İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/471 E. 2025/1358 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/471
- Karar No
- 2025/1358
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/471 Esas KARAR NO : 2025/1358
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/04/2022 KARAR TARİHİ : 15/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin iş amaçlı olarak 02.02.2022 01:45 kalkışlı ..... uçuş numaralı İstanbul Havalimanı- Kuala Lumpur uçuşu öncesi biniş kapısı önünde bulunan ..... görevlilerinin kontrolleri esnasında “diğer evraklarında ve vizesinde bir problem olmadığını, ancak “.....” Uygulaması üzerinden alınmış “....” Onay mektubunun bulunmaması sebebiyle uçuşa alınmayacağının bildirildiğini, kontroller sırasında ilgili memurun ..... (Göç İdaresi Onay/Kabul Mektubu) belge türünü hiç görmediğini beyan ettiğini, müvekkilinin ise Malezya’da kurmuş olduğu Labuan Eyalet merkezli.... tipi ithalat ihracat eğitim danışmanlık şirketine istinaden Genel Müdür sıfatıyla ülkede 24 ay çalışabileceğini belirttiğini, görevlinin diğer evraklarda ve vizede herhangi bir sorun olmadığını ancak “.....” uygulaması üzerinden alınmış “.....” Onay mektubunun bulunmaması sebebiyle uçuşa alınmayacağının bildirildiğini, müvekkilinin konsolosluk ve elçiliklerin vize işlemleri için ülkelerine giriş evraklarının tamamını istediklerini, aksi halde vizeyi pasaporta işlemeyeceklerini, pasaportundan Malezya vizesinin kabul edildiğinin açıkça anlaşıldığını beyan etmesi üzerine en son yolcu olarak tekrar değerlendirmeye tabi tutulacağı belirtilmiş ve ..... isimli diğer memuru çağırarak beklemesi söylediğini, müvekkilinin ....... Bey’e de aynı şeyleri anlattığını,..... uygulamasından muafiyet listesinde olduğunu beyan ettiğini, .......’ın da ...... Malezya Ofisi çalışanı ..... ile ...... üzerinde görüştüğünü, .....’in de ..... uygulaması olmadan yolcunun uçağa alınmayacağını belirttiğini, ancak son olarak yolcunun “Single Entry Vize” (Tek Giriş Vizesi) bir defaya mahsus ülkeye girebileceğine ilişkin bir belge sunması halinde uçuşa alınabileceğini ifade ettiğini, müvekkilinin muafiyet duyurusunun 17.01.2022 tarihinde görevlilere www......com/tr-tr/.... adresinden ulaşılabileceğini ve şirketin kendi kurallarına uyması gerektiğini ifade ettiğini, ancak müvekkilinin zaman ve emek harcayarak yaptığı bu seyahat planının haksız olarak engellendiğini, planladığı seyahati gerçekleştiremeyen müvekkilinin konsolosluk bilgilendirici yazışmalarıyla aynı şartlarda gerekli bilet/otel değişiklikleri yaparak 06.02.2022-01:45 TK60 numaralı uçuşu gerçekleştirdiğini, müvekkilinin haksız olarak uçuşa alınmama eyleminden dolayı ciddi anlamda maddi manevi zararlar gördüğünü, Malezya’da zorunlu otel karantinası için ödediği ücret, harç pulu, uçak bileti için ödenen ekstra ücret, havaalanı servisi için ödenen ulaşım giderleri ve PCR testi ücreti nedeniyle uğradıkları zararlara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 7.698 TL maddi tazminat talep ettiklerini; Malezya Sağlık Bakanlığı otel karantinası nedeniyle 7 günlük satın alınmış 02.02.2022-chack-in tarihli 1.835 MYR = 5.922 TL tutarlı rezervasyonun iptal edildiğini, Yine bileti açık bilet konumuna alındığını ve yeniden bilet istediğinde 06.02.2022 TK60 uçuşu için 1.393 TL ekstra ödeme yapmak zorunda kaldığını; Yurtdışı harç pulu için 50 TL ücreti ikinci kez ödediğini; PCR testi için 250 TL ücreti ikinci kez ödediğini; HAVAİST Beyazıt-İHL gidiş dönüş 84 TL ödediğini, müvekkilinin uçuşa alınmamadan dolayı ciddi bir üzüntü ve utanç duyduğunu, aynı nedenle işlerinin bozulması yüzünden stres yaşadığını, ilgili personele durumu izah etmeye çalışırken personel tarafından uzaklaştırılması nedeniyle kendisini kötü hissettiğini ve bu nedenle 20.000 TL manevi tazminat talebinde bulunduklarını beyanla, davanın kabulüne, müvekkilinin şirketin personelinin uçağa alınmamasından mütevellit maddi zararlarına karşılık 7.698 TL’nin ve manevi tazminat olarak da 20.000 TL’nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Pandemi nedeniyle Malezya sınırlarının 18.03.2020 tarihinde kapatıldığını, süreç içinde ilkeye girişler konusunda çeşitli esneklikler getirildiğini ve bunların havayolu şirketlerine iletildiğini, bu süreç içerisinde web sitelerinden yayınlanan duyurular ile havaalanı personeli ve birimlerine iletilen yazılar arasında farklılıklar gözlemlendiğini, Malezya Immigration otoritesinin resmi yazısı olmadan yolcu kabulüne ilişkin bir duyuru yapılmadığını, davacı yolcunun 02.02.2022 tarihinde .... sefer sayılı ..... seferine müracaat ettiğini, .... bir alt birimi olan ESD (Ekpatriate Servces Division) web sayfasındaki duyuruyu referans göstererek uçuşunu gerçekleştirmek istediğini belirttiğini, konu ile ilgili resmi bir yazının taraflarına ulaşmamış olmasından dolayı müsbet görüş beyan edilmediğini, konunun ..... başkanına sorulması ve gün içerisinde .... birimiyle görülmesi sonucu bu kural ilişkin yayının 03.02.2022 tarihinde tüm havayolu şirketlerine iletildiğini, yayının geç yapıldığının ..... başkanı ile olan yazışmalardan açıkça anlaşılacağını, ayrıca konuyla ilgili Malezya Konsolosluğunun mailinin cevap dilekçesi ekinde olduğunu, konuyla ilgili .... A.Ş. vize ekibiyle görüşüldüğünü ve buradan davacı yolcunun pasaport dışında bir belge sunamadığını, yolcunun .....olmamasından dolayı seyahatinin sağlanamadığı, yolcunun seyahat etmeyi planladığı 02.02.2022 tarihinde özel izin belgesi olmadan uzlaşmanın olumlu değerlendirilmediğini; ayrıca davacı yolcunun iletmiş olduğu özel izin belgesi yazısının 03.02.2022 tarihinde (yani yolcunun uçuş planladığı günden bir gün sonra) düzenlendiğinin görüleceği bilgisinin alındığını beyanla, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 11.05.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda: "1) Taraflar arasındaki ihtilafın, davacı yolcu ..... ’in davalı ..... şirketinden satın aldığı uçak bileti ve varış ülkesi olan Malezya vizesi olmasına rağmen havaalanındaki kontrollerde“.....” onay mektubu olmadığı gerekçesiyle uçağa alınmamasının haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı, davalı şirketin uçağa almama gerekçesinin yerinde olmaması halinde davacı yolcunun talep edebileceği tazminat miktarı hususlarında toplandığı; 2) Davacı yolcunun 02.02.2022 tarihinde planladığı ve uçağa alınmama gerekçesi olan “..... ” mektubundan bu tarih itibariyle muaf olduğunun dava dosyasındaki belgelerden açıkça anlaşıldığı, bu belgelerin bir kısmının 03.02.2022 tarihinde düzenlenmiş olmasının, 13.01.2022 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme ve bu düzenlemeye göre verilen davacının vize kategorisinin bu muafiyetten yararlanan “İstihdam kartı (Employment Pass) Category (I) olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğinin değerlendirildiği; 3) Davacı yolcunun Malezya bileti ve vizesi ile yolculuk için başvurmasına rağmen davalı .... şirketi tarafından 13.01.2022 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeye göre pasaport kategorisine göre muaf olduğu ..... mektubu olmadığından bahisle uçağa almamasının yerinde ve haklı bir gerekçesinin bulunmadığı, söz konusu düzenlemenin AOC aracılığı ile duyurulmadığı savunmasının aradan geçen 20 günlük süre karşısında makul bulunmadığı; ayrıca söz konusu kuralın bulunduğu davalı şirketin web sayfası çıktısından güncelle tarihinin 17.01.2022 olmasının daha makul bulunduğu; davalı şirketin Malezya ofisi bulunduğu ve COVİD-19 nedeniyle kuralların sık sık değişmesinin ilgili personel tarafından en azından problem çıktığında araştırılmasının basiretli tacir davranışı olduğunun değerlendirildiği; 4) Davacı yolcunun dava tarihi itibariyle geçerli olan kur bazında yapılan hesaplamaya göre maddi zararları toplamının 7.758,29 TL olduğu, ancak maddi tazminat olarak 7.698,00 TL talep edildiğinden taleple bağlılık ilkesinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğunun değerlendirildiği; Manevi tazminat hususundaki tüm takdir ve değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu, ancak taşıma hukukunda manevi tazminat uygulamasının yok denebilecek kadar az (manevi değeri daha fazla olan madalya vb. Eşyanın kaybı ve yolcunun uluslararası bir yarışmayı kaçırması gibi) olduğu; 5) Davacının dava tarihinden itibaren alacağı üzerinden yasal faiz işletilmesi yönündeki talebinin ise 3095 sayılı Kanuna uygun olduğu;" şeklinde görüş bildirilmiştir. 03.10.2025 tarihli bilirkişi raporunda: "1. Davacının ..... kapsamında olup .....’ten muaf olduğu, 2. Davalı Havayolu şirketi, basiretli tacir ilkesi gereği kendi web sitesinde duyurduğu muafiyet hükümlerini personele doğru ve zamanında aktarmakla yükümlü olduğu ve bunun yapılmamış olmasının, davacı yolcunun mağduriyetine sebep olduğu, 3. Davacının 7.698 TL maddi zararının belgelerle ispatlandığı, dosyadaki belgeler uyarınca davacının otel, bilet, PCR testi, ulaşım ve harç pulu giderleri 7.758,29 TL olarak hesaplandığı, 4. Manevi tazminatın ise Sayın Mahkemenizin takdirine bırakıldığı, kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ayıplı hizmet sebebi ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacı, Malezya’da kurulu şirketin genel müdürü olduğunu, ..... (Kategori I) çalışma izni bulunduğunu, Malezya Göçmenlik Dairesi’nin 13/01/2022 tarihli duyurusuna göre bu kart sahiplerinin .....’ten muaf olduğunu, buna rağmen ..... görevlilerinin bilgi eksikliği nedeniyle 02.02.2022 01:45 kalkışlı ..... uçuş numaralı İstanbul Havalimanı- Kuala Lumpur uçuşuna alınmadığını, bu sebeple otel rezervasyonu, PCR testleri, bilet farkı, harç pulları ve ulaşım giderleri nedeniyle 7.698 TL maddi zararının oluştuğunu ve yaşanan olay sebebiyle havaalanında yaşadığı stres ve itibar kaybı nedeniyle 20.000 TL manevi zararının oluştuğunu belirterek maddi ve manevi tazminat talepli iş bu davayı açmıştır. Davalı taraf ise, Malezya makamlarının duyuruyu havayollarına 03/02/2022 tarihinde bildirdiğini, davacının uçuşunun ise 02/02/2022’de olduğunu, davalı personelin resmi bildirim yapılmamış bir muafiyet kuralını uygulama yükümlülüğü bulunmadığını, davacının uçuş günü pasaport ibraz ettiği, ..... belgesi sunmadığını, belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkememizce davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının denetlenmesi ve belirlenmesi ile tarafların iddia ve savunmalarının teknik alanda denetlenmesi hususunda bilirkişi incelemesi yapılması sağlanmış olup, bu kapsamda dosyaya sunulan tercüme evraklarından davacının “.... (Kategori I)” kapsamında 13.01.2022 Tarihinde yürürlüğe giren .... muafiyetine sahip olduğu hem Malezya Göç İdaresi’nin duyurusunda hem de .... nin resmi web sitesinde açıkça belirtildiği anlaşılmış, davacının pasaportuna işlenmiş olan IMM referans numarası ve tek girişli Malezya vizesi, ülkeye giriş için yeterliliğin sağlandığını göstermekte olup, bu sebeple bu belgelerin, davalı havayolu şirketi personeli tarafından anlaşılamadığı, dikkate alınmadığı ve doğru değerlendirilemediği ve bu suretle davacı yolcudan ..... onay mektubunun talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı ..... 'nin , yalnızca “ ..... onay mektubu” eksikliğine dayanarak davacıyı uçağa kabul etmediği anlaşılmakla, aynı tarihte yürürlükte bulunan muafiyet hükümlerine göre bu belgenin zorunluluğu bulunmamakta olup, davaya konu yaşanan durumun davalı havayolunun iç bilgilendirmeyi güncellememesinden kaynaklanan bir uyumsuzluk olarak bilirkişice değerlendirildiği anlaşılmış ve yapılan bu değerlendirmenin de ilgili mevzuata, düzenlemelere, dosya kapsamında uygun olduğundan hükme esas alınması gerekmiştir. Açıklamalar kapsamında Davacının ..... kapsamında olup ..... ’ten muaf olduğu, davalı şirketin, basiretli tacir ilkesi gereği kendi web sitesinde duyurduğu muafiyet hükümlerini personele doğru ve zamanında aktarmakla yükümlü olduğu ve bunun yapılmamış olmasının davacı yolcunun mağduriyetine sebep olduğu anlaşılmakla davalının kusurlu/ayıplı hizmeti sebebiyle davacının uğradığı maddi ve manevi zararlarını karşılamakla yükümlü olduğu anlaşılmıştır. Davacının talep ettiği 7.698 TL maddi zararının belgelerle ispatlandığı anlaşıldığından davalıdan tahsiline karar verilmiş ayrıca davalı şirketin basiretli bir tacir olarak üzerine düşen yükümülükleri gereği gibi yerine getirmediği bu sebeple geçerli bir muafiyeti bulunan davacının uzun saatler bekletilerek alınmadığı uçuş sebebiyle yaşadığı üzüntü ve stres dikkate alınarak uygun bir manevi tazminata hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Gerekçesi daha sonra açıklanacağı üzere, 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; - 7.698,00 TL maddi tazminatın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 867,40 TL karar harcının daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan 80,70 TL peşin harçtan mahsubu ile 786,70 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç olmak üzere toplam 161,40 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 7.689,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 5.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 15.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınması ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafça sarf edilen 5.505,00-TL yargılama giderinin kabul (% 25) red (% 75) oranına göre hesaplanan 1.376,25-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, bakiye kalan yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafça sarf edilen 3.750,00-TL yargılama giderinin kabul (% 25) red (% 75) oranına göre hesaplanan 2.812,50-TL'nin davacıdan alınması ile davalıya verilmesine, bakiye kalan yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına, 9-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 800,00-TL arabulucuk ücretinin kabul (% 25) red (% 75) oranına göre davacıdan ve davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 10-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.15/12/2025
Katip ..... e-imzalıdır Hakim..... e-imzalıdır