İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/571 E. 2026/70 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/571
- Karar No
- 2026/70
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/571 Esas KARAR NO:2026/70
DAVA :İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:01/09/2023 KARAR TARİHİ:04/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uluslararası nakliyat ve kargo işi ile uğraştığını, müvekkili şirket ile davalı arasında taşıma sözleşmesi kapsamında akdi ilişki oluştuğunu, müvekkili şirket tarafından davalıya hizmet verildiğini, bu hizmet bedelinin davalıya fatura edildiğini, taşıma hizmetinden kaynaklı fatura alacağının davalı tarafından müvekkiline ödenmediğini, alacaklarının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü 2023/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; başlatılan icra takibinde İstanbul İcra Dairelerinin yetkili olmadığını, yetkili İcra Dairelerinin Küçükçekmece İcra Daireleri olduğunu, müvekkili ile davacı arasında cari hesap ilişkisinin mevcut olmadığını, bahse konu hesap ekstresinin incelenmesinde ... ...- ... ... ibaresinin yer aldığını, bu kişinin ve kaydın müvekkili şirket ile hiçbir ilgi ve alakasının bulunmadığını, müvekkili şirket ile geçtiğimiz dönemlerde bir kısım taşıma hizmetleri bakımından davacı firmadan destek aldığını, bu taşıma işlerinde müvekkilin forwader olarak hareket ettiğini, davacı firmanın ana taşıyıcı olduğunu, davacının kendisine teslim edilen kargoları kaybettiğini, bu yüzden müvekkili şirketin zarara uğradığını, bu kaybolan kargolar ile ilgili davacının talimatıyla davacıya fatura düzenlendiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasının 29/05/2024 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 29/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle:" Davacı şirket tarafından düzenlenen faturalar davalı şirket ticari defterlerinde yer aldığı davalı tarafından yapılan ödemeler davacı ticari defterlerinde yer aldığı, Taraflara ait ticari defterlerin HMK 222/2 hükümleri kapsamında delil teşkil ettiği, her iki tarafından ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davacı şirketin davalı şirketten 24.938, 19.-TL cari hesap alacağının olduğu, Dosyada davacı şirket tarafından davalı şirkete keşide edilmiş bir ihtarın bulunmadığı, ancak davacı şirket tarafından takipte 13.01.2023 tarihinden 24.04.2023 takip tarihine kadar %10,75 faiz oranı üzerinden faiz talep edildiği, yapılan hesaplamalara göre; 13.01.2023- 24.04.2023 tarihleri arasında 741,83.-TL faiz hesaplandığı, faiz talebi ile ilgili hükmün Yüce Mahkemenize ait olacağı, Davalının mahsup definin yerinde olup olmadığı, ayrıca davalı tarafça bir kısım kargoların davacı tarafça kaybedildiği beyan edildiğinden davalı vekili tarafından sunulacak beyan dilekçesi içeriği de dikkate alınarak gerekirse terditli biçimde hesaplama yapılarak davalının takas mahsup definin değerlendirilmesi yönünde taşıma bilirkişisinin tespit ve hesaplamaları neticesinde, sonuca gidilmesi gerektiği, Dava dosyasına; davacı ana taşıyıcı ... A.Ş. firması ile davalı forwarder firması arasında bila tarihli imzalanan “Taşıma Sözleşmesi” sunulduğu, Dava dosyasına sunulan dilekçeler ve beyanlardan taraflar arasında konusu taşımacılık olan bir ticari ilişki olduğu kanaatine varıldığı, Davalı tarafından dava dosyasına sunulan ..., ... ..., ... ve ... gönderi takip numaraları kargoların sorunlu olduğu, sorunlu olan kargolar için düzenlenen 5 adet ve toplamı 2.004,48 TL olarak hesaplanan faturaların davalı gönderici tarafından davacı taşıyıcı firmadan tahsil edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, Sorunlu olan kargolar için düzenlenen toplam 2.004,48.-TL tutarın toplam davalı borcundan düşülmesi durumunda;
.... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı dosyası ile 24.04.2023 tarihinde başlatılan takibin; 22.933.71.-TL asıl alacak, 682,20.-TL faiz üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün “yüce mahkemenize ait olduğu sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 24/09/2025 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 06/12/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Davalı alt taşıyıcı tarafından davacı fiili taşıyıcı tarafından alıcılarına teslim edilmediğini iddia ettiği 5 adet gönderiden 4 adedinin tüm bilgilerini dava dosyasına ekran görüntüsü olarak sundukları, davacı tarafça dava dosyasına sunulan 4 adet gönderinin ekran görüntülerinin teslimata kanıt oluşturup oluşturmayacağının tamamen Sayın Mahkemenin taktirinde olduğu, Davacı fiili taşıyıcı tarafından ... takip numaralı gönderiye ait bilgilerin dava dosyasına sunulmadığı, bu gönderiye ait taşıma faturası tutarının 1.486,94 TL olduğu, Taraflara ait ticari defterlerin HMK 222/2 hükümleri kapsamında delil teşkil ettiği, her iki tarafından ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davacı şirketin davalı şirketten 24.938,19.-TL cari hesap alacağının olduğu, davacı tarafından cari hesap alacağına konu edilen ve davalı şirket adına düzenlenen tüm faturaların itiraz edilmeden yada herhangi bir ihtirazı kayıt belirtmeden ticari defterlerine işlemesi ve bunun sonucunda ödeme emri tarihinde davacı şirkete 24.938,19.-TL borçlu olması hep birlikte değerlendirildiğinde; davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının yersiz olduğunu gösterdiği, Yine Kök raporda; Temerrüt faizi şartlarının oluşmadığı ancak davacı talebi doğrultusunda hesaplamaların yapıldığını belirtildiği, kaldı ki; davacının Yüce Mahkemenize vermiş olduğu beyan dilekçesinde takip öncesi faizden feragat ettiğinin görüldüğü bu nedenlerle; Takas/Mahsup Talebi öncesi; Davalı şirket tarafından .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı dosyasına edilen itirazın 24.04.2023 takip tarihinden itibaren 24.938,19.-TL asıl alacak üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün yüce mahkemenize ait olduğu, Takas/Mahsup Talebi ile Davacı fiili taşıyıcı tarafından ... takip numaralı gönderiye ait bilgilerin dava dosyasına sunulmaması ve bu gönderiye ait taşıma faturası tutarının 1.486,94 TL olması sebebiyle; Davalı şirket tarafından .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı dosyasına edilen itirazın 24.04.2023 takip tarihinden itibaren (24.938,19.-TL- 1.486,94-) 23.451,25.-TL asıl alacak üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün yüce mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. Sayılı dosyasında davalının itirazının iptalinin gerekip gerekmediği ve davacının icra inkar tazminatı isteminin, davalının mahsup definin yerinde olup olmadığının tespiti istemlerine ilişkindir. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde huzurdaki davanın süresinde açılmış olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Davalı tarafça öncelikle icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması sebebiyle mahkememizce bu husus öncelikli olarak incelenmiş olup; İcra takiplerinde yetki hususu, 2004 sayılı İİK’nın 50. maddesi yollaması ile usul Kanunu hükümlerine göre yapılmaktadır. İİK’nın 50. maddesi; "(Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur. İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur." düzenlemesini içermektedir. HMK 17.maddesi “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmünü haizdir. HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Aynı Kanunun 10.maddesine göre ise sözleşmeden doğan takiplerde, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkilidir. Bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Takip davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesinde tacirler ve kamu tüzel kişilerinin aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşme ile belirlenen bu mahkemelerde görülebileceği şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yetki sözleşmesi de ancak kesin yetki bulunmayan hallerde ve tarafların tacir veya kamu tüzel kişisi olmaları halinde geçerli olarak yapılabilir. 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesine göre, borcun ifa yeri konusunda aksine bir anlaşma yoksa, para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde; parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde; bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir. Somut olayda taraflar arasında akdedilmiş olan ticari ilişki kapsamında TBK m.89 hükmü uyarınca davacının yerleşim yeri icra daireleri ve mahkemeleri yetkili olduğundan ve bu kapsamda başlatılan icra dairesinin yetkili olduğu kanaatine varılmakla davalının icra dairesinin yetkisine itirazının yerinde olmadığı anlaşılmış, davalı tarafça mahkememizin yetkisine yapılan itirazın da yerinde olmadığı anlaşılmakla yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, vergi dairesi formları celbedilmiş, taraflara defter ve belgelerini sunmak için süre ve imkan tanınmış akabinde dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 29/01/2025 tarihli raporda " Davacı şirket tarafından düzenlenen faturalar davalı şirket ticari defterlerinde yer aldığı davalı tarafından yapılan ödemeler davacı ticari defterlerinde yer aldığı, Taraflara ait ticari defterlerin HMK 222/2 hükümleri kapsamında delil teşkil ettiği, her iki tarafından ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davacı şirketin davalı şirketten 24.938,19.