İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/575 E. 2025/1047 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/575
Karar No
2025/1047
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/575 Esas KARAR NO : 2025/1047

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/06/2023 KARAR TARİHİ : 16/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dilekçesi ekinde sunulan cari hesap örneğinden anlaşıldığı ayrıca Sayın Mahkemenizce taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile de ispat edileceği üzere davacı şirketin davalı-borçlu şirketten icra takibine konu miktar alacağı bulunduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında BA-BS mutabakatı sağlandığını, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası ile takip başlatıldığını davalının itirazı üzerinde durduğunu belirterek davacı vekili davanın kabulünü, itirazın iptalini ve takibin devamını, alacağın%20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının itirazın iptalini istediği icra takibi kendisinin teslim ettiği ayıplı mallara ilişkin olduğunu, davacı şirket ayıplı malın tesliminde ağır kusurlu olduğundan ihbar yükümlülüğünün bulunmadığını, davacı şirketin satış bedelinin ödenmesi talebine karşın davalının ayıptan doğan sürekli def'i hakkının saklı olduğunu, müşterisi .... firmasının mağduriyetinden dolayı tarafımıza kesmiş olduğu fiyat fark faturasının ... şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini, ...'nın sattığı ayıplı maldan ötürü müşterisinin kendileri ile olan ticari ilişkisini sonlandırdığını, davacı şirket vermiş olduğu maddi zararlardan sorumlu olduğunu belirterek davalı vekili davanın reddini, davacı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. ARAŞTIRMA; 1-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP üzerinden çıkartılarak dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine başlatılan cari hesap alacağı nedenine dayalı ilamsız icra takibi olduğu, takip çıkışının 35.899,20-TL alacak olduğu, davalı (borçlunun) 24/03/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. 2-Güngören Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 19/06/2023 Tarih ve ... sayılı yazısı ile; davacı tarafın 2022 yılı Temmuz, Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait Ba-Bs formları getirtilmiştir. 3-Zeytinburnu Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 02/08/2023 Tarih ve ... sayılı yazısı ile; davalı tarafın 2022 yılı Temmuz, Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait Ba-Bs formları getirtilmiştir. Mahkememizce SMMM bilirkişilerinden raporlar aldırılmıştır. 19/12/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda; a) Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2022 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakta, Davacı şirkete ait 2022 yılı ticari defterlerinin lehine delil kabiliyetinin Sayın Mahkemeniz takdirinde bulunduğu, b) Davacının ticari Defterlerine göre; Takip tarihi 24.01.2022 tarihi itibariyle Davacının Davalıdan 31.622.40 TL Alacağı olduğu c) Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davalı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2022 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakta, Davalı şirkete ait 2022 yılı ticari defterlerinin lehine delil kabiliyetinin Sayın Mahkemeniz takdirinde bulunduğu, d) Davalının ticari Defterlerine göre; Takip tarihi 24.01.2022 tarihi 13.192,96 TL Borcu olduğu görülmüştür. e) Davacı tarafın incelenen 2022 yılı ticari defterlerinde Davalı adına 6 adet, Davalı tarafın incelenen 2022 yılı ticari defterlerinde Davacı adına 2 adet Fatura düzenlediği, Tarafların 2022 yılında birbirleri adına düzenledikleri faturaları ticari defterlerine aldığı, bağlı bulundukları vergi dairelerine 2022 yılında yaptıkları BA/BS bildirimlerinin uyumlu olduğu, FARK OLMADIĞI görülmüştür. f) Davacı ile Davalı arasında 2022 yılı Ticari defterlerindeki FARKIN Davacının 2022 yılı ticari defterlerinde kayıtlı olup Davalının Ticari Defterlerinde Kayıtlı olmayan aşağıda mahkememize arz olunan işlemlerden kaynaklandığı, İlgili İşlemlerin 22.07.2022 tarihinde Davalının Davacıya yaptığı 15.811,20 TL Ödeme 26.11.2022 tarihinde Davalının Davacıya yaptığı 11.482,56 TL Ödeme 28.09.2022 tarihinde Davacının Davalıya ... BANKASI para transferi 19.640,38 TL 26.10.2022 tarihinde Davacının Davalıya ...BANK para Transferi 10.500,00 TL 01.12.2022 tarihinde Davacının Davalıya — 582,82 TL 31.12.2022 tarihinde Davacının Davalıya ... BANKASI para transferi 15.000,00 TL Olduğu, Davacının ilgili kayıtlara dayanak evrak sunamadığı, bu nedenle ilgili kayıtların davacının davalı ile olan 2022 yılı cari hesabından çıkarılması değerlendirilmiş, Davacının ve davalının incelenen ticari Defterlerine göre; Takip tarihi 24.01.2022 tarihi itibariyle Davacının Davalıdan 13.192,96 TL Asıl Alacağı olduğu değerlendirilmiştir. Sonuç ve kanaatine varılmıştır. 21/01/2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda; Dosyamıza hitaben Hazırlanan 19.12.2023 Tarihli Bilirkişi Kök Raporunda yapılan görüş ve değerlendirmelerinde bir değişiklik olmadığı, Davacının ve davalının incelenen ticari Defterlerine göre; Takip tarihi 24.01.2022 tarihi itibariyle Davacının Davalıdan 13.192,96 TL Asıl Alacağı olduğu değerlendirilmiştir. 15/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda; 1-) Davacının ve Davalının 2022 ve 2023 yılları Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 2-) Davacı ... incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 13/03/2023 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 32.918,40 TL Alacaklı oldukları, 3-) Davalı ... incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 13/03/2023 tarihi itibariyle, davalının davacı ... 14.488,96 TL Borçlu oldukları, 4-) Tarafların icra takip tarihi itibariyle cari hesap bakiyeleri arasında (32.918,40 TL-14.488,96 TL) 18.429,44 TL Fark olduğu, 5-) Davacının icra takip tarihi olan 13/03/2023 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 32.918,40 TL Alacağından, davacı tarafından şehven ticari defterlerine kayıt edildiği değerlendirilen TABLO.İ'de detayları görülen 45.723,20 TL davacı alacağından düşüldüğünde davacının davalı ... (32.918,40 TL-45.723,20 TL) 12.804,80 TL Borçlu olacakları, Davalı ... tarafından da davacı ... yapmış olup, ticari defterlerine kayıt edilmeyen ödemeler toplamı olan detayları TABLO.2'de görünen toplam 27.293,76 TL ödemesi kadar davacı ... borç kaydı yapıldığında, davalının davacıdan (14.488,96 TL-27.293,76 TL) 12.804,80 TL Alacaklı olacakları, Bu durumda taraflar arasında sadece davacı şirket yetkilisi ...'nın kredi ... kartı ile davalı adına Merkez ... Deri'ye yapmış olduğunu iddia ettiği 28.10.2022 tarihli 50.000 TL ödeme yönünden ihtilaf kalmış olacağı, bu ödemenin davacı şirket yetkilisi ...'nın kredi ... kartı ile yapılmış olduğuna dair kredi kart ekstresinin dosyaya sunulmuş olduğu, ekstrede Merkez ... Deri'den Giyim harcaması olarak 28.10.2022 tarihinde 50.000 TL ödeme görünüyor olduğu, 6-) Davacının 05.02.2025 tarihli dosyaya sunulu beyan dilekçesinde müvekkili şirket yetkilisi ...'nın, ... Bankasına ait ticari kart ile ... Çanta'nın ... Deri'ye olan 50.000,00-TL borcunun ödemesini yapmış olduğu, Müvekkili şirket ile dava dışı ... Deri isimli şirket arasında ticari ilişki bulunmayıp, davalı ile ticari ilişki içerisinde olduğunu beyan etmiş olduğu, 7-) Davalı şirket ticari defterleri incelendiğinde davalı şirketin Merkez ... Deri ile ticari ilişkisi olduğu, davalı ticari defterlerinde davacı yetkilisinin Merkez ... Deri'ye 28.10.2022 tarihinde yapmış olduğu 50.000 TL Kredi kartı ödemesi kadar, aşağıdaki gibi Merkez ... Deri'nin borçlandırılıp Ortaklar Hesabına (...) alacak kaydı yapılmış olduğu, 8-) Davacı yetkilisinin Merkez ... Deri'ye 28.10.2022 tarihinde yapmış olduğu 50.000 TL Kredi kartı ödemesinin, davalı adına Merkez ... Deri'ye yapılmış olduğu kanaatine varılması halinde, davacının davalı ... (50.000 TL-12.804,80 TL) 37.195,20 TL Alacaklı olacakları değerlendirilmiş olduğu, 9-) Davalı ... tarafından 28.10.2022 tarihinde şirket ortağı ... hesabına alacak kaydı yapılıp Merkez ... Deri'nin borçlandırılmış olmasına dayanak belge sunulması halinde, Sayın Mahkeme tarafından 50.000 TL yönünden davalı lehine kanaat getirilmesi halinde, davacının davalı ... 12.804,80 TL borçlu olabileceği değerlendirilmiş olduğu, 10-) Davacı ... tarafından icra takibinin 35.899,20 TL için yapılmış olduğu, davacı tarafından davalı ... düzenlenmiş ve her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olan 02/01/2023 tarihli .... numaralı 1.296 TL Faturanın alacağa dahil edilmeden icra takibi yapılmış olduğu, işbu davanın 35.719,70 TL üzerinden açılmış olduğunun tespit edilmiş olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 11-) Davacı ... lehine karar alınması durumunda, Davacı ...'