İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/146 E. 2026/587 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/146
- Karar No
- 2026/587
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/146 Esas KARAR NO : 2026/587
DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 06/11/2023 KARAR TARİHİ : 01/06/2026 YAZIM TARİHİ : 10/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının tüketici sıfatıyla borçlu .... Kıymetli Maden Tic. A.Ş. aleyhine açtığı alacak davasında Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesinin ..... E. ..... K.sayılı karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini ve müvekkili tarafından Mahkeme ilamına dayanılarak Antalya Genel İcra Müdürlüğü ..... E.sayılı dosya ile borçlu ..... Maden Tic. A.Ş aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını, şirketin ne mal varlığı ve banka da parasının tespit edilmediğini, bunun üzerine Büyükçekmece ...... İcra Dairesi ..... Talimat sayılı dosyası ile borçlu şirketin ticari sicildeki resmi adresi olan ".... Mahallesi .... Sk. ..... Sit. Mavi blok( B blok) Apt. No:6/B K:21 Esenyurt/İSTANBUL" adresinde menkul haciz işlemi gerçekleştirildiğini, haciz esnasında haciz mahallinde bulunan davalı .... Danışmanlık Hizmetleri Gıda İç ve Dış Tic. A.Ş adına şirket yetkilisi olduğunu beyan eden şahıs asıl borçlu şirketin yalnızca adresinin haciz adresi ile aynı adres olduğunu söyleyerek ..... Danışmanlık Hizmetleri Gıda İç ve Dış Tic. A.Ş 'ye ait vergi levhasını ibraz ettiğini, bu beyan üzerine haczedilen mallar üzerinde istihkak iddiasında bulunulması nedeniyle haczedilen mallar yediemin olarak şirket yetkilisine bırakıldığını ve akabinde istihkak iddiasında bulunan davalı şirket aleyhine de istihkak davası açıldığını, borca batık şirketlerin alacaklılarının takibinden kurtulabilmek için farklı şirketler adı ve çatısı altında faaliyetlerini sürdürdüklerini, davalıları ve esas borçlu şirket arasında organik ilişkiler ve muvazaalı işlemler mevcut olduğunu, haciz mahallinde borçluya ait evrakların ortaya çıktığını, iki şirket arasında organik bağ olduğunu ve muvazaalı işlemler ile borçlulardan mal kaçırmaya çalıştıklarını, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla 1.350.000,00 TL alacağının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Davacı taraf kendilerinin dava dışı kuruma karşı Bakırköy ...... Tüketici Mahkemesi ..... E. Sayılı dosyası ile dava açtığını, kazandığını ve tahsilat edebilmek amacıyla icrai işlemleri başlattığını beyan ettiğini, bu aşamada davacı tarafının alacağının bir tüketici eylemi olduğunu düşünülürse; gerek tarafımıza gönderilen dava dilekçesi ve eklerinde gerekse dosya içerisinde yapmış olduğumuz inceleme neticesinde arabuluculuk başvurusuna dair herhangi bir evrak bulunmadığının görüldüğü, sayın mahkemenizce re'sen incelenmesi gereken hallerden olan bu hususun öncelikle dikkate alınmasına ve davanın yukarıda bahsedilen madde şartlarının gerçekleşmediğinin tespiti halinde usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, arabuluculuk hususunun yanında özellik müvekkilimiz .....'nun ..... Danışmanlık firmasının kurucusu ve ortağı olduğu değerlendirildiğinde, kendi nam ve adına hiç bir şekilde işlem yapmamış olduğunu, bu durumda sayın mahkemenizde açılan davanın müvekkillerimiz yönünden, özellikle ..... yönünden, müvekkilimizin gerçek kişi olması ve bahsedilen olaylar ile direkt olan şahsen bir ticari işlemi olmaması sebebiyle husumet yokluğu yönünden değerlendirilerek usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın iddia ettiği üzere müvekkilimizin ortak olduğu, aynı firmalar olduğu asıl sorumlunun ..... olduğu ve diğer davalı müvekkilimiz ile dava dışı ..... Madenler'in tek işletmecisi olduğu iddiası gerçeği yansıtmamakta olduğunu, yapılacak araştırmalar neticesinde dava dışı ..... Madenler firmasının işletmecisinin, yetkilisinin, kurucusunun bambaşka bir kişi olduğu açık bir şekilde görülebileceğini, müvekkilimiz ....., diğer davalı ..... Danışmanlık firmasının kurucusu ve ortağı olduğunu, böyle bir durumda ilgisinin olmadığı bir firma alacağı sebebiyle yargılanması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilimiz ve davalı olarak gösterilen ..... hiç bir zaman kendi nam ve adına eylemde bulunmamış olduğunu, müvekkilimiz yalnızca diğer müvekkilimiz .....Danışmanlık firmasının yönetici ve kurucusu olduğunu, böyle bir durumda müvekkilimiz .....'nun şahsen sorumlu tutulmaya çalışılması da davanın ne kadar dayanaksız ve haksız olarak açıldığını göstermekte olduğunu, belirtilen nedenlerle; öncelikle usul yönünde eksikleri bulunan iş bu davanın gerek arabulculuk şartının yerine getirilmemiş olması gerekse husumet yoksunluğundan reddine, haksız ve hukuka aykırı olan açılan davanın reddine, Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 01/08/2025 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda; "... 1. Tarafların 23.05.2025 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinin bulunmadığı, bu nedenle tarafların ticari defter kayıtları veya belgeleri üzerinden inceleme, tespit ve değerlendirme yapılamadığı, bu husustaki değerlendirme ve takdirin sayın mahkemenize bırakıldığı, dosya muhteviyatına sunulan tüm belge ve bilgilerin yukarıda tek tek incelendiği, nihai takdirin sayın mahkemeye bırakıldığı, 2. 10.04.2014 tarihinde asıl borçlu şirket ile davalı şirketinin kira sözleşmesinde grup şirketi gösterilmesi, davalı şirkete ait haciz mahallinde, dava dışı asıl borçluya ait evraklar olması ve bu bakımdan mülkiyet karinesine binaen istihkak iddiasının kabul edilmemesi nazara alındığında, iki şirketin grup şirketi olabileceği, Fakat grup şirketi olmasının tek başına tüzel kişilik perdesinin aralanmasına izin vermediği, tüzel kişilik perdesinin aralanması için, alacaklılara zarar verme niyetinin varlığı halinde tüzel kişilik perdesinin aralanabileceği; Bu kapsamda, iki şirketin malvarlıklarının, alacak haklarının birbirine karıştığı, borçların dava dışı asıl şirkette, alacak haklarının davalı şirkette toplandığına ya da davalı gerçek kişiye asıl borçlu şirketin hak ve alacaklarının aktarıldığına dair ticari defter kayıtları ile ilgili bir inceleme yapılamadığından ilgili hususta bir değerlendirme yapılamadığı, Yine bu kişilerle ilgili savcılık şikayetleri olmakla birlikte kamu davasına döndüğü ya da asıl borçlu ile bağlantılarına binaen aleyhlerine hüküm verildiğine dair bir ilama rastlanılmadığından ilgili hususta nihai bir değerlendirme yapılamadığı, Mevcut durumda, davanın her aşamasında, davacının asıl alacaklı olduğu dosyanın aciz vesikasına bağlanması, iki şirketin malvarlıklarının, alacak haklarının birbirine karıştığı, borçların dava dışı asıl şirkette, alacak haklarının davalı şirkette toplandığına ya da davalı gerçek kişiye asıl borçlu şirketin hak ve alacaklarının aktarılması halinde tüzel kişilik perdesinin aralanabileceği, " şeklinde görüş bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; İşbu dava Büyükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..... esas, ..... karar sayılı dosyasının görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi olmuştur. Dava; dava dışı şirket olan .....Kıymetli Maden Tic. A.Ş. İle davalı ..... A.Ş. Arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, davacı tarafın Mahkeme ilamı ile belirlenen alacağının tüzel kişilik perdesinin aralanması yoluyla davalı şirket ya da şirket ortağı ve yetkilisine başvurularak yöneltilip yöneltilemeyeceğine ilişkin olduğu bu kapsamdaki alacak talebinin yerinde olup olmadığının tespitine ilişkindir. Davacı tarafın Mahkememizin 20/01/2026 tarihli oturumuna gelmemiş olduğundan HMK'nin 150. maddesi gereğince istemin yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Dosyanın işlemden kaldırılmasından sonra davacı tarafça süresi içerisinde dosyanın yenilenmesi talebi üzerine yenileme tensip tutanağı düzenlenmiş ve duruşmanın 01/06/2026 tarihine bırakılmasına karar verilmiştir. 01/06/2026 tarihli duruşmadan davacı vekilinin usulüne uygun tebligat ile haberdar olmasına karşın söz konusu duruşma gün saatinde hazır bulunmadığı, e-duruşma talebinde bulunmadığı, mazeret dilekçesi de sunmadığı anlaşılmıştır. HMK'nun 320/4. fıkrasında; " Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır." düzenlemesi yer almakta olup, eldeki davanın basit yargılama usulüne göre görüldüğü, dosyanın daha önce işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olduğu, 01/06/2026 tarihli duruşmaya davacı tarafın katılmayarak 2. Kez dosyanın takipsiz bırakıldığı ve söz konusu yasal düzenleme gereği ikinci kez işlemden kaldırılmasına karar verilemeyeceği, dosyanın 2. Kez takipsiz bırakılması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın HMK'nın 320/4. Maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK'nın 320/4. Maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gereken 732,00-TL karar harcından dava açılırken yatırılan 23.054,63-TL indirilmesi ile fazlaca alınan 22.322,63-TL harcın davacıya geri verilmesine, 3-Davalı .... DANIŞMANLIK HİZMETLERİ GIDA İÇ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca maktu 45.000,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ..... DANIŞMANLIK HİZMETLERİ GIDA İÇ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ'ne verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.01/06/2026
Katip ..... ☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ..... ☪ e-imzalıdır. ☪