İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/395 E. 2024/940 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/395
Karar No
2024/940
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/395 Esas KARAR NO : 2024/940

DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 25/04/2023 KARAR TARİHİ : 01/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı şirketin 18/01/1995 tarihinde İstanbul Ticaret Sicile kaydının yapılarak ticarete başladığı, şirketin ilk ünvanının .... Ltd. Şti. Olduğu, ünvan değişikliği ile .... Sanayi Tic. Ltd. Şti. Ünvanını aldığını, davacının ..., Bakırköy .... Noterliğinin 05/11/2010 tarih ve .... yevmiye no ile ortaklar kurulu kararı ile şirketin %10 ortağı olduğunu, şirketin 90/100 hissesinin de ...'a ait olduğunu, ...'ın yeni bir karar alınıncaya dek ilk on yıllık devre için şirket müdürü olarak seçildiğini, 2011 yılından itibaren şirketin hiç bir faaliyette bulunmadığını, karar almadığını yükümlülüklerini yerine getirmediğini, kar payı dağıtmadığını, davacının vergi dairesi ve SGK'ya %10 hissesine düşen borçları ödeyerek yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ancak ortağı olduğu şirket ile ilgili hiç bir bilgi alamadığı ve diğer ortak şirket yetkilisi ile bir araya gelemediğini belirterek, davalı şirket ortaklığından çıkma talebinin kabulü ile şirketten ayrılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı usulüne uygun meşruhatlı davatiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. DELİLLER : İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü yazı cevabı, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı yazı cevabı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davacının TTK 638/2 gereğince davalı şirketin ortaklığından çıkma talebinin sübutu noktasında toplanmış olduğu görüldü. Limited şirketlerde ortakların tek yanlı iradeleriyle şirketten ayrılmaları kural olarak mümkün değildir. Bunun için ortağın çıkma iradesinin bir hukuki temele dayanması gereklidir. Bu temel 6102 sayılı Kanun'un 638 inci maddesi gereğince ya esas sözleşmesel ya da kanuni olabilir. Başka bir deyişle bu temel, ya şirket sözleşmesinin ortağa şirketten tek yanlı irade ile çıkma hakkı veren bir hükmü ya da kanunun ortaklara belirli koşullarda çıkma hakkı tanıyan düzenlemesidir. Limited şirkette ortaklara şirketten çıkma hakkı tanıyan bir diğer durum ise 6102 sayılı Kanun'un 638/2 nci maddesinde yer alan “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.” şeklindeki düzenlemedir. Buna göre ortak, haklı bir sebebin varlığı hâlinde, diğer ortakların rıza ve muvafakatlerine lüzum olmaksızın şirketten çıkmasına müsaade edilmesini mahkemeden talep edebilmekte ve mahkeme kararı ile şirketten çıkabilmektedir. Böylece ortaklar, esas sözleşmede şirketten çıkma hususu düzenlenmiş olsun ya da olmasın şirketten çıkmalarını haklı gösterecek bir sebebin varlığı hâlinde her zaman bu hakkı kullanabileceklerdir. Kanun'da çıkma davası açılabilmesi için mevcut olması gereken haklı sebeplerin ne olduğu örnekseme yoluyla dahi olsa sayılmamıştır. Haklı sebepler somut olayın niteliğine göre belirlenecek olup bu sebepler şahsi yahut maddi nitelikte olabilir. Önemli arz eden husus, haklı sebeplerden dolayı ortaklık ilişkisinin çıkma isteyen ortak yönünden çekilmez hâle gelmiş olmasıdır. Zira hiç bir ortaktan haklı nedenlerle çekilmez hâle gelen bir ortaklık ilişkisini devam ettirmesi beklenemez (Ünal Tekinalp, Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, İstanbul, 2015, s. 561). Aksi hâlde, ortak, onu ortak olmaya yönelten şartlar ortadan kalktığında şirkette kalmaya mahkum edildikten başka, şirketten ayrılmasını gerektiren sebepler doğduğu hâllerde de şirketten ayrılamaz duruma düşürülür (madde gerekçesi). Haklı sebep şirketin yönetimine, ticari faaliyetlere, şirketin ekonomik durumuna, ortağın diğer ortaklarla kişisel ilişkilerine ilişkin olabilir. Ayrıca haklı sebep ortağın kendisi yanında şirket tüzel kişiliğinden yahut diğer ortaklardan da kaynaklanmış olabilir. Ancak burada önemle belirtilmelidir ki; çıkma davası açan ortağın haklı sebeplerin oluşumuna bilerek ve isteyerek yahut ihmal suretiyle katkı sağlamış olması durumunda bu sebeplere dayalı çıkma davası açması 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesine aykırılık teşkil eder. Burada önemli olan husus; ortaklık ilişkisinin ve şirket sözleşmesinin dürüstlük kuralına göre devam edebilmesinin çıkma isteyen ortak bakımından imkânsız hâle gelmesidir (Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku Şerhi, Cilt II, Ankara, 2014, s. 2247; Mustafa Yasan, Şirketler Hukuku Şerhi, Editör Kemal Şenocak, Cilt IV, Ankara, 2022, s. 4958, 4959; Fatih Bilgili, Ertan Demirkapı, Şirketler Hukuku, Bursa, 2013, s.765). Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından 16/05/2024 tarihinde ibraz edilen raporda özetle, Davalı şirketin mevcut durumu itibariyle amacına ulaşmasının mümkün olmadığı, herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde davacı yönünden ortaklık ilişkisinin devamının çekilmez hale geldiği, davacının ortaklıktan çıkma talebinin haklı olduğu görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Dava konusu somut olayda, Davacının ...'nın, Bakırköy .... Noterliğinin 05/11/2010 tarih ve ... yevmiye no ile ortaklar kurulu kararı ile davalı şirketin ortağı olduğu, diğer şirket ortağı ...'ın yeni bir karar alınıncaya dek ilk on yıllık devre için şirket müdürü olarak seçildiği, 2011 yılından itibaren şirketin hiç bir faaliyette bulunmadığını, karar almadığını yükümlülüklerini yerine getirmediğini, kar payı dağıtmadığını, davacının vergi dairesi ve SGK'ya %10 hissesine düşen borçları ödeyerek yükümlülüğünü yerine getirdiği, ancak ortağı olduğu şirket ile ilgili hiç bir bilgi alamadığı ve diğer ortak şirket yetkilisi ile bir araya gelemediğini bu sebeple, davalı şirket ortaklığından çıkarılmasını talep ettiği anlaşılmakla, İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; davacının şirketi temsile yetkili olmayan yüzde on hissesine sahip olduğu, şirketin mevcut durumda yetkilisinin bulunmadığı ve herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığı, şirketin kayıtlı adresinde dahi şirketin bulunamadığı birlikte değerlendirildiğinde, davacı yönünden ortaklığın çekilmez hale geldiği sabit görülerek davacının TTK. m. 638/2 hükmü gereğince ortaklıktan haklı nedenle çıkma talebi yerinde görülerek davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın Kabulü İle; 1- Davacının davalı .... San. Tic. Ltd. Şti. ORTAKLIĞINDAN ÇIKMASINA, 2-Alınması gerekli 427,60-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 179,90-TL harcın mahsubuyla bakiye 247,70-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç olmak üzere toplam 359,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça 369,25-TL posta/tebligat gideri, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.369,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/10/2024

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/395, K. 2024/940, T. 01.10.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-395-e-2024-940-k-b7cbcce8a2f9