İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/176 E. 2025/990 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/176
- Karar No
- 2025/990
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/176 Esas KARAR NO : 2025/990
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 02/01/2024 KARAR TARİHİ : 23/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Sigorta A.Ş. Tarafından ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile 20.09.2019-2020 tarihleri arasında ... plaka sayılı aracın sigortalandığını, 05.06.2020 tarihinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki, davalı sigortalının maliki ve işleteni olduğu ... plakalı aracın yaralamalı trafik kazasına karıştığını, ancak olay yerini terk ettiğini, İfade evrakları ve 23.08.2021 tarihli ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ... E. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da bu hususun tespit edildiğini, İşbu kaza neticesinde dava dışı yaya ...'a çarparak bedeni zarar verdiğini, Bunun için 10.01.2023 tarihinde 140.462,02 TL tazminat ödemesi yapıldığını, ... maluliyetine ilişkin tazminat talepli olarak ...numaralı başvuru ile Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurduğunu, İşbu başvuruya ilişkin 04.08.2023 tarihinde 8.300,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, Müvekkili şirketin ZMSS kapsamında ödediği tazminatları, zarara neden olan sigorta ettirenden, halefiyet prensibi gereğince rücu imkanı olduğunu, ZMSS Genel Şartları B.4-f hükmünde belirtilen düzenlemesi gereği müvekkil sigorta şirketinin rücu alacağı doğduğunu, ... plaka sayılı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesinin, Genel Şartlar' da belirtilen rücu sebeplerinden olduğunu, tüm bu nedenlerle ödenen tazminatın davalıdan tahsili için işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere rücuen tazminat alacağı olan 148.762,02-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans ile birlikte davalıdan tahsiline, mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından verilen 26.04.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın tüm beyanlarının haksız ve dayanaksız olduğunu, işbu davaya karşı cevaplarını sunma zarureti hasıl olduğunu, Davacı yan tarafın tazminat taleplerine karşı hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla zamanaşımı itirazımız bulunduklarını davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, usul kuralları çerçevesinde, yazdığımız, yazmadığımız tüm ilk itirazlarımızı sunuyor ve davanın, esasa girilmeksizin usulden reddini talep ettiklerini, davacı, taraflardan birinin tüketici sıfatı taşıdığı şeklinde arabulucu başvurusunda bulunmuş olmasına karşın davanın her iki tarafi da tacir olduğundan her iki tarafın da tacir sıfatı taşıması gerektiğinden ve Ticari Dava Şartı Arabuluculuk şeklinde arabuluculuk işlemlerinin yürütülmesi gerektiğinden söz konusu arabuluculuk işlemlerinin dava şartını yerine getirmediği açık olup mezkur davanın dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafın sunmuş olduğu belgeler ile müvekkil sigortalı sebebiyle ödeme yapmış olduğu kanıtlanmamakta olup bu kapsamda söz konusu davanın reddi gerektiğini, Kaldı ki dosyaya bir ibraname sunulmuşsa da sunulan evrakın her zaman düzenlenebilir türden olup adi sözleşme niteliğinde olduğunu, Söz konusu olay ile ilgili hiçbir kamera, ... kaydı, tutanak v.s. bulunmadığını, Yalnızca mağdur ifadeleri ile söz konusu tazminata hükmedilmesinin kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğunu, taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, İşbu davada hukuka uygun olarak yapılması gereken ilk ve en öncelikli işlemin, illiyet bağının tespiti olması gerektiğini, Kaldı ki somut olayda, bırakın kusuru illiyet bağının dahi ispatlanmamış olduğunu, öncelikle davanın usulden reddine, Mahkemeniz aksi kanaatte ise haksız ikame edilen davanın esastan reddine, Davanın ...., ... ve ...'a ihbar edilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, tazminat davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın, davacı tarafından ZMSS kapsamında 20/09/2019-2020 tarihleri arasında sigortalanan ... plakalı aracın karıştığı yaralamalı trafik kazası nedeniyle dava dışı kişiye ödenen maluliyete ilişkin tazminat bedelinin dava dışı sürücünün olay yerini terk ettiği iddiasına dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür. ... 2. Tüketici Mahkemesi'nin 13/03/2024 tarihinde kesinleşen ...Esas,... Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmiş olmakla yargılamaya işbu dosya üzerinden devam edilmiştir. Dava konusu olay, 04.06.2020 günü dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı sigortalının maliki ve işleteni olduğu ... plakalı aracın, dava dışı ...'a çarpması ve akabinde durmayarak olay yerinden ayrılması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı dava konusu kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. 23.08.2021 tarihli ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ..Sr. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda: “... plaka sayılı kamyonetin sürücüsü olduğunu beyan eden şüpheli ..., Namazgah sokaktan ...istikametine doğru tehlikeli virajlı yolda seyir halindeyken yol kazı çalışmasının olduğu tehlikeli virajlı yere geldiği esnada kamyonetinin hızını yol durumuna göre ayarlayamadığından; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda belirtilen 52/1A (sürücüler kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe istlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar) maddesini ihlal ettiğinden dolayı bu kazanın oluşumunda şüpheli ...'ın asli kusurlu olduğu,... ve ...'in ise meydana gelen bu kazanın oluşumu ile ilgili herhangi bir kusur ve ihlallerinin olmadığı,” sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür. Dosyamız arasına celp edilen ... 59. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ...Karar sayılı kararında "Sanığın (kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın sevk ve idaresindeki dava dışı ...) üzerine atılı "Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma" suçunu işlemesi nedeniyle; suçun işleyiş biçimine, suç kastının yoğunluğuna, yaralanmanın derecesine, kusur oranına göre alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nin 89/1 mad. gereğince adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın suçun işlenmesiyle müştekinin uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen gidermediği anlaşılmakla yasal şartları oluşmadığından HAGB kararı verilmesine yer olmadığına," dair karar verildiği görülmüştür. Davalı vekili tarafından zamanaşımı itirazında bulunulmuş olup, 6098 sayılı TBK'nun 72 maddesi uyarınca "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrar. Ancak tazminat, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu süre uygulanır" hükmüne havi olup, somut olayda da ... 59. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasının incelenemsinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu oluşan bedeni zararlara ilişkin tazminat taleplerine uygulanacak zamanaşımı ceza zamanaşımı olup, süresinin de sekiz yıl olduğu dikkate alındığında zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 01.11.2022 tarihli Adli Kurul Maluliyet Değerlendirme Raporunda: “ ...'ın 04.06.2020 tarihinde maruz kaldığı trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle oluşan arızası yapılan muayenesinden ve tıbbi belge incelemesinde elde edilen bulgular kapsamında: A- 20.02.2019 gün ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kişinin engel oranının %5 ve sürekli olduğu, 04.06.2020 tarihinden itibaren kişinin iyileşme süresinin 3 Aya kadar uzayabileceği, 04.06.2020 tarihinden itibaren 30 gün süre ile bir başkasının bakımına muhtaç olduğuna” karar verilmiştir Dava konusu Sigorta Poliçesi'nin incelenmesinde, Davalı ... Ltd. Şti. adına tescilli ... plakalı ... marka 2016 model Kapalı K. Kamyonetin, davacı ... Sigorta A.Ş. Tarafından ... numaralı ZMSS poliçesi ile 20.09.2019-20.09.2020 tarihleri arasında teminat altına alınmış olduğu, ilgili poliçede Şahıs Başına Sakatlanma ve Ölüm limitinin 390.000,00-TL olduğu görülmüştür. Dava dışı ... vekili tarafından 08.11.2022 tarihinde Davacı ... Sigorta A.