İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/172 E. 2026/207 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/172
Karar No
2026/207
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/172 Esas KARAR NO : 2026/207

DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 15/03/2024 KARAR TARİHİ : 01/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ... Bankası ... Şubesi ile ... Ltd. Şti. arasında Genel Nakdi Gayrı Nakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmeye ... müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imza attığını, Dava dışı esas borçlu ve kefil ...’a ... 13. Noterliği’nin ... tarih ve ... Yev. Nolu ihtarnamesi gönderildiğini, Ancak ihtarnameden müspet bir sonuç alınamamış ve ihtarnamelere herhangi bir itirazda bulunulmadığını, Davalı/kefillerin itirazları, imzalanmış sözleşme hükümlerine göre geçersiz olup, zaman kazanmaya yönelik olduğunu, Bu nedenle, takibe haksız olarak itiraz eden borçluların icra inkar tazminatına da mahkum edilmesi gerektiğini, borçlunun haksız ve kötüniyetli olarak ... 18. İcra Dairesi, ... E. sayılı dosyasından yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin devamına, ayrıca davalı aleyhine %20’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderinin de davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: TBK madde 582 uyarınca düzenlenecek olan kefalet sözleşmelerinde en temel şart geçerli bir ilişkiye dayalı asıl borcun varlığı olduğunu, Devamla bir diğer husus kefalet sözleşmesinin yazılı yapılması ve kefil olacak olan kişinin eşinin rızasının alınmış olması gerektiğini, Davalı müvekkilinin kefaletine ilişkin sözleşmede limit belirlendiği görülmekle birlikte kredi sözleşme tarihi de 2015 Ağustos ayı olarak görüldüğünü, Davalı müvekkilinin kefalet limitinin üzerinde herhangi bir borcu bulunmayacağını, Davaya konu icra takibinde mevcut talep edilen faiz oranı sözleşmeye aykırı olmakla bu faiz oranına da açıkça itiraz edildiğini, Dava dışı ... şirketinin davacı bankadan kullandığı tüm kredi evraklarının ve taraflar arası imzalanmış tüm kredi sözleşmelerinin celp edilmesi, bunlar üzerinden uzman bilirkişilerce inceleme yapılması ve davalı müvekkilin aleyhine başlatılan icra takibine konu borcun müvekkil sorumluluğunda olup olmadığının tespiti gerektiğini, öncelikle yetki itirazımızın kabulü ile dosyanın yetkili Kocaeli mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini, kanaat aksi yönde ise huzurdaki davanın tümden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı banka üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep etmiştir. DELİLLER / Taraf vekillerinin belirttiği, ... 18. İcra Dairesi,... E. sayılı dosyası, İhtarnameler ve taşınmazların takyidarı ipoteği gösterir Genel Nakdi ve Gayrı Nakdi Kredi Sözleşmeleri, Davadışı şirketin borcunu gösteren her türlü Bankamız kayıtları, Bilirkişi İncelemesi, arabuluculuk tutanağı, Dava dışı ... şirketinin Bankada mevcut tüm kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarnameleri, delil olarak değerlendirilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, mahkememizin yetkili olup olmadığı, davacı banka ile davadışı ... Ltd. Şti. Arasında imzalanan kredi sözleşmesi gereğince davalının müteselsil kefil olarak yer aldığı sözleşmede, müteselsil kefilin şartlarının oluşup oluşmadığı, müteselsil kefaletin geçerli olduğuna kanaat getirildiği takdirde davacının davalıdan alacaklı olduğu miktarın tespitinden ibaret olduğu anlaşıldı. 06/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda “Dava dışı şirket ile davacı banka arasında, 14.08.2015.ve 10.01.2017 tarihlerinde toplam 1.500.000,00TL tutarında Genel Nakdi ve Gayrı Nakdi Sözleşmesi imzalandığı, İlgili sözleşmelerde müteselsil kefil olarak, şirket ortağı konumunda olan ...’ın imzasının bulunduğu, Bu itibarla; şirket ortağı konumunda bulunan kefilin, eş muvafakatine gerek olmadığı, Mevcut sözleşmeler tahtında dava dışı ... Tic. Ltd. Şti’ne davacı bankaca, Aylık Taksitli Kredi, Şirket Kredi Kartı, Borçlu Cari Hesap, Kredili Mevduat Hesabı tesis edilerek kullandırıldığı ve Gayrı Nakti Kredi olarak Çek Karnesi verildiği, Daha sonra taahhütlerini yerine getirmeyen dava dışı asıl borçlu şirkete, hesapların 11.09.2018 itibariyle kredi ilişkisinin kesildiğine dair kat ihtarnamesinin keşide edildiği ve borçların ödenmesi ihbarında bulunulduğu, 07.11.2022 tarihinde davacı bankaca icra takibine başlanıldığı, Kat tarihinden ve Takip tarihinden sonra değişik tarihlerde tahsilatların yapıldığı, tespit edildiği, Sonuç olarak; yukarıda tespit edilmiş bulunan tüm tahsilat işlemlerinin de dikkate alınarak yapılan hesaplamalar neticesinde, dava dışı asıl borçlu ...Ltd. Şti’nin 16.01.2024 tarihi itibariyle davacı bankaya borcu; Nakit 3.697.379,42TL, Gayrı nakdi (Çek taahhüt) borcu 30.000,00TL olarak hesap edildiği, Davalı, müteselsil kefil ...’ın da yukarıda hesap edilen tutarlardan aynı şekilde, sorumlu olacağı kanaatine varıldığı, Öte yandan; “Dava Esas Değeri” 250.000,00TL olarak tespit edildiği,” sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE / Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. ... 18. İcra Dairesi’nin ... esas sayılı genel haciz yoluyla ilamsız takip dosyasının incelemesinde, alacaklının dosyamız davacısı ... Bankası A.Ş. borçlularının dosyamız davalıları... Şirketi Ve ..., alacak tutarının toplam 250.000,00 TL olduğu, 04.11.2022 tarihli takibin genel kredi sözleşmesi, ihtarname hesap özeti ve ödeme planına dayandığı, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, borçlular vekilinin 06.09.2023 tarihinde yetkiye, borca ve takibe itiraz ettiği, 07.09.2023 tarihli tensip tutanağı ile icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. İcra takibindeki borca itiraz dilekçesinin takip alacaklısı vekiline tebliğ edilememesi ve dava tarihi dikkate alındığında iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının davalılardan ...Şirketi arasında genel kredi kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi nedeniyle alacaklı olup olmadığı, davalı ...'ın müteselsil kefil olup olmadığı, davalıların itirazında haklı olup olmadığı, itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, İİK'nun 67/2. Maddesi uyarınca davacının icra inkar tazmınatı talep edip edemeyeceği, davalıların kötüniyet tazminatı talep edip edemeyeceği hususlarına ilişkindir. Davalılarca icra borca itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise de HMK 19 gereğince usulüne uygun olarak yapılmış yetki itirazı bulunmadığından itirazın reddine karar verilmiştir. Davacı ... Bankası A.Ş ile davalı ... Şirketi arasında 14.08.2015 tarihinde 250.000,00 TL tutarında genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi akdedilmiş olup,10.01.2017 tarihinde limitinin 1.500.000,00 TL artırıldığı, diğer davalı ...'ın da aynı tarihte bu sözleşmeye 1.500.000,00 TL bedelle kefil olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davalı ...'ın kefalet sözleşmesi tarihinde davalı asıl borçlu ...Şirketi ortağı ve yetkilisi olduğu, bu nedenle de kefalet tarihi de dikkate alınarak 6098 Sayılı TBK'nun 584. maddesine 28/03/2013 tarihinde eklenen 3. fıkrası uyarınca şirket ortaklarının kefaleti yönünden eş rızasının aranmayacağı hükmü karşısında eş rızasına ilişkin beyan bulunmayan davalı ... yönünden kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu görülmüştür. Davacı banka tarafından genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalanan davalı şirkete kredi kartı verildiği, kredili mevduat hesabı, BCH , aylık taksitli ticari kredi kullandırıldığı ve çek yaprakları verildiği, davalı şirketin borçlarını ödemediğinden bahisle davacı banka tarafından hesabın kat edilerek ... 13. Noterliği'nin ... tarihli, ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin ayrı ayrı davalıların bildirilen adrelerine gönderildiği, 28.09.2018 tarihinde borçlulara ayrı ayrı tebliğ edildiği, ihtarname de verilen 7 günlük mehil süresinin ilavesi ile davalıların 06.10.2018 tarihinde temerrüde düştükleri görülmüştür. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nun 88. ve 120. maddelerinde temerrüt faizine sınırlamalar getirilmiştir. Yürürlük Kanunun 7. Maddesine göre söz konusu hüküm 01/07/2012 tarihinden önce başlatılmış takiplerde de uygulanacaktır. Ancak 6102 sayılı TTK'nun 8. maddesine göre ticari işlerde faiz serbestisi ilkesi geçerlidir. TTK, TBK'ya göre özel bir kanundur. Aynı tarihte yürürlüğe giren bu özel kanunlar arasındaki farklı nitelikteki hükümler söz konusu olduğundan daha özel nitelikteki 6102 sayılı TTK hükümlerinin dikkate alınarak faiz oranının belirlenmesi gerekir. Mahkememizce TBK'nun 88. ve 120. maddesindeki sınırlamaların uyuşmazlıkta uygulanamayacağı taraflar arasındaki kredi sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerekeceği kanaatine varılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 10.5. Maddesi gereğince BCH kredisine, % 32,25 akdi faiz, % 64,50 temerrüt faizi , KMH ve business kredi kartına TCMB tarafından 15.11.2014 tarih ve 29176 Resmi Gazete'de yayımlanan 2006/1 sayılı Tebliğde değişiklik yapılmasına dair 2014/6 sayılı Tebliğin 3/3. Maddesi ve TCMB tarafından 16.09.2018 tarihinde yapılan 2018 — 40 sayılı duyuru gereğince % 33,00 temerrüt faizi ,% 27,00 akdi faiz uygulanmış ve bu yönde tespit eden 06.11.2025 tarihli bilirkişi raporundaki oranlara itibar edilmiştir. Davacının 24.03.2026 tarihli beyan dilekçesinde, talebinin sadece BCH kredisinden kaynaklı alacak olduğunu belirttiği anlaşılmış ve mahkememizce BCH kredisi yönünden karar verilmiştir. 06.11.2025 tarihli bilirkişi raporu asıl alacak ve takip tarihine kadar işlemiş akdi faiz hesabı yönünden denetime açık şekilde yapılan hesaplamalara itibar edilmiş, davalıların ... 18. İcra Dairesinin ...E sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin 250.000-TL(BCH) üzerinden devamına, kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 64,50 oranında temerrüt faizi yürütülmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiştir. Davacı taraf, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davanın kısmen kabulüne karar verilen alacak miktarının kredi sözleşmesinden kaynaklı banka kayıtlarına dayalı likit yani belirlenebilir bir alacak olduğu kanaati ile, İİK'nın 67/2. maddesi gereğince itirazın iptaline karar verilen 250.000,00 TL alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile davalının ... 18. İcra Dairesinin ... E sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin 250.000-TL(BCH) üzerinden devamına, kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 64,50 oranında temerrüt faizi yürütülmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile kabul edilen 250.000-TL alacağın taktiren % 20 si oranında tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 17.077,50- TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.269,38-TL' nin mahsubu ile kalan 12.808,12- TL'nin davalılardan tahsili ile ile Hazine'ye gelir kaydına, -Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.269,38- TL ile 427,60- TL başvuru harcı olmak üzere toplam 4.696,98- TL nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600- TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 5-Davacı tarafından yapılan 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 640,00-TL tebligat ve posta masrafları olmak üzere toplam 5.640,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T hükümlerine göre belirlenen 45.000- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.01/04/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/172, K. 2026/207, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-172-e-2026-207-k-58ee08dc79eb