ın, icra takip tarihi olan 13/03/2023 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yıllık değişen oranlarda Reeskont Avans Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, açık hesaba dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazında haksız olup olmadığı, haksızsa icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının icra takibi başlatmasında kötü niyetli olup olmadığı, kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı, davalının süresinde ayıp bildiriminde bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. Bakırköy .... İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden çıkartılarak dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı tarafından, davalı aleyhine, 35.899,20-TL asıl alacağın tahsili amacyla başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, davalı (borçlunun) süresi içinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu, takip dayanağının cari hesap alacağı olarak belirtildiği anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı). Yukarıda araştırma kısmında belirtildiği üzere, mahkememiz dosyası tarafların ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... tarafından hazırlanan 19/12/2023 tarihli rapor ve 21/01/2025 tarihli ek bilirkişi raporuna itiraz edilmiş, söz konusu raporlar mahkememizce denetime elverişli ve yeterli bulunmadığından, başka bir bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verilerek dosya SSMM bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, 15/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacının ve Davalının 2022 ve 2023 yılları Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davacı ... incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 13/03/2023 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 32.918,40 TL Alacaklı oldukları, Davalı ... incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 13/03/2023 tarihi itibariyle, davalının davacı ... 14.488,96 TL Borçlu oldukları, Tarafların icra takip tarihi itibariyle cari hesap bakiyeleri arasında (32.918,40 TL-14.488,96 TL) 18.429,44 TL Fark olduğu, Davacının icra takip tarihi olan 13/03/2023 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 32.918,40 TL Alacağından, davacı tarafından şehven ticari defterlerine kayıt edildiği değerlendirilen TABLO.İ'de detayları görülen 45.723,20 TL davacı alacağından düşüldüğünde davacının davalı ... (32.918,40 TL-45.723,20 TL) 12.804,80 TL Borçlu olacakları, Davalı ... tarafından da davacı ... yapmış olup, ticari defterlerine kayıt edilmeyen ödemeler toplamı olan detayları TABLO.2'de görünen toplam 27.293,76 TL ödemesi kadar davacı ... borç kaydı yapıldığında, davalının davacıdan (14.488,96 TL-27.293,76 TL) 12.804,80 TL Alacaklı olacakları, Bu durumda taraflar arasında sadece davacı şirket yetkilisi ....'nın kredi ... kartı ile davalı adına Merkez ... Deri'ye yapmış olduğunu iddia ettiği 28.10.2022 tarihli 50.000 TL ödeme yönünden ihtilaf kalmış olacağı, bu ödemenin davacı şirket yetkilisi ...'nın kredi ... kartı ile yapılmış olduğuna dair kredi kart ekstresinin dosyaya sunulmuş olduğu, ekstrede Merkez ... Deri'den Giyim harcaması olarak 28.10.2022 tarihinde 50.000 TL ödeme görünüyor olduğu, Davacının 05.02.2025 tarihli dosyaya sunulu beyan dilekçesinde müvekkili şirket yetkilisi ...'nın, ... Bankasına ait ticari kart ile ... Çanta'nın ... Deri'ye olan 50.000,00-TL borcunun ödemesini yapmış olduğu, Müvekkili şirket ile dava dışı ... Deri isimli şirket arasında ticari ilişki bulunmayıp, davalı ile ticari ilişki içerisinde olduğunu beyan etmiş olduğu, Davalı şirket ticari defterleri incelendiğinde davalı şirketin Merkez ... Deri ile ticari ilişkisi olduğu, davalı ticari defterlerinde davacı yetkilisinin Merkez ... Deri'ye 28.10.2022 tarihinde yapmış olduğu 50.000 TL Kredi kartı ödemesi kadar, aşağıdaki gibi Merkez ... Deri'nin borçlandırılıp Ortaklar Hesabına (...) alacak kaydı yapılmış olduğu, Davacı yetkilisinin Merkez ... Deri'ye 28.10.2022 tarihinde yapmış olduğu 50.000 TL Kredi kartı ödemesinin, davalı adına Merkez ... Deri'ye yapılmış olduğu kanaatine varılması halinde, davacının davalı ... (50.000 TL-12.804,80 TL) 37.195,20 TL Alacaklı olacakları değerlendirilmiş olduğu, Davalı ... tarafından 28.10.2022 tarihinde şirket ortağı ... hesabına alacak kaydı yapılıp Merkez ... Deri'nin borçlandırılmış olmasına dayanak belge sunulması halinde, Sayın Mahkeme tarafından 50.000 TL yönünden davalı lehine kanaat getirilmesi halinde, davacının davalı ... 12.804,80 TL borçlu olabileceği değerlendirilmiş olduğu, Davacı ... tarafından icra takibinin 35.899,20 TL için yapılmış olduğu, davacı tarafından davalı ... düzenlenmiş ve her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olan 02/01/2023 tarihli ... numaralı 1.296 TL Faturanın alacağa dahil edilmeden icra takibi yapılmış olduğu, işbu davanın 35.719,70 TL üzerinden açılmış olduğunun tespit edilmiş olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Davacı ... lehine karar alınması durumunda, Davacı ...'ın, icra takip tarihi olan 13/03/2023 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yıllık değişen oranlarda Reeskont Avans Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu" Sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, taraflar rapora karşı itirazlarını sunmuşlardır. Mahkememizce 15/09/2025 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil olma vasfını haiz oldukları, davacının ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 32.918,40-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter kayıtlarına göre davalının davacıya 14.448,40-TL borçlu olduğu, cari hesap bakiyeleri arasında 18.429,44-TL fark olduğu, mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere her iki tarafın ticari kayıtlarında da yanlış ve eksik kayıtlar bulunduğu, buna göre kayıtlar düzeltildiğinde (bilirkişi raporunda denetime elverişli ve açıklayıcı şekilde eksik-yanlış tutulan kayıtlar belirtilmiştir) davalının davacıdan 12.804,80-TL alacaklı olacağı, bu düzeltmeden sonra taraflar arasında sadece davacı şirket yetkilisi ...'nın ... kartı ile davalı adına Merkez ... Deri isimli şirkete yapılmış olduğu iddia edilen 28/10/2022 tarihli 50.000,00-TL ödeme yönünden ihtilaf olduğu, söz konusu ödemenin yapılmasına dair kredi kartı ekstresinin davacı tarafından dosyaya sunulduğu, davacının söz konusu ödeme ile davalının, dava dışı ... Çanta'ya olan borcunun ödendiğini iddia ettiği, incelenen defter kayıtlarına göre davacının, dava dışı ... Çanta ile bir ticari ilişkisinin olmadığı, davalının ticari defter kayıtlarına göre ise, davalının ... Çanta ile ticari ilişkisinin bulunduğu, davacı şirket yetkilisinin ... Çanta'ya ödeme yaptığı 28/10/2022 tarihinde, bu yapılan ödeme miktarı olan 50.000,00-TL kadar ... Çanta'nin borçlandırılıp ortaklar hesabına alacak kaydı yapıldığı, tüm bu hususlar dikkate alındığından, davacı şirket yetkilisi ...'nın kredi kartından, dava dışı ... Çanta'ya yapılan ödemenin, davacı tarafından, davalı şirket adına yapılan bir ödeme olduğunun, davalı tarafın defter kayıtları dikkate alındığında kabulünün gerektiği, buna göre davacının davalı adına dava dışı firmaya yaptığı 50.000,00-TL ödeme kadar davacının davalıdan alacaklı olacağı, söz konusu 50.000,00-TL'den yukarıda belirtilen ve davacının borçlu olduğu tespit edilen 12.804,80-TL mahsup edildiğinde, davacının kalan alacağının 37.195,20-TL olduğu, davaya konu icra takibinin ise 35.899,20-TL üzerinden cari hesap alacağı olarak talep edildiği, sonuç olarak davacının, icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla, davanın kabulüne ve takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre somut olayda, yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere, her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtların yanlış veya eksik tutulması durumunun söz konusu olduğu, mahkememizce bilirkişi raporu ve teknik incelemeye ihtiyaç duyulduğu, ayrıca uyuşmazlığın davacı şirket yetkilisinin, dava dışı firmaya yaptığı ödemenin, davalı adına yapılmış bir ödeme olup olmadığı, davacı alacağı olarak cari hesapta dikkate alınıp alınmayacağı noktasında olup, mahkememizce nitelendirme ve hukuki değerlendirme yapıldığı, sonuç olarak alacağın likit kabul edilemeyeceği ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığından, davacının icra inkar tazminatı talebi reddedilmiştir. Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında, davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin, takibin 35.899,20-TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle DEVAMINA, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gereken 2.452,27-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 430,51-TL peşin harç, 3,06-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 433,57-TL harcın indirilmesi ile eksik kalan 2.018,70-TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 430,51-TL peşin harç, 3,06-TL tamamlama harcı ve 179,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 613,47-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 7.895,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/575, K. 2025/1047, T. 16.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-575-e-2025-1047-k-6c983d5dfc8c