İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1577 E. 2025/42 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1577
Karar No
2025/42
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR :

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 09/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ... tarihinde ... Seyahat Ltd.Şti firmasının Diyarbakır -Tarsus otobüs seferinden bilet alarak otobüse bindiğini ancak otobüs şoförü tarafından Adana Otogarından indirilikten sonra TOK minibüsleri olarak belirtilen ...'nın kullanmakta olduğu ... plakalı araçta meydana gelen kaza sonucunda yaralandığını ve Tarsus Devlet Hastanesinin aynı tarihli tomografi raporunda belirtildiği üzere ' Nazal septumda açıklığı sağa bakan deviasyon ve spur formasyonu izlendi, Nazal kemikte nondeplase fraktür açısından anlamlı olabilecek hafif düzensizlik olduğu şeklinde düzenlenen rapora göre müvekkilinin burnunun kırıldığını deviasyon ameliyatı gerekmekte olduğu belirtilildiğini, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik geçici iş göremezlik zararı olarak 100,00-TL, tedavi gideri olarak 100,00-TL ve geçici bakıcı tazminatı olarak 100,00-TL olmak üzere toplam 300,00-TL maddi tazminatın davalılardan ... Seyahat Ltd.Şti, ... Sigorta Kooperatifi ve ... Sigorta Anonim Şirketinden olay tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile diğer davalı ...'dan ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca 50.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... Seyahat Ltd.Şti. olay tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte, diğer davalı ...'dan ise olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir. Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinden, davacının ... tarihinde davalı ... Seyahat Ltd.Şti firmasının Diyarbakır -Tarsus otobüs seferinden bilet alarak otobüse bindiği, ancak otobüs şoförü tarafından Adana Otogarından indirilikten sonra TOK minibüsleri olarak belirtilen davalı ...'nın kullanmakta olduğu ... plakalı araçta meydana gelen kaza sonucunda yaralanmasının meydana geldiği dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı, davalı ...'nın sürücüsü olduğu ... plakalı servis aracında yolcu olarak taşınmakta olup, taşıma sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş ise de; 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k maddesinde tüketici tanımlanmış "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" 3/ı maddesinde ise tüketici işlemi "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 73/1 maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2 maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği belirtilmiştir. Ayrıca HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmış olup, HMK'nın 115. maddesi hükümleri gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardandır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 57. maddesinde "ihtiyari dava arkadaşlığına" yer verilmiş, 166/4. maddesinde "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının varsayılacağı" hükme bağlanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda, davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda davalı sigorta şirketleri ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi Ticaret Mahkemesine ait ise de işbu dava, taşıyan olan davalıya karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı sigorta şirketleri hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkeme, görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden inceler ve görevsiz olduğu kanısına varırsa kendiliğinden görevsizlik kararı verir. Taraflar da, yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile mahkemece re’sen, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Çünkü görev her halükarda dava şartlarındandır. Bu durumda davanın, davacı yolcunun, ...'nın sürücülüğünü yaptığı taşımacılık faaliyetinde kullanılan minibüste yolcu iken meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olması, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve davacının da tüketici vasfına sahip olması nedeniyle davacı ile davalı taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine aittir. Benzer nitelikteki servis aracında yolcu olarak bulunan kişinin yaralanması nedeniyle açılan davada da, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2022/331 E.-2024/423 K.sayılı ilamında da uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle Diyarbakır Tüketici Mahkemelerine görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nun 114/1-c maddesi ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin DİYARBAKIR TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğuna, 3-6100 Sayılı HMK'nın 20.maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya bulunulan yer mahkemesine başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 4-H.M.K.'nın 331/2. maddesi uyarınca harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.

Katip Hakim

Atıf: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1577, K. 2025/42, T. 09.01.2025, www.arakarar.com/karar/diyarbakir-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1577-e-2025-42-k-5324245ab2e5