İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/454 E. 2025/277 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/454
- Karar No
- 2025/277
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/454 KARAR NO : 2025/277 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 31/05/2023 KARAR TARİHİ : 27/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize verdiği 31/05/2023 havale tarihli dava dilekçesinde; 12.01.2015 tarihinde 19.15 sıralarında... Bankası ATM'sine gitmek üzere, Buca/Menderes Caddesi üzerinde karşıdan karşıya geçen ve yolun ilk yarısını refüj üzerinde diğer yandan gelen trafiği kontrol etmek için bekleyen davacıya 490 hat numaralı...plakalı İzulaş otobüsünün sol ön köşe kısmı ile çarparak, davacıyı ileriye fırlattığı ve karşı yönden gelen plakası belli olmayan bir aracın daha davacıya çarpmasına ve davacının ağır bir şekilde yaralanmasına neden olduğunu, İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin ...K. sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası açılmış olup, davacının12.01.2015 tarihinde geçirdiği kazaya bağlı olarak yaralanması nedeniyle İstanbul ...Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 31.10.2022 tarih ...arar numaralı raporuna göre davacının %100 oranında meslekte kazanma gücünden kaybının söz konusu olduğunu, dosyanın Adli Tıp Kurumu'ndan dönmesi sonrasında tazminat talebiyle açılan...Asliye Ticaret Mahkemesi...K. sayılı dosyayı iş gücü kaybı nedeniyle ek rapora gönderdiğini, 12.02.2023 tarihli rapora göre davacının geçici iş görememezlik alacağının 55.004,20 TL, sürekli maluliyetten kaynaklı tazminat alacağının 3.179.538,48 TL, belgeli tedavi giderinin 2.184.00 TL, belgesiz tedavi giderinin 7.148,87 TL, ulaşım giderinin 2.700.00 TL olduğu ancak %30 oranında kusur indiriminden sonra; maddi tazminat %30 indirim ile toplamının 2.290.040,74 TL, bakım giderlerinden kaynaklanan alacağın indirim ile 960.702,91 TL, eczacı kalfa gideri olarak %30 indirim ile 10.156,33 TL olmak üzere toplam 12.02.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre 3.260.899,98 TL maddi tazminat alacağı hesaplandığını, söz konusu alacağın 1.356.863,69 TL'si ana dava dosyasında ıslah yoluyla talep edildiğini, yerel mahkemenin 1.346.707,34 TL maddi tazminata hükmetmiş olup, dosyanın İstinaf aşamasında olduğunu, bilirkişice yapılan yapılan hesaplamaya göre bakiye olarak davacının 1.904.035,57 TL maddi tazminat alacağı bulunduğunu, davanın haksız fiilden doğan tazminat istemine ilişkin olması nedeniyle arabuluculuğa başvuru yapıldığını, davalı taraflar ile herhangi bir anlaşmaya varılamamış olup Arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, davada zaman aşımının TBK madde 72'ye göre, 2 yıl ve 10 yıl olduğunu ancak davacının maddi zararını 12.03.2023 tarihli bilirkişi raporu ile öğrenmiş olup mahkemece yeniden yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile, maddi zararın artmasının söz konusu olup; bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacının 7 yıldır süren İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...K. sayılı tazminat dosyası yıllarca sürüncemede kalmış olması, adil yargılama süresinin aşılması, göz önüne alınarak, ana davanın uzamasına meydan vermemek açısından mahkemede bu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu belirtmiş , fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve davalılardan müştereken ve müteselsilen olmak üzere; 1.904.035,57 TL iş gücü kaybından kaynaklanan maddi tazminata hükmedilmesine, 12.01.2015 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, davanın belirsiz alacak davası olarak değerlendirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı İzmir Ulaşım Hizmetleri Makina San. Tic. A.Ş. vekili Mahkememize verdiği 03/07/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde; davacının davasına konu ettiği haksız fiilin 12.01.2015 tarihinde gerçekleştiğinden ve dava tarihiyle olay tarihi arasında 2 seneden fazla müddet bulunduğundan, TBK m. 72 uyarınca davacının taleplerinin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 senelik sürenin dolması gerekçesiyle zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesinin talep edildiğini, dava konusu olayın, olay tarihinde davalı şirket çalışanı olan...’in, davacı ...’e aracın sağ ön tarafıyla çarpması şeklinde gerçekleştiğinin tespit edildiğini, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla diğer davalı İ...’in olayın gerçekleşmesinde kusuru bulunduğu kabul edilse dahi, diğer davalının bu davranışından dolayı davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını, zira Türk Borçlar Kanunu’nun 67. maddesinin 2. bendinin “Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz.” hükmünü amir olduğunu, davalı şirket tarafından sunulacak olan işyeri kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere davalı şirketin bir belediye iştiraki olmasından ötürü çalışanlar seçilirken oldukça titiz ve dikkatli davranıldığını, personel adaylarının sınava tabi tutulup, en yüksek puanı alan personellerin davalı şirket nezdinde çalışmak üzere işe alındığını, davalı İ... ' inde bu uygulamaya tabi tutulmuş olup, şoför olarak işe alındığından işe girerken kullanacağı araca uygun sürüş testine tabi tutulduğunu, sağlık raporları incelendiği ve bütün aşamalar tamamlandıktan sonra mevzu bahis şoförlük işine uygun olduğu kanaatine varılarak davalı şirketle iş sözleşmesi imzaladığını, davalı şirket nezdinde İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatının titizlikle uygulanmakta olup, personellerin sağlığı ve güvenliği sıkı şekilde denetlenerek sağlandığını, personellerin periyodik olarak sağlık raporları aldırılıp, düzenli şekilde işlerini icra ederken herhangi bir sağlık ve güvenlik problemi yaşamadıklarının takibi yapıldığını, bu şekilde şoförlük görevlerini yerine getirirlerken hem kendilerine hem de trafikteki diğer şahısların güvenliklerini tehlikeye atmamalarının amaçlandığını, davalı şirketin işçilerine 2012 senesinden beri performans değerlendirmesi uygulanmakta olduğunu, personellerin yılbaşında en az 90 puan ile başlayıp kıdem yılına göre bu puanın 100 puana kadar çıktığını, personellerin yıl içerisindeki devamsızlıkları, disiplin suçları, asli kusurlu kaza sayıları, bila durumları ve kıdemine göre belirlenen performans durumları, son 1 yıla bakılarak 6 ayda bir tekrar hesaplandığını, şirketçe beklenenin tüm işçilerin 70 üzeri performans puanına sahip olması olduğunu, 70 performans puanının altındaki personellerin puanını yükseltme eğitimlerine alındığını, davalı şirketin bu personellerin performanslarında geri kaldığını tespit ettiği andan itibaren personellerini eğitimlere katılma zorunluluğu getirmekte olup, bu personellerin eğitimlerine katılımlarının da takibini yaptığını, davalı şirketin çalıştırdığı işçiler üzerinde oldukça dikkatli ve özenli davrandığını, davalı şirketin personellerine talimat verirken de gereken bütün özeni gösterdiğini, şoförlerin işleri esnasında bir sorunla karşılaşırsa amirleri veya insan kaynakları vasıtasıyla bu sorunun çözülmesini talep edebildiği ve sorunu mümkün olan en kısa zamanda giderilmesinin sağlanabildiğini, aynı şekilde diğer şahısların sürücülerle yaşadıkları problemleri bildirip problemin çözülmesi, bir daha yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınması ve gerekirse yaptırım uygulanabilmesi adına kuruma şikâyette bulunma imkânı bulunduğu davalı İ... ' in davacı...’e çarptığını, bu konunun yaşanmaması için gerekli tüm eğitimleri ve talimatları almış olan diğer davalının herhangi bir talimat olmamasına rağmen ve sürüş eğitimi ve ehliyeti gereği çevresine dikkat ederek yoldaki yayalara çarpmaması gerektiğini bilmesi gerekirken bu trafik kuralı riayet etmeyerek sağa yanaşırken davacıya çarpmasının hem kendisinin ağır kusurunu hem de davalı şirketin olayla olan illiyet bağının koptuğunu gösterir nitelikte olduğunu, davalı şirketin bu davaya konu olayı herhangi bir surette önleyebilme imkânı bulunmadığını zira gerekli tüm eğitimler ve talimatların diğer davalıya verildiğini, diğer davalının işbu kazaya sebebiyet veren hareketi talimat ve görev tanımı dışında yapılmış olup, tamamen kendi kusuru neticesinde gerçekleştiğini, dolayısıyla davalı şirketin, davaya konu olayda gerekli tüm önemleri aldığı ve özeni gösterdiği için söz konusu olaydan ve davacının taleplerinden sorumlu olamayacağını, davacı tarafın dilekçesinde diğer davalı İ... hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyette bulunmuş olduğunu, davaya konu olay hakkında İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılama yapıldığını ve söz konusu dosyada mahkûmiyet kararı verildiğini belirttiğini, davalı şirketin ceza yargılamasının tarafı olmadığından ceza dosyasındaki aleyhe hususların bu davada ileri sürülmesinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, dolayısıyla soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda diğer davalı İ...’e asli kusur yüklenmesinin hiçbir kabul edilirliği olmamakla birlikte, bu bilirkişi raporunun dosyada delil olarak incelenmesinin mümkün olmadığını, kabul anlamı taşımamakla beraber, davalı şirketin kazaya karışan aracının zorunlu mali sorumluluk sigortasının ... Sigorta A.Ş tarafından yapıldığını, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... Esas sayılı dosyasında mevcut olup, getirtilmesinin talep edildiğini, öncelikle davanın şirkete ihbarının talep edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Her ne kadar davacı tarafça, 12.01.2015 tarihinde 19.15 sıralarında meydana gelen ve davacının yaralanmasına neden olan trafik kazası nedeniyle, davalılardan müştereken ve müteselsilen olmak üzere; 1.904.035,57 TL iş gücü kaybından kaynaklanan maddi tazminata hükmedilmesine karar verilmesine yönelik olarak Mahkememize dava açılmış ise de; dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesini değiştiren ve 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı yasanın 2.maddesi ile "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usül hükümleri uygulanır " şeklindeki düzenleme ile, artık 01/07/2012 tarihinden sonra açılacak davalarda sözü edilen iki mahkeme arasındaki ilişki görev ilişkisi olup , görevin 6100 sayılı HMK'nun 137,138 maddeleri gereğince dava şartları arasında sayılmış olması nedeniyle, mahkemenin görevli olup olmadığının yargılamanın her hal ve safhasında talep üzerine veya mahkemece re'sen incelenip gözetilmesi, mahkemenin görevsiz olduğunun tespiti halinde ise dosya üzerinde inceleme yapılarak bu konuda bir karar verilmesi gereğinin ortaya çıktığı, bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için ; her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde( b-c-d-e-f) sayılan dava veya işlerde bulunması yahut özel bir yasal düzenleme ile dava Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesinin şart olduğu, davalılardan İ... ' in tacir olmadığı gbi herhangi bir ticari işletmesi bulunmadığı , davacı açısından da olayın varsa ticari işletmesi ile ilgili olmadığı , 27/03/2015 tarihinde meydana gelen haksız fiilden kaynaklandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari bir uyuşmazlıktan doğmayıp, uyuşmazlığın Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümlerine göre, genel mahkemede çözümlenmesi gerektiği ve TTK.'nun 4.maddesinde sayılan uyuşmazlıklar arasında yer almadığı, davanın ticaret mahkemelerinde bakılacağına ilişkin açık bir yasa hükmünün de bulunmadığı, davaya bakmanın mahkememiz görev alanı haricinde ve asliye hukuk mahkemesinin görev alanı dahilinde kaldığı, görev hususunun dava şartı niteliğinde olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen değerlendirilmesinin ve 6100 Sayılı HMK' nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Taraflardan birinin HMK' nın 20. maddesi uyarınca iki hafta içerisinde başvurarak talepte bulunması halinde dosyanın görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi’ ne gönderilmesine, 3-Harç ve yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca, görevli mahkemece değerlendirilmesine, 4-Taraflardan birinin iki hafta içerisinde gönderme talebinde bulunmaması halinde, taraflardan birisinin talebi halinde mahkememiz tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek, aynı karar ile harç ve yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca hüküm altına alınmasına, Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar davacı vekili Av.... ile davalı İzulaş vekili Av....'nun yüzlerine karşı, diğer davalının yokluğunda, açıkça okunup anlatıldı. 27/03/2025
Başkan ... E-imzalıdır Üye... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır