İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/1059 E. 2025/98 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/1059
Karar No
2025/98
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/1059 Esas KARAR NO : 2025/98

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 29/01/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu (davalı) şirket ile dava dışı ..... Dağıtım, Servis Ve İçerik Hizmetleri A.ş. arasında VPartner Satış Kanalı Sözleşmesi bulunduğunu, davalı buna dayalı olarak piyasada "telefon bayisi" olarak bilinen işletmesinde .....'a ait ürün ve hizmetleri sunabildiğini, müvekkili şirket ise Türkiye'de 1000'in üzerinde bayi ile ...... arasında aracı konumunda olduğu, bayilerin yapmış olduğu hizmetler ve ürünlerdeki ödüllendirme ve cezalandırma işlemlerinin tamamı dava dışı ....... tarafından müvekkiline fatura edildiğini, bu faturalandırma çerçevesinde de bayilere ödül ve/veya ceza müvekkili firma tarafından fatura ile yansıtıldığı, davalının yapmış olduğu hatalı işlemlerden dolayı dava dışı ...... müvekkiline fatura karşılığında cezai işlem uygulandığı, bu cezai faturalar sebebiyle de müvekkili davalıya faturalar kestiğini, bunun neticesinde ise davalıya ait toplam bir borç bakiyesi çıktığını, davalının borcunu ödemekten imtina etmesi üzerine de Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ..... E. Sayılı dosya ile icra takibi başlatılmış ve davalı firma borca itiraz ettiğini, yapılan itiraz sonrasında 26.11.2024 tarihinde arabuluculuğa başvuru yapılmış; ancak anlaşma sağlanamadığını, davalının haksız yere ve ödemeyi geciktirmek için kötü niyetli olarak hareket ettiği aşikar olduğu, takip konusu meblağ davalı tarafça gayet iyi bir şekilde bilinmekte olup, aynı zamanda likid bir alacak olduğu, kısaca sunulan nedenlerden dolayı; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı şirket aleyhine %20’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalının H.M.K m.329/2 gereğince dava açılmasına sebebiyet verdiğinden para cezasına çarptırılmasına, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf, müvekkili ...... ile dava dışı ...... Dağıtım Servis Ve İçerik Hizmetleri A.Ş arasında, VPartner Satış Kanalı Sözleşmesi bulunduğunu, davalının "Telefon Bayisi" olduğu, davacı şirketin de Türkiye'deki bir kısım bayiler ile ...... isimli şirket arasında aracı konumunda bulunduğu açıklandığı, bu nedenle davacı şirketin, dava dışı ..... tarafından kendilerine Bayilerin yapmış olduğu hizmetler ve ürünlerdeki ödüllendirme ve cezalandırma işlemlerinin tamamının, ...... tarafından kendilerine fatura olarak kesildiğini, davacı şirketin de bunu bayilere ödül ve/veya ceza olarak, fatura ile yansıtıldığını açıkladığı, davacı şirket bu nedenle, davalı müvekkile karşı, cezai faturalar keserek ödenmesini, akabinde bunun icra yolu ile tahsili için icra takibi yaparak yapılan itiraz neticesinde, davacı tarafça işbu dava açıldığını, davacı şirket, müvekkili ..... hakkında Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ..... E. Sayılı takip nosu ile toplam 224.082,34 TL. Asıl alacak ve ferileri ile birlikte talepte bulunularak icra takibi başlatıldığını, ancak icra takip dosyası incelendiğinde, takip konusu belge ve ödeme emrinin müvekkile tebliğe gönderilmediği, müvekkilinin takip tarihinde Edirne Açık Cezaevinde bulunduğundan dolayı, herhangi bir tebligat yapılmadığı açıklandığı, bu nedenle, icra dosyasından usule uygun bir tebliğ işlemi bulunmadığı, herhangi bir ödeme emrinin de müvekkiline tebliğ edilmediği görüleceği, bu nedenle, yerleşik Yargıtay Kararlarında da açıklandığı üzere, usule uygun olmayan bir icra takibi mevcut olduğundan, davacı tarafından açılan itirazın iptali davasının usulen reddine karar verilmesini davacı-alacaklının kötüniyetli olmasından dolayı asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılması ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. HMK Madde 2’ye göre, “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk mahkemesidir.” Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Vergi Dairesi cevabi yazısına göre davalının tacir kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin ...... esas, ..... karar sayılı ilamında; "Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir. Mevcut olayımızda; davalının tacir vasfında olmadığı ve uyuşmazlığın da TTK'nın 4/2. maddesinin “a-f” bentlerindeki hususlara ilişkin olmadığı anlaşılmış olup, 6102 sayılı TTK’nın 6335 sayılı Kanunla değişik 5/3. maddesinde ise Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlemesine istinaden görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, 2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli BAKIRKÖY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına, 4-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına, Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/01/2025

Katip ..... ¸e-imzalıdır

Hakim ..... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/1059, K. 2025/98, T. 29.01.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-1059-e-2025-98-k-dd3c0c5e1eaa