-TL cari hesap alacağının olduğu, Dosyada davacı şirket tarafından davalı şirkete keşide edilmiş bir ihtarın bulunmadığı, ancak davacı şirket tarafından takipte 13.01.2023 tarihinden 24.04.2023 takip tarihine kadar %10,75 faiz oranı üzerinden faiz talep edildiği, yapılan hesaplamalara göre; 13.01.2023- 24.04.2023 tarihleri arasında 741,83.-TL faiz hesaplandığı, faiz talebi ile ilgili hükmün Yüce Mahkemenize ait olacağı, Davalının mahsup definin yerinde olup olmadığı, ayrıca davalı tarafça bir kısım kargoların davacı tarafça kaybedildiği beyan edildiğinden davalı vekili tarafından sunulacak beyan dilekçesi içeriği de dikkate alınarak gerekirse terditli biçimde hesaplama yapılarak davalının takas mahsup definin değerlendirilmesi yönünde taşıma bilirkişisinin tespit ve hesaplamaları neticesinde, sonuca gidilmesi gerektiği, Dava dosyasına; davacı ana taşıyıcı ... A.Ş. firması ile davalı forwarder firması arasında bila tarihli imzalanan “Taşıma Sözleşmesi” sunulduğu, Dava dosyasına sunulan dilekçeler ve beyanlardan taraflar arasında konusu taşımacılık olan bir ticari ilişki olduğu kanaatine varıldığı, Davalı tarafından dava dosyasına sunulan ..., ..., ..., ... ve ... gönderi takip numaraları kargoların sorunlu olduğu, sorunlu olan kargolar için düzenlenen 5 adet ve toplamı 2.004,48 TL olarak hesaplanan faturaların davalı gönderici tarafından davacı taşıyıcı firmadan tahsil edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, Sorunlu olan kargolar için düzenlenen toplam 2.004,48.-TL tutarın toplam davalı borcundan düşülmesi durumunda; .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı dosyası ile 24.04.2023 tarihinde başlatılan takibin; 22.933.71.-TL asıl alacak, 682,20.-TL faiz üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün yüce mahkemenize ait olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Altı sayfa bir nüshadan ibaret bilirkişi heyet raporu; nihai değerlendirme ve takdir Yüce Mahkemenize ait olmak üzere, saygıyla arz olunur." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Kök raporun dosyaya sunulması akabinde mahkememizce davalı tarafından dava dosyasına sunulan ..., ... ,..., ... ve ... gönderi takip numaralı kargoların teslim bilgilerini ve takibe konu bedellerin ödenmesi için huzurdaki dava açılmadan evvel davalıya gönderilmiş bir ihtarname bulunup bulunmadığı hususnda beyanlarını varsa tebliğ mazbatası ile birlikte ihtarnamenin bir suretini dava dosyasına sunması için kesin süre verilmiş, verilen süre içinde bilgi belge sunulmaması halinde dosyadaki mevcut duruma göre değerlendirme yapılacağı ihtar edilmiş akabinde dosyanın ek rapora tevdine karar verilmiştir. 08/12/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda " Davalı alt taşıyıcı tarafından davacı fiili taşıyıcı tarafından alıcılarına teslim edilmediğini iddia ettiği 5 adet gönderiden 4 adedinin tüm bilgilerini dava dosyasına ekran görüntüsü olarak sundukları, davacı tarafça dava dosyasına sunulan 4 adet gönderinin ekran görüntülerinin teslimata kanıt oluşturup oluşturmayacağının tamamen Sayın Mahkemenin taktirinde olduğu, Davacı fiili taşıyıcı tarafından ... takip numaralı gönderiye ait bilgilerin dava dosyasına sunulmadığı, bu gönderiye ait taşıma faturası tutarının 1.486,94 TL olduğu, Taraflara ait ticari defterlerin HMK 222/2 hükümleri kapsamında delil teşkil ettiği, her iki tarafından ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davacı şirketin davalı şirketten 24.938,19.-TL cari hesap alacağının olduğu, davacı tarafından cari hesap alacağına konu edilen ve davalı şirket adına düzenlenen tüm faturaların itiraz edilmeden yada herhangi bir ihtirazı kayıt belirtmeden ticari defterlerine işlemesi ve bunun sonucunda ödeme emri tarihinde davacı şirkete 24.938,19.-TL borçlu olması hep birlikte değerlendirildiğinde; davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının yersiz olduğunu gösterdiği, Yine Kök raporda; Temerrüt faizi şartlarının oluşmadığı ancak davacı talebi doğrultusunda hesaplamaların yapıldığını belirtildiği, kaldı ki; davacının Yüce Mahkemenize vermiş olduğu beyan dilekçesinde takip öncesi faizden feragat ettiğinin görüldüğü bu nedenlerle; Takas/Mahsup Talebi öncesi; Davalı şirket tarafından .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı dosyasına edilen itirazın 24.04.2023 takip tarihinden itibaren 24.938,19.-TL asıl alacak üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün yüce mahkemenize ait olduğu, Takas/Mahsup Talebi ile Davacı fiili taşıyıcı tarafından ... takip numaralı gönderiye ait bilgilerin dava dosyasına sunulmaması ve bu gönderiye ait taşıma faturası tutarının 1.486,94 TL olması sebebiyle; Davalı şirket tarafından .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı dosyasına edilen itirazın 24.04.2023 takip tarihinden itibaren (24.938,19.-TL-1.486,94=) 23.451,25.-TL asıl alacak üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün yüce mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Somut olayda davalının kendi defter kayıtlarına göre davacıya takip tarihinde borçlu olduğu sabittir. 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesi son cümlesine göre defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamayacağı ve usulüne uygun tutulsun ya da tutulmasın ticari defterlerin içeriği sahibi aleyhine delil sayılacağından (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2016/1258 E., 2016/3155 K.) davalının kendi defterlerine göre davacıya borçlu olduğu bu kaydın davalı aleyhine, davacı lehine delil oluşturacağı, dosya kapsamında yapılan incelemede davacının defterlerine göre takip tutarınca davalıdan alacaklı olduğu, davalının da kendi defterlerine göre davacıya bu miktarda borçlu olduğu, davalı kendi defterlerine göre de davacıya borçlu göründüğünden davacının edimini ifa ettiği ve alacaklı olduğunu ispatladığı kanaatine varıldığı ancak davalının davaya cevap dilekçesinde bazı kargoların davacı tarafça kaybedildiği gerekçesi ile takas mahsup isteminde bulunduğu, davalının kayıp iddiasına konu kargoların teslim bilgilerini dosyaya sunmak üzere mahkememizce davacı tarafa süre verildiği, davacı tarafça kayıp iddiasına ilişkin kargolardan 4 adet gönderiye ilişkin dosyaya beyan sunulduğu, bir adet gönderinin ise kaydının sunulamadığı, davacının kayıt ve belge sunamadığı gönderiye ait teslim bilgilerinin dava dosyasına sunulmaması ve bu gönderiye ait taşıma faturası tutarının 1.486,94 TL olması sebebiyle; davalının takas/mahsup talebi sebebiyle mahsup yapıldığında davacının davalıdan 23.451,25-TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davalı tarafça tek başına ekran görüntüsünün sunulmasının fiili teslimi ispatlamayacağı yönünden beyanlarda bulunulmuş ise de; davalının kendi defterlerine göre davacıya takip tutarınca borçlu olduğu, zayi edildiği iddia edilen ürünlere ve taşımalara ilişkin iade faturası düzenlendiğine dair dosyaya bir bilgi belge sunulmadığı, ticari defterlerin sahibi lehine ve aleyhine birlikte delil teşkil ettiği , davalının kendi defterlerine göre davacıya borçlu olduğu hususu da dikkate alındığında davacı tarafından sorunlu olduğu bildirilen teslime ilişkin evraklara itibar edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, aksini gösterir bir delilin de davalı tarafça dosyaya sunulmadığı ve davalının kendi defter kayıtları ile de davacıya borçlu göründüğü dikkate alınmakla açıklanan nedenlerle davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş, davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte olduğundan ve somut olayda kabulüne karar verilen kısım yönünden davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının ....İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 23.451,25-TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen koşullarda devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Asıl alacağın %20'si olan 4.690,25-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 1.601,95 TL harçtan peşin alınan 297,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.304,46 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 4-Davacı tarafından yatırılan 297,49 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 23.451,25 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 1.486,94 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yapılan 304,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 308,25 TL ilk masraf (269,85 TL başvurma harcı + 38,40 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 8.612,25 TL yargılama giderinin, davanın kabul red oranına göre hesaplanan 8.094,74 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 9-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 186,03 TL'sinin davacıdan, 2.933,97 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, hazır bulunanların (e duruşma ile) yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2026
Katip ... (e-imzalıdır)
Hakim .... (e-imzalıdır)