İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/734 E. 2026/349 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/734
- Karar No
- 2026/349
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/734 Esas - 2026/349 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/734 Esas KARAR NO : 2026/349 ........................... ............................. ..................................... ........................................... .................................................. .........................................................
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 13/04/2023 KARAR TARİHİ : 02/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11.01.2019 tarihinde davalı .............. sevk ve idaresindeki .......... plakalı aracın, otobüs beklemekte olan müvekkiline çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ağır yaralandığını, kaza nedeni ile ......... Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/404 E. sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucu davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu bulunarak cezalandırılmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, müvekkilinin kaza sebebi ile malul kaldığını, davacının Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olarak ve usta belgesine sahip elektrik işi ile uğraşan bir esnaf olduğunu, kaza tarihi itibarıyla aylık ücretinin 9.000,00.-TL olduğunu, ilgili meslek odasından ya da meslek kuruluşlarından emsal ücret sorularak müvekkilinin kazancının tespit edilebileceğini, müvekkilinin kaza nedeni ile uzun bir süre çalışamadığını, bakıma muhtaç hale geldiğini, bakımını eşinin yerine getirmesi nedeni ile hem müvekkilinin hem eşinin kazanç kaybı yaşadıklarını ve geçimlerini idame etmekte zorlandıklarını, bu nedenle maddi ve manevi olarak büyük sıkıntı yaşadıklarını, kazaya karışan .......... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin zararının tazmini için davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine davalı sigorta şirketi tarafından geçici işgöremezlik süresi ve bakıcı ihtiyaç süresi belirli olmayan Keçiören Hastanesi tarafından düzenlenen rapor esas alınarak eksik ödeme yapıldığını, müvekkilinin maluliyeti daha yüksek olduğu gibi ödenen tutarın da eksik olması sebebi ile müvekkili tarafından ihtirazi kayıtla yapılan ödemenin kabul edildiğini, müvekkilinin zararının halen karşılanmadığını, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00.- TL bakiye maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 90.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ..............'dan tahsilini talep ve beyan etmiştir.
Davalı .............. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde müvekkili araç sürücüsünün kusurlu olduğunun kabul edilmediğini, öncelikle kusur incelemesi yapılması gerektiğini, davacı tarafça talep edilen manevi tazminat tutarının çok yüksek olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmaya çalışıldığını, davacı tarafça ileri sürülen aylık ücret tutarının gerçek dışı olduğunu, SGK'ya müzekkere yazılarak davacının gelir dökümünün sorulması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ..........Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava öncesinde yapılan başvurunun usulüne uygun olmaması nedeni ile davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın başvuru dilekçesi ekinde Trafik İhtisas Dairesi Bilirkişi Raporu ve Mahkeme kararı bulunmadığını, davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, belirsiz alacak davası açılamayacağını, dava konusu kazaya karışan .......... plakalı aracın 04.12.2018-04.12.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, bu nedenle öncelikle kusur incelemesi yapılması gerektiğini, davacının müterafik kusuru olup olmadığının irdelenmesi gerektiğini, davacı tarafa ödeme yapılmış olması nedeni ile müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığını, davacı tarafa 11.05.2021 tarihinde %14 maluliyet oranı esas alınarak 70.661,78.-TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme üzerine davacı tarafça ibraname imzalandığını, davacının maluliyetinin mevzuat hükümlerine uygun olarak tespit edilmesi gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Ömür Tablosu ve 1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, davacının gelirine ilişkin belge sunulmadığından hesaplamada asgari ücretin esas alınması gerektiğini, tedavi masrafları ve geçici işgöremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, avans faizi talep edilemeyeceğini, temerrüt gerçekleşmediğinden dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
15/05/2024 tarihli ATK raporunda özetle; 30 Mart 2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında, Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Özürlülük Oranları, Kas iskelet sistemi, yürüyüş bozukluğuna göre engellilik oranları Tablo 3.4.a“Alt ekstremitede antaljik yürüyüş, basma fazının kısalmasına ilave olarak ayak bileği, diz veya kalçada orta-ileri derecede artritik değişikliklerin tespit edilmesi "maddesi uyarınca %8 olduğu, Üst Ekstremiteye Ait Sorunlarda Özürlülük Oranları Sol omuz Şekil 2.10: Omuz fleksiyon ve ekstansiyon kısıtlılığına bağlı üst ekstremite özürlülük yüzdeleri 5+0, Şekil 2.11: Omuz abdüksiyon ve addüksiyon kısıtlılığına bağlı üst ekstremite özürlülük yüzdeleri 4+0, aritmetik toplam yapıldığında omuzdaki hareket kısıtlılığına bağlı üst ekstremite özürlülük 9 olduğu, Sol üst ekstremite engelliliği Tablo 2.3'e göre kişi özür oranına dönüştürüldüğünde %5 olduğu, kişinin engel oranları Balthazard formülü ile toplandığında (%8, %5) %13 olduğu, 11/01/2019 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel özür oranının 13 (yüzde on üç) olduğu sürekli olduğu ve sekel halini aldığı, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 3 (üç) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği kanaatinde olduğu bildirilmiştir.
03/01/2025 tarihli ATK raporunda özetle; 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, omuz eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.10 (%2) ve Şekil 2.11’e (%2) göre üst ekstremite özürlülük oranı %4 olup, Tablo 2.3’e göre kişinin özür oranı %2, Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, alt ekstremite uzunluk farklılıkları, Tablo 3.3’e göre alt ekstremite özürlülük oranı %5; kalça eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.8a ve Tablo 3.8b’ye göre alt ekstremite özürlülük oranı (%5+%5+%5) Balthazard formülü ile %14; tanıya dayalı değerlendirmeler, Tablo 3.33.b’e (patella kırığı-nondeplase) göre alt ekstremite özürlülük oranı %5, Balthazard formülüne göre toplam alt ekstremite özürlülük oranı %22 olup, Tablo 3.2’ye göre kişinin özür oranı %11, Balthazard formülüne göre; kişinin tüm vücut özürlülük oranının %13 (yüzdeonüç) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, bir başkasının sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği bildirilmiştir.
12/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; kusur yönünden değerlendirme: .......... plakalı araç sürücüsü ..............' meydana gelen kazanın oluşumunda sürücünün yukarıda açıklanan 2918 sayılı karayolları trafik kanununun 52/b, md kuralını ihlalen dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile %100 oranında tam kusurlu olduğu, yaya ...in kazaya etken kural ihlali ve müterafik kusuru görülmediğinden kusursuz olduğu, kazaya etken başkaca unsur bulunmadığı kanaatine varıldığı tazminat talebi yönünden değerlendirme: 11.01.2019 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak; maluliyet oranı %13, geçici işgöremezlik süresi 9 ay ve bakıcı ihtiyaç süresi 1 ay olarak tespit edilen davacının; işgöremezlik alacağının 81.000,00.-TL olarak hesaplandığı, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme güncellenerek mahsup edildikten sonra sürekli işgöremezlikten doğan bakiye tazminat alacağının 776.889, 11.-TL olarak hesaplandığı, bakıcı giderinin 2.558,40.-TL olarak hesaplandığı, yol ve tedavi giderlerine ilişkin takdir ve değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun maddi tazminata ilişkin olarak poliçe teminatı ile sınırlı olduğu, kaza tarihi itibarıyla geçerli poliçe limitinin sakatlık ve tedavi giderleri teminatı kapsamında ayrı ayrı olmak üzere 360.000,00.-TL olduğu, kaza tarihi itibarıyla geçerli olan Genel Şartlar uyarınca sürekli işgöremezlik zararının poliçenin bedeni zararlar klozundan, bakıcı gideri, tedavi giderleri ve geçici işgöremezlik zararının ise tedavi giderleri teminatından karşılanması gerektiği (4.H.D. 2021/12166 E., 2022/5381 K. sayı ve 21.03.2022 tarihli kararı), davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 70.662,00.-TL tutarlı ödeme mahsup edildikten sonra poliçenin sakatlık teminatına ilişkin bakiye limitinin 289.338,00.-TL olduğu, davalı .............. adına kayıtlı, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış .......... plakalı aracın “hususi araç” niteliğinde olması nedeni ile temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanabileceği, yerleşik Yargıtay kararları ile sigorta şirketinin başvuru üzerine tam tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunduğu gözetildiğinde, eksik ödenen kısım için, eksik ödemenin yapıldığı tarihten itibaren temerrüde düştüğünün kabul edilmesi (Yargıtay 4. H.D. 2021/9830 E., 2022/14370 K. sayılı ilamı, 17. H.D. 2017/5058 E., 2018/3239 K. sayılı ilamı) nedeni ile davalı sigorta şirketi için temerrüt tarihinin ödeme tarihi olan 11.05.2021 olarak belirlendiği, manevi tazminatın takdir ve değerlendirmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; netice-i taleplerinde yer alan 1.000-TL maddi tazminat taleplerinde sürekli iş göremezlik tazminatını 776.389,11-TL, geçici iş göremezlik tazminatını 80.800-TL, bakıcı giderlerini 2.458,40-TL olmak üzere toplam taleplerini 859.647.51 -TL olarak artırdıklarını beyan etmiştir.
Tanık RAMAZAN ALTINIŞIK katıldığı oturumda beyanında: "Davacı kayın pederim olur. Bu sebeple kendisini tanıyorum. Ben davaya konu trafik kazasını görmedim. Kazadan sonra ki durumları bilebiliyorum. Kazadan sonra davacı 3 haftaya yakın hastanede yattı. Ayaklarında kırık vardı. Omuzunda kırık vardı. Bir ayağına platin takıldığını hatırlıyorum. Hastanedeki tedavi süreci 1 yıla yakın devam etti. 1 yıla yakın günlük öz bakımını dahi yapamıyordu. Tuvalete bile başka birisinin yardımı ile ancak gidebiliyordu. Başka birisinin yardımı ile ancak giyinebiliyor, yemek yiyebiliyor durumdaydı. Bu süreci 1 yıl civarında sürdü. Bu süreçte kayın validem esnaflık yapıyordu. Ancak oda davacıya bakabilmek için işini bıraktı. Yine benim eşim de onlara yardım etti. Kaza nedeniyle psikolojik olarak da etkilendi. Halen de kazanın etkilerini yaşamaktadır. Biz de bunu halen gözlemlemekteyiz. Trafiğe çıktığımızda araç kullandığımızda halen o tedirginliği yaşamaktadır. Tedavi süreci olan 1 yıl boyunca hem kendisi hem de eşi çalışamadığı için maddi ve manevi sıkıntıya düşmüşlerdir. Başkalarından ve hatta bizden dahi maddi anlamda yardım almak zorunda kalmışlardır. Benim bilgim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ..........katıldığı oturumda beyanında "Ben davacıyı evinin yanında esnaflık yapmam nedeniyle tanıyorum. Davaya konu trafik kazasını görmedim. Kazadan sonra ki hususları bilebiliyorum. Kazada davacı omuzundan ve bacağından yaralanmıştır. Kırık oluştuğunu biliyoruz. Benim bilebildiğim kadarıyla davacı hastanede 3 ay civarında yatmıştır. Hastanede ameliyat olup olmadığını bilemiyorum ancak tedavisi hastanede 3 aya yakın devam etmiştir. Hastaneden çıktıktan sonra da 1 yıla yakın evde bakılmak zorunda kalmıştır. Davacının hanımı da terzilik yapmakta idi. Ancak eşine bakması gerektiğinden dolayı 1 yıl boyunca çalışamamıştır. Uzunca süre yürüyemedi. Çalışamadı. 3-5 ay öz bakımını dahi yapamadı. Birilerinin yardımı ve desteği ile ancak yapabildi. Bu sebeple de psikolojik olarak da kazadan çok etkilendi. Benim bilgim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Dava, ZMMS poliçesi kapsamında trafik kazası nedeni ile yaralanan davacın sürekli/geçici iş göremezlik, yol, tedavi ve bakıcı gideri tazminat istemine ilişkindir. Davacı, 11/01/2019 tarihinde kendisine çarpan aracın sürücüsüne ve aracın ZMMS sigortacısına dava açmıştır. 1-Yetki ilk itirazına yönelik incelemede: Davalı sigorta şirketinin Ankara’da bölge müdürlüğünün bulunduğu ve davanın yetkili mahkemede açıldığının anlaşılmasına göre yetki ilk itirazı Mahkememizce mesmu görülmemiştir. 2-Sigorta şirketine başvuru yönünden yapılan incelemede: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile, zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvurunun yapılmış olmasına göre eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının usule uygun olmadığı, savunulan belgedeki eksikliğin tamamlanabileceği, açıktır. (Yargıtay 4. HD'nın 08/03/2022 tarih ve 2021/11206 E. - 2022/4208 K.) 3-Sorumluların belirlenmesine yönelik yapılan incelemede: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile yaralanan davacının cismani zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir. (Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) 4-Bakıcı giderine yönelik açıklama: Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih ve 2019/40 E - 2020/40 K sayılı iptal kararı gereğiince, sigorta teminatına giren ve girmeyen zararların belirlenmesi zarar sigorta teminatına girmekle birlikte, poliçedeki hangi teminata girdiği belirlemesinin Genel Şartları'na göre yapılması mümkün değildir. Anılan belirlemelerin, KTK ve bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde de Borçlar Kanunu hükümlerine göre yapılması gerektiği açıktır. Dolaysıyla, davaya konu edilen geçici dönem bakıcı gideri zararının KTK, BK ve yerleşik uygulama dahilinde poliçedeki tedavi giderleri teminatından karşılanması gerekir.(Yargıtay 4. HD'nin 10.11.2021 tarih ve 2021/6243 E. - 2021/8655 K. ) 5-Hesaplama yöntemine ilişkin açıklama: İş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nın 03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve 2020/6173 E. - 2021/3121 K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir.(Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. - 20121/1848 K.) 6-Geçici iş göremezlik tazminatının hangi teminat klozu kapsamında kaldığına dair incelemede: Yargıtay 4. HD’nin 07/01/2025 gün, 2023/12431 Esas ve 202/13675 Karar sayılı ilamına göre geçici iş görmezlik zararı bedensel zarar niteliğinde bir zarar türüdür ve sürekli sakatlık teminat limiti içinde değerlendirilmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta sürekli sakatlık limiti 360.000,00 TL’dir. Geçici ve sürekli sakatlık tazminatlarının toplamı bu limiti aşamayacaktır. 7-Yol ve tedavi giderlerine yönelik incelemede: 6098 sayılı TBK’nın 50.maddesine göre zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. 8-Temerrüde yönelik açıklama: Esasen, haksız eylem nedeniyle meydana gelen zararda ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüt oluşmuş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi gereğince, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. Islah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. (Yargıtay 4. HD'nın 30.06.2022 tarih ve 2022/1725 E. - 2022/9741 K. ) 9-Faizin türüne yönelik açıklama: Yaralanmaya sebep olan aracın hususi olması sebebiyle avans değil yasal faiz işletilecektir. Bu açıklamalara ve denetime uygun olduğu cihetiyle Mahkememizce de itibar edilen maluliyet, aktüer ve kusur raporları ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: I. GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK TAZMİNATI YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE: Davanın kabulü ile, 81.000,00 TL'nin davalı .............. yönünden kaza tarihi olan 11/01/2019, diğer davalı sigorta şirketi yönünden ise 11/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte işbu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, II. SÜREKLİ İŞ GÖREMEZLİK TAZMİNATI YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE: Davanın kısmen kabulü ile, 279.000,00 TL'nin davalı .............. yönünden kaza tarihi olan 11/01/2019, diğer davalı sigorta şirketi yönünden ise 11/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte işbu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, III. BAKICI TAZMİNATI YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE: Davanın kabulü ile, 2.558,40 TL'nin davalı .............. yönünden kaza tarihi olan 11/01/2019, diğer davalı sigorta şirketi yönünden ise 11/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte işbu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, IV. YOL VE TEDAVİ TAZMİNATLARI YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE: Davanın kabulü ile, 200,00 TL'nin davalı .............. yönünden kaza tarihi olan 11/01/2019, diğer davalı sigorta şirketi yönünden ise 11/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte işbu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli 24.780,03 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan toplam 3.247,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.532,21 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 3.247,82 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen ( kabul ve red oranına göre) 58.041,34 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen ( kabul ve red oranına göre) 79.662,26 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 15.429,00 TL (ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden ( kabul ve red oranına göre) 6.503,24 TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 556,37 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 763,63 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/06/2026