İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1165 E. 2025/1144 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1165
Karar No
2025/1144
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO :... KARAR NO : ...

BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...

MÜTEVEFFA :... DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3-... 4-... VEKİLİ : Av. AL... DAVALI : 1-... VEKİLİ : Av... DAVALI : 2-... VEKİLLERİ : Av. ... Av....

DAVA : Tazminat ( Trafik Kazasından Kaynaklı Destekten Yoksun Kalma Tazminatı ve Manevi Tazminat) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ :... GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :...

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat ( Trafik Kazasından Kaynaklı Destekten Yoksun Kalma Tazminatı ve Manevi Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 28.06.2020 tarihinde müteveffa ...'ın yolcu olarak bulunduğu ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu ölümlü/ yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazada davacı müvekkillerinin oğulları ...'ın kaldırıldığı hastanede vefat ettiğini, kazanın vukuundan sonra, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi ... Esas, ... Karar künyeli dosyada işbu trafik kazasına ilişkin ... hakkında yargılama yapılmış ve mahkumiyet kararı verildiğini, dosya kapsamında trafik kazasına ilişkin aldırılan 03/07/2020 tarihli Trafik Bilirkişi Raporunda "... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nun ... kendi şeridinde seyreden sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobile çarpması ve kazanın oluşumuna ASLİ OLARAK sebebiyet verdiğinden ... ASLİ VE TAM KUSURLU olduğu, diğer araç sürücüsü ...'nın ise kusur ve ihlalinin bulunmadığı" şeklinde değerlendirme yapıldığını, trafik kazasında vefat eden davacıların çocukları ... vefat ettiğinde henüz 25 yaşında olmakla birlikte Hacılar Belediyesinde çalışarak aile bütçesine katkı ve destek sağladığını, müteveffanın gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğunu, müvekkilinin anne ve babasının, toplum içerisinde de acıların en büyüğü olarak görülen ve 'Allah evlat acısı göstermesin.' şeklinde kalıplaşmış bir duanın da konusu olmuş olan acıyı yaşadıklarını, bu acının tarifinin mümkün olmadığını, müteveffanın ailenin tek erkek evladı olması sebebiyle her aile bireyinin hayatındaki yeri ve kıymetinin başka olduğunu, kazaya kusuru ile sebebiyet veren ... plakalı aracın İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası davalı şirket tarafından yapıldığını, İMMS, araç sahibinin üçüncü şahıslara verdiği maddi zararın, trafik sigortası teminatları kapsamında karşılanmasının ardından kalan kısmı ve manevi zararı güvence altına alan bir sigorta olduğunu belirterek davanın kabulü ile, Anne ... için 300.000 TL, Baba ... için 300.000 TL, Abla Pakize (Yaprak) DUYKU için 200.000 TL, Kardeş ... için 200.000 TL olmak üzere; toplam 1.000.000.-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalı ...´dan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, HMK. 107/1-2 maddesine göre -belirsiz alacak davası- dava açarken net tazminat miktarını bilinmediğinden ilerde eksik harcı tamamlayarak dava değerini artırma ve diğer fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla , Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi limitini aşan kısım için şimdilik; 100,00 TL maddi tazminatın faiziyle davalı ...´dan ve poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla davalı ... Sigorta Şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, Davalı sigorta şirketine yönelik tüm talepleri için temerrüt tarihinden itibaren ticari temerrüt faizine-avans faize hükmedilmesine,(harcın artırılması halinde artırılmış tüm değerler üzerinden ticari temerrüt faizi-avans faizi yürütülmesine) yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, Konu dosyaya ilişkin olarak ölü muayene tutanağı veya otopsi tutanağının dosyaya kazandırılması, ölüm ile kaza arasındaki illiyetin tespit edilmesi gerekmektedir. Ölüm sebebinin kaza ile illiyetinin olup olmadığının araştırılması müvekkil sigorta şirketinin işbu tazminat kalemlerinde sorumluluğunun bulunup bulunmamasının tespiti için önemli olup kabul anlamına gelmemekle birlikte hesaplanacak tazminatta müteveffanıntüm murislerinin payları göz önüne alınmalıdır. Davalı ... Ve Sağlık Hizmetleri Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın talep etmiş olduğu maddi tazminat taleplerinin fahiş miktarda olduğunu, bu durumun yargılama sırasında bilirkişi incelemesiyle sabit hale geleceğini, davacının talep ettiği maddi tazminat miktarının uğradığı zararların ötesine geçtiğini ve adeta bir kazanç elde edimi amacına dönüştüğünü, Destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecek kimseler bir kimsenin ölümü sonucu yaşama düzeni bozulan, bu suretle ölenin yardımından fiilen yoksun kalan kimse ile ölüm olayı meydana gelmemiş olsaydı, hayat tecrübelerine ve işlerin normal gidişine göre ölenin kendisine yardım edeceği muhtemel gözüken kimselerin davacı olabileceğini, talebin kabulü için desteğin ilerideki kazanç durumunun destek olmaya müsait olduğunun kabul edilebilir olması gerektiğini belirterek davanın ve cevap dilekçesinin ... Katılım Sigorta Aş (... Kadıköy/İstanbul)'ne ihbarına, asli kusurlu bulunan müteveffanın eylemi nedeni ile davacıların fahiş maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının usule aykırı olduğunu, trafik kazası tespit tutanağının tarafların kusur oranlarını belirlemeye elverişli bir rapor mahiyeti taşımadığını, meydana gelen kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacıların tazminat taleplerinin afaki olduğunu belirterek davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, yargılama giderleri, masraf ve vekalet ücretinin haksız dava ikame eden davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Taraflarca, Hasar dosyası ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi, SGK kayıtları, Feragatname, İbraname, ödeme belgeleri, Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Trafik Kayıtları, Yargıtay Kararları, Bilirkişi İncelemesi, Savcılık soruşturması ve Ceza dosyası, Hastane kayıtları ve Nüfus kayıt örneğine delil olarak dayanılmıştır. Mahkememiz yazı işleri müdürlüğünce ... ve ... plaka sayılı araçların 28/06/2020 tarihli kaza tarihinde kimin adına tescilli olduğunun, bu aracın araç tescil kaydının UYAP sistemi üzerinden çıkartılarak dosyamıza eklenmiştir. Davacıların ve müteveffa ...'ın T.C. kimlik numaraları ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak; a)Davacıların sigortalı olup olmadığının, çalışıyorlarsa aylık ücretinin ne olduğunun sorulmasına, b)Müteveffa ...'ın vefatından önce sigortalı olup olmadığının, çalışıyorlarsa aylık ücretinin ne olduğunun sorulmasına, C)Müteveffa ...'ın 28/06/2020 tarihinde trafik kazası sonucu ölümü nedeniyle SGK tarafından davacılara rücua tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığının yahut ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasına, yapılmışsa buna ilişkin kararın, peşin sermaye değerinin hesaplanmasına ilişkin tabloların ve dayanak belge örneklerinin gönderilmesinin, yapılan ödeme veya bağlanan maaş ya da gelirin rücua tabi olması halinde sorumlular hakkında rücu davası açılıp açılmadığının, açılmışsa mahkeme adının ve dava esas numarasının bildirilmesi istenmiş, 10/01/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesine müzekkere yazılarak ... sayılı dosyanın akıbeti sorulmuş, dosyanın UYAP kayıtları dosyamıza eklenmiştir. Kayseri Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 28/06/2020 tarihinde meydana gelen 778 kaza numaralı kaza tespit tutanağına konu olan trafik kazasına ilişkin kamera kaydı olması halinde CD formatında gönderilmesi istenmiş, 03/01/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Davacının T.C. kimlik numaraları ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle ... Anonim Türk Sigorta Şirketine müzekkere yazılarak davalı ... (T.C. No: ... )'a ait, ... plakalı aracın karıştığı 28/06/2020 tarihli trafik kazasından dolayı hasar dosyasının, sigorta poliçe örneğinin, alınmış ise ekspertiz raporunun, davacıların dava açmadan önce KTK'nun 97. maddesi uyarınca başvuru yapımış olması halinde başvuru dilekçesinin, dilekçe ekinde ve sonradan sunulan tüm kayıt ve belge örneklerinin ve dilekçenin evrak kayıt tarihinin, davacılara ödeme yapılmış ise ödeme belgesinin ve varsa ibraname örneğinin gönderilmesi istenmiştir. 25/10/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Müteveffa ...'ın (T.C. no: ... ) müteveffa/3. kişi sıfatı ile UYAP kayıtlarına eklenmesine ve aile nüfus kayıt tablosu örneği UYAP sisteminden çıkarılarak dosyamıza eklenmiştir. Davacıların ve davalı ... T.C kimlik numarasının ve açık kimlik bilgilerinin belirtilmesi sureti ile ... sigorta A.Ş ye müzekkere yazılarak 15/10/2019--15/10/2020 vadeli, acente no: ... , poliçe no: ... sayılı mapfre sigorta a.ş nezdinde ZMMS poliçesi ile sigoralanmış olan, sigortalı ... ya ait ... plakalı aracın karıştığı kayseri ili melikgazi ilçesi battalgazi mahallesinde 28/06/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ...'ın vefatı nedeni ile ZMMS poliçesi kapsamında davacılara veya davacılardan bir kısmına destekten yoksun kalma zararına yönelik olarak yapılan tazminat ödemelerine ilişkin olarak açılan hasar dosyasından başvuru talep evraklarının, ZMMS poliçesinin, aktüerya-ekspertiz raporunun, ödemeye ilişkin banka dekontalır ve diğer ödeme belgelerinin, sulh ibra feragat belgesinin okunaklı örneklerinin eksiksiz olarak gönderilmesinin istenilmesine, ve özellikle her bir davacı için hespalanan ve ödenen destekten yoksun kalma tazminat miktarının kaçar TL olduğunn açıkça bildirilerek buna ilişkin ve bunu gösterir tüm kayıt ve belge örneklerinin de gönderilmesi istenmiş, 07/06/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Dosya içindeki ... plakalı aracın trafik kayıt örneğinin eklenmesi ve davacıların T.C kimlke numamaralı ile açı kimlik bilgilerinin belirttilmesie sureti ile Sigorta bilgi gözetime müzekkere yazılarak tarfik kazasında behçet yaprakın vefatı nedeni ile ... plakalı aracın gerek ZMMS poliçesi ve gerekse kasko poliçesi nedeni ile açılmış hasar dosyalarının bulunup bulunmadığının araştırılarak varsa hasar dosyaları ile ilgili kayıt ve belgelerin, sigorta şirketlerinin adının, ZMMS ve kasko poliçelerinin vadeleri, acente no, poliçe no, hasar dosya no gibi bilgilerini içerir kayıt dökümlerinin gönderilmesi istenmiş, 06/06/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Kayseri 1. ACM'ye müzekkere yazılarak ... r sayılı dosyadan verilen 04/05/2023 tarihli hükmün yasa yolu incelemelerinden geçerek kesinleşip kesinleşmediği sorulmuş, kesinleşmişse kesinleşme şerhi örneği istenmiştir. Davacı tanığı ... duruşmada; "ben 2008 yılında ... ile evlendim, Kayınpederim olan ... büyükşehir belediyesinde işçi olarak çalışıyordu, emekli oldu, bir tane müstakil evi vardır, belediyede otobüs işletme müdürlüğünde amirlik yapıyordu önce şofördü sonra amir olmuştu, emekli maaşından başka geliri kazancı ve başkaca mal varlığı yoktur, ... ev hanımıdır, her hangi bir mal varlığı ve geliri yoktur, ... evlidir bir tane çocuğu var, ev hanımıdır, benim eşim olan davacı Pakize 'de ev hanımıdır, benim üç çocuğum vardır, ... vefatından evvel Hacılar belediyesinde işçi olarak çalışırdı, hacılar belediyesine de vefatından 5-6 ay kadar önce işe girmişti, belediyede temizlik işlerinde çalışıyordu, bekardı, vefatından önce annesi babası kardeşleri ile yaşıyordu, benim kayınvalidemle akrabalığım vardır, kayınpederim ve kayınvalidemin evi iki katlıydı, bizde aynı evde yaşıyorduk, ...'ın sağlığında belediyeden aldığı maaşı dışında başkaca geliri ve kazancı yoktu, bir tane arabası vardı, ölümünden sonra o arabası da satıldı, kayınvalidem Şengül aslında benim halam olur, ...'ı çocukluğundan beri bilirim, onun ölümü tüm aileyi sarstı hepimiz üzüldük, ... belediyede çalışırken asgari ücretten maaş alıyordu, kazancı kendi ihtiyaçlarına yetmiyordu, Behçet aynı evde yaşadıkları için babasına kira ödemesi yapmıyordu, Tanıklık ücreti talebim yoktur, benim bildiklerim bunlardır" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... duruşmada, "davacı ... eskiden belediyede çalışıyordu orada amirdi, şimdi emekli oldu, şimdi emekli maaşı alıyor, başkaca geliri kazancı yok, oturduğu ev kendisine aittir, evinden başka mal varlığı yoktur, davacı ... Mustafa'nın eşidir, ev hanımıdır, herhangi bir mal varlığı ve geliri yoktur, Pakize Duyku'da çalışmaz ev hanımıdır, geliri ve kazancı ve de mal varlığı yoktur, ... yine ev hanımıdır, geliri, kazancı ve mal varlığı yoktur, ... vefatından önce Hacılar belediyesinde işçi olarak çalışıyordu, işkur aracılığı ile bu işe girmişti, daha öncesinden bir kere nişanlanıp ayrıldı, vefatından önce ... ailesi ile birlikte yaşıyordu, onun bir arabası vardı, kazadan sonra satıldı, maaşı dışında başkaca mal varlığı ve geliri yoktu, ... sağlığında yerine göre kazandığından ailesine veriyordu, yerine göre kendisi onlardan para istiyordu, ... aile içinde çok seviliyordu, onun vefatı aile içinde çok üzüntüye sebebiyet verdi, Tanıklık ücreti talebim yoktur, benim bildiklerim bunlardır"şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı... duruşmada; "Davacılar tanığı beyanında: Davacılardan ... benim eşim olur, ben ...'ı evlemeden önce de tanırdım. Ben 2023'de evlendim. Behçet ben evlenmeden önce vefat etmişti. Hacılar ilçesi küçük bir yer olduğu için herkes birbirin tanır bende behçet'i tanıyordum. Ben behçetin vefat haberini aldığımda hastaneye gittim, o zamanlar ailesini tanımazdım ama ailesi bu olaydan dolalyı bitik durumdaydı, üzgündü, behçet sağlığında hacılar belediyesinde çalışırdı bekardı, anne babası ile yani ailesi ile birlikte yaşardı. Eşimin bana aktardığına göre ailesine çoğunlukla destek olan ... imiş babası ile beraber parasal güçlerini birleştirerek ailenin geçimini öyle sağlıyorlarmış, Tanıklık ücreti talebim yoktur, benim bildiklerim bunlardır" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tarafların kusura ilişkin iddia ve savunmalarının çözüme kavuşturulması amacı ile dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği mahalde 28/06/2024 günü saat 09:30'dan itibaren keif icrasına, Refakata resen seçilecek bir trafik makine mühendisi bilirkişinin alınmasına, HMK'nun 273 maddesi gereği trafi kaza tespit tutanağının mahalline uygulanması, Kayseri 1. ACM'nin... esas ... karar sayılı dava dosyasının tüm uyap kayıt örnekleri, mahkememiz dosyasının uyap kayıtlarında mevcut olduğundan bunların uyap sistemi üzerinden incelenmesi, savcılık soruşturması ve ceza yargılaması sırasında alınan ifade tutanakları, savunmalar, beyanlar, tahkikat evrakları, bilirkişi raporu ve atk kusur raporu ile tüm deliller incelenmek, mahalindeki trafik işaret levhaları, yolun fiziki koşulları, yolun eğimi, kasislerin durumu, yol üzerindeki hız sınırlaması ve kaza yeri civarındaki kasisli yol, okul geçiti, ve azami hız sınırlamasına ilişkin trafik işaret ve levhaları ile varsa diğer etkenişaret, uyarıcı levhalar ve durumların tespit edilerek 28/06/2020 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurul olduğu, hangi kural ihlallerenin olduğu, davalı sürücü ... vekilinin savunmalarına göre yolda bulunan kasinin yüksekliği, mevzuata uygun olup olmadığı, kaza mahallindeki hız sınırına binaen kazaya etken neden olup olamayacağı, savcılık soruşturması sırasında alınan kusur raporu ile ATK kusur raporunun da irdelenerek tartışılmamsı ,kaza yeri ve çevresindeki trafik işaret levhalarının, kasislerin ve varsa diğer etken unsurların, araçların gidiş yönünün ve çarpışma noktasının gösterildiği kaza yeri basit krokisinin de çizilmesi sureti ile hüküm vermeye ve denetime elverişqli açıklamalı rapor için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine, karar verilmiştir. Makine Yüksek Mühendisi Öğretim Görevlisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 23/08/2024 tarihli raporda özetle; "2023/1165 Esas dosyası ile tarafıma tevdi edilen görevin “Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)” durumun tespitine yönelik gerekli incelemeler tamamlanmıştır. Yapılan inceleme ve değerlendirmelerde; Dosyada mevcut kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'ndaki veriler, iddia, savunma, tanık ifadeleri ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; kazanın 28/06/2020 günü saat 02.30 civarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Kayseri ili Melikgazi ilçesi Eskişehir Bağları istikametinden Kartal Bulvarı istikametine Battal Gazi Bulvarı üzerinde seyir halinde iken, kaza mahalli kasisli yol bölümüne geldiği esnada sevk ve idaresindeki aracın hızının (kendi ifadesi 85-90 km/saat) mahal şartlarının (mahal şartı: 30 km) çok üzerinde olması, trafik işaret levhaları ve trafik ışıklarını dikkate almadığı, ayrıca trafik işaret levhalarında belirtilen yolun kavisli olması ve hız düşürücü tümseğin varlığını dikkate almaksızın karşılaşmış olduğu mahal şartlarında araç hakimiyetini kaybettiği ve orta refüjü aracıyla aşarak karşı istikamet yol bölümüne girip bu yöndeki şeritten seyirle gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarpması sonucu gerçekleşen ölümlü/yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği olayda: ... plaka sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile günün gece vakti, görüşün sokak aydınlatma lambaları ve araç ışıkları ile sağlandığı ancak açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve karşılaşmış olduğu yol bölümüne gelmeden kavis uyarı levhası ile hız düşürücü tümsek levhasını dikkate almaksızın seyrine devam ettiği anda araç hakimiyetini kaybederek yolun orta refüj ile ayrılan karşı şeridinde seyir halinde olan araca çarpması ile sebebiyet verdiği olayda; KTK Madde 47/b-c "Trafik işaret ve kurallarına uyma zorunluluğu: Madde 47- Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; .....b) Trafik ışıklarına, c) Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara, uymak zorundadırlar.", KTK Madde 52/a "Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak: Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, zorundadırlar." ve Madde 84/b-c-g "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Madde 84– Araç sürücüleri trafik kazalarında, ......b) Taşıt giremez trafik işareti bulunan karayoluna veya bölünmüş karayolunda karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit, rampa ve bağlantı yollarına girme, c) İkiden fazla şeritli taşıt yollarında, karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit veya yol bölümüne girme, ...g) Şeride tecavüz etme, hallerinde asli kusurlu sayılırlar" kurallarını ihlal ettiği asli ve tam kusurlu olduğu; ... plakalı sayılı araç sürücüsü ...'nın ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkenliği olmadığından kusurunun olmadığı değerlendirilmiştir." şeklinde rapor düzenlenmiştir. HMK'nun 266. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir Aktüerya uzmanı bilirkişinin resen seçilmesine, HMK'nun 273. maddesi gereği iddia, savunma, nüfus kayıtları, SGK kayıtları, müteveffanın gelirine ilişkin kayıtlar, kusur raporu, dava dışı ZMMS poliçesini düzenleyen Mapfre Sigorta AŞ nezdinde düzenlenen hasar dosyası içeriği ve davacılara yapılan ödemeler ile diğer tüm deliller incelenmek suretiyle davacılar tarafından talep edilen maddi tazminat istemi yönünden yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre TRH 2010 yaşam tablosuna göre, yaşam süreleri belirlenerek ve bilinmeyen dönem hesabında progresif rant formülü (%10 arttırım, %10iskonto) uygulanarak talep eden davacılar ... ve ...'ın destekten yoksun kalma zararları ve varsa aktüer hesaplarının yapılmasına, Mapfre Sigorta Aş tarafından yapılan ve ZMMS poliçelerinin teminat limitini aşan destek zararı varsa miktarlarının tespiti ile davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi nezdinde düzenlenen birleşik kasko sigorta poliçesinin teminat limiti içinde kalıp kalmadığının tespiti ve gerekiyor ise gareme hesaplarının da yapılması konularında denetime ve karar vermeye elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine, karar verilmiştir. Aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 07/05/2025 tarihli raporda özetle; "KTK 96/11. Maddesinin hukuki nitelenderilmesi ve nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davalı sigorta şirketinin sorumlu olabileceği bakiye destek zararının: Davacı ... yönünden 40.721,38 TL, Davacı ... yönünden 59.278,62 TL olabileceği" belirtilmiştir. Davacı tarafa ZMSS şirketi tarafından dava öncesi yapılan ödemenin güncellenerek mahsubu noktasında itirazların ve sair aktüerya itirazlarının değerlendirilmesi ve bu kapsamda zarar hesabı yapılması için ek rapor alınmasına, karar verilmiştir. Aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 18/09/2025 tarihli ek raporda özetle; "KTK 96/11. Maddesinin hukuki nitelendirilmesi ve nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere: Davacı ...'ın bakiye destek zararının 649.523,77 TL (sigorta şirketinin sorumluluğu 40.670,08 TL ile sınırlı olmak üzere) Davacı ...'ın bakiye destek zararının 947.531,59 TL (sigorta şirketinin sorumluluğu 59.329,92 TL ile sınırlı olmak üzere) olabileceği" belirtilmiştir. Davacı vekili 01/12/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile "Davacı ... yönünden bakiye destek zararının 649.523,77.- TL olabileceği yönünde yapılan hesaplama ve davacı ... yönünden bakiye destek zararının 947.531,59.-TL olabileceği yönünde yapılan hesaplamalar doğrultusunda; dava dilekçemizde 100.-TL olarak talep ettiğimiz maddi tazminat talebimizi, müvekkil ... yönünden 947.481,59-TL artırmak ve müvekkil ... yönünden 649.473,77.-TL artırmak suretiyle neticeten 1.597.055,36.-TL olarak davalılardan ...'dan ve poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla sigorta şirketinden talep ediyoruz" şeklinde beyanda bulunarak dava değerini arttırmış, eksik harç miktarını yatırmış ve dilekçenin bir örneği davalılara tebliğ edilmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, 28/06/2020 tarihli trafik kazasında ...'ın vefatı nedeni ile davacı müvekkillerimden ... ve ... için destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi tazminat ve tüm davacı müvekkillerim yönünden manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava dosyası mahkememiz heyeti tarafında yürütülerek sonlandırılmıştır. Davacı taraf, 28/06/2020 günü davalı ...'ya ait ve sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın seyri sırasındayken dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçta davacıların murisi ...'ın yolcu konumunda her iki aracın trafik kazasına karışması sonucu ...'ın vefat ettiğinden bahisle davacı baba ... için 50,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 300.000,00 TL manevi tazminat, davacı anne ... için 50,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 300.000,00 TL manevi tazminat, davacı kardeş ... için 200.000,00 TL manevi tazminat, davacı kardeş ... için 200.000,00 TL manevi tazminat dilediği görülmüştür. Olayla ilgili Kayseri 1. ACM'nin dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Ceza dosyasının incelenmesinde 28.06.2020 günü saat 02.30 sıralarında, sürücü ... idaresindeki ... plakalı Honda marka araç, Kayseri Battalgazi Bulvarı üzerinde Eskişehir Bağları istikametinden Kartal Bulvarı yönüne seyir halindeyken Melikgazi Belediyesi İlköğretim Okulu önündeki kasisi fark etmeyerek hızla geçmiştir. Bu esnada direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü, önce orta refüjdeki ağaca ve aydınlatma direğine çarpmış, ardından karşı şeride geçerek o sırada karşı yönden gelen ... yönetimindeki ... plakalı Tofaş marka araçla kafa kafaya çarpıştığı, kaza sonucunda araçta yolcu konumunda bulunan ...'ın 28/06/2020 tarihinde vefat ettiği görülmüştür. Nüfus kayıtlarının incelenmesinde davacı ... muris ...'ın babası olduğu, davacı ...'ın muris ...'ın annesi olduğu, davacılar Pakize ve ...'ın muris ...'ın kardeşleri olduğu görülmüştür. Sigorta poliçelerinin ve ceza dosyasının incelenmesinde; kazaya karışan ... plakalı aracın sürücüsünün davalı ... olduğu, tescil kayıtlarına göre ise araç malikinin davalı ... olduğu ve davalı sigorta şirketi nezlinde ise ... plakalı aracın İMM poliçesi olduğu görülmüştür. Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları , "Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. İşbu sigorta, sigorta ettirenin haksız taleplere karşı müdafaasını da temin edeceği... " öngörülmüştür. Davalı sigorta şirketi ZMSS poliçe limitini aşan kısımla sorumludur. Kaza tarihinde geçerli kasko poliçesi ve İMM poliçesine göre 100.000,00 TL teminat altına alındığı ve kasko poliçesi kapsamında ihtiyari mali mesuliyet poliçesi düzenlendiği görülmüştür. ... plakalı aracın ZMSS olan ... Sigorta Aş tarafından davacı ... için 210.000,00 TL ve ... için 160.000,00 TL olmak üzere 370.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatını 24/10/2023 tarihinde garame hesabı yaparak ödediği görülmültür. -Tarafların uyuşmazlık noktalarının tespiti noktasındaki değerlendirmede; 28/06/2020 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu olduğu, bu kaza neticseinde ...'ın vefatı nedeni ile davacılardan ... ve ...'