İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/139 E. 2026/159 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/139
- Karar No
- 2026/159
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2024/139 Esas KARAR NO :2026/159
DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:18/03/2024 KARAR TARİHİ:07/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sigortalı ... Sa. ve Tic. A.Ş. tarafından ... yerleşik ... Dış Tic. A.Ş. aracılığıyla İsrail'de yerleşik ... firmasına CIF olarak satılmış olan 80.236,40 Usd değerinde taze soğutulmuş balık emtiasının 24.12.2011 tanzim tarihli ... poliçe ile teminat altına alındığını, emtianın sigortalı tesislerinde ... ... nolu 40 feet reefer konteynere yüklendiğini, emtianın -4 derecede muhafaza edilerek ... Istanbul isimli gemiye yüklenmesi akabinde 26.11.2022 tarihinde ... Limanı'ndan hareketle 27.11.2022 tarihinde ... Limanı'na taşınması gerektiği konusunda mutabık kalındığını, 25.11.2022 tarihinde gümrük işlemlerinin bitirildiğini, ... Limanı'ndaki operasyonel sorunlar nedeniyle geminin 28.11.2022 tarihinde yanaştığını, 30.11.2022 tarihinde kalkış yaptığı, İsrail devlet kurallarına göre 7 günlük raf ömrünün dolmasına 2 gün kala 01.12.2022 tarihinde alıcı deposuna sevk edildiğini, hasarı minimize etmek maksadıyla ... Limanı'na götürülmeden ... Limanı'nda 8.281,00 Usd zararla emtianın satıldığını, sigortalının zararı giderilerek davalılar hakkında icra takibi başlatıldığını, itiraz ile takibin durduğu, sigortalı ile alıcı arasında yapılan görüşmeler sonrasında 5.000 Usd zarar bedelinde anlaşıldığını, %1 tenzili muafiyet ile 4.950 Usd karşılığı 92.332,40 TL'nin tazmin edildiği beyanları ile itirazın iptaline ve takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ... Lojistik Ltd. Şti. Vekili cevap dilekçesinde; Konşimento incelendiğinde göndericinin ... A.Ş. olduğu, taşımadan doğacak risklerin ... Dış. Tic.'e ait olduğu menfaat ve risklerin ...'e bağlayacak illiyet bağını kuran herhangi bir şerhin bulunmadığını, satış faturasının da ... tarafından düzenlendiğini, zarara uğrayan tarafın ... olduğu, bu sebeplerle davacının halefiyet kazanamayacağını, aktif husumet ehliyetine itiraz ettikleri, akdi taşıyan oldukları, fiili taşımanın ... tarafından yapıldığını, meydana gelen zarardan Admiral'in sorumlu olduğunu, taahhüt edilmiş herhangi bir nihai varış tarihinin olmadığını, gecikmenin varlığı kabul edilse dahi gecikmeye sebebiyet veren durumun ... limanında yaşanan operasyonel sorunlar olduğunu, bu nedenle geminin 28.11.2022 tarihinde yanaştığı ve 30.11.2022 tarihinde ... limanına hareket ettiğini, yaşanmış gecikmenin taraflarınca önlenemeyeceğini, hasar ihbarının süresinde yapılmadığını, ekspertiz raporunun tek taraflı düzenlendiğini, sorumluluklarının sınırlı olduğunu, Mahkemenin 2021/517 sayılı aynı konulu dosyasında aleyhlerine açılan davada haklılıklarının bilirkişi raporları ile kanıtlanmış olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dileçkesinde; Davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, Konşimento incelendiğinde göndericinin ... A.Ş. olduğu, taşımadan doğacak risklerin ... Dış. Tic.'e ait olduğu menfaat ve risklerin ...'e bağlayacak illiyet bağını kuran herhangi bir şerhin bulunmadığı, satış faturasının da ... tarafından düzenlendiği, zarara uğrayan tarafın ... olduğu, bu sebeplerle davacının halefiyet kazanamayacağı, taşımada fiili olarak yer almadıkları, bu nedenle pasif husumet ehliyeti itirazlarının bulunduğunu, ekspertiz raporunda da fiili taşıyanın ... olduğunun açıkça yazıldığı, süresinde yapılan bir hasar ihbarının bulunmadığını, sorumluluklarının sınırlı olduğunu beyanla öncelikle davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine ve her halükarda davanın esastan da reddine karar verilmesini ile davanın reddi talep etmiştir. Dava, davacı sigortalısına ait emtianın planlanan tarihte teslim edilemeyecek olması nedeni ile indirimli satışından kaynaklanan zararın rücuen tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun, davalı vekilinin icra dairesi yetkisine yönelik itirazının olup olmadığı, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür. .