Ş.'ye başvurulmuş, 10.01.2023 tarihinde sigorta şirketi tarafından 140.462,02.-TL ödeme yapılmış, Sigorta Tahkim Komisyonu'na 27.04.2023 tarihinde başvuru yapılmış, ... hesabına 04.08.2023 tarihinde sigorta şirketi tarafından 8.300,00.-TL ödendiğine dair banka dekontu dosyaya sunulmuştur. Mahkememizin 31/12/2024 tarihli duruşmasının 5 nolu ara kararı ile Dosyanın sigorta uzmanı aktüerya bilirkişisi...'a tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller kapsamında davacının rücuen tazminat talebinde haklı olup olmadığı konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'a tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 31/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Hukuki sonuç ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 04.06.2020 tarihinde meydana gelen kaza sebebi ile 15.03.2024 tarihinde işbu davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dosya içerisinde mevcut ATK raporları ve sigorta tahkim komisyonu kurul kararı içerisindeki bilgi ve belgeler de dikkate alınarak davacı tarafın rücuen tazminat alacağı olan 148.762,02 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans ile birlikte davalıdan tahsiline talebiyle ilgili olarak; Davalı ...Tic. Ltd. Şti. adına tescilli ... plakalı ...marka 2016 model Kapalı K. Kamyonetin, davacı ... Sigorta A.Ş. Tarafından ... numaralı ZMSS poliçesi ile 20.09.2019-20.09.2020 tarihleri arasında teminat altına alınmış olduğu, ilgili poliçede Şahıs Başına Sakatlanma ve Ölüm limitinin 390.000,00-TL olduğu, 7.2. ... vekili tarafından 08.1 1.2022 tarihinde Davacı ... Sigorta A.Ş.'ye başvurulduğu, Davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından 10.01.2023 tarihinde 140.462,02.-TL ödeme yapıldığı, Dava dışı ... vekili tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'na 27.04.2023 tarihinde başvuru yapıldığı, Sigorta Tahkim Komisyonu raporundan sonra ...hesabına Davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından 04.08.2023 tarihinde 8.300,00.-TL ödemenin gerçekleştiği, Bilirkişiliğimizce ödemenin denetlenmesi amacıyla yapılan hesaplama sonucu; Dava dışı ...'ın 04.06.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı 0S maluliyet oranı ve meydana gelen kaza olayında kusurunun bulunmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, 04.06.2020 tarihinden itibaren 30 gün süre ile günlük ihtiyaçlarının giderilmesinde (öz bakım-banyo, yeme-içme vb) bir başkasının bakımına muhtaç olduğu dikkate alınarak maddi tazminat hesabı Yapıldığı, TRH-2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılmadan progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama sonucu; Dava dışı ... lehine; 10.01.2023 tarihli 140.462,02.TL ödemeye göre; 199,729,53-TL maddi tazminat 04.08.2023 tarihli 8.300.00 ödemeye göre; 253.514,01-TL maddi tazminat hesaplandığı, davacı sigorta şirketi tarafından 10.01.2023 tarihinde yapılan 140.462,02.TL. ödemenin güncel değeri olan 147.596,72.TL'nin mahsubu sonucu; Dava dışı ... lehine 105.917,29.TL Bakiye tazminat hesaplandığı,Davacı ... Sigorta A.Ş.'nin 08.12.2023 tarihinde arabuluculuk bürosuna başvuru yaptığı, Büro dosya Numarasının ... ve Arabuluculuk dosya numarasının ...olduğu, arabuluculuk başvuru tarihinin 08.12.2023 olduğu, 29.12.2023 tarihinde Arabuluculuk sonucunun Görüşme Sonucu Anlaşamama şeklinde olduğu,görüş ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 29/04/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile Davalı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi için dosyamızın önceki Bilirkişiye tevdine karar verilmiş, mahkememiz dosyası yeniden bilirkişi...'a tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 05/05/2025 tarihli ek raporunda özetle: " Hukuki sonuç ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 04.06.2020 tarihinde meydana gelen kaza sebebi ile 15.03.2024 tarihinde işbu davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dosya içerisinde mevcut ATK raporları ve sigorta tahkim komisyonu kurul kararı içerisindeki bilgi ve belgeler de dikkate alınarak davacı tarafın rücuen tazminat alacağı olan 148.762,02 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans ile birlikte davalıdan tahsiline talebiyle ilgili olarak; Davalı.... Ltd. Şti. adına tescilli ... plakalı ... marka 2016 model Kapalı K. Kamyonetin, davacı ... Sigorta A.Ş. Tarafından 233880459 numaralı ZMSS poliçesi ile 20.09.2019-20.09.2020 tarihleri arasında teminat altına alınmış olduğu, ilgili poliçede Şahıs Başına Sakatlanma ve Ölüm limitinin 390.000,00-TL olduğu, ... vekili tarafından 08.1 1.2022 tarihinde Davacı ... Sigorta A.Ş.'ye başvurulduğu, Davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından 10.01.2023 tarihinde 140.462,02.-TL ödeme yapıldığı, Dava dışı ... vekili tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'na 27.04.2023 tarihinde başvuru yapıldığı, Sigorta Tahkim Komisyonu raporundan sonra ... hesabına Davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından 04.08.2023 tarihinde 8.300,00.-TL ödemenin gerçekleştiği, Bilirkişiliğimizce ödemenin denetlenmesi amacıyla yapılan hesaplama sonucu; Dava dışı...'ın 04.06.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı %5 maluliyet oranı ve meydana gelen kaza olayında kusurunun bulunmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, 04.06.2020 tarihinden itibaren 30 gün süre ile günlük ihtiyaçlarının giderilmesinde (öz bakım-banyo, yeme- içme vb) bir başkasının bakımına muhtaç olduğu dikkate alınarak maddi tazminat hesabı yapıldığı,TRH-2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılmadan progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama sonucu; Dava dışı ... lehine; 10.01.2023 tarihli 140.462,02.TL ödemeye göre; 199,729,53-TL maddi tazminat hesaplandığı, 04.08.2023 tarihli 8.300.00 ödemeye göre; 253.514,01-TL maddi tazminat hesaplandığı, davacı sigorta şirketi tarafından 10.01.2023 tarihinde yapılan 140.462,02.TL. ödemenin güncel değeri olan 147.596,72.TL'nin mahsubu sonucu; Dava dışı ... lehine 105.917,29.TL Bakiye tazminat hesaplandığı, Davacı ... Sigorta A.Ş.'nin 08.12.2023 tarihinde arabuluculuk bürosuna başvuru yaptığı, Büro dosya Numarasının... ve Arabuluculuk dosya numarasının 2023/110582 olduğu, arabuluculuk başvuru tarihinin 08.12.2023 olduğu, 29.12.2023 tarihinde Arabuluculuk sonucunun Görüşme Sonucu Anlaşamama şeklinde olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. " yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Kusur sorumluluğunda sorumluluğun en önemli unsuru kusurdur. Yine TBK m.50 "Zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü amirdir. Buna göre zarar gören zararını ispat etmedikçe davalı aleyhine tazminata hükmedilemeyecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Halefiyet başlıklı 1472. Maddesinin 1. Fıkrası gereği ''Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir''. Kanunun amir hükmü gereği, dava dilekçesinde sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere davacı sigorta şirketinin bu kanuni düzenlemelere dayanarak davalıya rücu hakkı doğduğu açıktır. Dava, sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili davası olup, davacı sigorta şirketinin sigortalısına bedeni zararlarına karşılık tazminat bedelini ödemek suretiyle TTK 1472. maddesi uyarınca, sigortalısının haklarına halef olduğu ve buna dayalı olarak iş bu davayı açtığı anlaşıldığından aktif husumet ehliyetine sahip olduğu anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır. Poliçe tanzim tarihinde yürürlükte bulunan ZMMS Genel Şartları B.4-f maddesinde "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde.” denilerek, zorunlu haller haricinde sürücünün olay yerini terk etmiş olması rücu sebebi olarak düzenlemiştir. Söz konusu düzenleme ile araç sürücüsünün ister maddi, ister yaralamalı ve ölümlü kaza olsun ",olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde." sigortanın, sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiş, ancak bedeni hasara neden olan bir kazada, sigortalının yahut eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, can güvenliği nedeniyle olay yerinden uzaklaşması gibi zorunlu haller rücu hakkının istisnası olarak belirtilmiştir. İstisna olarak gösterilen sebepler sınırlı olarak gösterilmemiş, ileri sürülen sebeplerin zorunlu hal sayılıp sayılmayacağı olayın oluş şekli, ayrılma sebebi, sürücünün veya sigortalının ayrılmadan sonraki tutum ve davranışları çerçevesinde zorunlu hal olup olmadığı hakim tarafından değerlendirilecektir.( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) 01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine ilişkin olarak meydana gelen trafik kazalarında o dönem yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesinde sigortacının işletene rücu nedenleri arasında sigortalı aracın sürücüsünün kaza sonrası olay yerinden ayrılması sayılmamıştır. Dolayısıyla 01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine dayalı olarak zarar gören hak sahiplerine ödemede bulunan sigorta şirketi salt olay yerini terk nedenine dayalı olarak kendi akidine rücu edemeyecektir. Ancak 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçeleri nedeniyle bedensel hasarlı trafik kazası sonucu zarar gören hak sahiplerine ödemede bulunan zorunlu trafik sigortacısı, kendi akidi olan sigortalısına karşı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesine göre olay yerini terk nedeniyle rücu davası açabilecektir. Zira bedensel hasarlı trafik kazalarında 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartların B.4 maddesinde ifade edilen haller ile benzer zorunlu haller dışında olay yerini terkin, içe rücu sebebi olduğu kabul edilmiştir. Olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4. maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır. Sigortalı kaza yerini ancak Genel Şartların B.4. maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlar ise rücu durumundan kurtulacaktır. ( Yargıtay 4. Hukuk Dairesi... Esas ... Karar) Mahkememizce tüm dosya kapsamı, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ...Sr. Dosyası ve kusura ilişkin düzenlenen 23/08/2021 tarihli bilirkişi raporu, ... 59. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas, ... Karar sayılı dosyası, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 01.11.2022 tarihli Adli Tıp Raporu, Sigorta Poliçesi, ödemeye ilişkin banka dekontları ve hükme esas alınan denetime elverişli 13/01/2025 tarihli kök rapor ve itirazlar üzerine alınan 05/05/2025 tarihli ek raporlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanan dava dışı araç sürücüsünün karıştığı 04.06.2020 tarihli maddi hasarlı trafik kazasından sonra sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Sr. Sayılı dosyasında kaza ile ilgili bilgisi başvurulan görgü tanıkları Metin Al ve Hüseyin Nas'ın ifadelerinden de bu durumun anlaşıldığı, zarar görene aracın çarpması nedeniyle meydana gelen bedeni zararların miktarının aktüerya bilirkişi raporları ile desteklendiği, Türk Ticaret Kanunu m.1472'ye göre, sigorta şirketi, sigortalısına ödediği tazminat bedeli kadar üçüncü şahıslara rücu edebileceğinden, halefiyet ilkesi doğrultusunda davacı tarafından dava dışı kişilere yapılan ödemeleri sigortalısı olan davalıdan rücu koşullarının oluştuğu, dosyaya sunulan tutanak ve belgelere göre kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında tam kusurlu olduğu ve davacı tarafından yapılan ödemelerin kadri maruf olduğu anlaşılmakla, mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kabulü ile 148.762,02 TL'nin 140.462,02 TL'sinin ödeme tarihi olan 10/01/2023 tarihinden, 8.300,00 TL'sinin ödeme tarihi 04/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile 148.762,02 TL'nin 140.462,02 TL'sinin 10/01/2023 tarihinden, 8.300,00 TL'sinin 04/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 10.161,93-TL karar harcından peşin yatırılan 2.540,49-TL harcın mahsubu ile noksan 7.621,44-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 7.056,50-TL yargılama gideri ile 2.540,49-TL peşin harç 427,60 TL başvurma harcı toplamı 10.024,59-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 23/12/2025
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır