İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/895 E. 2025/835 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/895
Karar No
2025/835
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/895 Esas KARAR NO : 2025/835 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/12/2023 KARAR TARİHİ : 18/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil ile borçlu arasında ticari hizmet ilişkisi olduğunu, müvekkili şirket -------- ile karşı taraf -------- şirketi arasında ticari hizmet sözleşmesi neticesinde müvekkil şirket tarafından verilen hizmet bedeline karşılık düzenlenen 24.524,64 TL fatura alacağının tahsili için icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin edimlerini kusursuz ve eksiksiz bir şekilde yerine getirildiğini, davalı faturada belirtilen ödemeleri gerçekleştirmediğini, arabuluculuk başvurusunda da bulunmuşsa da davalı/borçlu taraf ile anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ve sair hususlara ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, --------İcra Dairesinin ---------- esas numaralı takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, vekalet ücreti ve yargılama harç ve giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki hizmet ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.------ İcra Müdürlüğü'nün --------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 16/09/2021 tarihinde asıl alacak 24.524,64 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 13/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, (-------- sayılı ilamı ile "İcra dosyasından borçlu şirkete yapılan tebligatın incelenmesi neticesinde 05/10/2021 tarihi itibarı ile tebliğ işlemi yapılmış ise de tüzel kişiler bakımından yetkilinin nerede olduğunun araştırma yükümlülüğü tebligat memuruna yüklenmemiş ise de T.K. 21. Maddesine göre komşusuna haber verilmesi gerektiği , ancak -------- isimli komşudan alınmasına rağmen haber verilen kişinin isminin tebligata yazılmadığı görülmüş ve yapılan tebligatın usulsüz mahiyette olduğu anlaşılmış olup davalı tarafça davacının belirtilen 13/03/2022 tarihinden önce tebligattan haberdar olduğunun ispat edilemediği anlaşılmakla ıttıla tarihinin 13/03/2022 tarihi olarak kabulüne" şeklindeki gerekçe ile davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, -------- İcra müdürlüğünün --------- esas sayılı dosyasından davacı tarafın ıttıla tarihinin 13/03/2022 olarak düzeltilmesine dair karar verilmiştir.) borçlu tarafından 13/03/2022 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre; davacı şirketin usul ve yasaya uygun tutulmuş olduğu tespit olunan ticari defterlerindeki kayıtları ve müstenidatları üzerinde yapılan incelemeler çerçevesinde, rapor içeriğindeki açıklamalar sonucunda, 6100 sayılı HMK” nın 266/c. 2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir, tavsif, icra tazminatı talepleri ve taleple bağlılığın takdirinin Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin 24.524,64 TL asıl alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle, itirazın iptali istemli olarak davalı şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında; davacı şirketin, 14.07.2021 tarihli, -------- Nolu, hizmet satış faturasına dayanarak talep ettiği 24.524,64 TL asıl alacak talebinin Mahkemenin takdirinde olabileceği yönünde beyan etmiştir. Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez. Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacı kayıtlarına göre takip ve dava konusu faturanın davalıya gönderilmesi sonrası davalının iade faturası düzenlediği, taraflar arası iadeleşme işlemi yapıldığı, en son davacının davalı şirketten alacak kaydı ile 2022 yılına devir ettiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 24.524,64 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerinin incelenmediği, ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, kesin delil olan yemin deliline dayanıldığı, davalının yemini iade veya kabul etmediği, usule uygun yemin davetiyesi tebliğine rağmen duruşmaya davalının katılmadığı, davacının alacağını ispatlamış olduğu, bu itibarla 24.524,64 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1)Davanın KABULÜ ile, ---------İcra Dairesinin --------- Esas sayılı dosyasında davalı/borçlunun 24.524,64 TL asıl alacak yönünden itirazının iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek avans faizi ile birlikte icra takibinin DEVAMINA, 2) Hükmolunan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3)Alınması gerekli karar harcı 1.675,27 TL’den peşin olarak yatırılan 418,82 TL'nin mahsubu ile 1.256,45‬ TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4)Davacı tarafça yatırılan 418,82 TL peşin harç/harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5)Davacı tarafından yapılan 308,25‬ TL ilk dava masrafı, 3.500,00 TL bilirkişi, 662,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 4.470,25‬ TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6)Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7)Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 24.524,64 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8)Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 9)Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/11/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/895, K. 2025/835, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-895-e-2025-835-k-8ee4d27bb7f1