yeri itibarıyla Davalı ile ... ile bağlantısının bulunduğu ve TC uyruklu ve başvuru anında ...’da yerleşik Davalının SMK 9/1 hükmü uyarınca 19.09.2029 tarihine kadar tescilline karar verilen kaynak suyu ve diğer içecek mallarının üretime, ... valiliğinden gerekli izinleri alarak başlamasının mümkün olduğu; bu çerçevede, Sayın Hakimliğinizce, başvuru tarihi itibarıyla başvuru markasının yanıltıcı olup olmadığının takdirinin gerektiği; SMK 5/1.ç kapsamında, davaya konu ... sayılı başvurusu markasının davaya konu ... Kararıyla tesciline karar 32. sınıfa konu mallardan “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar” mallarının, Davacının itiraza mesnet .... sayılı markasının kapsamındaki 32. sınıfa konu “Dogal kaynak suyu” emtiası ile aynı/aynı tür mal niteliği taşıdığı; ancak, bütünsel genel izlenim yönünden görsel, işitsel ve kavramsal olarak “...+...” ibareli başvurusu markası ile Davacının “... ... su +...” markası ile arasında andırma sınırlarını aşan, aşırı derecede yakınlıktan kaynaklanan, araştırma gerektirmeksizin yasa gereği (....) mutlak şekilde ayırtedilemeyecek kadar benzerlik bulunmadığından, bahsedilen aynı/aynı tür mallar bakımından iktibas olasılığının bulunmadığı; SMK 6/1 kapsamında, “...+...” ibareli başvuru markası ile davacının“... ... su +...” markasının bütünsel, genel izlenimde görsel, işitsel ve kavramsal olarak orta düzeyde benzerlik taşıdığı; başvurusu markasının tesciline karar 32. sınıfa konu mallardan “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar” mallarının, Davacı markasının kapsamındaki 32. sınıfa konu “Dogal kaynak suyu” emtiası ile aynı/aynı tür mal ve “Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar, Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar, Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri” malları ile benzer mal niteliği taşıdığı; Ancak, Davacının ... karar iptal istemi bakımından, SMK 19/2 uyarınca “30.11.2016-30.11.2021” döneminde fiili markasal kullanımının ispatı talep edilen itiraza mesnet “... ... su +...” markasının tescilli olduğu “32/Dogal kaynak suyu” emtiası bakımından sembolik olmayan/piyasada gözlemlenerek şekilde fiili markasal kullanımına dair itiraz aşamasında sunduğu tarih ihtiva eden tek delilinin sadece 1 adet 16.12.2016 tarihli fatura olduğu; ve Davacının hükümsüzlük istemi bakımından ”19.04.2019-19.04.2024” döneminde markasını kullandığına dair tarih ihtiva eden hiçbir delil sunmadığı; ve Davacının itiraz veya dava aşamasında, markasının sembolik olmayan/piyasada gözlemlenerek şekilde fiili markasal kullanımını ispatlayamadığından SMK 6/1 uyarınca tescil engeli olma vasfını yitirdiği ve iltibas gerekçesi oluşturmadığı; SMK 6/3 kapsamında, Davalı markasının başvuru tarihi/22.03.2022 itibarıyla kullanımı da ispatlanmayan/en son 16.12.2016 tarihli faturada kullanılan “... ... Su” markasından bahisle, Davacının “...+...” veya “...” ibaresini fiili markasal kullanımla ayırtedici hale getirdiği ve ... ibaresini içeren tüm markaların gerçek hak sahibi olduğunun varsayılamayacağı; SMK 6/4 ve 6/5 kapsamında, itiraz veya dava aşamasında, davaya konu markanın başvuru tarihi 22.03.2022 itibarıyla, Davacının itiraza mesnet “... ... su +...” markasının kaynak suyu emtiası bakımından “refleks halinde hatırlanan tanınmış bir marka” olduğunun veya başvuru markasının 32. sınıf mallarda tescil ve kullanımı halinde; ilgili alıcı kitlesinin, Davacı markasıyla bağlantı kurarak satın alma tercihlerinin değişeceği ve böylece Davalının haksız menfaat temin etmesi, Davacı markasının itibarına veya ayırtedici karakterine zarar verilmesi sonuçlarından birinin doğabileceğinin ispatlanamadığı; SMK 6/6 kapsamında, Davacı tarafından, ne itiraz ne dava aşamasında, Davacının bu itirazının hangi fikri veya sınai mülkiyet hakkına dayandığı açıklanmadığı gibi, Davacının ... ibaresini ihtiva eden ticaret ünvanı, işletme veya alan adı sahibi olduğu ve bu nevi bir hakkı başvuru markasının tescil edildiği 32. sınıf mallara ilişkin ticari faaliyetlerinde kullandığı ne iddia edildiği ne de belgelendiği; Davacının davaya mesnet gösterdiği markası ortak bir marka olmadığı gibi, Davacı tarafından itiraz/dava aşamasında yenilenmeyerek korumu süresi dolmuş ... ibareli bir ortak markasının bulunduğuna dair somut iddia veya delil de sunulmadığından, Davacının karar iptal veya hükümsüzlük davası bakımından SMK 6/7 hükmünün ilgisiz ve uygulanabilirliği olmayan bir hüküm olduğu; Davacı tarafından itiraz veya dava aşamasında yenilenmeyerek korumu süresi dolmuş ... ibareli bir başka markasının bulunduğuna dair somut iddia veya delil de sunulmadığından, Davacının karar iptal veya hükümsüzlük davası bakımından SMK 6/8 hükmünün ilgisiz ve uygulanabilirliği olmayan bir hüküm olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir. GEREKÇE: Tarafların iddia ve savunması, marka başvuru kapsamı ve görseli, davacı markaları , ilgili birimlerden gelen yazılar, bilirkişi heyet raporu, ... kararı ve dosyanın bütünü birlikte ele alındığında; MUTLAK RED SEBEBİ AÇISINDAN ; SMK 5/1-a ve b yönünden değerlendirme; "...+... " ibareli başvuru markası hem yazı hem ... içerdiğinden marka tanımına uyduğu; başvuru markasının kapsamında yer alan 32.nci sınıftaki mallar açısından hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında bu işareti marka olarak, yani bir ticari işletmenin malını tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mallardan ayırt edildiğini algılamasına yol açan şekilde soyut ve somut ayırt ediciliği bulunduğu; Nitekim benimsenen bilirkişi raporunda bu husus " Davaya konu ... Kararıyla tesciline karar verilen .... sayılı “...+...” ibareli başvuru markasının SMK 4/1 ve 5/1.a uyarınca baskı yoluyla çoğaltılıp, çizimle görüntülebilen ve sicilde gösterilebilerek marka olma vasfına/ soyut ayırtediciliğe haiz olduğu gibi, “testi” anlamına gelen ... ibaresinin kavramsal olarak SMK 5/1.b uyarınca 32. sınıf içeceklerden bakımından somut ayırtediciliğe haiz olduğu; malın ticari kaynağını gösterebilen bir işaret olarak algılanabileceği ve SMK 5/1 a ve b kapsamında marka olarak tesciline engel bulunmadığı; " şeklinde de izah edildiği; SMK 5/1-c yönünden değerlendirme: "...+... " ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan 32.nci sınıftaki mallar açısından hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında cins, vasıf bildiren, tanımlayıcı,coğrafi kaynak belirten bir durum olarak algılanacağı sonucuna varıldığı; Nitekim benimsenen bilirkişi raporunda bu husus "..." ibaresinin, ... ilinde kaynak suyunun kalitesiyle bilinen bir dağın/barajın/su havzasının da ismi olup, davaya konu emtianın coğrafi kaynağına/üretim yerine ve kalitesine işaret ettiği, Yargıtay içtihatlarında arandığı gibi kaynak suyu emtiasıyla arasındaki sıkı bir ilişki sebebiyle hiçbir özel zihni çabaya mahal olmaksızın veya başkasının hatırlatmasına gerek olmaksızın, refleks halinde, derhal ve doğrudan kaynak suyu emtiasını akla getirdiği/bu emtia ile özdeşleştiği ve başvuru markasının ...” ibaresini esas unsur olarak ihtiva etmesi sebebiyle tescilinin SMK 5/1.c hükmüne uygun olmadığı; " şeklinde de izah edildiği; Tüm bu sebeplerle dava konu marka başvurusunda coğrafi kaynak belirten durum nedeniyle SMK 5/1-c maddesindeki mutlak red sebebi oluştuğundan bu kısımdan dava kabul edildiği; SMK 5/1-ç yönünden değerlendirme: Davalının başvuru markasının "...+... " şeklinde, davacı markasının ise "... ... " görselini içermesi karşısında markalar arasında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olarak değerlendirilemeyeceği, başvurunun SMK 5-1-ç maddesine göre mutlak red sebebi oluşmadığı; SMK 5/1-d yönünden değerlendirme: "...+... " ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan 32.nci sınıftaki mallar açısından Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırma olarak tanımlanması mümkün olmadığı, Nitekim benimsenen bilirkişi raporunda bu husus " “Testi” anlamına gelen ... ibaresinin, ticarette herkes tarafından kullanılan veya belirli meslek, sanat veya ticaret erbabını ayırtetmeye yarayan bir işaret olmadığından, SMK 5/1-d kapsamında marka olarak tesciline engel bulunmadığı;." şeklinde de izah edildiği; SMK 5/1-f yönünden değerlendirme: SMK 5/1-f maddesindeki " Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler." ( mutlak red sebebi ) marka olarak tesçil edilemez. hükmünden hareketle dava ...+... " ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan 32.nci sınıftaki mallar açısından hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında bu ürünlerin ... ilçesinde bulunan ... dağından çıkartılan su ürünlerinden elde edilen ürünler olduğu kanısını uyandıracağı, dolayısıyla halkı yanıltıcı özelliği taşıdığı; Mahkememizin .... esas sayılı yine ... konulu başka bir dava dosyasında yapılan araştırmada ; ... yazılan müzekkereye cevap verildiği, gelen yazıda ... Dağının ... ilçe hudutlarında kaldığı belirtildiği ( ... Dağı olarak bilinen yerin .... ölçekli memleket haritasında ...., orman tahdit haritalarında ....olarak gösterilen yöreye isabet ettiği, sözkonusu yörenin ... İlçesine bağlı kadastro çalışmaları yapılmamış olan ....Mahalleleri sınırlarında kaldığı belirlenmiştir. ) görülmüştür. (mutlak red sebepleri re sen dikkate alınacağından başka dosyalardaki araştırma bu karara da esas oluşturmuştur. (Yine .... esas sayılı dosyada .... sayılı Coğrafi işaret belgesi (başvuru sahibi ... ) hakkında yazılan müzekkereye cevap verildiği, başvurunun reddedildiği, geçersiz olduğu ifade edildiği görülmüştür. ) Nitekim benimsenen bilirkişi raporunda bu husus " SMK 5/1-f kapsamında, “....” ibareli başvuru markasındaki “...” ibaresini ile ... arasında bağlantı kurulabileceği; bu ibarenin “kaliteli kaynak suyu” dahil 32. Sınıf tüm içecek mallarının ... kaynak suyu hammadde olarak kullanılarak ürettiği algısını yaratarak alıcıların satın alma tercihlerini etkileyebileceği; 20.01.2025 tarihli Müzekkere Yanıtına göre Davalının ... Dağından çıkartılan sular ile ilgili herhangi bir ruhsat veya izne sahip olmadığı; Ancak, Davalının “ ...” adresinde yerleşik olduğundan, yerleşim yeri itibarıyla Davalı ile ... ile bağlantısının bulunduğu ve TC uyruklu ve başvuru anında ...’da yerleşik Davalının SMK 9/1 hükmü uyarınca 19.09.2029 tarihine kadar tescilline karar verilen kaynak suyu ve diğer içecek mallarının üretime, ... valiliğinden gerekli izinleri alarak başlamasının mümkün olduğu " şeklinde de izah edildiği; Ancak mahkememizce .... yazılan müzekkereye verilen (....) cevabı yazıda (20/01/2025) davalıya ... dağından çıkartılan sularla ilgili bir İZİN/RUHSAT VERİLMEDİĞİ ifade edildiği görülmüştür. Tüm bu sebeplerle dava konu marka başvurusunda ".... " ibaresini kullanmak halkı yanıltıcı niteliği taşıdığından dava konu başvuruda SMK 5/1-f maddesindeki mutlak red sebebi oluşması nedeniyle bu kısımdan dava kabul edildiği; NİSBİ RED SEBEPLERİ AÇISINDAN; Tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının ".... " ibareli marka başvurusu ile davacının "...." ibareli tescilli markası arasında (kısmen emtia benzerliği oluşsa da) ortalama tüketici kesimi nazarında görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik oluşmadığı , İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mallar yönünden ayırdığı satın alma süresi içinde davalının ".... " ibareli başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının "...." ibareli markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği ; diğer bir anlatımla ortalama tüketici nezdinde başvuru kapsamındaki yukarıda belirtilen mallarda davacının markalı ürününü satın almak isterken davalının başvuru markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı , her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markalar olarak algılanmayacağı , taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı ; Diğer yönden; Davacı tarafın ".... " ibareli başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı, Taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Davacı tarafın ".... " ibareli başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı; Dava konusu başvuru markası açısından SMK madde 6/7-8 .nci bentlerdeki nisbi red sebepleri de oluşmadığı; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Ancak bu durumlar yukarıda açıklandığı üzere SMK 5/1-c ve 5/1-f maddesinde var olan mutlak red engelini ortadan kaldırmadığı; Tüm bu gerekçelerle bilirkişi heyet raporu da benimsenerek dava kabul edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1- Davanın KABULÜNE, 2-Dava konusu ... ...sayılı ... kararının iptaline, 3-Dava konusu .... sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde Türk Paten Kurumuna müzekkere yazılmasına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-Davacının yaptığı; 11.000 TL bilirkişi ücreti, 595,00 TL tebligat ücreti, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 12.022,60 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 07/07/2025
Katip .... E-imza
Hakim .... E-imza