İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/75 E. 2023/473 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/75
- Karar No
- 2023/473
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/75 Esas - 2023/473 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/75 Esas KARAR NO : 2023/473
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...
DAVACILAR : 1- ... LİMİTED ŞİRKETİ - ... 2- ... - ... 3- ... LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLLERİ : ... - ...
DAVALILAR : 1- ... - ... 2- ... - ... VEKİLLERİ : ... - ...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/07/2022 KARAR TARİHİ : 19/09/2023 YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketlerin Adana ilinde inşaat ve tekstil alanında faaliyet gösteren köklü şirketlerden olup, ortaklarının ... ve ... olduğunu, davalılardan ...'nın ise şirket ortaklarının öz yeğeni olup taraflar arasında yakın akrabalık bağı bulunduğunu, ...'nın ise ...'nın eşi olduğunu, yakın akrabalık ilişkisi ve güven sebebiyle şirketlerin banka hesaplarını, günlük kazançlarını, kasalarını ...'ya emanet ettiklerini, ...'nın şirketlerin her türlü işlemlerini yapmaya yetkili olduğunu, davalıların asgari ücret dışında herhangi bir geçim kaynaklarının olmamasına rağmen elde ettikleri fahiş mal varlıkları, yaşam tarzları ve şirket çalışanlarının uyarıda bulunması üzerine yapılan incelemeler neticesinde, davalı ...'nın ... uygulaması üzerinden belirli aralıklarla şirketin ortaklarına gönderdiği kasa durumlarına ait rakamlar ile şirket hesaplarında bulunan rakamların birbirini tutmadığını, davalı ...'nın beyan ettiği tarihte çok daha yüksek rakamların bulunduğu ve işbu kasa durumlarını eksik gösterdiğinin tespit edildiğini, davalının bildirdiği miktarların üstünde kalan kısmı kendi uhdesine veya diğer davalı ... uhdesine geçirdiğini, üstelik bu durumu uzun yıllara yayan bir süreç içerisinde sürekli gerçekleştirdiklerini, davalıların davacı şirketlerin banka hesaplarından kendi hesaplarına yada 3. Kişilerin hesaplarına para aktardığını, ...'ın yaptığı inşaatlardan 3. Kişilere yapılan satışlara ait sözleşmeleri tahrif ettiklerini veya değiştirdiklerini, bu kişilerden aldıkları paraları şirket kasasına koymadıklarına, davalıların şirket yetkililerinin imzalarını taklit ederek ... Bankası ... Şubesinde bulunan ... numaralı hesaptan davalı ...'ya 200.000,00.TL ödenmesi talimatı verdiğini ve bu paranın da davalı ... tarafından çekildiğini, yine ... müşteri numaralı ... Card Hesap dökümüne bakıldığında, davalı ...'nın .... Ltd. Şti. Hesabından kendi şahsına kredi kartı çıkardığını, bu karttan fahiş harcamalar yaptığını, müvekkili şirketlerin hiçbir şekilde bilgisi dahilinde olmayan işbu harcamalar ve ödemeler neticesinde davalının adeta lüks bir yaşam sürdüğünü, davalıların müvekkili şirketi zarara uğratmak suretiyle elde ettikleri gayrimenkullerin ve araçların değerlerinin milyonlarca Lira'ya ulaştığını belirterek, davalıların tüm menkul, gayrimenkul, 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına, bankalardaki tüm mevduatları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yapılacak bilirkişi incelemeleri sonucunda ortaya çıkacak gerçek zarar tutarında ıslah etmek ve fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla davalıların haksız eylemlerinden dolayı şimdilik 10.000.000,00.TL'nin tespit edilecek her bir zarar için haksız fiil olması nedeniyle zarar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkili davacılara verilmesini talip ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin iddia ettiği gibi 10.000.000,00.TL alacakları mevcut olmadığı sabit olmakla bu iddiaya ilişkin herhangi bir resmi belge ve evrak mevcut olmadığını, tüm hususların iddiadan ibaret olduğunu, mevcut davanın aynı hususta açılan dördüncü dava olduğunu, mahkemenin görevsiz olduğunu belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)'nin 2022/... Esas sırasına kaydedilen davada, 2023/... karar sayılı görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir. Söz konusu mahkemenin 07/07/2022 tarihli ara kararı ile; ihtiyati haciz talebinin kabulüne, 04/10/2022 tarihli ara kararı ile de, itirazın reddine karar verilmiştir. Bu kararı davalıların istinaf etmesi üzerine Adana BAM 9. HD'nin 2022/... esas 2022/... karar sayılı kararı ile özetle; ihtiyati haciz kararı verilmesi için yaklaşık ispat düzeyinde delil bulunması gerektiği, somut dosyada alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat düzeyinde dosyada delil bulunmadığı ve ihtiyati haciz şartlarının bulunmadığı, ayrıca davalı ...'nın ticari vekil, ticari temsilci olup olmadığı, yine şirket yöneticisi olarak sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, diğer davalı ...'nın tacir yardımcısı olarak sorumluluğunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi bakımından uyuşmazlığın çözümü için görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğu, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken ihtiyati haciz talebinin kabulü kararı doğru olmadığından, davalılar vekilinin itirazının kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. HMK'nın 119/1-ğ maddesi gereğince, dava dilekçesinde açık bir şekilde talep sonucunun gösterilmesi gerekir. Eğer talep sonucu açık değilse aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verilir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır. Diğer taraftan belirsiz alacak davasının düzenlendiği HMK'nın 107. maddesinde;Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. Hükmü bulunmaktadır. Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde, mecburi dava arkadaşlığı vardır.(HMK md. 59) Hukuk Muhakemeleri Kanununun 57. Maddesinde, ihtiyari dava arkadaşlığı düzenlenmiş ve 58. Maddeye göre; İhtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsızdır. Dava arkadaşlarından her biri, diğerinden bağımsız olarak hareket eder. Şu halde, şirket ortağının ve çalışanının verdiği zarar nedeniyle belirsiz alacak davası açılması mümkün olmakla beraber, davacılar arasında ve davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, ihtiyari dava arkadaşı oldukları, dolayısı ile ihtiyari dava arkadaşı kadar dava bulunduğu, bu davaların birbirinden bağımsız olduğu, her davaya ait talep sonucunun açıkça belirtilmesi gerektiği, belirsiz alacak davalarında da her dava için asgari bir miktar gösterilerek dava açılabileceği, dava dilekçesinde hangi davacı için hangi davalıdan ne miktarda tazminat istendiğinin açıklanmadığı, HMK'nın 119/2 maddesi gereğince verilen kesin süre içinde de her bir davanın talep sonucunun açıklanmadığı anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur. (Yargıtay 7.HD 2023/2054 E. 2023/2748 K.) H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK 119/2 maddesi gereğince, açılmamış sayılmasına, 2-Alınması gereken 269,85-TL karar harcının, peşin alınan 170.775,00-TL harçtan mahsubu ile bakiye 170.505,15 -TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre hesaplanan 9.200,00 -TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davacılara ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-T.C. Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL Arabuluculuk Ücretinin 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince, 6183 sayılı kanuna göre davacılardan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 6-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerinin ve davalı ...'nın yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/09/2023
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...