İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/800 E. 2024/824 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/800
- Karar No
- 2024/824
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : ***
HAKİM :*** KATİP : ***
DAVACI : *** VEKİLİ : Av. DAVALI : ***
DAVA : İtirazın İptali (Rücuen Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (rücuen tazminat istemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ve dava dışı yükleniciler ile müvekkili idare arasında ihale üzerine akdedilen sözleşme gereği hizmet alımı gerçekleştirildiğini, bu kapsamında dava dışı işçi ...'ın yükleniciler tarafından 01/05/209-26/07/2021 tarihleri arasında çalıştırıldığını, 26/07/2021 tarihinde emekli olan işçiye söz konusu dönemdeki çalışması için son çalıştığı şirket olan Kaski Personel A.Ş. tarafından 84.895,36-TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, söz konusu ödemenin 01/05/2009-01/04/2018 dönemine denk gelen 62.268,04-TL'lık kısmının müvekkili kuruma rücu edildiğini, rücuya konu tutarın 04/01/2022 tarihinde Kaski Personel A.Ş.'ne ödendiğini, 01/01/2016-31/12/2016 döneminde işçiyi çalıştıran davalı yüklenicinin kendi dönemine denk gelen kıdem tazminatının tahsili amacıyla Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun meşruhatlı dava dilekçesi ekli davetiye tebliğine rağmen süresinde cevap dilekçesi sunmadığı ve duruşmalara katılmadığı anlaşılmıştır. DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Davacı tarafından; ...'ın hesabına yapılan ödemeye ilişkin 27/07/2021 tarihli dekont, Kaski Personel A.Ş'nin E-Hİ11111-903.06,01-10557 sayılı ... kıdem tazminatı ödemesi konulu yazısına, davacı tarafından Kaski Personel A.Ş.'nin hesabına 04/01/2022 tarihinde yapılan ödemeye ilişkin dekonta, davacının ihale ettiği iş kapsamında ... Taah. Tem. Tarım İlaç Gıda San. Tic. Ltd Şti. ile arasında 2015/132521 İhale kayıt nolu hizmet alımına ait sözleşmeye, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, ...'ın SGK kayıtlarına, arabuluculuk son tutanağına, icra takibinde davacının ödemiş olduğu peşin harca ilişkin sayman mutemedi alındısına ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır. Davalı tarafından yasal süresi içinde delil sunulmamıştır. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının akıbetinin sorulmuş, dosya örneği Uyap sistemi üzerinden mahkememiz dosyası içerisine alınmıştır. Davacı vekiline davalı şirket ile davacı arasında imzalanan 01/01/2016-31/12/2016 tarihlerini kapsayan tüm hizmet alımına ilişkin sözleşmelerin, ek sözleşmelerin, eki olan tüm şartnamelerin, tüm sayfalarıyla birlikte okunaklı ve onayla örneklerini sunması, yine ... isimli Kaski bünyesinde çalışan işçinin şahsi dosyasının, hizmet cetvelinin okunaklı ve tastikli örneğini, bu kişinin iş akdinin feshi nedeniyle ödenen kıdem tazminatına ilişkin ödenen miktarı gösterir belge, dekont ve sair tüm ödeme belgelerinin, bu konu ile ilgili davacının davalılarla yazışmaları ve Kaski kayıt örneklerinin sunulması için süre verilmiştir. 08/09/2023 havale tarihli dilekçe ekinde istenen belgeler gönderilmiştir. SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... T.C. kimlik numaralı ...'ın 01/01/2016-31/12/2016 tarihleri arasında geçen dönemde çalışmalarına ilişkin ise giriş çıkış bildirgelerinin, hizmet cetvelinin, çalışmasıyla ilgili diğer sair tüm kayıt ve belge örnekleri istenilmiştir. 06/09/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. İlgili delillerin toplanmasından sonra HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir nitelikli hesap bilirkişisi İbrahim Toksöz'e tevdine, HMK'nun 273. maddesi gereğince iddia, SGK kayıtları, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının Uyap kayıtları, davacı tarafından sunulan kayıt, belge, hizmet alım sözleşmesi, ödemeye ilişkin dekont örneği ve diğer deliller incelenerek dava dışı işçi ...'a kıdem tazminatı ödemesi ve var ise damga vergisi ödemesi nedeniyle davacının davalıya rucü edip edemeyeceği, rucü mümkün ise icra takip tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş ticari avans faizinin takipteki talep ile bağlılık kuralı dikkate alınarak hesaplaması konusunda hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir. Görevlendirilen nitelikli hesap bilirkişisi İbrahim Toksöz tarafından düzenlenen 27/05/2024 tarihli raporda özetle; "Davalı yüklenici .... Ltd. Şti.'nin Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 31/03/2023 icra takip tarihi itibariyle 7.005,48-TL asıl alacak, 1.277,03-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 8.282,86-TL alacaklı olduğu, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülebileceği kanaatinde olduğu" belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava; davacı dışı ...'a kıdem tazminatı ödemesi yapılması nedeniyle ödenen miktarın davalıdan rucüen tazmini için başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerinden ibarettir. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibariyle 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır. Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar görüşmüş ancak anlaşmaya varamamışlardır. Tarafların uyuşmazlık konularının; davacının üst işveren sıfatı ile dava dışı işçi ...'a ödediği paraları (kıdem tazminatı miktarını) aralarındaki hizmet alım sözleşmesi gereğince davalıya rucü edip edemeyeceği, bu ödeme nedeniyle davalının sorumluluğu var ise miktarının kaç TL olduğu, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminin koşullarının bulunup bulunmadığı hususlarının olduğu, noktalarında toplanmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. Zira uyuşmazlık, tacirler arası hizmet alım sözleşmesinden kaynaklı asıl işverenin alt işverenden rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptaline yönelik olup, eldeki dava ticari niteliktedir. Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında 13/04/2023 tarihli itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı gibi, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş, yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin davalı yüklenici ile işçi ... arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yükleniciden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenici, işverene karşı sorumludur. Sözleşmede rücu ve sorumluluk oranları ile ilgili özel bir hüküm bulunmadığı takdirde işçilik alacak ve tazminatlarının tamamından yükleniciler sorumludur (Bknz. Yargıtay 6. H.D. 2021/5300 Esas-2022/5935 Karar; Yargıtay 23. H.D. 2017/732 Esas-2020/2372 Karar; 2019/952 Esas-2020/2536 Karar; 2019/1417 Esas-2020/2515 Karar; 2019/782 Esas-2020/1037 Karar sayılı kararları). İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla ve iş davasında taraf olmaları halinde gecikmeden doğan zarardan ayrı bir temerrüt ihtarına gerek olmadan ve ödeme tarihinden itibaren, davalılar tacir olduğundan ticari faiz işletilerek yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir (Bknz. Yargıtay 23. H.D. 2019/296 Esas-2020/340 Karar, 2019/1047 Esas-2020/2188 Karar sayılı kararları). 22/02/2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7166 sayılı "Sosyal Hizmetler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 11. ve 12. maddeleri değiştirilmiş ve kıdem tazminatının alt işverene rücu edebilmesi için bu konuda sözleşmede açık hüküm bulunması zorunluluğu getirilmiştir. Ancak değinilen kanun hükümleri Anayasa Mahkemesi'nin 19/09/2019 gün ve 2019/42 Esas-2019/73 Karar sayılı ilamıyla iptal edildiğinden uygulanma imkanı kalmamıştır. Asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davalının "son işveren" olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, asıl işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu kısma oranı kadarını ilgili alt işverene rücu edebilir. Yukarıda da belirtildiği gibi, uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, davalının "iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yaptığı itirazlar" rücu davalarında hükme esas alınamaz. Tüm bu açıklamalar kapsamında somut dava incelendiğinde; taraflar arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmesi ve bağlı şartnamelerin incelenmesinde çalıştırılan işçiye kanun gereği ödenmesi gereken kıdem ve ihbar tazminatı, ve her türlü yasal hak ve teminatların davacı işveren tarafından ödeneceğine ilişkin düzenlemeye rastlanılmadığı gibi, aksine taraflar arasında düzenlenen 01/01/2016 - 31/12/2016 dönemine ilişkin akdedilen 16/12/2015 tarihli hizmet alımına ait sözleşmenin 36. maddesinde "... Kıdem tazminatı ve benzeri ödemelerin yüklenici firmaya ait olduğunun ..." düzenlendiği görülmekle işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin, yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yükleniciden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerektiğine ilişkin yüksek yargı kararları (Bknz. Yargıtay 15. H.D. 2021/946 Esas-2021/3065 Karar sayılı, 6. H.D'nin 2021/955 Esas-2021/1261 Karar sayılı kararları). 11/09/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak ödenen kıdem tazminatlarının sözleşmede yükleniciye rücu edileceği yönünde açık bir hükme yer verilmemişse yükleniciye rücu edilemeyeceğine ilişkin olarak 7166 sayılı Yasa ile yapılan düzenlemenin Anayasa Mahkemesi'nin 19/09/2019 gün ve 2019/42 Esas-2019/73 Karar sayılı ilamıyla iptal edilmesi nazara alınarak, davacı işveren tarafından davalı yüklenici bünyesinde çalıştırılan işçiye vergiler dahil ödenen 85.544,64-TL kıdem tazminatı ödemesinden davalı yüklenicinin işçiyi çalıştırdığı süre ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu miktarın 7.005,83-TL olduğu, bu tutar için 04/01/2022 ödeme tarihinden 31/03/2023 icra takip tarihine kadar geçen 451 gün için talep edebileceği işlemiş faiz tutarının aynı dönem için geçerli avans faizi oranlarına göre1.277,03-TL olduğu mahkememizce görevlendirilen nitelikli hesap bilirkişisi İbrahim Toksöz tarafından düzenlenen 27/05/2024 tarihli raporunda hesap edilmiştir. Bu rapor yasaya, sözleşmeye ve yerleşik yargıtay uygulamalarına uygun ve denetime elverişli olmakla mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen işçilik alacağının davalı alt işverenden rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkin olarak açılan işbu davada, asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacaklarının, dava dışı işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsadığı, dava dışı işçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenlerin sorumluluğunun da sadece kendi dönemi ile sınırlı olması gerektiği, eş söyleyişle tüm işçilik alacaklarından, dava dışı işçinin çalışmış olduğu alt işverenlerin, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumlu oldukları, yine, asıl işverenin, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu kısma oranı kadarını ilgili alt işverene rücu edebileceği, bu kapsamda davalının sorumluluğunun bulunduğu değerlendirilmiştir. Yukarıda değinildiği üzere, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kıdem tazminatı ile yargılama ve icra takip giderleri gibi ferilerinden yüklenicilerin işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı sorumlulukları vardır. Yargılama sonunda dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının iptali ile 7.005,83-TL asıl alacak, 1.277,03-TL işlemiş faiz olmak üzere 8.282,86-TL üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullar ile icra takibinin devamına, 7.005,83-TL asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %10,75 oranında ve değişen oranlarda ticari avans faizi işletilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Eldeki davada, davacı icra inkar tazminatı talep etmektedir. İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir". Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Takibe konu edilen alacak taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin içeriğinden, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının içeriğinden, tarafların ticari defterleri ve SGK kayıtlarından tespiti ve hesabı mümkün olduğundan ve davacının davalıdan alacaklı olduğu sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itirazın iptaline karar verilen 8.282,86-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki İTİRAZININ İPTALİ ile 7.005,83-TL asıl alacak, 1.277,03-TL işlemiş faiz olmak üzere 8.282,86-TL üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullar ile İCRA TAKİBİNİN DEVAMINA, 2-7.005,83-TL asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %10,75 oranında ve değişen oranlarda ticari avans faizi işletilmesine, 3-İtirazın iptaline karar verilen 8.282,86-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 565,80-TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 269,85-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 295,95-TL bakiye karar ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 7-Davacı tarafından yatırılan başvurma harcı 269,85-TL, peşin dava harcı 269,85-TL olmak üzere toplam 539,70-TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafça yapılan 20,00-TL e-tebligat gideri ve 501,00-TL tebligat gideri, 1,75-TL KEP gideri ve 2.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere olmak üzere toplam 3.022,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığında bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 10-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2. maddesi gereğince davanın kabulü nedeniyle hesap ve taktir olunan 8.282,86-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 12-Davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 13-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda HMK'nun 341. maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/09/2024
Katip *** E-imzalıdır
Hakim *** E-imzalıdır