İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/1094 E. 2025/884 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1094
- Karar No
- 2025/884
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1094 Esas KARAR NO : 2025/884
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 10/03/2016 KARAR TARİHİ : 30/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili .... no'lu Emtia Sigortası Abonman Policesi ile .... Sistemleri A.Ş.'yi nakliye rizikolarına karşı sigortalandığını, 17/04/2015 tarihinde, 10 kap emtia, ... - ... plakalı tıra yüklendiğini, 24/04/2015 tarihinde, nakliye aracının ... Gümrüğü'ne bağlı .... A.Ş.'ye ait antrepoya vardığını, nakliye aracından tahliye sonrasında emtianın antrepo içerisinde forklift ile yer değiştirilmesi esnasında, yangın pompalarından birisi forklift bıçağından kayarak devrildiğini ve başka bir emtianın üzerine düşerek hasarlandığı, medana gelen bu olayın gümrük ve antrepo ilgililerinin imzasını taşıyan tutanak düzenlendiğini, davaya konu emtia hasardan sonra 30/04/2015 tarihinden ekspertiz tarafından görüldüğünü ve pompada meydana gelen hasar, Türkiye içerisinde onarımı için çeşitli firmalar ile görüşüldüğünü, ancak pompanın özelliği ve hasarın niteliği gereği onarımının Türkiye'de yapılamayacağını, pompada ciddi hasar ve deformasyon bulunduğunu, yangın pompası olması dolayısıyla FM sertifikalı olan bu pompanın sertifika geçerliliğini kaybetmemesi ve benzeri sebeplerden dolayı pompa İngiltere'ye, üreticiyi firmaya gönderilerek onarım talep edildiği, üretici firma tarafından yapılan incelemeler neticesinde ekli hasar raporu ve onarım teklifi hazırlandığı, hasarlı emtia üzerinde yapılan ekspertiz çalışmaları ve alınan rapor ile tespit edilen zarar nedeniyle müvekkilinin 112.962,74-TL tazminat ödemesi yapıldığını, hasarın antrepo sahasında oluşması sebebi ile, antreponun sorumluluk poliçesi bulunan ... Sigorta'ya talepte bulunulduğunu ve ... tarafından poliçe teminatı kapsamında 49.999,99-TL ödeme yapıldığını, davalının bu bedel düşüldüğünde müvekkil şirkete ödemesi gereken tutarın 62.962,75-TL olduğunu, bu sebeple 62.962,75-TL'nin ödeme tarihi olan 01/09/2015'ten ibirane işyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkiline açmış olduğu dava, talep miktarının ancak bir yargılama neticesinde tespit edilecebileceği davalardan olup HMK madde 107 gereği belirsiz alacak davası olarak açılması zorunlu bir dava olduğunu, değerin tespiti bakımından bilirkişi incelemesine muhtaç olduğu bir dava olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması gerekirken belli bir miktarın belirtilmesi suretiyle açılmasından dolayı öncelikle usulden reddi gerektiğini, dava konusu emtia, taşıma ve gümrük belgeleri ile ithal edilmiş bir eşya olup taşıyama, cmr konvansiyonu, 5718 sayılı möhuk ile 6102 sayılı TTK ilgili hükümlerinin birlikte uygulanması gerekmekte olduğunu, buna göre davanın taşıyıcıya yönetmilesi gerektiğini davayı husumet yönünden de reddedilmesi gerektiğini, davaya konu hasarın meydana gelmesi bakımından mahkemece müvekkil şirketin sorumlu olup olmadığının tespitinin yapılmasını, müvekilinin davaya konu olayda mevzuatın yüklemiş olduğu herhangi bir kusursuz sorumluluk durumu da bulunmadığını, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dosya kül halinde bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş olup, tanzim olunan bilirkişi raporunda, hasarlanan emtianın uluslararası taşıma sonunda boşaltma ve elleçlemesi sırasında forkliftten düşme neticesi hasar oluştuğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, taşıma sürecinde aksine anlaşma yoksa boşaltma görevinin alıcı-gönderilen sigortalıya ait edim olduğunu, bu edimini çoğu zaman antrepo veya benzer şekilde ardiye işletmecilerine devrettiği, somut olayda davalının antrepo sahasında açıkça tedbirsizlik ve dikkatsizlik neticesi yüke elverişli olmayan şekilde forklift kullanmaktan dolayı yükün dengesiz yapısını gözetmeyen boşaltma elemanlarının bu dikkatsizlik ve pervasızlığı neticesinde hasarın meydana geldiğini, sözkonusu hasarın TBK m.571 ve 572 gereğince komisyoncu özeni ile saklama ve dolayısıyla boşaltma edimini ifa ederken davalının tasarruf alanında gerçekleştiğini, bundan davalının sorumlu olacağını, sorumluluk taşımadan bağımsız ve saklayan ardiyeci hükümlerine göre malın güvenliğini sağlayamamaktan kaynaklandığını, davalı tarafın savunmasında yükün niteliği hakkında kendisine özel talimat verilmediğini ileri sürmüş ise de, gerekli bilgi ve tecrübe ile basiretli bir ardiye işletmecisinin gerekli özeni göstermesinin gerektiğini, hasarlanan makinenin yeni ve özel bir makine olup, yurtdışında tamir ve bakımı yapılmak için süreç yürütümünde bir haksızlık olmadığını, İngiltere'ye tamir için götürülme, geri getirilme, lojistik süreçleri ve yine makineni tamir bakımı için belirlenen hasar tazminatının piyasa rayiçlerine uygun olduğunu, kalan miktarın davalıdan tahsilinin talep edebileceğini belirtmiştir. Dava, nakliyat emtia sigortası abonman poliçesi ile sigortalanan dava dışı ... AŞ'ye ödenen tazminat bedelinin sorumlusundan rücuen tazmini istemli olarak sigorta şirketi tarafından açılmıştır. Davacı ile dava dışı ... AŞ arasında nakliyat emtia sigorta poliçesi tanzim edildiği, davalının antreposunda bulunan ve 24/04/2015 tarihinde forklift ile yer değiştirme işlemi esnasında forkliftin çatal ayaklarından kayarak antrepoda bulunan başka bir emtia üzerine düşmek suretiyle hasarlanan .... marka dizel yangın pompasına ilişkin hasar bedelinin davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanana ödendiği, meydana gelen olaya ilişkin olarak 30/04/2015 tarihinde tutanak tanzim edildiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davalı taraf emtianın forklift yerine vinç ile taşınması gerektiğinin davalıya bildirilmediği ve emtianın tamirinin İngiltere'de yapılmış olmasının maliyeti arttırdığından bahisle davaya ve tanzim olunan raporlara itiraz etmiştir. Somut olayda davalının antrepo sahasında açıkça tedbirsizlik ve dikkatsizlik neticesi yüke elverişli olmayan şekilde forklift kullanmaktan dolayı yükün dengesiz yapısını gözetmeyen boşaltma elemanlarının bu dikkatsizlik ve pervasızlığı neticesinde hasarın meydana geldiği anlaşılmıştır. Davaya konu emtianın davacının sigortalısı ... AŞ tarafından İngiltere'de bulunan ... isimli firmadan alındığı, hasarın bu emtianın nakliyesi sırasında meydana geldiği, yeni alınmış, kullanılmamış emtianın sağlanacak garanti ve kalite standartları bakımından hasar onarımı ve ilgili testlerinin emtianın satın alındığı üretici firma İngiltere'de yapılmasının tercih edilmesinin kabul edilmesi gerekli bir durum olduğu, davacı sigortalısının maliyeti düşürmek adına emtianın tamirini davalının talep edeceği mahalde yaptırmasının beklenemeyeceği, kaldı ki bilirkişi raporuna göre tamir giderinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu değerlendirilmekle bu husustaki itirazlar mahkememizce kabul görmemiştir. Hasarlı emtiaya ilişkin olarak davacı tarafça 112.962,74 TL ödeme yapıldığı, hasarın antrepoda oluşması nedeniyle antreponun sorumluluk poliçesi bulunan ... Sigorta'ya talepde bulunulduğu, ... Sigorta tarafından poliçe teminatı kapsamında 49.999,99 TL ödeme yapıldığı, ödenen bedelin mahsubu sonrası bakiye 62.962,75 TL'nin davalıdan tahsilinin gerektiği anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile 62.962,75-TL nin ödeme tarihi olan 01/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Mahkememizin 16/10/2017 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı İstinaf edilmiş olmakla; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 06/06/2018 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "Davacı tarafından davalı aleyhine dava dışı sigortalısına yapılan ödeme nedeniyle, ödenen hasar tutarından TTK 1472. maddesi ve temlik hükümlerine göre davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, ödenen tutar yönünden davalıya karşı talepte bulunulduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin davanın belirsiz alacak davası olarak açılması gerektiği yönündeki istinaf nedeninin yerinde olmadığı, davalı vekilince ilk derece mahkemesince HMK 184 ve 186. maddelerindeki düzenlemelere aykırı olarak yargılamanın sona erdirilip hüküm kurulduğu ileri sürülerek kararın istinaf edilmiş olduğu, İlk derece mahkemesinin hüküm tefhim ettiği 16.10.2017 tarihli duruşma tutanağının uyaptan temin edilen örneğinin incelenmesinde, mahkemece duruşmada hazır olan taraf vekillerinin tahkikata karşı beyanlarının sorulup, beyanlarının tutanağa geçirildiği, tahkikatı bitirildiğinin belirtilerek sözlü yargılama aşaması kapsamında taraf vekillerinin sözlü beyanlarının sorulduğu, her iki taraf vekillerinin sözlü beyanları da tutanağa geçirilerek yargılamaya son verilip, hükmün tefhim edildiğinin anlaşıldığı, buna göre davalı vekilinin ilk derece mahkemesince HMK 184-186. maddelerindeki düzenlemelere aykırı olarak yargılamanın sonuçlandırıldığı yönündeki istinaf nedenlerinin de yerinde görülmemiş olduğu, somut uyuşmazlıkta dava dışı sigortalının yurt dışından ithal ettiği emtianın davalı antrepo şirketinde antrepo içerisinde forkliftle yer değiştirmesi esnasında forkliftten düşürülerek hasara uğratıldığının antrepo sorumlularının da katılımıyla imzalanan tutanakla sabit olduğu, Türkiye'deki onarım yapabilecek .... Firması eliyle inceletilerek bu hususta servis raporu alınıp delil olarak sunulduğu, rapor içeriği ve tespitlere göre hasara uğrayan yangın pompa grubunun özel yangın onaylarına sahip olup testinin sadece üretici firma tarafından yapılabilecek olduğu, bu nedenle fabrikaya geri gönderilerek tüm deformasyonlarınını giderilip ayarlarının yapılması ve test edildikten sonra tesliminin gerekeceğinin anlaşıldığı, yine mahkemece yargılama aşamasında alınan kök ve ek bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler sonucu yeni alınmış ve hiç kullanılmamış emtia açısından dava dışı şirketin hasarlanan emtianın üretici firma tarafından hasar onarımı ve testlerinin yapılması tercihinin sağlanacak garanti ve kalite standardı açısından kabule şayan olduğu yönündeki belirlemeleri dikkate alınarak ilk derece mahkemesince kurulan hüküm gerekçesinde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf nedenlerinin de karşılandığı dikkate alındığında yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE" karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 06/06/2018 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı temyiz edilmiş olmakla; Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 25/09/2019 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "Taşıma hukukunda, taşıyıcının kendisine teslim edilen eşyayı hak sahibine tamamen veya kısmen teslim edememesi haline ziyaı, taşınan eşyada meydana gelen ve eşyanın değerinin düşmesine neden olan her türlü maddi kötüleşme ise hasar olarak nitelendirilir. (Dairelerinin 23/05/2017 tarih ... -... sayılı kararı) Böyle bir durumda tazminata esas alınacak değer ise eşyanın tamamen ya da kısmen ziyaı halinde TTK md. 880/1. kapsamında, hasar halinde md. TTK 880/2. kapsamında belirlenir. Davacı vekilinin, “Emtia Sigortası Abonman Poliçesi” kapsamında sigortalısı dava dışı şirkete ait 10 kap emtianın İngiltere’den tıra yüklenerek ... Gümrüğü'ne bağlı davalı şirkete ait antrepoya getirildiğini, antrepo içerisinde emtianın forklift ile yer değiştirilmesi esnasında düşerek hasarlandığını iddia etmiş olduğu, davacı ödemesine mesnet teşkil eden 20.08.2015 tarihli ekspertiz raporunda, özel nitelikli emtia olarak değerlendirilen yangın söndürme pompasının yeni olduğu, garanti ve sertifikalarının geçerliliğini koruması bakımından yurt dışındaki üretici firmada tamir ve bakımının yapılmasının olağan olduğu belirtilerek, zarar kalemleri onarım bedeli, İngiltere’ye gidiş-dönüş navlun bedeli, gidiş-dönüş gümrük ve müşavirlik masrafları ile antrepo ardiye bedeli olarak tespit edilmiş ve hasar tazminatı 112.962,74 TL olarak hesaplanmış, davacı tarafından da bu değerin dava dışı sigortalısına ödenmiş olduğu, 6102 sayılı TTK’nın 880/2 maddesinde, eşyanın hasara uğraması halinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farkın tazmin edileceği, zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığının karine olarak kabul edileceği düzenlemesinin mevcut olduğu, mahkememizce, uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği gerekçesiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 26.12.2016 tarihi kök ve ek bilirkişi raporlarında, davalıya ait antrepoda sigortalı emtia ile forkliftin yer değiştirmesi sırasında emtianın yere düşerek hasarlandığı, gerekli özeni göstermeyen antrepo görevlileri ve forklift operatörünün dava konusu hasarın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, meydana geldiği iddia edilen zararın kadri marufunda olduğu ve yapılan ödemenin piyasa rayicine uygun olduğunun bildirilmiş olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulmuşsa da, raporda hasar halinde tazminat miktarının belirlenmesine ilişkin TTK'nun md. 880 ve sorumluluk sınırlarına ilişkin md. 882. ile sorumluluğu sınırlama hakkının kaybına ilişkin md. 886 nazara alınmamış olduğu, bu halde, TTK'nun 880/2 maddesine göre emtianın teslim alındığı yerdeki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farka göre tazminat tutarı hesaplanarak ve sorumluluğu sınırlama hakkının kaybına ilişkin TTK 886. maddesi ile TTK'nun 882. maddesi uyarınca taşıyıcının üst sorumluluk sınırına ilişkin düzenlemelerden davalının yararlanıp yararlanamayacağının da değerlendirildiği taşıma hukukunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisinin ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin doğru görülmemiş olduğu sonuç olarak; davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA" karar verilmiştir. Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 25/09/2019 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir. Dosyanın bozma öncesi alınan raporda yer alan heyete bir taşıma uzmanı eklenerek rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, Taşıma Uzmanı bilirkişi ..., Makine Mühendisi bilirkişi .... ve Karayolu Taşımacılığı Uzmanı bilirkişi ... 06/04/2021 tarihli raporlarında özetle; taşınan emtia onarım bedeli, İngiltere'ye gidiş navlunu, gidiş gümrük ve müşavirlik masrafları, tamir sonrası geri dönüş navlunu, dönüş gümrük ve müşavirlik ile ardiye bedelleri toplamı olan 112.962,74 TL hasar zararı gerek CMR m.25 atfı ile m.23 hükümlerine ve gerekse Yargıtay BOZMA kararında belirtilen TTK m.880/2 hükmüne uygun olduğunu, yapılan hesaplamada tüm hasar giderim için gerekli masraflar dikkate alınarak bir hesap çıkarılmış olduğunu, hasarsız satın alma ve Türkiye'ye getirme ve sair masraflar ile kıymetinin 45.402,50 USD olduğu, hasar gîderiminin ise 41.425,32 USD bedelle tamamlandığı gözetildiğinde, meydana gelen zarar halen Yargıtay kararında da belirtildiği gibi hasar zararı olduğunu, yani hasarlı değer ancak sovtaj değeri mahiyetinde 3.977,18 USD kadar düşmüş gözükmekte olduğunu, davacı ödemesi 112.962,74 TL de esasen 41.425,32 USD karşılığının ödenmiş olduğunu, öte yandan dava dışı ithalatçı taşımasında toplam brüt 13.815, kg emtianın 10 kap olarak taşımaya alınmış olduğunu, bunların esasen dört (4) adet yangın pompası ve eklentilerinden oluşmakta olduğunu, taşıma konusu bu toplam emtianın taşınarak yurda getirilmiş ve davalı antreposuna konulmuş olduğunu, hasarlanan ürünün bu taşınan malın sadece dörtte bir ana kısmını teşkil etmekte olduğunu, bu durumda, her bir ünite brüt ağırlığı tam bilinmemekte ise de; toplam 13.815 kg üzerinden 1/4 kısmının hasarlı olduğunu, dolayısı ile 13.815 kg /4 = 3.453,75 kg emtianın hasarlı olduğunun söylenebilir olduğunu, bu durumda, TTK m.882 gereği 24.04.2015 tarihinde kurlardan; 1 SDR = 3,7828 TL hesabı ile; 3.453,75 kg x 8,33 SDR = 28.769,74 SDR, 28.769,74 SDR x 3,7828= 108.830,17 TL sınırlı sorumluluk hesabı yapılmakta olduğunu, eğer CMR hükümlerine göre sınırlı sorumluluk testi mahkeme kararı tarihi gözetilerek yapılacak olursa, karar 16.10.2017 tarihli olup, 1 SDR= 5,1510 TL olup, 28.769,74 SDR x 5,1510=148.192,93TL sınırlı sorumluluk tavanı hesaplanmakta olduğunu, Yargıtay kararında TTK m.882 hükmüne atıf olmakla yurtiçi taşıma yapılması varsayımında sınırlı sorumluluk miktarı irdelemesinde meydana gelen zararın ve ödenen tazminatın 112.962,74 TL olmakla, sınırlı sorumluluk limitinin 108.830,17 TL aşılmış olduğunu, davacı tahsilatı gözetildiğinde, 108.830,17 TL - 49,999,99 TL = 58.830,18 TL bakiye tazminat alacağı hesaplandığını, eğer taşıma CMR taşıması olup, henüz tamamlanmamış denilirse bu defa ilk derece mahkemesi kararında 62.962,75 TL tazminat hesabının yerinde olacağını, Forkliftten düşmenin, kasıt veya pervasızlık ve zarar meydana gelme bilincinden ziyade tedbirsizlik ve basiretsizlik olarak değerlendirilebileceğini, somut olayda, forkliftten düşürmede kasta veya benzer ağır kusura dair bir iddia ve tespit de olmadığını sonuç olarak; malın satın alma rayiçleri ve Türkiye kıymeti gözetilerek hesaplanan zararın somut olaya uygun hasar zararı olarak kabul edilebileceğini, BOZMA sebebinin taşıma süreci hasarı değerlendirmesi yapılması ve gerek hasar zararı tespiti, gerek sınırlı sorumluluk uygulaması bakımından değerlendirme yönünde olduğunu, ilk derece mahkemesinin kararında ve karara mesnet bilirkişi kök ve ek raporlarında hasarın meydana geldiği aşama taşıma tamamlandıktan sonra ardiye aşaması olduğu gözetilerek yapılan değerlendirme ve verilen gerek ilk derece mahkemesi gerekse BAM kararının yerinde olduğunun değerlendirildiğini, sınırlı sorumluluk uygulaması bakımından taşımaya alınan dört (4) takım üründen bir (1) takım hasarı gözetilerek toplam taşınan yükün 1/4 kısmının brüt birim kg miktarı üzerinden irdeleme yapılmasının somut olaya uygun olduğunun değerlendirildiğini, eğer taşıma tamamlandıktan sonra yurtiçi taşıma yapılıyor değerlendirmesi yapılacak olursa, davacının bakiye 58.830,18 TL sınırlı sorumluluk tavanı dahiilinde alacağının kaldığını, eğer taşıma uluslararası taşıma olarak devam ediyor değerlendirmesi yapılırsa, bu defa davacının halen sınırlı sorumluluk limitleri dahilinde 62.962,75 TL alacaklı olduğunun değerlendirildiğini, sair hususlarda kök ve l. ek rapor irdelemelerinin yerinde olduğunu bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı ve Yargıtay bozma ilamı bir arada değerlendirildiğinde, talebe konu zararın, emtianın ardiye işlemleri sırasında aktarma ve yerleştirmenin yapıldığı aşamada meydana geldiği görülmektedir. Davalı tarafın, sorumluluğunun belirlenmesi açısından taşımanın tamamlanıp tamamlanmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Olayın meydana geliş şekli göz önünde bulundurulduğunda yükün taşıttan boşaltıldığı ve taşıma sürecinin tamamlandığı sonucuna varılmaktadır. Hasarın meydana geliş şeklinden, TTK m.886'da belirtilen sorumluluğu sınırlama hakkının kaybına ilişkin durumların meydana geldiği sonucuna varılamamaktadır. Yerleştirme sırasında forkliftten düşme ancak tedbirsizlik veya tecrübesizlik olarak değerlendirilebilecektir. Bu halde davalının sorumluluğu sınırlı sorumluluk tavanı kadar olabilecektir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere taşınan emtianın 1/4'lük kısmının zarar görmüş, dolayısı ile TTK m.882/2 hükmü uyarınca yapılan hesap dikkate alınmış ve 108.830,17 TL sınırlı sorumluluk limiti hesaplanmıştır. Antreponun sorumluluk poliçesi kapsamında ödenen 49.999,99 TL'nin hesaplanan sınırlı sorumluluk limitinde düşülmesi neticesinde davacının talep edebileceği miktarın 58.830,18 TL olduğu gerekçeleri ile açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddine, 58.830,18-TL'nin ödeme tarihi olan 01/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekilinin kararı temyiz etmesi üzerinde Yargıtay .... Hukuk Dairesi ... E.-... K. Sayılı ilamı ile "Dava, Nakliyat Emtia Sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, dosya kapsamında Dairemizce verilen ... esas .. karar numaralı karar ile mahkemece verilen ilk karar ve bu karara ilişkin istinaf istemlerini reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı bozulmuş, ilk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak karar verilmiştir. Dairemiz ilamında belirtildiği gibi, taşıyıcı konumundaki davalının sorumluluğu, TTK 880/2 kapsamında emtianın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamanki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark üzerinden bulunup, bunun TTK 882 kapsamında ulaşılan sorumluluk sınırını aşmayacak biçimde sınırlandırılması gerekmektedir. Mahkemece anılan belirlemeye ilişkin bilirkişi raporu alınmış ise de, bu raporda davalının sorumluluğunun bulunması konusunda dava konusu pompanın hasarsız bedeli ile hasarın tamiri için yapılan gider arasındaki farkı üzerinden sorumluluk hesaplanmış, ardından taşımaya konu tüm emtianın ağırlığının dörde bölünmesi suretiyle ulaşılan sonuca TTK 882. madde kapsamında SDR hesabı yapılarak üst sınır bulunmuştur. Ancak bilirkişilerce, hasarlı bedel tespiti yukarıda yazılı yanlış yöntemle yapıldığı gibi hasarlı emtianın yalnızca bir adet yangın pompası olduğu, taşımaya konu başka nitelikte emtiaların da bulunduğu ve bu emtiaların içinde dava konusu hasarlanan pompanın eklentisi olacak unsurların bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa bunların hasara uğrayan yangın pompası olmadan ekonomik değer taşıyıp taşımayacağı, taşıyorsa da hasarlı emtianın kendisi ve onunla birlikte mütemmim cüzü niteliğinde olan ekinin hasarlanmış sayılacağı, aksi halde yalnızca yangın pompasının hasarlanmış kabul edileceği gözetilerek ağırlık hesabı yapması gerekirken, toplam emtia ağırlığının dörde bölünmesi suretiyle eksik değerlendirme yapıldığı, davalı vekilinin anılan bilirkişi raporuna yazılı hususları işaret eder biçimde itiraz ettiği ancak mahkemece anılan haklı itirazların giderilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile oluşturulan bilirkişi raporu hükme alınarak karar verilmesi doğru olmamış kararın anılan nedenlerle bozulması gerekmiştir." belirtmeleri ile kararın bozulduğu görülmüş ve bozma ilamında belirtilen hususlarda rapor tanzim edilmek üzere dosya bilirkişi heyetine tevdi olunmuştur. Bilirkişi heyetince tanzim olunan ek raporda Yargıtay BOZMA kararında hasar zararı hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, tüm emtia miktarının dörde bölünmesi ile bulunan bürüt miktarın esas alınarak TTK m.882 hükmüne göre sınırlı sorumluluk hesabı yapıldığının belirtildiğini, bu şekilde yapılan tespit hatalı bulunmuş ise de; HASAR ZARARI hesabı bakımından yapılan hesaplamanın yerinde ve somut olaya uygun olmadığını, taşınan toplam emtianın 4 adet olduğunu, bu emtiadan bir tanesi hasarlı olduğunu, bu nedenle toplam bürüt ağırlığın 4’e bölünmesi ile bulunan brüt miktarın bir (1) adet emtia bürüt ağırlığını verdiğini, bu hasarlı emtianın bir parçası, bir kenarı veya köşesi ya da bir bağlantısı dahi zarar görmüş olsa, hasarın tüm emtiada olacağını, Örneğin bir otomobilin sadece kaputu ya da sadece bir aynası bile zarar görmüş olsa hasarın tüm araçta olacağını, yine bir diz üstü bilgisayar ekranı çizilmiş olsa, tüm bilgisayar cihazı hasarlı olcağını, CMR m.25 veya TTK m.882 manasında hasar zararı hesabı söz konusu olduğunda sınırlı sorumluluk tavanı hesabında; hasarlı birim bürüt ağırlığın yani, cihaz veya makinenin tüm ağırlığı üzerinden hesaplama yapılacağını, sınırlı sorumluluk hesabında ortaya çıkan miktarın sadece bir tavan olduğunu, zarar daha düşük ise düşük olan miktarın tazmin edileceğinin de TTK m.880 veya CMR m.23 gereği olduğunu, somut olayda olduğu gibi taşınan emtianın bir makine ve aksamı olduğunda, bunun sadece bir parçasının zayi ve değişecek olabileceğini, ancak bu parça zayii ve değişimi için yapılan tamir, bakım, servis hizmetleri hasar giderim masrafları olacağı için hasar zararı hesabında gözetilmesi gerektiğini, hasar zararı hesabında zaten geriden bir değer olduğunu, hasarın taşınan emtiada değer düşmesi olduğunu, düşen değerin halen emtia kıymeti olarak durmakta olduğunu, sovtaj ya da hurda satışı ya da hasarlı emtia satışının söz konusu olmadığını, hasar da hasarlı birim bürüt ağırlığın, zayida zayi olan birim bürüt ağırlık esasına göre tavan sorumluluk hesabı yapılmakta olduğunu, hasar zararı hesabında, hasarın içinde yer alan bir takım parçaların zayi söz konusu ise sadece o parça ve aksamın birim bürüt ağırlığının hesaba katılması ile hasar zararı ile zayi zararı arasındaki fark gözetmemek anlamına geleceğini, eğer bir otomobilin sadece kaputu veya aynası zayi ve değişecek ise, araç beklemekte-çalışamamakta, araç hasarlı, parça değişimi yapılıyor anlamına geleceğini, zayi veya zarar gören sair aksamın birim bürüt ağırlığı ile sınırlı sorumluluk hesabı yapılamayacağını, eğer taşınan yük, zaten bu aksam, ya da bu parçalar olsa, ayrı taşımaları söz konusu olsa idi, hasar değil; kısmi zayi esasına göre bu parçaların birim bürüt ağırlığı üzerinden sınırlı sorumluluk hesabı yapılabileceğini, bozma kararı gözetilerek hesaplama yapılması bakımından; bir (1) adet yangın pompasının hasarlı olduğunu, bu durumda tamamı iş göremez ve özgülendiği amacı yerine getiremez durumda olduğunu, bu durumda tüm aksamı da eşyanın bütünlüğü içinde yer aldığı için emtia kıymetinde düşmeden etkilenmiş durumda olduğunu, TTK m.882/1 “gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı halinde, TTK m.880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminatın, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır” ifadelerinde de belirtildiği gibi; somut olayda 4 adet gönderi içinde 1 adet tamamen hasarlı olduğunu, 1 adet yangın pompası iş görmez durumda olduğunu, TTK m.882/2’de 2.cümle de aynen “zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir” ifadeleri ile; tamir-servis-bakım giderlerinin eşyanın kıymetini aşmadığı sürece hasar zararı olarak tazmin edilmesi gerektiğinin düzenlediği, somut olayda, emtianın taşımaya alındığı yerin İngilttere’ye götürülerek tamir servis ve bakımlarının yaptırılmış olması, bunun için yapılan harcamaların hasar giderimi amacı ile yapıldığı açık olduğunu, emtianın “taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamanki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark” bakımından bozma kararı irdelendiğinde; esasen uluslararası taşımanın sona ermiş olduğunu, yükün depolama sahasında hasar gördüğünü, bu nedenle emtianın yurtiçinde bir taşımaya alınması ve yine yurtiçinde bir teslim yeri belirlenmiş olmasının söz konusu olmadığını, taşıma başlangıcı ve teslim noktası hususunda yurtiçi taşıma yapılıyor gibi değerlendirme yapıldığını, Türkiye fiyatları üzerinden hasar zararı hesaplaması gerektiğini, bu aşamanın bir saklama aşaması olduğunu, davalının taşıyıcı sıfatının da olmadığını, davalı vekilinin de 15.09.2021 tarihli sunulan temyiz dilekçesinde somut olayda hasar “…müvekkil antreposuna bırakılması akabinde elleçleme sırasında meydana gelmiştir.” İfadeleri ile hasarın taşıma sürecinde olmadığının beyan edildiğini, kök raporda belirtildiği gibi taşıma süreci tamamlandıktan sonra ardiye aşamasında meydana gelen hasar bakımından davalının taşıyıcıya tanınan hak ve yetkilerden yararlanamayacağını, davalı vekilinin “antrepo içi yer değiştirmeler, taşıma niteliğinde olup dava konusu olaya taşıma hükümlerinin uygulanması, taşıma hukukunun bir gereğidir…” ifadeleri ile bu iddiaya göre yükün hareket ettirilmesi antrepo içinde olup; teslim alma yeri ve teslim etme yeri kavramı da antrepoda gerçekleştiği nin değerlendirildiğini, yani emtianın ayrı çıkış yeri ve teslim yeri söz konusu olmadığını, antrepoda hareketin söz konusu olduğunu, bu nedenle TTK m.880 kapsamında hasar zararı tespitinde, vaki hasarın giderimi için masraflar hasar zararı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, hasarsız değer ile hasarlı değer arasındaki farkın hasar giderimi için yapılan masraflar toplamı olacağını, masrafların emtianın hasarsız değerini aşması halinde ancak o zaman masrafların hasar zararı kabul edilemeyeceğini, emtianın zayi olduğu değerlendirmesi yapılması gerektiğini, sınırlı sorumluluk denetimi, her türlü malzeme ve aksam dahil yapılan kök ve ilk iki EK rapor değerlendirmesinde toplam 13.815,00 kg olmasına karşın; sadece 4 adet cihaz birim kg hesabı ile denetlemede 13.420 kg üzerinden sınırlı sorumluluk hesabı yapıldığında da TTK hükümlerine göre; 13.420 kg/4 = 3.355 kg birim cihaz kg, 3.355 kg x 8,33 SDR = 27.947,15 SDR birim cihaz için sorumluluk tavanı SDR, 27.947,15 SDR x 3,7828= 105.718,48 TL sınırlı sorumluluk tavanı hesaplandığını, bu durumda 105.718,48 TL – 49.999,99 TL ödeme = 55.718,49 TL bakiye tazminat alacağı olduğu değerlendirilebileceğini, makine aksamı birim kg miktarı gözetilmeden yapılan hesaplamada, davalının ulusal taşımada sınırlı sorumluluk limitinin 105.718,48 TL hesaplandığı, ödenen miktarı düşüldüğünde davalının bakiye 55.718,49 TL tazminat sorumluluğunun kaldığı tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve Yargıtay .... Hukuk Dairesi ... E.-... K. Sayılı ilamının bir arada değerlendirilmesinde taşıyıcı konumundaki davalının sorumluluğunun, TTK 880/2 kapsamında emtianın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamanki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark üzerinden hesaplanıp, bunun TTK 882 kapsamında ulaşılan sorumluluk sınırını aşmayacak biçimde sınırlandırılma şeklinde sınırlı sorumluluk tayin edilmesi gerektiği, hasarlı emtianın yalnızca bir adet yangın pompası olduğu, taşımaya konu başka nitelikte emtialarda herhangi bir hasar bulunmadığı, bozma ilamı uyarınca yapılan hesapta hasara uğrayan yangın pompasının hasarlanmış kabul edileceği gözetilerek yapılan ağırlık hesabında 13.420 kg üzerinden sınırlı sorumluluk hesaplanması halinde TTK hükümlerine göre; 13.420 kg/4 = 3.355 kg birim cihaz kg, 3.355 kg x 8,33 SDR = 27.947,15 SDR birim cihaz için sorumluluk tavanının SDR, 27.947,15 SDR x 3,7828= 105.718,48 TL sınırlı sorumluluk tavanı hesaplanlanacağı, bu durumda 105.718,48 TL – 49.999,99 TL ödeme = 55.718,49 TL bakiye tazminat alacağı olduğu, davalının ulusal taşımada sınırlı sorumluluk limitinin 105.718,48 TL hesaplandığı, ödenen miktarı düşüldüğünde davalının bakiye 55.718,49 TL tazminattan sorumlu olması gerektiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın dosya kapsamına ve bozma ilamında belirtilen hususlara uygun olduğu, açıklanan bu nedenlerle açılan davanın KISMEN KABULÜ'ne, 55.718,49-TL nin ödeme tarihi olan 01/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE karar verilmiştir. Mahkememizin 31/10/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı temyiz edilmiş olmakla, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 17/09/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "mahkememizce her ne kadar bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş ise de bozma ilamında belirtilen hesaplama yöntemi ile taşıma hukukunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak neticesine göre karar verilmesi gerekirken dosyanın eski bilirkişilere tevdii ile ikinci ek rapor alınması yoluna gidildiği, alınan ikinci ek raporda, kök rapor ve birinci ek rapor irdelemelerinin yerinde olduğu belirtilerek eski değerlendirme ve hesaplama yönteminde direnildiği, bu şekilde bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma ilamı gereğinin yerine getirilmediğinin anlaşıldığı, o halde Dairelerinin 25.09.2019 tarihli, ... E., ... K. sayılı ve 30.11.2022 tarihli ... E., ... K. sayılı bozma ilamlarında belirtilen hususlar ve hesaplama yöntemi dikkate alınarak taşıma hukukunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak neticesine göre karar verilmesi gerekirken mahkememizce bozma ilamı gereğini yerine getirmeyen bilirkişi raporları hükme esas alınarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği, kararın bozulması gerektiği SONUÇ OLARAK: yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkememizce verilen kararın BOZULMASINA, dosyanın mahkememize, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE" karar verilmiştir. Usul ve yasaya uygun Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 17/09/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve yargılamaya devam edilmiştir. Dosyanın taşıma hukuku alanında uzman ( 3 kişiden oluşan ) bilirkişi heyetine tevdi ile dosya kapsamı ve Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 25.09.2019 tarihli, ... E., ... K. sayılı ve 30.11.2022 tarihli ... E., ... K. sayılı bozma ilamlarında belirtilen TTK'nun 880/2 maddesine göre emtianın teslim alındığı yerdeki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farka göre tazminat tutarı hesaplanarak ve sorumluluğu sınırlama hakkının kaybına ilişkin TTK 886. maddesi ile TTK'nun 882. maddesi uyarınca taşıyıcının üst sorumluluk sınırına ilişkin düzenlemelerden davalının yararlanıp yararlanamayacağının irdelenmesi, ağırlık hesabının taşımaya konu başka nitelikte emtiaların da bulunduğu ve bu emtiaların içinde dava konusu hasarlanan pompanın eklentisi olacak unsurların bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa bunların hasara uğrayan yangın pompası olmadan ekonomik değer taşıyıp taşımayacağı, taşıyorsa da hasarlı emtianın kendisi ve onunla birlikte mütemmim cüzü niteliğinde olan ekinin hasarlanmış sayılacağı, aksi halde yalnızca yangın pompasının hasarlanmış kabul edileceği göz önünde bulundurularak yapılması, bozma ilamlarında yer verilen hususlarda ayrı ayrı irdele sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcının sorumluluktan kurtulacak olduğunu, söz konusu kargonunn İngiltere den 17.04.2015 tarihinde 10 kap olacak şekilde 13.490,96 kg brüt, 13.197,99 kg net ağırlığa sahip olacak şekilde 2 adet farklı tır ile sevk edildiği, 24.04.2015 tarihinde davalı firma olan .... Lojistik'in Anreposuna ulaşan kargolardan, yangın pompalarından 1 adetinin forkliften düşmesi sonucu hasarlandığı, hasarlanan pompanın Türkiye içerisinde onarımının yangın pompasının özelliği ve hasarın niteliği gereği Türkiye de yapılamayacağı, yangın pompası olması dolayısı ile FM sertifikalı olan bu pompanın sertifika geçerliliğini kaybetmemesi için (onarım sonrası yeniden sertifikalandırılması gerekmektedir) mutlaka üretici firmada onarım yapılması ve gerekli test sürecinin tekrarlanacak olması gerektiğinden, geri gönderilmesi gerektiği anlaşılmış, tamir işlemi için İngiltere ye geri gönderilmiş olduğunu, hasarlanan ürünün tamir amacı ile gönderimine ilişkin evraklar incelendiğinde, hasarlı pompaya ilişkin sevk evraklarından 2.650,00 kg brüt ağırlığa, 2.630,00 kg net ağırlığa, 350x140x210 cm hacimli palete konan ürünün, 10.290 metre küplük hacme sahip olduğunun ihracat evraklarından tespit edilmiş olduğunu, sorumluluk sınırları madde 882-(1) gönderinin tamamının ziyaı veya hasarı halinde 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminatın, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğunu, (2) gönderinin münferit parçalarının ziyaı veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu; a) Gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, b) Gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, Net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğunu, dava konusu hasarlı yangın pompasının tazminat tutarının özel çekme bedeli (Sorumluluk sınırları Madde 882) üzerinden hesapladıklarında, ilgili kargonun içerik kısmı incelendiğinde 1 adet hasarlı pompasının tamiri amacıyla düzenlenen sevk evrakları incelendiğinde 1 Palet, 2.630 kilo ve 10.290 metreküp olarak belirtildiğinden, özel çekme bedeli hesabında kilo ölçüsünün esas alınacağından, taşınan kargo içeriğinin 2.630,00 kilo şeklinde özel çekme bedeline hesaplaması yapılacak olduğunu, özel çekme hakkı, Türk Lirasına çevrilirken eşyanın taşıyıcıya teslimi tarihindeki TCMB kurları esas alınacak olduğunu, bu tarihin 17.04.2015 olduğunu, (17.04.2015 Günü Saat 15:30'da Belirlenen Gösterge Niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kuru SDR/ÖZEL ÇEKME HAKKI 3,7191 Türk Lirası olduğunu) (... adresinden alındığını) bu sorumluluğun sınırının T.T.K. 882. maddesi gereğince yapılan hesaplama ile 2.630,00 kg X 8,33 X 3,7191 = 81.477,67 TL olarak tespit edilmiş olduğunu, hasarlı emtiadaki hasar nedeniyle müvekkili sigorta şirketince 112.962,74 TL tazminat ödemesi yapıldığından, davacı sigorta tarafından bu bedelin ödenmesi talebinde bulunulmuş olduğunu, ödenen rakama ilişkin hasarlı Yangın Pompasının gönderim ve tamir masraflarının belgeler dosya ekinde sunulmuş olduğunu, yasanın 876. maddesinde taşıyıcıyı sorumluluktan kurtaran sebepler belirtilmiş bulunduğunu, buna göre zarar, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcının sorumluluktan kurtulacak olduğunu, kanaatlerince somut olayda davalı şirketin en yüksek özeni göstermediği bunun sonucunda ilgili hasarın oluşmasında sorumluluğunun bulunmasından dolayı kusurlu olduğu, diğer deyişle meydana gelen hasar zararının davalının adamlarının ve yardımcılarının tedbirsizlik ve dikkatsizlik hareket etmesi neticesi ''forkliftten düşme'' şeklinde meydana geldiği görüşünün oluştuğunu, davaya konu taşımacılık işinde taşınan malzemenin forklif bıçakları üzerinden kayması ile oluşan hasar nedeniyle, yangın pompasının hasarlanması neticesinde oluşan zararın karşılanmasına yönelik olduğunu, taşımacılık işinde taşıma maliyetleri hesaplamasına esas oluşturan ana unsurların başında, taşınan malzemenin ağırlığı veya hacminin, taşınan malzemenin fiyatlandırılmasında esas oluşturduğunu, taşıyıcının bu fiyatı verirken taşıyacağı malzemenin sağlıklı olarak taşınması ve taşınan malzemenin taşıma esnasında zarar görmemesinde sorumluluk kendisinde olacak şekilde taşımayı gerçekleştireceği araç gerecin teminini yapacağını ve taşımacılıkta bu seçimi kendisinin yaparak maliyetlendirmeyi buna göre hesaplayıp, taşıtıcı firmadan taşıma bedelini talep edeceğini, davalı .... Hizmetleri ve Dış Tic. A.Ş.’ye taşınacak emtialara ilişkin gerekli kap, kg, hacim, palet ölçüleri vb. gibi bilgileri bildirildiğinin ve taşıma organizasyonunun da buna göre gerçekleştirildiğinin anlaşılmış olup, bu yönde eksik bir bilgilendirmede söz konusu olmadığını, TTK'nun madde 877- (1) de Taşıyıcı, taşıma aracındaki arızaya, taşıtı kiraladığı kişinin onun temsilcilerinin veya çalışanlarının kusuruna dayanarak sorumluluktan kurtulamaz şeklinde yer aldığını, bu durumda, taşıma organizasyonunda kullanılacak ekipmanın ayarlanması, sevki ve kullanılacak ekipmanın yüklenilecek emtiaya uygun olmasından davalı ... Hizmetleri ve Dış Tic. A.Ş.’nin sorumlu olduğunun anlaşılmakta olup, taşınan emtiaya uygun ekipman sevkinde bulunmadığının görülmekte olduğunu, dava konusu taşımacılıkta taşıyıcının sorumluluğuna ilişkin TTK. madde 875 de; "gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinden meydana gelen hasara ilişkin sorumluluk kapsamına yönelik maddesi göz önüne alınamaz, zira taşınan malzemenin ağır oluşu ve hacmi gerekçe gösterilerek oluşan hasarın göndericiden talep edilmesi doğru bir yaklaşım olamaz, gönderici taşıttığı ürünün ağırlığı ve hacmine ilişkin taşıma bedeline esas alınan bir bedel öderken oluşan hasardan sorumlu tutulamaz, taşıyıcı firma taşınan malzemede zarar görmemesi için en sağlıklı malzemenin temin edilerek malzemenin hasar görmeden taşınmasından sorumludur, taşıyıcı firma taşınan ürünün zarar görmeden hasarsız bir şekilde taşınması işinde doğru taşıma araçları ile en sağlıklı şekilde taşınan ürünün hasar görmemesi için gerekli taşıma araç ve gereçlerinin seçimini kendisi yapmakla sorumludur." şeklinde yer aldığını SONUÇ OLARAK: malın İngiltere'ye geri götürülmesi ve tamiri sonrası geri getirilmesi sürecinden meydana geldiği iddia edilen, zarar kalemlerinin kadri maruf olduğunu, tazmin talebinin özel çekme bedeli olan 81.477,67 TL üzerinden değil, uğranılan zarar için talep edilen 112.962,74 TL üzerinden değerlendirilmesinin daha uygun olacağını bildirmişlerdir. Dosyanın daha önce rapor veren bilirkişi heyetine tevdi edilerek mahkememizin 28/01/2025 tarihli duruşmasındaki 2 nolu ara karar doğrultusunda kök raporda istenilen hususlara yer verilmediği anlaşıldığından ara karar doğrultusunda usulüne uygun olarak ek rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş olup, bozma sonrası kök rapor sunan bilirkişi heyeti 18/06/2025 tarihli ek raporlarında özetle; önceki raporlardaki Mühendis Bilirkişi Teknik değerlendirmelerinden; pompanın eklentisi olan unsurlarının olduğu, oluşan hasar nedeniyle tamamının iş göremez ve özgülendiği amacı yerine getiremez durumda olduğunun dikkate alınmasının gerektiği, bu durumda yangın pompası olmadan eklentilerin tek başına kullanılmasının mümkün olamayacağı, ekonomik bir değer taşıyamayacağı, sadece hurda değeri taşıyabileceği, belirtilen nedenlerle TTK'nun 880/2 maddesine göre Emtianın “taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamanki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark” bakımından BOZMA kararı irdelendiğinde belirtilen nedenlerle tazminat tutarı hesaplanmasının mümkün olmadığını, davalı taşıyan .... Hizmetleri ve Dış Tic.A.Ş. 'nin emtianın hasarının, tedbirsiz ve dikkatsizlik ile hareket etme neticesinde emtianın forkliftin bıçaklarından kayması sonucu düşme şeklinde gerçekleşmesi, taşıma sırasında emtiaya uygun araç gereçlerin ve ekipmanın kullanılmaması davranışlarının pervasızca bir davranış olarak niteleneceğinden, TTK 886'nci madde gereği sorumluluk sınırlaması hakkını kaybedeceğini, bu nedenle emtianın tamir masrafı olan alıcıyla satışı için anlaştığı değeri olan 112.962,74 TL'yi tazmin etmesi gerekeceğini, mahkememizin görüşlerinin aksine TTK 886. maddesi hükmünün uygulama alanı bulmayacağı yönünde bir kanaate varması durumunda ise davalı .... Hizmetleri ve Dış Tic.A.Ş nin hesap edilen sorumluluk sınırı olan 81.477,67 TL'yi tazmin etmesi gerekeceğini bildirmişlerdir. Dosyanın geçirmiş olduğu safahat, bozma ilamları ve alınan bilirkişi raporlarının bir arada değerlendirilmesinde davacının, nakliyat emtia sigortası abonman poliçesi ile sigortalanan dava dışı .... AŞ'ye ödenen tazminat bedelinin sorumlusundan rücuen tazmini istemi ile işbu davayı açtığı, hasarın meydana geliş şekli ve taşınan emtianın niteliği uyarınca pompanın eklentisi olan unsurlarının olduğu, oluşan hasar nedeniyle tamamının iş göremez ve özgülendiği amacı yerine getiremez durumda olduğunun dikkate alınmasının gerektiği, bu durumda yangın pompası olmadan eklentilerin tek başına kullanılmasının mümkün olamayacağı, ekonomik bir değer taşıyamayacağı, davalı taşıyan ... Hizmetleri ve Dış Tic.A.Ş. 'nin emtianın hasarının, tedbirsiz ve dikkatsizlik ile hareket etme neticesinde emtianın forkliftin bıçaklarından kayması sonucu düşme şeklinde gerçekleşmesi, taşıma sırasında emtiaya uygun araç gereçlerin ve ekipmanın kullanılmaması davranışlarının pervasızca bir davranış olarak nitelendirilmesi gerektiği, bu nedenle sorumluluğun sınırlandırılmasına ilişkin TTK m. 882 hükümlerinden davalının yararlanamayacağı, hasarlı emtiaya ilişkin davacı tarafça 112.962,74 TL ödeme yapıldığı, antrepo sorumluluk poliçesi sigortacısı ... Sigorta tarafından 49.999,99 TL ödeme yapıldığı, ödenen bedelin mahsubu ile bakiye 62.962,75-TL'nin davalıdan tahsilinin talep edilebileceği, bu nedenle açılan davanın kabulü ile 2.962,75-TL nin ödeme tarihi olan 01/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KABULÜNE, 1- 62.962,75-TL nin ödeme tarihi olan 01/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Bozma öncesinde ilama dayalı olarak ödeme yapılmış olması halinde infaz aşamasında dikkate ALINMASINA, 3-Alınması gereken 4.300,99 TL harçtan peşin alınan 1.075,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.225,74 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.104,45-TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 24.647,60-TL olmak üzere toplam 25.752,05-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, (davacı vekiline e-duruşma ortamında) yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde mahkememize müracaatla YARGITAY yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 30/09/2025
Katip ... ¸
Hakim ... ¸