İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/567 E. 2025/927 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/567
Karar No
2025/927
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/567 KARAR NO : 2025/927

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/08/2023 KARAR TARİHİ : 12/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalı alacaklı -----Şirketi tarafından müvekkili ---- karşı ---. İcra Dairesi ------- Sayılı dosyası ile 49.905,03 GBP bedelli bir adet bonoya dayanarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, davalı tarafça icra takibi başlatılarak işleme konulan 49.905,03 GBP bedelli bono davalı ile senedin asıl borçlusu --- arasında imzalanan 05/09/2016 tarihli sözleşme gereği verildiğini müvekkili ------ söz konusu bonoda kefil sıfatına haiz olduğunu, ilgili bononun teminat senedi olarak verildiğini, bu hususun sözleşmede de belirtildiğini, sözleşmede belirtilen hususlar teminat senedi asıl borçlusu tarafından yerine getirilmesine rağmen senet taraflara iade edilmeden icraya konulduğunu, tüm bu sebeplerle haksız ve kötü niyetli olarak müvekkiline yönelik başlatılan icra takibinden kaynaklı müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespiti gerektiğini, ayrıca teminat senedinin asıl borçlusu olan dava dışı ---- tarafından ----- Asliye Ticaret Mahkemesi-------. Sayılı dosyası ile açılmış olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasında iş bu davanın konusu olan icra takibine dayanak belgenin teminat senedi olduğu tespit edildiğini ve senedin asıl borçlusu ------- borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, söz konusu teminat senedinin asıl borçlusuna yönelik verilmiş olan kabul kararının müvekkilinin ilgili senette kefil sıfatına haiz olması sebebiyle aynen uygulanması gerektiğini, zira bilindiği üzere ve Türk Borçlar Kanunu m.131/1'de de "Asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur." şeklinde açıkça düzenlendiği üzere asıl borç sona erince feri nitelikteki borçlar da sona erdiğini, ancak buna rağmen davacı taraf dava konusu icra dosyasında müvekkil aleyhine haciz işlemlerine devam ederek müvekkilinin maaşına haciz koydurduğunu ve bir kısım borcu tahsil ettiklerini, işbu sebeplerle---- İcra Dairesi ------ Sayılı dosyasından ve söz konusu icra takibine dayanak senetten kaynaklı olarak borçlu olmadığının tespitine ve icra dosyasına yapılan ödemelerin iadesine, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu cevap dilekçelerine konu huzurdaki yargılamaya havi konu için arabuluculuk müessesine başvurulmadığını, keza dosyaya mübrez bir dava şartının yerine getirilmesi saikiyle başvurulduğunu gösterir arabuluculuk başvuru evrakı da bulunmadığını, Davacının yukarıda paylaşılan yasal değiliklikten önce menfi tespit davaları açılmasından önce arabuluculuğa başvuru dava şartı değildir bu hususta doktrinde bile tam bir konsesyus sağlanamamıştır denilecekse bile huzurdaki dava bir menfi tespit davası olmadığını,, icra tehdidiyle ödenen bedellerin iadesi de talep edildiğinden dava konusu bir miktar para da olduğundan huzurdaki davanın niteliği istirdat davası olduğunu, arabuluculuğa başvurunun dava şartı olduğu tartışmasız olduğunu, Malum olduğu üzere işbu dosyaya konu icra takibi -----. İcra Müdürlüğünün ----- Sayılı dosyası derdest olduğunu, bundan dolayı mahkememizin 11.08.2023 tarihli ihtiyati tedbir talebi hakkında ara karara en geniş şekilde itiraz ettiklerini, çünkü kambiyo senedi dayanağıyla başlatılmış icra takibi İKK. m. 73/2 "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez." hükmü uyarınca mahkememizce verilen (teminat yatırılması şartıyla) tedbir kararı hukuka aykırı olduğunu, nitekim davacı asilin, mezkur icra dosyanın diğer borçlusu -----tarafından açılan -----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Sayılı dosyasından talep de bulunduğu ihtiyati tedbir talebi, ilgili mahkemesince red edildiğini, Huzurdaki davanın konusu olan icra takibinin dayanağı kambiyo senedi dolayısıyla borçlu olmadığını iddia eden kimse, ileri sürdüğü maddi vakıaya göre ispat yükü altında olduğunu, bizzat davacı asilin imzasına havi senette açıkça yazıldığı üzere nakden ödenmiş bir borç olduğunu tüm bu sebeplerle hukuki dayanaktan ve gerekçeden yoksun davanın reddine, %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, bono nedeniyle menfi tespit talebidir.Davaya konu edilen dava dışı asıl borçlu ----- Zemin Sistemleri ------ tarafından keşide edilen 05.09.2016 tanzim tarihli 12.09.2016 vade tarihli 49.905,03 GBP bedelli bononun davacı --- tarafından '' -'' olarak imzalandığı ve bonunun teminat bonosu olduğu gerekçesiyle açılan menfi tespit talebidir. ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı dosyası ile alacaklı davalı ----. tarafından davacı borçlu --- -- ve dava dışı ------ hakkında 49.905,03 GBP bedelli 05.09.2016 tanzim tarihli 12.09.2016 vade tarihli bono nedeniyle 11.01.2019 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatılmış olup, davacı borçlunun '------ ' olarak bonoyu imzaladığı tespit edilmekle, Uyuşmazlık ; takibe konu edilen bononun teminat bonosu olup olmadığı , bu hususun sözleşmede belirtilip belirtilmediği , sözleşmede belirtilen hususlar asıl borçlu dava dışı ------ tarafından yerine yetirilip getirilmediği , eğer yerine getirildiyse buna rağmen bononun iade edilmeyerek takibe konu yapılıp yapılmadığı , icra takibinden sonra açılan Menfi Tespit talebinin haklı olup olmadığı ve yapılan ödemelerin istirdatı hususlarıdır. Dosya içerisine 24.03.2025 tarihli rapor ile 30.07.2025 tarihli ek rapor alınmıştır.Yapılan Yargılama Sonucu Davacı, dava dışı asıl borçlu ------- tarafından 05.09.2016 düzenleme tarihli 12.09.2016 ödeme tarihli 49.905,00 GBP bedelli bonoya asıl borçlu dışında imza atmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 701(1) '' - şerhi, poliçe veya alonj üzerine yazılır. (2) - '' içindir'' veya bununla eş anlamlı başka bir ibare ile ifade edilir ve - veren kişi tarafından imzalanır. (3) Muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere poliçenin ön yüzüne atılan her imza - şerhi sayılır. (4) Kimin için verildiği belirtilmemişse aval, düzenleyici için verilmiş sayılır.'' Somut Olayda; davaya konu bononun incelenmesi sonucu asıl borçlu ------- tarafından imzanın yanında bonunun ön yüzünde davacı ----- tarafından imzası bulunması nedeniyle belirtilen TTK'nın 701. Maddesi uyarınca davacının ''----'' olduğu anlaşılmaktadır. Davacının iddiası davaya konu bononun teminat bonosu olduğu aynı zamanda asıl borçlu ------ tarafından borcun ödendiği bundan dolayı da kendisinin herhangi bir borcunun olmadığının tespiti talebidir. Delil olarak dayanılan ----ATM'nin ----Esas ----- Karar sayılı dosyasının incelenmesi sonucu; Davacının asıl borçlu olan ---- olduğu, davalının ------. olduğu, 06/01/2020 tarihinde aynı bono nedeniyle Menfi Tespit davası açıldığı ve mahkemece; ''Davacının, dava konusu bononun icra takibine konu edildiği -----. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı icra takibinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının Tespitine,- Davalının dava konusu teminat senedini icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak konu ettiği anlaşılmakla, takip miktarı 435.357,80-TL'nin İİK 72/5 maddesi gereğince 87.071,56-TL kötü niyet tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya Verilmesine,'' karar verilmiştir. Ancak davacı tarafından 10.05.2024 tarihli dilekçe ile davasından Feragat nedeniyle ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. HD'nin ---- Esas ---- Karar sayılı ilamı ile '' -----. ATM'nin 16.03.2022 tarihli ----- Esas ------- Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, - Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,'' dair 30.05.2024 tarihinde karar verilmiştir. Yukarıdaki mahkeme ilamının incelenmesi sonucu asıl borçlu dava dışı ------ tarafından açılan Menfi Tespit davasının mahkeme tarafından davasının kabul edilmesine rağmen davasından feragat ettiği görülmüştür.Davacının takibe konu bono nedeniyle bononun teminat bonosu olmasından kaynaklı borcunun olmadığı ve aynı zamanda asıl borçlu tarafından borcun ödendiği iddialarının incelenmesi sonucu ------. ATM'nin---- Esas ------- Karar sayılı açılan Menfi Tespit davasının kabul edilmesine rağmen feragat nedeniyle davanın reddedilmesi sonucu borcun ödenip ödenmediği tespit edilememiştir. Bunun yanında teknik bilirkişi heyet tarafından davalı şirketin ticari defter ve kayıtları incelenmiş, usulüne uygun olarak açılış ve kapanış tasdikleri yerinde olan 2016-2017-2018 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtlarda davaya konu bononun kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Bononun teminat senedi olduğu iddiası şahsi defi olup yukarıda yapılan inceleme sonucu '' ---'' olan davacının şahsi def'iye dayanıp dayanamayacağının incelenmesi gerekmektedir 6102 sayılı TTK'nın 702(1) '' ----- veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur. (2) --- veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da ----verenin taahhüdü geçerlidir. '' ----- verenin borcu bağımsız bir borçtur, bir diğer ifade ile fer'î nitelikte değildir. ---- ile teminat altına alınan borç geçersiz olsa bile, ----- verenin sorumluluğu devam eder. ------ veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da, ------ verenin taahhüdü geçerlidir. Yani lehine ----- verilenin borcu geçersiz olsa bile, aval veren bu geçersizliği ileri süremez. Lehine ------ verilenin mevcut olmaması, ehliyetsiz olması ya da imzasının sahte olması hâlinde de ----- verenin sorumluluğu devam eder. TTK 702/2 maddesi hükmü gereğince aval veren, sadece kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürebilir (20.04.2018 tarihli ve ------ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı).Bununla birlikte aval verenin, senedin teminat altına aldığı borcun karşılığı edimin yerine getirildiğini, borcun kalmadığını, sona erdiğini ileri sürmesi mümkündür (Yargıtay ------Hukuk Dairesi'nin 28.04.2025 tarihli,----- sayılı kararı). (Yargıtay----HD ------ Kambiyo senedinin bir çeşidi olan bono uyarınca mücerretlik ilkesi gereği -, - verdiği asıl borçlu ile senet hamili arasındaki kişisel def'ileri hamile karşı ileri süremez. --- teminat aldığı kambiyo geçersiz olsa bile senedin borcundan sorumludur. Sadece TTK 702(2) maddesi uyarınca avalist senedin şekil şartlarına aykırılığı ya da herhangi bir şekil şartındaki eksiklikten dolayı senedin geçersiz olduğu def'ini ileri sürebilir. Bunun dışında kalan şahsi def'ileri ileri süremez. Somut olayda; davaya konu bonunun şekil şartlarında herhangi bir eksiklik ya da şekil şartlarına aykırılığın tespit edilemediği, usulüne uygun bir bono olduğu, ''teminat senedidir'' ibaresinin şahsi bir def'i olması nedeniyle sadece asıl borçlu tarafından hamile karşı ileri sürülebilecek olması, avalist olan davacının böyle bir hakkının bulunmadığı, -----ATM'nin -----Sayılı ilamının istinaf kararı uyarınca feragat nedeniyle reddine dair karar verildiği bu haliyle asıl borcun ödenip ödenmediğinin tespit edilemediği, davaya konu bonunun davacı şirketin kayıtlarında yer almadığı anlaşılmakla, ---- olan davacının sorumluluğunun devam ettiği kanaatine dayanılarak açılan menfi tespit davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmek gerekmiştir.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Açılan Davanın REDDİNE, Alınması gerekli karar harcı 615,40 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 7.434,83-TL ve 21.955,38-TL tamamlama harcından mahsubu ile artan 28.774,81 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 8.228,50-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 258.938,59 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,İlişkin olarak davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/567, K. 2025/927, T. 12.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-567-e-2025-927-k-12cd5ea8a143