İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/597 E. 2024/723 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/597
- Karar No
- 2024/723
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/597 Esas KARAR NO : 2024/723
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/09/2023 KARAR TARİHİ : 14/11/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı araç, davalı şirket nezdinde ... poliçe numarası ile, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesiyle kayıtlı bulunduğunu, aracın ...'un sevk ve idaresinde iken, ... tarihinde saat ... sıralarında ... Mah. ... Caddesinde seyir halinde iken, müvekkilime ait ... plakalı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebep olduğunu, kazanın oluşumunda davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğu tespit edildiğini, bu nedenle davalının ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda müvekkil nezdinde doğan maddi zararı tazmin etme yükümlülüğü bulunduğunu, müvekkil, kaza tarihine kadar aracın tüm bakımlarını zamanında ve yetkili servisinde yaptırdığını, kaza gerçekleşene kadar geçen süreçte aracın herhangi bir parçası değişmediği gibi kaporta ve boyasında herhangi bir kusur, çizik dahi olmadığını, bilindiği üzere kazaya uğrayan araçlarda, araçta oluşan hasarın ileriye yönelik olarak aracın değerini olumsuz etkilemesi söz konusu olduğunu, kaza sonucu aracın arka kısmında ve kaportasında hasar meydana gelmiş bu nedenle araç bir çok işlemden geçirilerek tamir edildiğini, kazanın ardından müvekkilin aracının piyasa değerinde çok büyük bir azalma söz konusu olduğunu, müvekkilin hiçbir kusuru olmaksızın aracında böyle bir değer kaybının yaşanması nedeniyle bu maddi zararın, Sayın Mahkeme tarafından yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile müvekkile ait ... plakalı aracın değer kaybının belirlenerek davalıdan tahsiline karar verilmesini, müvekkil adına davalı ... şirketine başvuru yapılmış olup, sigorta şirketi tarafından başvurularına cevap verilmediğini, sadece banka hesabımıza ...-TL ödeme gönderildiğini, değer kaybımızın daha fazla olması nedeniyle davalı ... şirketi ile arabuluculuk görüşmeleri yapılmış ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkile ait araçta meydana gelen değer kaybının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda HMK 107. Maddesi gereği artırılmak üzere şimdilik ... TL'lik tazminat miktarının temerrüt tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılması mümkün olmadığını, dava değer kaybının tazminine ilişkin bir dava olduğunu, araçta oluşan değer kaybı bedeli belirlenebilir bir bedel olduğunu, buna rağmen işbu davayı belirsiz alacak davası olarak açıldığını, bu sebeple davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında hmk107. madde uyarınca hukuki yarar olmadığını, hmk 107. madde açıkça talep konusunun belirli veya belirlenebilir olmasının belirsiz alacak davası açmaya engel teşkil edeceğini düzenlendiğini, dava konusu talep muaccel olmadığını, henüz muaccel olmayan bir borç için işbu davanın ikame edilmesi hukuka aykırı olup davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, zira belgelerin eksik teslim edilmesinin hukuki sonucu müvekkil şirket açısından muacceliyet süresinin başlamaması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, poliçe tanzim tarihi olan ... tarihi göz önünde bulundurulduğunda değer kaybı hesaplamasında genel şartlar göz önünde bulundurularak hesaplama yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere bilirkişi hesaplamasının zmms genel şartlar değer kaybı hesaplama formülü dikkate alınarak yapılması gerektiğini, müvekkil şirket tarafından değer kaybı hesaplaması yapılırken zmms genel şartlar değer kaybı hesaplama formülü kullanılmış olup bu doğrultuda davacı tarafa ödeme yapıldığını, bilirkişi tarafından hesaplama yapılırken ... tarafından açıklanan kasko değer listesinde belirlenen araç rayiç bedeli dikkate alınarak hesaplama yapılmalısı gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğu yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirket üzerine düşen mali sorumlulukları davacı vekiline ... tarihinde ... tl değer kaybı ödemesi,...'ne ... tarihinde ... tl ve ... tl maddi hasar ödemesi ödemek suretiyle yerine getirdiğini, poliçe limiti tamamen tüketildiğini, müvekkil şirketin üzerine düşen sorumluluğu ifa etmesine rağmen işbu haksız ve mesnetsiz dava ikamet edilmesinin sebebi haksız kazanç sağlandığını, müvekkil şirket, sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, açılmış olan davanın öncelikle görevsizlik itirazlarının kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesine, sayın mahkeme aksi kanaatte ise yetki itirazlarının kabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesine, yine sayın mahkeme aksi kanaatte ise usule yönelik cevaplarımız dikkate alınarak usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esasa yönelik cevaplarımız dikkate alınarak esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, haksız fiil niteliğindeki trafik kazası nedeniyle kusurlu olduğu belirtilen sürücü ve ZMMS'ye aleyhine açılan değer kaybına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı taraf davanın reddini savunmakla, kazada davalı sürücünün kusurunun bulunmadığını, davacıya değer kaybına ilişkin daha önce ödeme yapıldığını ileri sürmektedir. Davacının, dava ikame edilmeden önce zorunlu arabuluculuğa başvuru şartını yerine getirdiği görülmüştür. Türk Borçlar Kanunu m. 50 gereği; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu kazada kusur yönünden yapılan araştırmada, Mahkememizce kusur oranlarının tespiti ile şartları oluşmuşsa davacının talep edebileceği değer kaybı tazminatının belirlemesi için dosyamız bilirkişiye tevdi edilmiş, ... tarihli raporunda “davalı araç sürücüsünün seyir halinde bulunduğu sırada önünde bulunan ve aynı istikamette seyir halinde olan davacı araç sürücüsünü yeterli ve güvenli mesafeden TAKŞP ETMESİ GEREKİRKEN bu mesafeye uymadan takip ettiğinden, davacı aracın önündeki araçların trafik yoğunluğu nedeniyle durduğu esnada, davalı araç sürücüsünün duramayarak davacı araca arkadan çarptığı” gerekçeleriyle davalı sürücünün kazada tam kusurlu olduğunu bildirmiştir. TBK 74. maddesinde “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." hükmüne yer verilmiştir. "TBK.74 maddesinde haksız eylemin “kusur” öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölüm olup, birincisi “kusur bulunup bulunmadığına”, öteki “kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye” ilişkindir. Maddenin ilk cümlesine göre “kusurun varlığını” araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre “kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede” tam bağımsız kılınmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 266/1. maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." hükmüne yer verilmiştir. Trafik kazasına etki eden ve tarafların kusur durumlarının belirlenmesinde rol oynayabilecek olan araç hızlarının tespiti, aracın teknik özelliklerine göre kazanın oluş şeklinin belirlenmesinde zorunluluk bulunması vs. gibi bir durum yoksa, kazadaki kusur oranlarını belirlemenin teknik bilgiyi gerektiren bir yönü bulunmamaktadır.(Aynı yönde bkz. Yargıtay 17. H.D. 2019/2909 E. 2020/7805 K.) Buna göre yukarıda anılan TBK 74 maddesi ile HMK 266. maddeleri ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin anılan kararları bir arada değerlendirildiğinde kusur oranlarının belirlenmesi konusunda mutlak rapor alınması zorunlu olmadığı gibi bu alınan raporların da herhangi bir şekilde bağlayıcılığı bulunmamaktadır, dosya arasındaki bilgilerden kazanın ne şekilde gerçekleştiği belirlenebiliyor ise kusur oranın hâkim tarafından belirlenmesi gerekmektedir. Mahkememizce tarafların bilirkişi raporuna itirazları da değerlendirilerek, kusur yönünden raporun mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli, yasaya ve oluşa uygun olduğu, raporun ve kaza tespit tutanağının kusur değerlendirmesi yönünden mutabık nitelikte olduğu, kazada davalı araç sürücüsünün seyir halinde bulunduğu sırada önünde bulunan ve aynı istikamette seyir halinde olan davacı araç sürücüsünü yeterli ve güvenli mesafeden takip etmesi gerekirken bu mesafeye uymadan takip ederken, davacı aracın önündeki araçların trafik yoğunluğu nedeniyle durduğu esnada, davalı araç sürücüsünün duramayarak davacı araca arkadan çarptığı anlaşılmakla; dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı takdiren kabul edilmiştir. Dava konusu kazada, davacının aracındaki değer kaybı yönünden yapılan araştırmada, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları dikkate alınarak araç değer kayıpları için kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre vasıtanın kazadan önceki rayici ile onarım sonrası değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerekmektedir. Dava konusu aracın hasar geçmişine ilişkin tüm bilgi ve belgeler (tramer kaydı, sigorta şirketlerinde oluşturulan hasar dosyası, trafik tutanaklar ve fotoğraflar vs) ilgili yerlerden getirtilip bilirkişiye dosyamız gönderilerek aracın markası, modeli,yaşı, kilometresi ve değere etki eden diğer özellikleri de dikkate alınarak dava konusu aracın kaza öncesi serbest piyasa koşullarındaki 2. el değeri ile aracın onarım sonrası serbest piyasa koşullarındaki 2. el değeri (kaza sonrası onarımla değişen orijinal parçalar varsa bunların araca kattığı değer de dikkate alınarak) arasındaki farkın belirlenmesi yöntemiyle değer kaybının tespiti yapılmıştır. Buna göre davacının aracında meydana gelmiş olabilecek değer kaybının tespiti için dosyamız bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, rapordan ... tarihli raporunda araçtaki değer kaybının ... TL olabileceği, davalı sigorta şirketinin davacıya yaptığı değer kaybına yönelik ödemenin mahsubuna müteakiben bakiye değer kaybı bedelinin ise ... TL olabileceği anlaşılarak belirlenen bedellerin aracın hasar geçmişine ilişkin tüm bilgi ve belgeler, aracın markası, modeli, yaşı, kilometresi ve değere etki eden diğer özellikleri de dikkate alınarak dava konusu aracın kaza öncesi serbest piyasa koşullarındaki 2. el değeri ile aracın onarım sonrası serbest piyasa koşullarındaki 2. el değeri (kaza sonrası onarımla değişen orijinal parçalar varsa bunların araca kattığı değer de dikkate alınarak) arasındaki fark değerlendirildiğinde somut olaya uygun olduğu kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile davacının talebi ile bağlı kalınarak ... ve ... plakalı araçlar arasında meydana gelen kazada davacının aracında meydana gelen ... TL değer kaybı bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, alacağa ... tarihinden itibaren yasal faiz oranında faiz işletilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken ... TL nisbi harç davacının yatırdığı ... TL peşin harç ile tahsil edildiğinden harç tahsiline yer olmadığına, karar kesinleştiğinde artan ... TL’nin talebi halinde davacıya iadesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; arabuluculuk gideri olan ... TL’nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin harç ... TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde dökümü bulunan toplam ... TL masrafın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan gider avansının resen HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine, 6-Davacı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre hesaplanıp takdir olunan ... TL nisbi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1 maddesi gereğince iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı kabil kalmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/11/2024
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır