İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/469 E. 2026/858 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/469
- Karar No
- 2026/858
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/469 Esas KARAR NO : 2026/858
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan), İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/07/2023
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Birleşen 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/... Esas 2024/... Karar Sayılı Dosyası
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/11/2023 KARAR TARİHİ : 23/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan), İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davacı şirket aleyhine, ... Bankası ... Şubesi keşide yeri ..., 29/05/2023 tarih 183.445,50-TL ... numaralı çek nedeni ile .... İcra Dairesinin 2023/... takip numaralı dosyadan takip başlatıldığını, ancak takibe konu çek kargoda çalındığı için davacı şirketin böyle bir borcu bulunmadığını, belirtilen kargo davacı şirkete ulaştığında kargo poşetleri içinde çek bulunmadığını ve kargo poşetlerinin yan tarafından kesilerek içinden çekin alındığını ve tekrar bantlandığı tespit edilmiş olup çek çalındığını, ... Ltd. Şti.'ye ait olan imza sirkülerinden de anlaşılacağı üzere çekteki cironun sahte kaşe ve imza ile imzalanarak cirolandığı görüleceğini, dava konusu çekler çalındığını, hırsızlık olayı ile çekteki ciro silsilesi koptuğunu, davalı yetkili hamil olmadığını, tedarikçi firma lehine keşide edilen "kambiyo senedi" aslı tedarikçi firmaya iletilmek üzere ... Kargo A.Ş. yetkili kuryesine teslim edildiğini, ve ... Kargo A.Ş.'nin zilyetliğinde iken Tedarikçi Firma'ya teslim edilemeden çalındığını, çalıntı çekin arkasında ciranta olan cirantaların ve hamili çeki iyiniyetle teslim almış olması ve iyiniyetle bir üçüncü kişiye ciro etmeleri mümkün olmadığını, davacı şirketin, ... Ltd. Şti. ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, öncelikle tedbir taleplerinin kabulü ile .... İcra dairesinin 2023/... Esas sayılı dosyasının durdurulmasını, davacı şirketin borçlu olmadığının tespitini, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile çek bedelinin % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 128. maddesi uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. Birleşen 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/... Esas 2024/... Sayılı Dosyasında davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti adına keşide edilmiş ...Şubesi , Keşide Yeri: ... 29/05/2023 Miktar 183.445,50 TL, Keşideci: ... San. Tic. A.Ş..Çek No:... (Ek-Çek örneği) çekin keşideci tarafından müvekkili ... Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin ... Sokak No:1 ... Bursa adresine gönderilmek üzere ... Kargoya ... kargo takip numarası ile teslim edildiğini, belirtilen kargonun müvekkili şirkete ulaştığında kargo poşetleri içinde çek bulunmadığını ve kargo poşetlerinin yan tarafından kesilerek içinden çekin alındığını ve tekrar bantlandığı tespit edilmiş olup çek çalındığını, bu hususta çekin keşidecisi ... San. Tic. A.Ş. tarafından aynı gün farklı şehirlere gönderilmek üzere kargoya teslim edilen benzer şekildeki çek ihtava eder nitelikte kargoların aynı akıbete uğradığı da belirtilerek ... Cumhuriyet Savcılığı 2022/... Hz. dosyası üzerinden şikayette bulunulduğunu, akabinde hemen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... esas sayılı dosyasından çek zayi davası açıldığını, bu dosyadan ödeme yasağı hususunda tedbir konulmuş olduğu halde çek, .... İcra dairesinin 2023/... esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, başlatılan takibe ve imzaya .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/... esas sayılı dosyasından itiraz edildiğini, işbu dosyadan alınan bilirkişi raporunda; çekte bulunan imzanın müvekkili şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olmadığının tespit edildiğini , ayrıca İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/469 esas sayılı dosyadan da menfi tespit davası açıldığını, dava konusu edilen ...Şubesi , Keşide Yeri: ... 29/05/2023Miktar 183.445,50 TL, Keşideci: ... San. Tic. A.Ş..