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının ... Sigorta A.Ş. olduğu, borçlularının ... ... Taş. Ve Den. A.Ş. Ve ... ... Loj. Ltd. Şti. olduğu, 92.447,95.'nin tahsili için 06/04/2023 tarihinde takibe geçildiği, ödeme emrinin borçlulara yukarıda yazıldığı sırası ile 13/04/2023 ve 14/04/2023 tarihlerinde tebliğ edildiği, borçlular vekillerinin 18/04/2023 ve 14/04/2023 tarihli borca itiraz dilekçeleri ile takibin durduğu, eldeki davanın da 18/03/2024 tarihinde İİK 67. maddesi gereğince yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava dışı sigortalanın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için ... ATM 'ye talimat yazılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 11/03/2025 tarihli raporda; Davaya konu taze soğutulmuş balık emtiasının raf ömrü 7 gün olduğu beyan edilen emtiaların 6.gününde limandan çekim işlemlerinin yapılabildiği ve son günü indirimli olarak satışının yapılabildiği,Davaya konu taze soğutulmuş balık emtiasının raf ömrü 7 gün olduğu beyan edilen emtiaların 6.gününde limandan çekim işlemlerinin yapılabildiği ve son günü indirimli olarak satışının yapılabildiği ve zarar oluştuğu, 25/11/2022 tarihli ... numaralı satış faturası gereği satım bedelinin dava dışı ... Anonim Şirketi firmasından tam olarak tahsil edilemediği, KDV hariç 1.492.758,11 TL (80.236,40 USD) bedelli faturanın 5.000,00 USD eksik olarak 1.399.714,54 TL (75.236,40 USD) olarak tahsilatını yapıldığı, 30/12/2022 tarih ve ... dekont nolu bir credit note ile bu 5.000,00 USD rakamının kapatıldığı, Davacı sigorta şirketi tarafından 24/02/2023 tarihinde 5.000,00 USD karşılığı tazminat ödemesi alındığı, bu tutarın dava dışı ... Anonim Şirketi firmasına aktarılmadığı (daha önce düzenlenen 5.000,00 USD tutarındaki credit note işlemine istinaden aktarılmadığı düşünülmektedir), Davaya konu taze soğutulmuş balık emtiasının satımı bakımından 5.000,00 USD tutarında bir zarar oluştuğu, bu tutarla ilgili Dava dışı sigortalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından dava dışı ... Anonim Şirketi firmasına yapılan 5.000,00 USD tutarlı credit note işlemini ile ilgili daha sonra Davacı sigorta şirketi tarafından 24/02/2023 tarihinde 5.000,00 USD karşılığı tazminat ödemesi yapıldığı ve bu tutarın dava dışı ... Anonim Şirketi firmasına aktarılmadığı, böylece 25/11/2022 tarihli fatura tutarının tamamen tahsil edildiğine ilişkin tespitlerini bildirmiştir. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen 09/09/2025 tarihli raporda; Davacı'nın rücuen tazminat davası açabilmesi için aktif husumet ehliyetinin olmadığı, 1 nolu Davalı'nın akdi taşıyan sıfatı ile pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, 2 nolu davalının pasif husumet ehliyetinin ise tespit edilemediği, Taşıyanın gecikmeden haberdar olması nedeniyle ayrıca bir hasar ihbarına gerek bulunmadığı, Hasarın deniz taşıması esnasında gerçekleşmediği, raf ömrü dolmak üzere olan ürünün ... limanında operasyonel nedenlerle geminin geç yanaşması nedeniyle ... limanından önce ... limanında indirilmesi nedeniyle oluşan zararın tahsili talebi olduğu, Yanaşma ve teslim arasında geçen 2 günlük sürenin makul olduğu, söz konusu taşımada meydana gelen zarar bakımından davalıların sorumlu olmadığı, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise, 4.950,00 Usd karşılığı 92.333,00 TL hasar bedeline ulaşıldığı, Sayın Mahkeme'nin davalıların meydana gelen zarardan sorumlu olduğu kanaatine ulaşması hâlinde, zararın tamamının talep edilmesinin mümkün olduğuna ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir. Tarafların beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi için dosya bilirkişi kuruluna yeniden tevdi edilmiştir. Bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen 04/02/2026 tarihli raporda; Kök raporumuzda dava konusu taşıma sebebiyle davalıların sorumlu olmadığı kanaatine varılmış olmakla, sorumlu olmayacakları bir durumda sorumluluğun sınırından da bahsedilemeyeceğinden bahisle ayrıca davalıların sorumluluğunun sınırı tespit edilmemiştir. Bununla birlikte ek raporun kapsamını genişletmemek amacı ile ayrıca ve özetle ifade etmek isteriz ki, Yüce Mahkeme'nin kök raporumuzdaki görüşümüzün aksine davalıların sorumlu olduğu kanaatine varması halinde, davaya konusu talep miktarı (4.950,00 Usd karşılığı 92.333,00 TL) TTK m. 1186'da öngörülen sınırın altında kalmakla, huzurdaki davada taşıyanın sorumluluğunu sınırlanmasını gerektirin bir husus söz konusu olmadığına ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir. Davalı ... vekili tarafından .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasına sunulan borca itiraz dilekçesi ile, davalı ... firmasının adresi itibarı ile Anadolu Adliyesi İcra Müdürlükleri'nin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunulmuşsa da; davaya konu icra takibinde borçlu olarak gösterilen diğer davalı ... firmasının adresi itibarı ile İstanbul İcra Müdürlükleri yetkili olduğundan, HMK 6-7 maddeleri uyarınca icra dairesi yetkisine yönelik itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir. Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer. Son olarak ise halefiyetin gerçekleşmesi için, zarar nedeni ile sorumlu bulunan üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Asıl Dosyada bulunan ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçelerine göre dava dışı sigortalı ... San. Ve Tic. AŞ firması ile grup şirketlerinden olduğu belirtilen ... AŞ tarafından CIF teslim şartı ile ihraç edilen taze soğutulmuş balık emtiasının, ... Limanı'ndan İsrail ... Limanı'na ... isimli gemi ile taşınmasının, sigorta teminatı altına alındığı, dava dışı sigortalı ... firmasının konşimentoda yer almadığı ancak grup şirketlerinden olduğu belirtilen ... firmasının konşimentoda gönderen-yükleten olarak kayıtlı olduğu, davaya konu edilen soğutulmuş taze balık emtiasının operasyonel nedenlerle ... Limanı yerine ... Limanı'na tahliyesi nedeni ile raf ömrü 7 gün olan emtianın raf ömrünün bitmesine az bir süre kala tesliminden kaynaklı olarak indirimli ve zararına satışının yapılması neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından dosyada bulunan ... Bankası'na ait 24/02/2023 tarihli ödeme belgesi 92.333,00 TL hasar bedelinin dava dışı sigortalı ... San. Ve Tic. AŞ firmasına ödendiği anlaşılmıştır. Her ne kadar dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, uyuşmazlığa konu emtianın satım şeklinin CIF olması nedeni ile sigorta poliçesi uyarınca korunan menfaatin dava dışı alıcı olan Aman Adagim firmasına ait olduğundan bahisle, davacının halefiyet yolu ile aktif husumet ehliyetini haiz olmadığı belirtilmişse de; uyuşmazlık konusu olayda, yük zayi olmamış, yükün karalaştırılandan farklı bir limana tahliyesi nedeni ile emtianın raf ömrünün tükenmek üzere olmasından dolayı indirimli olarak satışı ve bundan kaynaklanan zararın davacı sigorta şirketi tarafından ödenmesi söz konusudur. CIF satim şeklinde satıcı taşıma sözleşmesini kurarak yükün sigortasına yaptırır, ancak hasara katlanma yükümlülüğü emtianın nakliye aracına yüklenmesi ile birlikte alıcıya geçmektedir. Ancak dava konusu uyuşmazlıkta, yükün tamamen zayi olmasından ziyade düşük bedel ile satımı bakımından, sigortalanır menfaat dava dışı sigortalı üzerinde kalmıştır. Zira ilk belirlenen satım bedelinden daha düşük bir bedel ile (5.000,00 USD eksik tahsilat muhasip incelemesi ile tespit olunmuştur) satım gerçekleştiğinden zarara esasen dava dışı alıcının değil dava dışı satıcının katlandığı mahkemece kabul edildiğinden bilirkişi raporundaki aksi tespitler mahkemece esas alınmamıştır. Davacının aktif husumet ehliyetini haiz olup olmadığı hususunda bir diğer uyuşmazlık ise; dosyada bulunan sigorta poliçesinde sigortalı olarak kayıtlı olan sigortalı ... San. Ve Tic. AŞ firması olmasına karşılık, taşımaya ilişkin konşimentoda, uyuşmazlık konusu emtia satım faturasında sigortalı olarak kayıtlı olmayan ... Dış Ticaret AŞ nin adının bulunması ile davacı tarafından dava konusu sigorta tazminatı ödemesinin ise sigortalı ... San. Ve Tic. AŞ firmasına yapılmasıdır. Davacı vekilinin bu uyuşmazlığa ilişkin sunmuş olduğu beyanında, sigortalı firma ile konşimentoda gönderen olarak kayıtlı bulunan şirketlerin grup şirketler olduğu, sigortalı firmanın üretici firma olduğu, gönderen ... firmasının ise ihracat için aracı firma olduğu açıklanmış olup, alınan muhasip incelemesi ile eksik yapılan tahsilatın sigortalı defterlerinde de kayıtlı olması nedeni ile davacının yapmış olduğu sigorta tazminatı ödemesi kapsamında TTK. 1472 maddesi gereğince halefiyet hakkı ile aktif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir. Davaya konu, ... numaralı konşimento kayıtları incelendiğinde; dava konusu emtianın ... gemisi ile taşındığı, konşimentonun dava dışı ... Inc. tarafından düzenlendiği görülmekle bu firmanın taşıyan olduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte, davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen, 28/11/2022 tarihli Navlun Bedeli açıklamalı faturanın dava konusu taşıma için, davalı ... International ... Ltd. Şti tarafından dava dışı sigortalı ... San. Ve Tic. AŞ adına düzenlendiği görüldüğünden bu davalının TTK 921 maddesi uyarınca akdi taşıyan sıfatı ile pasif husumet ehliyetini haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Diğer davalı ... A.Ş. Bakımından yapılan inceleme neticesinde ise; bu davalının konşimentoda kayıtlı bulunmadığı, bu davalı tarafından düzenlenen bir navlun faturasının dosyaya sunulmadığı anlaşılmış, yalnızca taşımayı gerçekleştiren ... gemisinin maliki olduğu anlaşılmıştır. Ancak geminin maliki olmak ile taşıyan sıfatı birbirinden bağımsız meseleler olup, maliklik tek başına taşıyan sıfatını haiz olmak bakımından yeterle değildir. Yukarıda da açıklandığı hali ile, dosyada bulunan konşimento kayıtları uyarınca taşımanın dava dışı ... Inc. Firması tarafından yerine getirildiği sabit olmakla, davalı ...'un taşıyan olarak sorumlu tutulabilmesi için gerekli olan, taşıma sözleşmesi, navlun faturası yahut taşımayı organize ettiğine dair başkaca bir delil dosyada bulunmadığından bu davalının taşıyan sıfatı ile pasif husumet ehliyetini haiz olmadığı mahkemece kabul edilerek bu davalı hakkındaki davanın bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir. Davaya konu uyuşmazlık, davalı taşıyan tarafından emtianın kararlaştırılan sürede tamamlanmaması nedeni ile gecikmeye dayalı tazminat istemine ilişkin olup; gecikme zararı bakımından değerlendirilmesi TTK m. 1178/f. 2 "Taşıyan, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur." şeklindedir. Gecikmeden sorumluluk ayrıca 1178/f. 4 ile : "Eşya, navlun sözleşmesinde belirlenen boşaltma limanında açıkça kararlaştırılmış olan süre veya açıkça kararlaştırılmış bir süre yoksa, olayın özelliklerine göre tedbirli bir taşıyandan eşyanın tesliminin makul olarak istenebileceği süre içinde teslim edilmediği takdirde teslimde gecikme olduğu varsayılır." şeklinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda uyuşmazlığın tespiti için, taşımada makul sürenin araştırılması gerekmektedir. Konteyner kronolojisine göre; 25.11.2022 Liman girişi, 28.11.2022 ... Gemiye yükleme ve 30.11.2022 ... Limanı'na varıştır. 25.11.2022 tarihinde limana giren konteyner, ... Limanı'ndaki operasyonel nedenlerle geminin 28.11.2022 tarihinde yanaşması nedeni ile ancak 30.11.2022 tarihinde ... Limanı'nda tahliye edilmiştir. Bununla birlikte huzurdaki dava konusu olayda sorumluluğu tayin edebilmek için tespiti gereken husus, ... Limanı'ndaki gecikmeye kimin katlanmak zorunda olacağıdır ki, adı geçen limanda karşılaşıldığı iddia edilen sıkıntının hangi tarafın kusurundan kaynaklandığına dair dosyada herhangi bir bilgi mevcut değildir. Bu durumda deniz ticareti hukukunun konuya yönelik genel bir ilkesi olan faaliyet sahası prensibinin huzurdaki uyuşmazlığa uygulanması gerekecektir. Buna göre, yükleme limandaki sıkıntının hangi tarafın kusurundan kaynakladığının tespit edilememesine bağlı olarak, taraflar arasındaki ilişkiye yönelik dikkate alınması gereken hüküm TTK 1156 maddesidir. Zira söz konusu hükmün 2. fıkrasında, doktrinde faaliyet prensibi olarak ifade edilen bir karine öngörülmüştür. Buna göre; "Taşıtanın faaliyet sahasında gerçekleşen tesadüfi sebepler dolayısıyla eşyanın gemiye teslimi mümkün olmayan günler de yükleme süresinin hesabında dikkate alınır." ve 3. fıkrasında ise "Taşıyanın faaliyet alanında gerçekleşen tesadüfi sebepler dolayısıyla eşyanın gemiye alınması mümkün olmayan günler ise bu sürenin hesabında dikkate alınmaz." hükümleri düzenlenmiş; ancak aynı hükmün 6. fıkrasının son cümlesinde "...meğerki, bu hallerin doğumuna, taşıyan kusuru ile sebep olsun." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu hali ile, dava konusu uyuşmazlığa konu durumun taraflardan herhangi birine yüklenemeyecek tesedüfi bir olaydan/engelden kaynaklanması halinde, bunun sonuçlarına engelin faaliyet sahasında gerçekleştiği kişinin katlanması ve fakat bir tarafın faaliyet sahasındaki engele diğer tarafın kusurunun sebep olması halinde ise, faaliyet sahası prensibi dikkate alınmaksızın, kusurlu olan tarafın meydana gelen zararın sonuçlarına katlanması gerektiği düzenlenmektedir. Dava konusu olayda ise, uyuşmazlık konusu gecikmeye taraflardan herhangi biri sebebiyet vermiş olmadığından, uyuşmazlığın faaliyet sahası prensibine göre çözülmesi gerekmiştir. Dava konusu olayda gecikmenin ... Limanı'ndaki operasyonel sebeplerden kaynaklandığı ve ... Limanı'nın da TTK 1156'daki hüküm uyarında taşıtanın faaliyet sahası olduğu dikkate alındığında, gecikmenin taşıtanın faaliyet sahasındaki bir engelden kaynaklandığı ve sonuçlarına da taşıtanın katlanması gerekeceği bilirkişiler tarafından açıklanmıştır. Açıklanan nedenlerle, yükün taşımaya konu ... gemisinin yükleme limanı olan ... Limanı'na, taşıyandan kaynaklanmayan nedenler ile 2 günlük gecikme ile yanaşması nedeni ile, emtianın raf ömrünün dolmasından evvel ... Limanı yerine ... Limanı'na tahliye edilerek indirimli olarak satılmasından kaynaklanan zararın tahsili talebi bakımından, davalı taşıyan ... firmasına atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı mahkemece kabul edilmiş olduğundan neticede davanın bu davalı bakımından reddine, diğer davalı bakımından ise pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davalılardan ... A,Ş. Hakkındaki davanın pasif husumet ehlİyeti yokluğu nedeni ile USULDEN REDDİNE, 2-Davalılardan ... ... ... Loj. A.Ş. Hakkındaki davanın REDDİNE. 3-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE. 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 1.128,62.TL den karar harcı olan 732,00TL nin mahsubu ile fazla alınan 396,62.TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE, 5-Davalı ... A,Ş. vekili için takdir edilen 45.000,00.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, 6-Davalı ... ... ... Loj. A.Ş. vekili için takdir edilen 45.000,00.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 8-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.200,00.TL Arabuluculuk ücretinin davanın reddine karar verildiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/04/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır