İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/176 E. 2025/275 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/176
Karar No
2025/275
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/176 Esas - 2025/275

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/176 KARAR NO : 2025/275

DAVA : Marka ... Kararı İptali- Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 18/04/2024 KARAR TARİHİ : 07/07/2025 Yazıldığı Tarih: 13/07/2025

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davalının marka başvurusundaki kelime grubundaki ön planda esas unsur niteliğindeki ibarenin “...” kelimesi olup bu kelimenin Davacı markasındaki “...” kelimesinin Türkçe karşılığı olduğu, “...” kelimesinin ise herhangi bir ayırt ediciliği olmayan, sadece sıfat niteliğindeki bir kelime olduğu; “...” kelimesinin yan unsur olarak konumlandırıldığı ve “...” kelimesi ile kavramsal olarak yakınlık içerisinde olduğu, markaya ayırtedicilik kazandırmadığı, aksine markaları yakınlaştırdığı ve Davacının seri marka ailesine dahil bir marka algısı yarattığı; dava konusu ... kararında Davacıya ait markalardaki görseller dikkate alınmadan inceleme yapıldığı; oysa, davalının markasındaki figür ile Davacı markalarındaki görselin birbirine benzediği; zira, Davalı markasındaki görselin ...’nin simasını ve tuzlama hareketini çağrıştırdığı; harekette ön planda olanın el aynı olduğu; aynı şekilde gözlük taktığı, saç ayrımının aynı yönden olduğu, bıyığın benzer olduğu, t-shirtün yaka biçiminin dahi aynı olduğu; Davalının bu görseli seçmesinin sebebinin Davacı markalarının ayırtedici gücünden yararlanmak olduğu; marka sulandırması için benzetmenin dahi aranmadığı, bağlantı ihtimalinin yeterli görüldüğü, markalar arasında imaj transferinin gerçekleşeceği, davalının Davacının tanınmışlığından yararlanmaya çalıştığı; ..... Sayılı ve 07.01.2020 tarihli “...” kararında davalının markası olan (sonraki marka) ... ile davacının ... markaları arasında karıştırma ihtimali az olsa dahi davacının markasının ayırtedici niteliğine zarar verme ve davacının markasından haksız yarar sağlama unsurunun ortaya çıkabileceğine hükmedildiği; ..... Sayılı ve 14.01.2020 tarihli kararında davalının “...” şeklindeki marka başvurusunun habercilik alanında tanınmış bir marka kabul edilen “...” markasının reklam gücünden haksız bir biçimde faydalanmanın olacağı, imaj transferinin gerçekleşeceği, davacının markasının (...) giderek sıradanlaşacağı ve ayırt etme gücünün azalacağı gerekçesiyle ... kararını iptal eden ilk derece mahkemesi kararını onandığı; Davalının 07.09.2021 başvuru ve koruma tarihli, ... sayılı “...” markası zaten tescilli iken aynı yazı fontunu kullanarak kelime grubunun önüne “...” sıfatını getirmesi ve kelime grubundan daha ön planda olacak şekilde Davacı markalarındakine benzer bir görsel ekleyerek yeni bir marka oluşturmasının iyiniyetli olmadığı; tüketiciler, markayı ilk gördüklerinde yazı unsurunu değil, ön planda olan görseli fark edeceği ve Davacı markalarıyla bir benzerlik kuracağı; Davalı markasının Davacı markalarının bir karikatürü gibi algılanabileceği, bir başka deyişle ... oluşturduğu; ... markası söz konusu olduğunda bir yandan asıl marka ile bağlantı kurulurken, diğer yandan asıl marka ile alakalı alaycı bir hava kattığı; .... Mahkemesinin, 22.04.2015 tarihinde verdiği ....numaralı .... kararında, ... markasının parodisi olarak algılanacağı için ... markasının hükümsüzlüğüne karar verildiği; .... tarafından verilen .... sayılı ve 15.07.2015 tarihli kararda, başvuranın ... markasına itiraz eden ... şirketi önceki tarihli markasının “....” olarak kabul edildiği; ... yoluyla da olsa, tescil başvurusunda bulunan kişinin tüketicilerin dikkatini çektiği ve ... markasının imajını transfer ettiğinin itiraz edenin markasından açıkça avantaj sağladığı ve imaj transferinde bulunduğunu, bu şekildeki ... markasının itiraz edenin markasına alaycı bir şekilde yaklaştığını, ancak bir markanın itibarı söz konusu olduğunda, marka hukukunun mizah anlayışının olmadığını belirterek, sonraki markanın tescil edilmemesi yönünde karar kurduğu; Davalının markasını tamamen sima ve hareketlere benzerlik üzerine ve bu benzerlik sayesinde Davacı markalarının ayırt etme gücünden yararlanmak amacıyla oluşturduğu gözetildiğinde davalının kötüniyetli şekilde marka başvurusunda bulunduğu; Davalının ... numaralı marka başvurusunda işbu davadaki markası ile neredeyse birebir aynı marka için başvuru yaptığı; bu davaya konu marka başvurusu ile diğer ... numaralı başvuruyu ayıran tek fark “...” kelimesi olduğu; .... nezdinde .... E. dosyasında görülen davada davalının bahsedilen “...” markasının iptali ve hükümsüzlüğünü talep ettikleri”; öne sürülerek; ... ’nun ... sayılı kararının iptaline, ... numaralı marka başvurusunu hükümsüzlüğüne,karar verilmesi talep edilmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şahıs Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davalı görseli ile davacı şirketin marka görselleri arasında karıştırılmaya müsait ortak hiçbir ibare olmadığı; ... logosunda salt yazı ve siyah renk hakimken Davalıya ait ... logosunda sarı rengin baskın olduğu; her iki logoda yazı fontu, yazı puntosu, genel görsel durum da birbirinden farklı olup, karıştırılma ihtimali bulunmadığı; Davalının sosyal medya işi ile uğraştığı ve dans ederek dondurma sattığı; Davalıyı canlı izlemek ve onun şovuna dahil olmak için dünyanın farklı yerlerinden bir çok kişi geldiği; Logosunda da Davalının dans edip dondurma satarken kullandığı hareketin bulunduğu; davacının yapmış olduğu işin niteliği ile davalı müvekkilin icra ettiği işin niteliğinin farklı olduğu; Davacının kötüniyet iddiasını somutlaştıramadığı ve ispatlayamadığı; Davacının ... ismi ile ünlenmediği; bu ismin çok dar bir kullanım alanı bulunduğu;.... E. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporlarında, karşılaştırmaya konu markalar arasında hiçbir ortak unsur bulunmadığı, markaların ayniyetinden söz edilemeyeceğinin belirtildiği” öne sürülerek davanın reddi talep edilmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... kararının iptali yönünden; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın ... sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddiasının yerinde ve doğru olup olmadığı, ...'in ... Sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği; Hükümsüzlük talebi yönünden; gerek kurum itiraz sürecinde ileri sürülen ve yukarıda belirtilen itiraz mesnedi marka ile dava dilekçesinde belirtilen davacının diğer markaları açısından davalı şahsın ... başvuru sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık iddiasının davacı iddiasına etki edip etmeyeceği, SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapılıp yapılmadığı, TTK 54 ve devamı maddelerine göre haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı davalının markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 20/02/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 18/04/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. ....Karıştırılma ihtimali gerekçeli itiraz belirtilen genel ilkeler esas alınarak incelenmiştir. Yapılan incelemede, işbu başvurunun "..." ibaresi ile bir şekilden, muterize ait markanın ise "..." ibaresinden oluştuğu, ibareler arasındaki tek ortak olabilecek unsurun muhtelif markasındaki "..." ibaresinin Türkçe karşılığının "..." olması olduğu, ancak "..."ibaresinin bir sıfat olması dolayısı ile kendinden sonra gelen isimle bütünleşerek sıfat tamlaması oluşturması, bu anlamda çekişme konusu marka örneklerinin ihtiva ettikleri tüm unsurlarla birlikte görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadığı ve markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia da somut delillerle ispatlanmadığı gibi, sadece markalar arasındaki benzerlik iddiasına dayandırıldığından ve Kurul'un kanaatine göre, markalar arasındaki benzerlik veya karıştırılma ihtimali, diğer başkaca koşulların varlığı aranmaksızın, tek başına, kötü niyet iddiasının kabulü için yeterli bir kanıt teşkil etmediğinden (....) bu gerekçeye dayalı itiraz da yerinde ve haklı görülmemiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; ... iptalinde Davalı başvuru Markası Davacı Markası ...(fotoğraf) ... ...

Hükümsüzlükte Davalı başvuru Markası Davacı Markaları ...(fotoğraf) ... ... ( dava dilekçesinde belirtilen davacının diğer markaları) ....

Bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE; Davacının ... Karar İptal istemi bakımından, SMK 6/1 kapsamında, ... sayılı başvuru markasının 30. sınıfta tesciline karar verilen malların tamamının, 35. sınıfta tesciline karar verilen hizmetlerden “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, ..., kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, Biralar; Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. Alkollü içecekler (biralar hariç): Şaraplar, rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller … mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri”nin ve 43. sınıfta tesciline karar verilen hizmetlerden “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri”nin, Davacının itiraza mesnet ... sayılı markasının 30. sınıfta kapsamında olan mallar ile aynıveya benzer mal niteliği taşıdığı; Diğer yandan, SMK 6/1 kapsamında, “... + ...” ibareli başvuru markasının, Davacının “...” ibareli markasıyla bütünsel genel izlenimde görsel, işitsel veya kavramsal olarak ilişkilendirilebilecek veya karıştırılabilecek düzeyde benzerlik taşımadığı, iltibas ihtimali doğurmadığı ve karar iptal şartlarının oluşmadığı; Öncelikle, Davalı Kurumun websitesine göre, Davalı Kurum tarafından başvuru sahibine 23.03.2025 tarihinde tescil ücreti bildirim yazısı gönderildiği, ödendiğine dair bir kayıt bulunmadığı ve davaya konu başvuru tescil edilmediğinin tespit edildiği; ve Davacının hükümsüzlük isteminin konusuz kalıp kalmadığının şüphesiz Sayın Hakimliğinizin takdirinde olduğu; Başvuru markasının Davacının sadece hükümsüzlük istemine mesnet gösterdiği .... sayılı markalarıyla aynı veya benzer mal ve hizmetleri kapsadığı; ancak, başvuru markasının Davacının .... sayılı markalarıyla görsel, işitsel veya kavramsal olarak benzerlik taşımadığı; Başvuru markasının Davacının....sayılı markalarıyla gözlüklü saçı sağdan ayrılmış erkek figürü itibarıyla görsel benzerlik ihtiva etmekle birlikte, markaların işitsel veya kavramsal olarak benzerlik taşımadığı; bütünsel genel izlenimde, taraf markaların konumu, ebat ve boyutları itibarıyla esas unsur olarak ihtiva ettiği kelime unsurları olan birbirinden tamamen farklı başvuru markasındaki “...”, Davacı markasındaki “...." ibareleri itibarıyla görsel bakımından da birbirinden yeterince uzaklaştığı, iltibas yaratmayacağı; SMK 6/5 kapsamında, Davacının adına tescilli herhangi bir markanın davalının başvuru tarihinden önce fiilen markasal kullanıldığının, herhangi bir mal veya hizmet bakımından “refleks halinde müdahaleye ihtiyaç duymadan hatırlanantanınmış bir marka olduğunun”; başvuru markasının kapsamındaki 30. sınıf mallar, 35 veya 43. sınıf hizmetler bakımından tescili ve kullanımı halinde; ilgli alıcı kitlesinin davacının herhangi bir markasıyla bağlantı/ilinti kurarak ekonomik davranışları ve satın alma tercihlerinde değişiklik olabileceğinin ve bu surette Davalının haksız menfaat temin etmesi, Davacı markasının itibarına veya ayırtedici karakterine zarar verilmesi sonuçlarından birinin doğabileceğinin somut olgu veya delillerle ortaya konulamadığı; SMK 6/9 kapsamında, Davacının itiraz ve dava aşamasındaki kötüniyet itirazına ilişkin iddia ve delilleri ile tespitlerimizin yukarıda ayrı ayrı belirtildiği görüş ve kanaatine varılmıştır."şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.

GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının "...(fotoğraf) ... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... " ibareli ve diğer tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "...(fotoğraf) ... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının"... " ibareli ve diğer tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "... " ibareli ve diğer tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "...(fotoğraf) ... " ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; Taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Tüm bu gerekçelerle ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 07/07/2025

Katip .... E-imza

Hakim .... E-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/176, K. 2025/275, T. 07.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-176-e-2025-275-k-3fed84f3f3c0