İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/173 E. 2026/155 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/173
Karar No
2026/155
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO:2024/173 Esas KARAR NO :2026/155

DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:19/01/2024 KARAR TARİHİ:07/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının .... adresinde yat limanı işletmecisi olduğunu, bünyesinde bulunan çok sayıda tekneye bağlama ve yer sağlama hizmeti sunduğunu, davalı şirkete ait Amerikan bayraklı ... isimli teknenin, davalı şirket yetkilisi ve aynı zamanda teknenin kaptanı olan ... tarafından 01/05/2016 tarihinde, davacı tarafça işletilen yat limanına getirildiğini, davalı şirkete ait ... isimli teknenin, davacı tarafından işletilen ...'da kaldığı süre boyunca işleyen saklama bedeli alacağının tahsili amacıyla TBK m.580 hükmü uyarınca .... İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyası ile hapis hakkına dayalı defter tutularak, davalı şirket aleyhine, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, davalı kaptan ...'ın 21/12/2023 tarihli dilekçe ile ... LTD. Adına borca ve rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek, takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkilinin anlaşmadığı bedellerin tek taraflı tahakkuku ve bu tahakkuklara dair VUK kapsamında kesilmiş herhangi bir fatura bulunmadığını, davacının alacağından bahsetmenin mümkün olmadığını, alacak talebinin dayanaksız olduğunu, Rehin takibinin, saklama bedelini ve yıllık artışlarının belirli olduğu ve alacaklının alacağının likit olarak belli olduğu bir durum için cari olduğunu, davacının, dosyaya bu unsurların belirlenebileceği herhangi bir saklama sözleşmesi sunamadığını, bu kapsamda alacak iddiasını deliller ile ortaya koyamayan davacının rehinin paraya çevrilmesine dair takibinin kabulünün mümkün olmadığını, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, bu kapsamda davacının gerek hukuki ilişkiyi yazılı delille mahiyetini de ortaya koyar şekilde ispat etmesi gerekmekte olduğunu, rehin hakkına açıkça itiraz ettiklerini ve bu kapsamda takip mahiyeti itibari ile mutabık olunmayan bir bedelin tek taraflı olarak talep edildiğini ve bu kapsamda davan ın reddini talep ettiklerini belirterek, izah edilen ve mahkemece re'sen gözetilecek nedenlerle davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizde açılan işbu davanın, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/02/2024 tarih ve ... sayılı Görevsizlik kararı ile geldiği anlaşılmıştır. Dava, davalıya ait tekneye davacıya ait marinada verildiği iddia edilen hizmetler nedeni ile oluşan alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın taraflar arasında marina hizmet sözleşmesi bulunup bulunmadığı, uygulanacak tarifenin taraflarca kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı, zamanaaşımı iddiasının yerinde olup olmadığı ve neticede davacının alacak miktarının tespiti noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davacı vekili 07/12/2025 tarihli dilekçesi ile itirazın iptali olarak açtığı 50.000,00.TL olan dava konusu talebini 178.809,22.TL artırarak dava konusu talebini 208.809,22.TL Alacak davası olarak ıslah etmiş, aynı tarihli harç makbuzunu dosyaya ibraz etmiştir. Mahkememizce resen seçilen bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 24/01/2025 tarihli raporda; 2019 yılı sonrasındaki bağlama bedeli için yapılan hesaplama lar yukarıda mevcut olup bu yönde bir inceleme görevi olmadığından değerlendirme dışı bırakılmıştır, 21.05.2017-21.05.2018 yılları için denizde yıllık %10 indirimli tarife üzerinde görülen 8209,26 TL, 21.05.2018-28.02.2019 Şubat 283 gün için günlük kdv'li 90 TL üzerinden 25.470 TL, 01.03.2019-14.03.2019 tarihleri arasındaki 14 günlük kara park bedeli ise 2019 yılı tarifesi kdv'li 157,50 TL üzerinden 2.205 TL çıkmakta olup toplam 35.884,26 TL nin piyasa rayici ile makul ve yerinde bir talep olduğuna ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir. Tarafların beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi için dosya bilirkişi ...'a yeniden tevdi edilmiştir. Bilirkişi tarafından tanzim edilen 26/06/2025 tarihli ek raporda; 01.05.2017 - 21.05.2018 dönemi için, denizde yıllık bağlama bedeli davacı tarafın sunduğu 2017 yılı tarifesi esas alınarak, %10 indirimli şekilde 8.209,26 TL olarak uygun bulunmuştur. 21.05.2018 - 28.02.2019 dönemi için, davacı tarafından düzenlenen faturada belirtilen günlük bedel ile tarifeler örtüşmemekle birlikte, 2018 yılı tarifesi sunulmadığından makul kabul edilebilecek günlük KDV dâhil 90 TL üzerinden yapılan hesaplamayla 25.470 TL, bu döneme ilişkin makul bir alacak kalemi olarak değerlendirilmiştir. 01.03.2019 - 14.03.2019 tarihleri arasında, 2019 kara bağlama tarifesi (KDV dâhil 157,50 TL/gün) esas alınarak 14 günlük süre için 2.205 TL bedelin uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Buna göre, 01.05.2017 ile 14.03.2019 tarihleri arasındaki toplam bedel: 8.209,26 + 25.470 + 2.205 = 35.884,26 TL olup, sektörel teamüller ve piyasa rayiçleriyle uyumlu ve makul bir tutardır. 2019 sonrası dönem için, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmaması ve marina yönetmeliği gereği ücretlerin peşin tahsil edilmemesi gibi eksiklikler bulunmakla birlikte, hizmetin fiilen devam ettiği kabul edilirse, enflasyon bazlı artışla yıllık kara park tarifeleri dikkate alınarak hesaplanan toplam 192.924,96 TL'lik alacak talebi, fiyat gelişimiyle uyumlu bulunmuş; ancak bu kısımda bilirkişiye ayrıca bir hesaplama görevi verilmediğinden takdir Sayın Mahkeme'ye aittir. Dosyada yazılı bir bağlama sözleşmesi bulunmamakla birlikte, fiili kullanım, marina teamülleri ve düzenli faturalama geçmişi dikkate alındığında, 01.05.2017 sonrası hizmetin zımni olarak sürdüğü ve bu kapsamda konaklama hizmeti karşılığı ücret talep edilebileceği kanaati oluşmuştur. Ancak, bağlama ücretlerinin peşin tahsil edilmemesi ve sözleşmeye dayalı süre belirlenmemesi, faturalandırmadaki belirsizliklere yol açmıştır. Bu durum dikkate alındığında, belirtilen dönemler için hesaplanan bedellerin dışında kalan süreler için net bir tutar belirlenmesi uygun görülmemiştir. Sonuç olarak, yukarıda açıklanan teknik ve sektörel veriler doğrultusunda, 01.05.2017 ile 14.03.2019 arası için 35.884,26 TL'lik toplam bedel ile 2019 sonrası dönem için ise yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda olası alacaklar 192.924,96 TL kullanımın karşılığı olarak makul ve piyasa rayiciyle uyumlu olduğuna ilişkin görüşlerini bildirmiştir. Davaya konu edilen ... isimli özel teknenin, ABD bayrağına sahip olduğu, dosyada bulunan seyir izin belgesine göre ... Bağlama Limanı'na kayıtlı olduğu ve sahibinin davalı ... LTD firması olduğu, izafeten husumet yöneltilen ...'ın ise kaptan olduğu, geminin 1986 yılında inşa edildiği, 10,30 m boyunda, 3,44 m eninde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya celp edilen.... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş numaralı dosyasında düzenlenen tespit raporu ile, 21/05/2016 tarihinden itibaren ...'nda bulunduğunun kayıtlar ile tespit edildiği görülmüştür. Dava dilekçesinde açıklandığı hali ile 21/05/2016-20/05/2017 dönemine ilişkin olarak davacı tarafından düzenlenen 6.000 TL bedelli hizmet faturasının davalı tarafından ödediği, devam eden 20/05/2017 sonrası döneme ilişkin hizmet bedellerinin dava konusu edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından dosyaya, dava konusu tekne için imzalanmış herhangi bir bağlama sözleşmesi ibraz edilmemiş, yalnızca 24/08/2016 tarihli ... numaralı 38.263,86 TL bedelli "21.05.2017-21.05.2018 (1 yıl) ve 21.05.2018-28.02.2019/283 günlük" açıklamalı konaklama faturası ibraz edildiği görülmüştür. Davacı marina tarafından dosyaya 20/09/20254 tarihli dilekçe ekinde ; 2017 yılı denizde bağlama tarifesi yıllık kdv li toplam 8.209,26 TL; 2019 tarifesi günlük denizde bağlama kdv li 105 TL ; 2023 tarifesi ise kara bağlama kdv li 841,50 TL olarak tarifelerin sunulduğu görülmüştür. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda; dosyaya ibraz edilen faturalar ile sunulan tarifeler üzerinde yapılan hesaplama neticesinde; davacı tarafından sunulan faturalar ile tarifelerin birbiri ile uyumlu olmadığı tespit edilmiştir. Bilirkişi tarafından, marine ücretlendirmelerinin hizmetin alınmaya başladığı yıl tarifesi üzerinden hesap edilmesi gerektiği ancak davacı tarafından 2018 yılı tarifasinin dosyaya bildirilmediğinden bahisle net bir hesaplama yapılamadığı da belirtilmiş, faturada yazan bedelin hizmet gününe bölünmesi sureti ile 2018 yılı denizde bağlama günlük bedeli kdv dahil 90 TL olarak hesaplandığı ve bu bedelin makul olduğu açıklanmıştır. Dosyaya ibraz edilen deliller ile emsal fiyat araştırması kapsamında yapılan inceleme neticesinde; bilirkişi tarafından; 01.05.2017 – 21.05.2018 dönemi için, denizde yıllık bağlama bedeli davacı tarafın sunduğu 2017 yılı tarifesi esas alınarak, %10 indirimli şekilde 8.209,26 TL olarak uygun bulunmuştur. 21.05.2018 – 28.02.2019 dönemi için, davacı tarafından düzenlenen faturada belirtilen günlük bedel ile tarifeler örtüşmemekle birlikte, 2018 yılı tarifesi sunulmadığından makul kabul edilebilecek günlük KDV dâhil 90 TL üzerinden yapılan hesaplamayla 25.470 TL, bu döneme ilişkin makul bir alacak kalemi olarak değerlendirilmiştir.

01.03.2019 – 14.03.2019 tarihleri arasında, 2019 kara bağlama tarifesi (KDV dâhil 157,50 TL/gün) esas alınarak 14 günlük süre için 2.205 TL bedelin uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Buna göre, 01.05.2017 ile 14.03.2019 tarihleri arasındaki toplam bedel: 8.209,26 + 25.470 + 2.205 = 35.884,26 TL olup, sektörel teamüller ve piyasa rayiçleriyle uyumlu ve makul bir tutar olarak bilirkişi tarafından hesap edilmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesi ile kısmi dava açılmış olduğundan, bilirkişi tarafından 2019 yılından takip tarihine kadar yapılan hesaplama ile; 2020-2021 yılı için 22.494,10 TL 2021-2022 yılı için 39.026,18 TL 2022-2023 yılı için 54.474,56 TL 2023-2024 yılı için ise 76.930,12 TL olmak üzere toplam 192.924,96 TL hizmet bedelinin talep edilebileceğe hesap edilmiştir. Her ne kadar davacı vekili tarafından bu hesaplamaya itiraz edilmişse de, dosyaya taraflar arasında imzalanan bir bağlama sözleşmesi sunulmamış ve sunulan faturalar ile tarifelerin ise birbiri ile uyumlu olmadığı bilirkişi tarafından tespit edilmiş olduğundan, bilirkişi tarafından dosyada mevcut bilgiler, rayiç piyasa araştırması ve enflasyon dikkate alınarak yapılan hesaplama mahkemece makul bulunarak hükümde esas alınmıştır. Bu hali ile, teknenin davacıya ait marinada bulunduğu ve dava konusu edilen 21/05/2017 yılından icra takip tarihine kadar olan ve dava ile ıslah konusu edilen 2024 yılına kadar olan dönem için toplamda ; 192.924,96 TL + 35.884,26 TL= 228.809,22 TL hizmet bedeli alacağı bilirkişi tarafından hesap edilmiş ve açıklanan nedenlerle bu hesaplama mahkeme tarafından da esas alınmıştır. Açıklanan nedenlerle, bilirkişi raporundaki tespitler de mahkemece esas alınarak, davalının icra takibi öncesi temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dosyaya herhangi bir ihtarname ibraz edilmediğinden takip öncesi işlemiş faiz talebi yerinde görülmeyerek neticede davanın kısmen kabulüne ve dava konusu döneme ilişkin taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmaması nedeni ile İİK 67 maddesi uyarınca şartları oluşmadığı değerlendirilen icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ ile 228.809,22.TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 2-Karar harcı olan 15.629,96.TL'den peşin alınan427,60.TL ve 3.479,88.TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 11.722,48.TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (916,00.TL ilk harç, 3.479,88.TL ıslah harcı, 734,25.TL posta ücreti ve 17.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 22.130,13.TL'nin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı vekili için takdir edilen 45.000,00.TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, 6-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın kabulüne karar verildiğinden davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 7-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/04/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/173, K. 2026/155, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-173-e-2026-155-k-bb44fd1c2f5f