İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/168 E. 2025/155 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/168
- Karar No
- 2025/155
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/168 Esas - 2025/155
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/168 KARAR NO : 2025/155
DAVA : Marka ... Kararı İptali- Sicilden Terkin DAVA TARİHİ : 08/04/2024 KARAR TARİHİ : 28/04/2025 Yazıldığı Tarih : 26/05/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin uzun zamandır müzik yapımcılığı ve eğlence sektöründe yer aldığını, konserler düzenlediğini, plaklar yaptığını ve aynı zamanda yiyecek içecek sağlanması alanında hizmet verdiğini, bu hizmetleri “...” ibareli markaları ile gerçekleştirdiğini, ülke içinde ve dışında bilinirliğe ulaştığını, “...” markasının müvekkili adına 35.,38.,41.,43. sınıflarda tescilli olduğunu, Davalı tarafından “...” isimli marka başvurusu yapıldığını, başvuruya yapmış oldukları itirazın ... tarafından kısmen kabul edilerek 35. ve 43. Sınıfların başvurudan çıkarıldığını, en son ... tarafından davalı itirazının kabul edilerek başvurudan çıkarılan hizmetlerin başvuru sahibine iade edildiğini, ...’nın, muhtelif tarihlerde “...” ibareli çeşitli marka başvurularına yapmış oldukları itirazları kabul ederek, benzer mal/hizmet sınıflarının başvurulardan çıkarıldığını, bu kararlarda da kabul edildiği üzere markanın ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olduğunu, Ülkemizde en yaygın video uygulaması olan ...”ta müvekkilinin tescilli markası ile yapımını üstlendiği albüm ve şarkılarla ilgili yaptığı paylaşımların yüksek oranlarda izlendiğini, sosyal medyanın da etkin şekilde kullanılarak yeni paylaşımlar yapıldığını, müvekkiline ait .... adresinin aktif olarak kullanıldığını, Davalı ile müvekkilin faaliyet alanlarının aynı olduğunu, tüketicide “hatırlama” yoluyla karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, Davaya konu başvuru ile müvekkilinin mesnet markalarında esas unsurun “...” ibaresi olduğunu ve davalı tarafından tescile konu sınıflarda kullanılması halinde müvekkili ile arasında idari-ekonomik anlamda bir bağlılığın olduğu algısı yaratacağını, davalının müvekkilinin yarattığı tanınmışlıktan kötü niyetle yararlanmak istediğini, beyanla ... kararının iptaline, karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: SMK 6/1 hükmüne göre benzerlik değerlendirmesinde madde hükmünde belirtilen şartların kümülatif olarak bulunması gerektiğini, Karıştırılma ihtimalinin oluşup oluşmadığı incelenirken bütün şartların beraber değerlendirilerek markaların bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenimin belirleyici olduğunu, Günümüzde tüketici alışkanlıkları üzerinde teknoloji ve internet ile büyük değişim yaşandığını, tüketicilerin satın alma aşamasında kolaylıkla ürün/hizmetlerin markalarını, fiyatlarını, içeriklerini karşılaştırabildiğini, Davalı markasının esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, davacının itiraza mesnet markasında ise figür ve renk unsurunun bulunduğunu, markada dikkat çeken birden fazla unsur bulunduğunu, markanın tüm bu unsurlarla tescil edilebilirlik niteliği kazandığını, Markalarda ortak yer alan “...” ibaresinin bulunulan yer, işyeri, gazino v.b anlamına geldiğini herkesçe bilindiğini ve günlük dilde sık kullanıldığını, düşük ayırt ediciliğe sahip zayıf marka olduğunu, zayıf marka seçen kişinin bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini, markaların genel görünümlerinin farklı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ...'in ... Sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde sicilden terkini gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 27/03/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 08/04/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; “... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. Yapılan incelemede, başvuru ile ... sayılı itiraz gerekçesi markaların "..." kelimesini ortak ihtiva ediyor oldukları görülmüşse de tek başına "..." ibaresinin düşük ayırt edici niteliği ve markaların -ihtiva ettikleri farklılıklar birlikte göz önüne alındığında başvuru konusu işaret ile itiraz gerekçesi markaların bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadıkları görüşüne varılmıştır. Dolayısıyla, başvuru ile itiraz gerekçesi marka arasında karıştırılma, ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı sonucuna varılmış ve itirazın kabulü gerekmiştir. İtirazın kabulüne ve "çıkartılan hizmetlerin" başvuru sahibine iadesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları ... ...
Bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE;"1-Davaya konu başvurunun davacı markaları ile SMK 6/1 kapsamında benzer olduğu, 2-Davaya konu başvurunun 43.sınıfta yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri: Restoran hizmetleri, restoran rezervasyon hizmetleri, bar rezervasyon hizmetleri, gece kulübü rezervasyon hizmetleri,self-servis restoran hizmetleri, lokonta hizmetleri, kafetarya hizmetleri, cafe hizmetleri, kantin hizmetleri, kokteyl salonu hizmetleri, snack-bar hizmetleri, bar hizmetleri, ikram hizmetleri(catering). Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerini veren işletmelerin rezervasyon hizmetleri.” bakımından davacı markaları ile karıştırılma ihtimali bulunmadığı, ... kararının bu sınıf yönünden yerinde olduğu, 3- Davaya konu başvurunun 42.sınıfta yer alan mal/hizmetlerin davacının markaları kapsamından farklı olduğu, mal/hizmet benzerliği bulunmadığı ... kararının bu sınıf yönünden yerinde olduğu, 4- Davaya konu başvuruda 09. sınıfta yer alan “Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; . İnternet tabanlı rezervasyon yani, randevu oluşturma ve bu süreçlerin uygulama üzerinden yönetiminin sağlanmasıyla ilgili indirilebilir yazılımlar ve mobil uygulamalar, bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri” ile, 35.sınıfta “İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerini veren işletmelerin iş yönetimi, idaresi hizmetleri, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri” yönünden ise davacı markaları ile karıştırılma ihtimali bulunduğu ... kararının bu sınıflar yönünden yerinde olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının" ...." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Diğer yönden bilirkişi heyeti raporunda sayfa 13-17 daki karşılaştırma tablosuna göre dava konusu başvuru markasının kapsamındaki 9. Sınıftaki tüm mallar, 35. Sınıftaki tüm hizmetler, 43. Sınıftaki tüm hizmetler yönünden aynı/benzer/ilişkili ve bağlantılı emtialar olduğundan KISMEN emtia benzerliği şartı da gerçekleştiği; Bunun dışında kalan emtiaların ise aynı/benzer/ilişkili ve bağlantılı emtialar olmadığı; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu yukarıda belirtilen mallar/hizmetler açısından ayırdığı satın alma /faydalanma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itiraz mesnedi " .... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasındaki baskın ... ibaresindeki benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, bu mallar/hizmetler açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği , taraf markaları arasında bu mallarda/hizmetlerde SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu;Bu emtialar açısından aksi yöndeki ... kararı yanlış olarak değerlendirildiği; Sonucuna varılarak dava kısmen kabul edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-Dava konusu .... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... sayılı markanın kapsamında yer alan 9. Sınıftaki tüm mallar, 35. Sınıftaki tüm hizmetler, 43. Sınıftaki tüm hizmetler yönünden ... kararının kısmen iptaline, 3-Dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden sicilden terkin konusunda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Diğer kısımlar yönünden davanın REDDİNE, 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 6-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı Kuruma verilmesine, 7-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 8-Davacının yaptığı; 11.000,00 TL bilirkişi ücreti, 985,00 TL tebligat gideri, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 2.412,60 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 1.206,30 TL nin davalılardan eşit tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahsın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 28/04/2025
Katip .... Hakim .... E-imza E-imza