İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/137 E. 2025/26 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/137
Karar No
2025/26
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/137 Esas - 2025/26

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/137 KARAR NO : 2025/26

DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali-Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 21/03/2024 KARAR TARİHİ : 29/01/2025 Yazım Tarihi: 10/02/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: 27.07.2022 tarihli 401 sayılı ...‟nde yayınlanan ... başvuru numaralı “...” ibareli marka başvurusuna, müvekkilinin “...” ibareli markasına benzerliği sebebiyle, ... ... ... itiraz edildiğini, Yapılan itirazın ... ve ... sayılı yazısı ile itirazın “6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu‟nun 19 uncu maddesi gereğince” reddedildiğini, ...‟nın red kararı üzerine ... ... ‟nın, ... Sayı, ... sayılı ... Kararı konulu kararı ile “markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı” kanaati ile red kararı verdiğini, müvekkilinin ... nezdinde 30. ve 43. sınıflar için itiraz edilen başvurudan çok daha önce tescil edilmiş, “...” ibareli markasının bulunmakta olduğunu, müvekkilinin “...” ibareli markaları ile itiraza konu ... başvuru numaralı “...” ibareli markaların benzer olduğunu, marka ibarelerinde esas unsurların "..." kelimeleri olup, ayniyet derecesinde benzer olduklarını, ibareler arasında yeterli bir farklılık bulunmadığını, müvekkiline ait “...” ibareli marka ile itiraza konu “...” ibareli marka başvurusunun iltibas ihtimalinin yüksek olacak şekilde görsel ve işitsel olarak benzediğini, ibarelerde ortak ve esas unsurların “...” kelimesi olduğunu, “...” markasının tescil edilmek istendiği 43 Sınıflar bakımından işbu markanın; müvekkili markası ile aynı ve benzer emtiaları kapsadığını, müvekkili markasının emtia listesinde yer alan 30. ve 43. sınıflarda tescil edilmiş olduğu, itiraz edilen ibarenin de ortak olarak 43. sınıfta yer alan emtialar için müvekkili markası ile aynı ve benzer sınıf/emtiaları kapsayacak şekilde başvuruda bulunulduğunu, markaların benzer olduğu gibi aynı sınıf/emtiaları da kapsadığından, halk tarafından karıştırılma ihtimali olduğu için başvurunun reddi gerekirken, müvekkilinin itirazlarının reddine karar verildiğini, başvuru sahibi tarafından başka bir ifade kullanma olanağı mevcutken müvekkilinin “...” ibareli markası ile karıştırılması kaçınılmaz olan “...” ifadesini tercih etmesinin iltibas ve haksız rekabet şeklinde kendini gösterdiğini ve bu başvurunun reddinin gerekmektiğini, 29.11.2021 tarih ve 385 sayılı ... ilan edilen, ... başvuru numarası ve 27.08.2021 başvuru tarihi ile kayıtlı olan “...”, 12.11.2021 tarih ve 384 sayılı ... ilan edilen, ... başvuru numarası ve 27.08.2021 başvuru tarihi ile kayıtlı olan “...” ibareli başvurulara yapmış oldukları itirazların da kabul edildiğini, iş bu itiraza konu ibarelerin de benzer olduğunun Kabul edilmesi gerektiğini, iş bu dava ile emsal nitelikte olan ...E. Sayılı dava, ... E. Sayılı davaların müvekkili lehine sonuçlandığını, tüm bu nedenlerle; ... sayılı ... Kararının kaldırılarak iptaline, ... başvuru numaralı “...” ibareli marka başvurusunun reddine, ... numaralı marka başvurusunun tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şahısa usulüne uygun tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermediği , duruşmalara da gelmediği görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın ... sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın ayrıca haksız rekabet iddiasının yerinde ve doğru olup olmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 22/01/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 21/03/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. ......Kurul'da, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği, başvuru ibarenin tamlama şekilnde bütün algılanacağı kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir." 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir..", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markası ... (...) ... (...) 43. Sınıf 30,43. Sınıf

29/11/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE; " Davaya konu olan ... sayılı “...” ibareli başvuru markası ile davacının davaya mesnet gösterdiği ... sayılı "..." markasının tescil kapsamında bulunan ve 43. Sınıfta yer alan hizmetler ile birebir aynı olduğu, İtiraza mesnet davacı markasının tescil kapsamında bulunan ve 30. Sınıfta yer alan malların ise; davalı başvuru markasının 43. Sınıfta yer alan hizmetlerle ilişkili mallar oldukları, Taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, Markalar arasında SMK md. 6/1 anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, ... ... sayılı kararının iptali koşullarının oluştuğu, Hükümsüzlüğü talep edilen marka başvurusunun tescile bağlanmamış olması nedeniyle hükümsüzlük istemi hakkında değerlendirme yapılmasına ihtiyaç bulunmadığı, Davalı başvuru markasının haksız rekabet teşkil eden fiili kullanımların mevcut delil durumu itibariyle dosyaya sunulan somut bilgilerle ispatlanamadığı" şeklinde ifade edilmiştir. GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; diğer yönden taraf markalarındaki emtiaların da aynı/benzer/ilişkili olduğu raporda sayfa 3 deki tabloda gösterildiği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu 43.ncü sınıftaki hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı; benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği ; ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markası arasında benzerlikten kaynaklı işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceği yani markaları karıştırabileceğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Neticeden dava kabul edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Dava konusu ... ... sayılı ... Kararının İPTALİNE, 3-Dava konusu marka karar tarihi itibari ile tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,8‬ TL'nin davalılardan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-Davacının yaptığı; 11.000,00 TL bilirkişi ücreti, 930,00 TL tebligat ücreti, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 12.357,6‬0 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahsın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 29/01/2025 Katip ... Hakim ... E-İmzalıdır E-İmzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/137, K. 2025/26, T. 29.01.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-137-e-2025-26-k-5ae1cf04be1a