ın destekten yoksun kalma zararlarının bulunup bulunmadığı, varsa davalıların bu zarardan sorumlu olup olmadığı, yine tüm davacıların manevi zararlarının bulunup bulunmadığı, varsa davalı ...'nun manevi zararlardan sorumlu olup olmadığı, davalı ... vekilinin zaman aşımı definin ve hak düşürücü süre itirazının, davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekilinin zaman aşımı defi. Görev, kesin hüküm, husumet, derdestlik, hak düşürücü süre ve KTK'nun 97 maddesine ilişkin dava şartı itirazlarının dinlenebilir olup olmadığı konusunda olduğu anlaşılmıştır. KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde; Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı olduğundan davacıların davalı sigorta şirketlerine başvurduğu ve burada hasar dosyasının açıldığı dolayısıyla davacının yasada öngörülen sigortacıya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Aksi yöndeki itiraza itibar edilmemiş, dava şartlarının mevcut olduğu değerlendirilmiştir. Zaman aşımı def'inin değerlendirmesinde; Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK m. 72 haksız fiil nedeniyle tazminat davasının zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, herhalde zararı doğuran olayın gerçekleşmesinden itibaren on yıllık sürede zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Ancak, haksız fiil aynı zamanda suç teşkil eden bir eylem ise ve Ceza Kanunu’nda daha uzun zamanaşımı süresi öngörülmüşse haksız fiil sorumluluğunda bu (uzamış) ceza zamanaşımı süreleri uygulanır. Uzamış (ceza) zamanaşımının başlangıcı olay tarihidir, zarar ve failin öğrenilmemesi önem taşımaz. Ceza zamanışımı süresi dolmuş ise on yıllık hak düşürücü süre içinde olmak kaydıyla zararın (gelişen durumun sona ermesinden itibaren) ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıllık süre içinde de dava açılabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda bu davanın 28/12/2023 tarihinde açıldığı, kazanın ise 28/06/2020 tarihinde olduğu, 2918 sayılı KTK'nın 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, söz konusu iş bu davada taksirle ölüme sebebiyet vermek ve yarlanmasına sebebiyet verme suçu konusu olduğu için 15 yıllık zaman aşımına tabi olması karşısında anılan sürenin dolmadığı anlaşılmakla zamanaşımı itirazı reddedilmiştir. Göreve ilişkin itirazın davanın mutlak ticari dava olması, kesin hüküm itirazın keisnleşmiş bir mahkeme kararı olmaması, derdestlik itirazının derdest bir dava olmaması ve hak düşürücü süre itirazın davada öngörülmüş bir hak düşürücü sürenin olmadığı görülmüştür. -Mahkememizce kusur ön sorun değerlendirmesinde, Mahkememiz olayla ilgili ceza dosyasının bir örneğini dosyamız arasına almıştır. Mahkememizce kusur raporu alınmıştır. Kaza tespit tutanağının incelenmesinde; ... plakalı araç sürücüsü ... 2918 sayılı KTK sürücü kusurlarından 52-1/B ''Araçların hızını; aracın yük ve teknik özelliklerine, görüş yol hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak'' kuralını ihlal ettiği görüş ve kanaatine varılmış Kaza yerinde yapılan incelemelerde fren izine rastlanılmamıştır. Ayrıca kendi beyanına göre de hızının 85-90 km olduğunu beyan etmiştir. Diğer araç ... plakalı araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun olmadığı kanaatine varılmıştır. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan 03/07/2020 tarihli raporda benzer kural ihlalleri tespitine yer verdiği görülmüşrür. Mahkememizce alınan kusur raporunda ise; 28 Haziran 2020 tarihinde Kayseri'de gerçekleşen trafik kazasında, ... plakalı araç sürücüsü ...'nun, hız sınırının 30 km/s olduğu yolda yaklaşık 85-90 km/s hızla seyrettiği, trafik levhalarını ve hız kesici tümsekleri dikkate almayarak direksiyon hakimiyetini kaybettiği tespit edilmiştir. Kontrolden çıkan aracın orta refüjü aşarak karşı şeride geçmesi sonucu, kendi yolunda seyreden ... idaresindeki ... plakalı araca çarptığı anlaşılmıştır. Bu doğrultuda; hız kurallarını ihlal eden ve şerit tecavüzünde bulunan ... "asli ve tam kusurlu" bulunurken, kendi şeridinde ilerleyen ve kazayı önleme imkanı bulunmayan ...'nın herhangi bir kusurunun olmadığı kararına varılmıştır. Birbiriyle uyumlu raporlar uyarınca davalı ...'nun seyir halinde iken hızını kontrol etmeyerek direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve karşı şeride geçerek ... idaresindeki ... plakalı araca çarptığı ve bu kazada Behçet Yarak'ın vefat ettiği ve ...'nun kazada tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır. -Destekten yoksun kalma tazminatına dair değerlendirmede; Destekten yoksun kalma tazminatı, B.K'nun 45/II. maddesinde düzenlenmiş olup; "Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir." şeklinde hükme bağlanmıştır. Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK'nun 45/II. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Borçlar Kanunu’nun 45.maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 1982/412 K. sayılı kararı). Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve 2005/4-648 E.-2005/691 K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir. Önemle vurgulanmalıdır ki, Borçlar Kanunu’nun 45/III. maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur. Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir (HGK.nun 15.06.2011 gün ve 2011/17-142 E. -411 K. sayılı ilamı). Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın “Sigortanın Kapsamı” başlıklı A-1.maddesindeki, “Sigortacı, bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde düzenlemesi yer almaktadır. -Müterafik kusura ilişkin değerlendirmede; Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52.maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. maddesinde "belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur... kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir" düzenlemesi yapılmıştır. Somut olayda muris ...'ın yolcu bulunduğu aracın sürücüsü ...'nın göz içi sıvında 55 mg/DL etanol bulunduğu ve ...'ın göz içi sıvında 162 mg/DL etanol bulunduğu tespit edilmiştir. Muris ... alkollü araç kullanan kişinin aracına binmiş olduğu tespit edilmiş ise yolcu bulunduğu aracın kazada kusuru olmadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Ayrıca dosya arasındaki sunulan itfaiye raporunda kaza sonrası kişilerin araçta sıkıştıkları ve itfaiye ekiplerince araçtan çıkarıldıkları anlaşılmakla emniyet kemerinin Behçet yönünden takılı olduğu anlaşılmıştır. - Hatır indirimi itirazına dair değerlendirmede; Davalı hatır taşımasına yönelik sonradan sunulan itiraz bulunmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 87. Maddesine göre "Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir." esası kabul edilmiştir. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada, taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminat miktarının tayini" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş ,BK.nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda, Muris ... ...'nın sevk ve idaresindeki araca binmiş olduğu tespit edilmiş ise yolcu bulunduğu aracın kazada kusuru olmadığından hatır indiriminde yerleşik Yargıtay uygulaması gereği sadece yolcu olunan aracın sorumlularına yönelik tazminatlarda indirim yapılması gerektiğinden hatır indirimi yapılmamıştır. -Davalı ...'nun sorumluluğuna dair değerlendirmede; İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür. 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6031, K. 2015/13494) Somut olayda, davalı ... işleten olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde hem de sürücü olması sebebi ile haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca zarardan sorumludurlar. - Aktüerya hesabına dair değerlendirmede; Yargıtay'da uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında davacının ve desteğin bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılması gerekmektedir. Mahkememizce Elmas Tokgöz'den alınan rapor ve ek rapor esas alınmıştır. Anılan raporların incelenmesinde, bilirkişi tarafından sunulan ilk raporda ZMSS şirketi tarafından dava öncesi yapılan ödeme güncellenerek mahsup edilmediği anlaşılmakla ve itirazların karşılanması için ek rapor alınmış, davacı ...'ın bakiye destek zararının 649.523,77 TL, Davacı ...'ın bakiye destek zararının 947.531,59 TL olabileceği, belirtilmiş, raporun yöntemine uygun olduğu değerlendirilmiştir. -Sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede; Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları , "Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. İşbu sigorta, sigorta ettirenin haksız taleplere karşı müdafaasını da temin edeceği... " öngörülmüştür. Davalı sigorta şirketi ZMSS poliçe limitini aşan kısımla sorumludur. Kaza tarihinde geçerli kasko poliçesi ve İMM poliçesine göre 100.000,00 TL teminat altına alındığı ve kasko poliçesi kapsamında ihtiyari mali mesuliyet poliçesi düzenlendiği görülmüştür. İlgili ... araca ait "Genişletilmiş Kasko" poliçesinin toplam 100.000 TL olan kombine tek limiti mevcuttur. Bu limitin 95.000 TL'lik ana kısmı, 22.02.2021 tarihli arabuluculuk son tutanağı uyarınca vefat eden ...'nın mirasçıları olan ... ... ... ya manevi tazminat olarak ödenmiştir. Poliçe limitinden geriye kalan 5.000 TL'lik tutar ise STK 2021.E.727 sayılı dosya kapsamında koltuk ferdi kaza ve manevi tazminat olarak ödenerek poliçe teminatı tamamen tüketilmiştir. 08.06.2021 tarihli ibraname ve sulh anlaşmasına göre, vekalet ücreti ve yargılama giderleri dahil toplam 9.430 TL'lik bir ödeme ile taraflar arasında tam mutabakat sağlanmıştır. Sigorta şirketi 100.000 TL'lik poliçe limitinin tamamını farklı dosya ve hak sahiplerine ödeyerek bitirdiğini ve buna ilişkin tüm yasal evrakları mahkemeye ibraz ettiğini beyan etmektedir. 2918 sayılı KTK’nun 96 ıncı maddesinin 1 inci fıkrasında; “Zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur.”, 2 nci fıkrasında ise; “Başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan Kanun maddesindeki hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır. Davalı tarafından diğer zarar görenlere yapılmış olan tüm ödemelere ilişkin bilgi ve belgelerin temin edilmesinden sonra oluşacak sonuca göre, 2918 sayılı KTK’nun 96 ıncı maddesinin 2 inci fıkrası gereğince, davalının davacıya karşı sorumluluktan kurtulabilmesi için öngörülen “başka tazminat taleplerinin olduğunu bilmeme” ve “iyiniyetle ödeme yapma” şeklindeki şartları sağlayıp sağlayamadığı, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında olduğu halde, ödeme yaparken garameten paylaştırma ile ödeme yapma konusunda üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediğinin de değerlendirilmesi gerekir. ( Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 24/06/2024 tarihli 2024/2992 E., 2024/6387 K. Sayılı ilamı.) Somut olayda, davacı iş bu davasını 28/12/2023 tarihinde açmış, arabulucuğa 10/10/2023 tarihinde başvurmuş, 06/09/2023 tarihinde başvuru dilekçesi göndermiştir. Davaya konu kaza ise 28/06/2020 tarihinde olmuş davacı taraf bunun öncesinde sigorta şirketine İMM kapsamında bir başvuruda bulunmamıştır. Yaklaşık kazadan 3 yıl sonra başvuruda bulunmuştur. Davalı sigorta şirketi ise ödemelerin bir kısmını kazadan sonra 8 ay ve bir kısmını 1 yıl sonra yaptığı görülmüştür. Davalı sigorta şirketinin aradan geçen zaman içerisinde muhtemel tazminat taleplerini beklemesi kendisinden işleyen faiz de dikkate alınarak kabulü mümkün olmadığından başka tazminat taleplerinin olduğunu bilmeme” ve “iyiniyetle ödeme yapma” şeklindeki şartları gerçekleştiğinden sigorta şirketine karşı dava reddedilmiştir. - Manevi tazminata dair değerlendirmede; Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda hakimin, hukuk ve adalete uygun karar vereceği TMK'nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda, ekonomik ve sosyal durum araştırması, kazanın oluş şekli, davalı kusur oranı çekilen ızdırap, murisin yaşı yukarıda açıklanan kıstaslar çerçevesinde davacılardan ..., ..., ..., ... dava dilekçesinde talep edilen manevi tazminatın müteselsil sorumluluk ilkesi gereği uygun olduğu değerlendirilmiştir. -Faize ait değerlendirmede; Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir. Anılan açıklamalar uyarınca davalı ... yönünden ise zararlandırıcı işlem vefat tarihinde gerçekleştiği için vefat tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş'ye karşı ikame etmiş olduğu davasının REDDİNE, 2-Davacıların davalı ... yönünden açmış olduğu destekten yoksun kalma tazminatı davasının kabulü ile, davacı ... için 649.523,77 TL ve davacı ... için 947.531,59 TL olmak üzere toplam 1.597.055,36 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...'dan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, alacağa vefat tarihi olan 28/06/2020 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 3-Davacıların davalı ... hakkındaki manevi tazminat davasının kabulü ile, davacı ... için 300.000,00 TL, davacı ... için 300.000,00 TL, davacı ... için 200.000,00 TL, davacı ... için 200.000,00 TL olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL manevi tazminatın vefat tarihi olan 28/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince maddi tazminat yönünden alınması gereken 109.094,85-TL harçtan dava açılırken peşin harç olarak alınan 3.415,85-TL ve 5.457,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 100.222,00-TL nispi karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince manevi tazminat yönünden alınması gereken 68.310,00-TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.280,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 7-Davacılar tarafından peşin yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 3.415,85-TL peşin harç, 5.457,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 9.142,70-TL harcın davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, 8-Davacılar tarafından yapılan posta gideri, keşif harcı, tebligat ücreti ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.811,75-TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine, 9-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 10-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 11-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 103.428,56-TL nispi ücretinin davalı ...'dan alınarak bu davacıya verilmesine, 12-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 148.129,73-TL nispi ücretinin davalı ...'dan alınarak bu davacıya verilmesine, 13-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince manevi tazminat yönünden hesap ve taktir olunan 48.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak bu davacıya verilmesine, 14-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince manevi tazminat yönünden hesap ve taktir olunan 48.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak bu davacıya verilmesine, 15- Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince manevi tazminat yönünden hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak bu davacıya verilmesine, 16- Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince manevi tazminat yönünden hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak bu davacıya verilmesine, 17-Davalı ...... AŞ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 40.670,08-TL nispi ücretinin davacı ...'tan alınarak bu davalıya verilmesine, 18-Davalı ...... AŞ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL maktu ücretinin davacı ...'tan alınarak bu davalıya verilmesine, 19- Davanın niteliği gereği davalı ... lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 20-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra Yargıtay incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı ve ... Anonim Türk Sigorta Şirketi A.Ş vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/12/2025

Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1165, K. 2025/1144, T. 22.12.2025, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1165-e-2025-1144-k-320025c64882