Çek No:... sayılı çekin davalı şirketten istirdadına ve müvekkiline iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosyada davalı yana tebligat yasası hükümlerine uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma günü bildirildiği halde; davalı yan cevap dilekçesi sunmamış ve bu nedenle de tüm hususları inkar ettiği anlaşıldı. SMMM bilirkişisinin 04.06.2026 tarihli raporunda özetle; Davacı tarafından incelemeye ibraz edilen 2022-2023 yıllarına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, dava konusu çekin dava dışı ... San. Tic. A.ş. (Keşideci) tarafından davacı ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenen ... Bankası A.Ş. ... Bankacılık Şubesi'ne ait 29.05.2023 keşide tarihli, 183.445,50 TL bedelli, çek olduğu, dosya kapsamında bulunan ... sicil numaralı Daire Başkan Vekili Uzman Fizik Mühendisi ile ... sicil numaralı Şube Müdür Vekili Makine Mühendisi tarafından düzenlenen 05.05.2025 tarih ve 2025/... sayılı kriminal inceleme raporunda, dava konusu çekin ilk cirosunda yer alan "... TEKSTİL" kaşesi üzerindeki imzanın, şirket yetkilisi ...'a ait mukayese imzaları ile karşılaştırıldığı ve yapılan inceleme sonucunda söz konusu imzanın ...'ın eli ürünü olmadığının tespit edildiği, dava dışı cirantaların arasındaki ticari ilişki durumları hakkında Bilirkişi Raporuna konu tespit ve değerlendirmelerin dosyada mevcut bilgi, belge ve vergi daireleri tarafından gönderilen Ba-Bs bildirimleri üzerinden yapıldığını, dava konusu çekin ciro silsilesinin ve ticari ilişki durumlarının detayları inceleme ve tespitlerinin raporun 3.3 bölümünde yapıldığı, yapılan tespitlerin özetinin aşağıdaki gibi olduğu; 1. Keşide (TEPE HOME → ... TEKSTİL) Tarafların ticari defter kayıtları ile karşılaştırmalı Ba-Bs analizlerinde karşılıklı ve yoğun ticari ilişkinin bulunduğu, dava konusu çekin bu ticari ilişki kapsamında düzenlendiği, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, 2. Ciro (... TEKSTİL → ...) ... Tekstil ile ... Ltd. Şti. arasında ticari ilişkiyi doğrulayan herhangi bir ticari defter kaydı, cari hesap hareketi veya Ba- Bs bildirimi bulunmadığı, ayrıca çek üzerindeki ilk ciro imzasının lehtar şirket yetkilisine ait olmadığının adli inceleme raporu ile tespit edildiği, ... firmasının mükellefiyetinin V.U.K. 160/A kapsamında sonlandırıldığı, taraflar arasında ticari ilişki olmadığı, 3. Ciro (... → ...) Her iki firma arasında ticari ilişkiyi doğrulayan ticari defter kaydı, cari hesap hareketi veya Ba-Bs bildirimi bulunmadığı, ... ve ... firmalarının mükellefiyetlerinin V.U.K. 160/A kapsamında sonlandırıldığı, taraflar arasında ticari ilişki olmadığı, 4. Ciro (... → ... INTERNATIONAL) Taraflar arasında ticari ilişkiyi doğrulayan ticari defter kaydı, cari hesap hareketi veya Ba-Bs bildirimi bulunmadığı, ... firmasının mükellefiyetinin V.U.K. 160/A kapsamında sonlandırıldığı taraflar arasında ticari ilişki olmadığı, 5. Ciro (... INTERNATIONAL → ... CEPHE) ... A.Ş.'nin çekin tedavül ettiği dönemden önce vergi dairesi kayıtlarında faal mükellef olmadığı, buna rağmen davalı ... Cephe Sistemleri San. ve Tic. A.Ş.'nin Ba formunda ... International firmasından alış bildirimi bulunduğu, bildirimin yapıldığı dönemde ... International firmasının faal olmaması nedeniyle taraflar taraflar arasında ticari ilişki olmadığı, V.U.K. 160/A uygulaması genel olarak mükellefiyetin gerçeği yansıtmaması, faaliyeti adreste bulunamaması veya sahte belge düzenleme riski bulunması hallerinde uygulandığı, dava konusu çekin davacıdan sonra başlayan ciro silsilesinin büyük bölümünde taraflar arasında ticari ilişkiyi destekleyen kayıt veya belge bulunmadığı, davacı lehdar tarafından atıldığı iddia edilen imzanın davacı şirket yetkili şirket yetkilisine ait olmadığının Adli Tıp Uzmanları tarafından tespit edildiği, çekin davacı ve lehtar şirketten sonraki cirantaların arasındaki işlemlerin ve faturaların gerçek olduğu hususunun ispata muhtaç olduğu, cirantalar arasında hukuki veya fiili bir bağ bulunduğuna dair dosyada mevcut bilgi ve belge bulunmadığı, bildirilmiştir. Adli Tıp Kurumu Başkanlığının Fizik İhtisas Dairesinin 05/05/2025 tarihli raporunda özetle; İnceleme konusu çekte 1.ciroda ''... Tekstil'' kaşe izi üzerine atılı imza ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı, ...'a huzurda inceleme konusu çek içerik yazıları yazdırılmadığından yazı hususunda değerlendirme yapılamadığı hususlarını bildirilmiştir. DELİLLER: -Bilirkişi Raporu -ATK Raporu. -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Asıl dava, davacı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine dava konusu çek nedeniyle başlatılan icra takibi kapsamında borçlu olmadığının tespiti ve davalının kötü niyetli takip yaptığı iddiasına dayalı kötü niyet tazminatı istemine; birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/... Esas sayılı davası ise aynı çek nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti ile çekin davalı ... Anonim Şirketinden istirdadı ve davacıya iadesi istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; dava dışı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından davacı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi lehine düzenlenen ... Bankası A.Ş. ... Bankacılık Şubesine ait, ... keşide yerli, 29/05/2023 keşide tarihli, 183.445,50 TL bedelli, ... numaralı çekin davacı şirkete teslim edilip edilmediği, çekin davacının iradesi dışında elinden çıkıp çıkmadığı, çek üzerinde davacı şirket adına atılan ilk ciro imzasının şirket yetkilisine ait olup olmadığı, davalının çekin yetkili hamili sıfatını taşıyıp taşımadığı ve davacıdan çek bedelini talep edip edemeyeceği ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dosya kapsamından, dava konusu çekin dava dışı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından davacı şirket lehine düzenlendiği ve davacı şirkete gönderilmek üzere ... Kargo A.Ş.’ye teslim edildiği, davacı şirketin ise kargo poşetlerinin kesilerek yeniden bantlandığını ve çekin kargo içeriğinden alındığını ileri sürdüğü, çekin daha sonra davacı şirketten sonraki cirantalar üzerinden davalı şirkete ulaştığı ve çek nedeniyle .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı aleyhine takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu çekin davacı şirket yetkilisine teslim edilmediği ve davacı şirketin iradesi dışında elinden çıktığı yönündeki iddiaların değerlendirilmesinde, öncelikle çek üzerindeki ilk ciro imzasının aidiyetine ilişkin deliller incelenmiştir. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 05/05/2025 tarihli raporunda, dava konusu çekin ilk cirosunda bulunan ... Tekstil kaşesi üzerindeki imza ile davacı şirket yetkilisi ...’ın mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar bulunduğu ve söz konusu imzanın ...’ın eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Raporun imza incelemesine ilişkin teknik değerlendirmeler içerdiği, incelemenin uyuşmazlığın çözümü bakımından önem taşıyan imzanın aidiyetine yönelik olduğu ve dosyada bu tespitin aksini ortaya koyan başka bir uzman incelemesinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle anılan rapor, çekin ilk cirosundaki imzanın davacı şirket yetkilisi tarafından atılmadığının kabulünde esas alınmıştır. Bununla birlikte, imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının belirlenmesi ile çekin davacı şirketin iradesi dışında elinden çıktığı iddiasının birbirinden ayrı hukuki olgular olduğu gözetilmiştir. Somut olayda, çekin keşideci şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenmesi, kargo yoluyla davacıya gönderilmek üzere teslim edilmesi, kargo içeriğinin eksik olduğu ve çekin çalındığı yönündeki iddialar ile çekin ilk cirosundaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığını ortaya koyan Adli Tıp Kurumu raporu birlikte değerlendirilmiştir. Bu deliller, çekin davacı şirket tarafından ciro edilerek tedavüle çıkarıldığı iddiasını doğrulamamakta; aksine davacı şirket adına görünen cironun şirket yetkilisinin iradesini yansıtmadığını ortaya koymaktadır. Dosyada mevcut 04/06/2026 tarihli SMMM bilirkişi raporunda, davacı şirketin 2022 ve 2023 yıllarına ait yasal defterlerinin tasdik ve tutulma yükümlülüklerinin yasal süresinde yerine getirildiği ve defterlerin davacı lehine delil olma niteliğini taşıdığı belirtilmiştir. Raporda, dava konusu çekin keşideci ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından davacı şirket lehine düzenlendiği; tarafların ticari defter kayıtları ile Ba-Bs bildirimlerinin karşılaştırılması sonucunda keşideci ile davacı arasında karşılıklı ve yoğun bir ticari ilişki bulunduğu ve çekin bu ticari ilişki kapsamında düzenlendiği tespit edilmiştir. Buna karşılık, davacı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile çekin ilk cirosunda yer alan ... Ltd. Şti. arasında ticari ilişkiyi doğrulayan ticari defter kaydı, cari hesap hareketi veya Ba-Bs bildirimi bulunmadığı; ayrıca ... firmasına atfedilen ciro imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığının Adli Tıp Kurumu raporuyla belirlendiği açıklanmıştır. ... Ltd. Şti. ile sonraki ciranta ... arasında da ticari ilişkiyi doğrulayan kayıt bulunmadığı, her iki firmanın mükellefiyetlerinin Vergi Usul Kanunu’nun 160/A maddesi kapsamında sonlandırıldığı bildirilmiştir. ... ile ... A.Ş. arasında ticari ilişkiyi doğrulayan kayıt bulunmadığı, ... A.Ş.’nin çekin tedavül ettiği dönemden önce vergi dairesi kayıtlarında faal mükellef olmadığı, buna rağmen davalı ... A.Ş.’nin Ba formunda bu şirketten alış bildiriminin bulunduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda yer verilen vergi mükellefiyetine ilişkin tespitlerin tek başına ilgili şirketlerin tüm işlemlerinin gerçek dışı olduğunu veya davalının kötü niyetli olduğunu kesin olarak göstermeyeceği açıktır. Bununla birlikte, çekin davacıdan sonraki tedavül sürecindeki ticari ilişkilerin önemli bir bölümünün ticari defter, cari hesap ve vergi bildirimleriyle doğrulanamaması, davacı adına atılan ilk ciro imzasının sahte olduğunun tespiti ve davacının sonraki cirantalarla ticari ilişkisini ortaya koyan kayıt bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde, çekin davacı tarafından geçerli biçimde ciro edildiği yönündeki kabulün dosya kapsamıyla doğrulanamadığı sonucuna ulaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 677. maddesinde düzenlenen imzaların bağımsızlığı ilkesi uyarınca, kambiyo senedinde yer alan sahte imza, imzası taklit edilen kişiyi kural olarak bağlamaz. Bu ilke, senet üzerindeki diğer imzaların geçerliliğini kendiliğinden ortadan kaldırmamakla birlikte, sahte imzanın atfedildiği kişi yönünden kambiyo sorumluluğu doğurmaz. Bu nedenle, dava konusu çekin ilk cirosunda davacı şirket adına atılan imzanın şirket yetkilisine ait olmadığının tespiti karşısında, söz konusu ciroya dayanılarak davacı şirketin çekin sonraki hamillerine karşı kambiyo sorumluluğu bulunduğu kabul edilemez. Türk Ticaret Kanunu’nun 790. maddesi uyarınca, bir çeki elinde bulunduran kişi, hakkı birbirine bağlı ve şeklen düzenli cirolardan anlaşılıyorsa yetkili hamil sayılır. Bu düzenleme, şeklen düzenli ciro silsilesine sahip hamilin senetten doğan hakkını ileri sürebilmesi bakımından önem taşımakla birlikte, önceki cironun gerçekliği, hamilin iktisabındaki iyi niyet ve çekin rıza dışında elden çıkması gibi uyuşmazlıkları her durumda kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Özellikle Türk Ticaret Kanunu’nun 686. maddesinde düzenlenen, senedin herhangi bir suretle hamilin elinden çıkması hâlinde geri verilmesine ilişkin ilkeler ile aynı Kanun’un 792. maddesinde düzenlenen, elinden çekin rızası dışında çıktığı kişinin senedi elinde bulundurana karşı ileri sürebileceği istirdat talebi birlikte değerlendirilmelidir. Somut olayda, çekin davacı şirket adına düzenlenmiş olması, ilk ciro imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığının teknik incelemeyle tespit edilmesi ve sonraki ciro silsilesinde yer alan şirketler arasındaki ticari ilişkileri doğrulayan kayıtların bulunmaması karşısında, davalının çekin davacı tarafından geçerli biçimde ciro edilmesi sonucunda hak sahibi olduğu kabul edilemez. Dava konusu çekin davacının iradesi dışında elinden çıktığı iddiası ve davalının sonraki hamil sıfatı birlikte değerlendirildiğinde, çekin davalıya hangi hukuki ilişki kapsamında geçtiğini, davalının çeki iktisap koşullarını ve çek üzerindeki hakkının dayanağını gösteren belgelerin dosyada bulunup bulunmadığı önemlidir. Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. Davalının cevap vermemesi tek başına davacının iddialarının kabulünü gerektirmemekle birlikte, davacı tarafından sunulan delillerin aksini ortaya koyan ve davalının çek üzerindeki hakkını açıklayan bir savunma ve belge de dosyaya sunulmamıştır. Bu nedenle dosyadaki mevcut deliller çerçevesinde, davalının davacıya karşı çekten kaynaklanan bir talep hakkı bulunduğu ispatlanamamıştır. Davacı şirketin borçlu olmadığının tespiti talebi bakımından, kambiyo senedinden doğan sorumluluğun davacıya yüklenebilmesi için davacının geçerli bir imza veya hukuken sorumluluk doğuran başka bir olguyla senede bağlanmış olması gerekir. Dava konusu çekin ilk cirosundaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı belirlendiğinden, davacının bu ciroya dayanılarak çek nedeniyle sorumlu tutulması mümkün değildir. Dosya kapsamındaki ticari defter ve vergi kayıtları da davacının çeki sonraki cirantalara devrettiğini veya davalıyla çekin devrine dayanak teşkil eden bir ticari ilişki kurduğunu göstermemektedir. Bu itibarla, dava konusu çek nedeniyle .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı takip dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekmiştir. Birleşen dava yönünden çekin istirdadı istemi ayrıca değerlendirilmiştir. Çekin istirdadına karar verilebilmesi için, çekin davalının elinde bulunduğunun ve davacının çekin iadesini isteme hakkının bulunduğunun belirlenmesi gerekir. Dosya kapsamındaki iddialar, bilirkişi raporu ve çekin davalıya ulaştığı ciro silsilesine ilişkin tespitler birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu çekin davacı şirketin iradesi dışında tedavüle çıktığı, davacının ilk ciroyu gerçekleştirmediği ve davalının davacıya karşı çekten kaynaklanan bir hak sahipliğini ortaya koyamadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle birleşen davada, dava konusu çekin davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Asıl davada talep edilen kötü niyet tazminatı yönünden ise, borçlu olmadığının tespiti talebinin kabul edilmiş olması tek başına kötü niyet tazminatına hükmedilmesini gerektirmez. İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, menfi tespit davası borçlu lehine sonuçlanırsa, takip haksız ve ayrıca kötüniyetli ise borçlunun talebi üzerine alacaklı aleyhine tazminata hükmedilebilir. Bu kapsamda, takibin haksız olduğunun belirlenmesinin yanı sıra alacaklının takipte kötü niyetli olduğunun da somut olgularla ortaya konulması gerekir. Somut olayda, davalının takibe dayanak yaptığı çekin ilk cirosundaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı Adli Tıp Kurumu raporuyla tespit edilmiş; çekin sonraki tedavül sürecinde yer alan şirketler arasındaki ticari ilişkilerin ticari kayıtlarla doğrulanamadığı, bununla birlikte, anılan raporlar davalının çeki hangi tarihte, hangi koşullarda ve hangi bilgiyle iktisap ettiğini tek başına göstermediği, davalının çekin çalıntı olduğunu bildiği veya bilebilecek durumda olduğu, ciro zincirindeki düzensizliği fark ettiği ya da çeki iktisap ederken ağır kusurlu davrandığı hususları somut delillerle ortaya konulmadıkça, yalnızca imzanın sahte olduğunun tespit edilmesi kötüniyet tazminatı için yeterli kabul edilmeyeceğinden talebinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, asıl dava ve birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/... Esas sayılı davasının kabulüne; dava konusu çek nedeniyle davacının .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine ve çekin davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; Asıl ve birleşen ....ATM 2024/... Esas sayılı dosyasında DAVANIN KABULÜ ile, 1-“...Şubesi, Keşide Yeri: ..., Tarih 29/05/2023, Miktar 183.445,50 TL, Keşideci: ... San. Tic. A.Ş., Çek No:...” sayılı çek nedeniyle ... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı takip dosyasında davacının BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Davalıların kötü niyeti tespit olunamadığından tazminat talebinin reddine, 3-“ ...Şubesi , Keşide Yeri: ... Tarih 29/05/2023Miktar 183.445,50 TL, Keşideci: ... San. Tic. A.Ş..Çek No:...” sayılı çekin davalı ... Anonim Şirketi'nden istirdadı ile davacıya verilmesine, 4-Asıl dava yönünden; -Alınması gereken 12....,16-TL harcın, peşin alınan 3.132,80-TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.398,36-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, -Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcının ve 3.132,80-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.748,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, -Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, 5-Birleşen dava yönünden; -Alınması gereken 12....,16-TL harcın, peşin alınan 3.132,80-TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.398,36-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, -Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcının ve 3.132,80-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, -Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/09/2026
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır