İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/158 E. 2024/1006 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/158
- Karar No
- 2024/1006
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/158 Esas KARAR NO : 2024/1006
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 20/02/2023 KARAR TARİHİ : 04/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin 4 ortak tarafından eğitim kurumu olarak kurulduğunu,bu şirketin bünyesindeki ... KOLEJİ müteveffa Prof. Dr. ... beyin öncülüğünde kurulmuş bir şirket olduğunu, müteveffanın hayatı boyunca müvekkili şirketin aktif yönetiminde hiçbir zaman bulunmadığını sadece kağıt üstünde pay sahipliğini sürdürdüğünü, müteveffanın vefatından sonra ise müvekkilinin zamanında genel başkan yardımcısı olduğu siyasi partiden uzaklaştırıldığını ve diğer ortaklar tarafından da bu durumun madden ve manen desteklendiğini, sürecin sonunda müvekkilinin siyasi partiden istifasının gerçekleştiğini, her ne kadar müvekkilinin daha önce tüm çocuklarını bu okulda okutmuş ise de Prof. Dr. ....'ın vefatından sonra yaşanan sorunlar ve tehdide varan baskılar nedeniyle davalı şirkette okuyan en küçük oğlunu okuldan almak zorunda kaldığını, yine okulda öğretmenlik ve pek çok idari görevde yer alan ablasının da okuldan siyasi sebeplerle sadece müvekkilinin ablası olması sebebiyle apar topar uzaklaştırıldığını, bu şartlar altında zaten kağıt üzerinde bir pay sahipliğinden öteye gitmeyen ve müvekkili açısından sadece borç doğuran ortaklık ilişkisinin sürdürülebilmesinin mümkün olmadığını, şirketin kasti şekilde borçlandırılmakta olduğunu ve elde edilen gelirler üzerinde kimlerin nasıl tasarruf ettiğinin bilindiğini, müvekkilinin 31/12/2010 tarihinden bu yana ... Özel Eğitim Kurumları Gıda Taşımacılık Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunu, Müvekkilinin şirket ortağı ve müdürü ...'ün müdürlük görevinin bittiği 30/12/2020 tarihinden bugüne kadar şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortaklardan bilgi alamadığı gibi, kar dağıtımı yapılmamakta, şirket bilançoları gösterilmediğini, müvekkile gelen ödeme emirleri sebebiyle vergi dairesinden sözlü olarak alınan bilgiye göre şirketin kamu borçlarının ödenmediği borç miktarının 10.000.000 TL (OnMilyonTürkLirası)'den fazla olduğunun tespit edildiğini, duruma ilişkin ilgili Güngören Vergi Dairesine yazı yazılarak şirketin borç miktarının öğrenilmesini talep ettiklerini, yine davalı şirket bir eğitim kurumu olup şirket faaliyetlerine devam ettiğini, yine 30/12/2020 tarihinden sonra şirket idaresine ilişkin hiç bir işlemden haberdar edilmediğini, . müvekkilinin ortağı olduğu şirketin 08.01.2021 tarihinden bu yana sorumlu müdür atanmaksızın faaliyetine devam ettiğini, şirket idaresinin kim tarafından yapıldığı tarafımızca bilinmediği gibi şirket adına yapılan tahsilatların şahıs hesaplarına yapıldığı bu şekilde şirketten para kaçırıldığı düşünüldüğünü, okul faaliyetine devam etmekte olup alınan kayıt ücretlerinin şirket hesaplarına girmediğini ve bu hususa ilişkin kayıtlara ulaşamadıklarını, bu durumun tespiti için şirket merkezinde keşif yapılarak şirket sevk ve idaresinin kimin tarafından yapıldığı muhasebe işlemlerini kimin yaptığının tespitinin yapılmasını talep ettiklerini, bu nedenlerle Müvekkilinin TTK gereğince haklı sebeplerle şirketin ortaklığından ayrılmak istediğini, öncelikle masrafları şirkete ait olmak üzere kayyım atanmasına, keşif yapılarak şirket idaresinin yetkisiz kişilerce yapıldığının tespitinin yapılmasını, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca müvekkilinin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, müvekkili şirket adına ortaklıktan çıkma istemiyle huzurdaki davayı ikame etmiş olduğunu ve asılsız iddialarda bulunduğuunu, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin eğitim sektöründe uzun yıllardır hizmet veren bir okulun sahibi olduğunu, eğitim ve öğretimin desteklenmesi ve her kesime hitap etmesi gayesiyle kurulmuş olduğunu ve bir çok öğrencinin mezun edildiğini, müvekkili şirketin kar etmeyen ve kar etmeyi hedeflemeyen bir kurum olduğunu, bundan dolayıdır ki davacının ortaklıktan çıkmasının müvekkili şirket açısından herhangi bir sakıncası olmadığını, müvekkili açısından ortaklıktan çıkmasında herhangi bir ihtilaf yokken bu şekilde yargılama giderleri ve vekalet ücreti isteminin yerinde olmadığını, davacının da talebi doğrultusunda ortaklıktan çıkartılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, TTK'nın 638/2. maddesi gereğince haklı nedenlerle limited şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Uyuşmazlığın; ... Özel Eğitim Kurumları Gıda Taşımacılık Tic. Ltd. Şti.'nde ortak olan davacının haklı sebeple ortaklıktan çıkma şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Bağcılar Sosyal Güvenlik Kurumu Merkezinden; davalı şirketin SGK'ya borcuna ilişkin dökümler celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememizce duruşma ara kararı ile Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve DAVALI tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile .... Özel Eğitim Kurumları Gıda Taşımacılık Tic. Ltd. Şti.'nde ortak olan davacının haklı sebeple ortaklıktan çıkma şartlarının oluşup oluşmadığı, şirketin kötü yönetilip yönetilmediği, organsız kalıp kalmadığı, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu sebeplerin haklı sebep sayılıp sayılamayacağı, davacının ortaklıktan çıkma payının ne kadar olduğu konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, bilirkişi Mali Müşavir ... ve Prof. Dr. ... 'nın 28/01/2024 tarihli raporunda özetle; Mali yönden yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; davalı şirket yasal defterlerinin noter açılış onayları ve yevmiye defteri kapanış noter onaylarının usulüne uygun ve zamanında yaptırıldığı, davalı yasal defterlerinde önemli bir kısım ödeme ve tahsilat işleminin, banka ve finans kurumları aracılığı ile yapılmamış olması ve defter kayıtlarının, şirketin finansal durumu hakkında sağlıklı bir fikir verememesi sebebiyle, elde edilen gelirler üzerinde kimin nasıl tasarruf ettiğinin bilinmediği yönündeki davacı iddiasının dikkate alınması gerektiği, öte yandan, şirketin borçlandırılmasında kasıt olup olmadığı hususunun ispata muhtaç olduğu, davalının 2019 öncesinde ve sonrasında zarar etmiş olması sebebiyle kar dağıtımı yapılmadığından söz edilemeyeceği, davalı şirket defter kayıtları ve mali tablolarına göre 2022 sonundaki ödenecek vergi ve yasal yükümlülük asıl tutarının 5.643.302,41.TL olduğu, 2020-2021-2022 yıllarında herhangi bir vergi ve SGK ödemesinin yapılmadığı ve borçların birikerek arttığı, celp edilen vergi dairesi ve SGK yazılarından anlaşıldığı üzere davalı şirketin 2023 dönemi sonlarında gecikme zammı dahil takriben 23 milyon TL borçlu olduğu, davalı şirket kayıtları incelendiğinde, tahsilat ve ödemelerin neredeyse büyük bir kısmının nakit kasadan yapıldığı, öte yandan, bu durumun günümüz ekonomik koşullarına uygun düşmediği, davacının şahıs hesabına yapılan tahsilatlardan neyi kastettiği anlaşılamamakla beraber bu iddiasının belgelerle ispat edilmesi gerektiği, davalı şirketin 2019 öncesinden başlayarak sonrasında zarar etmeye devam ettiği, öte yandan, davalının bir ticaret şirketi olduğu düşünüldüğünde, peş peşe neredeyse 5 yıl boyunca zarar etmesi, öz varlığının eksiye dönmesi ve buna rağmen faaliyetine devam etmesinin, hayatın olağan akışına aykırı olduğu, şirketin borçlarının büyük bir kısmının vergi ve sigorta borçlarından ibaret olduğu ve bu kurumlara olan borcun 23 milyon TL’yi bulduğu, öte yandan davalının bu borcu karşılayabilecek bir varlığının olmadığı, hukuki yönden yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; davacının haklı sebeple ortaklıktan çıkma şartlarının oluştuğu , netice olarak, mahkemece davacının haklı sebeple şirketten çıkarılmasına karar verilmesi halinde, talebi doğrultusunda ayrılma payının hesaplanabilmesi için, şirket rayiç değerinin tespit edilmesi ve bu sebeple heyete uzman bilirkişilerin dahil edilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizin 13/11/2023 tarihli duruşma ara kararı ile seçilen re'sen Mali Müşavir bilirkişi ...., ve ortaklıklar hukukunda uzman ... 'nın bulunduğu heyete Orman Endüstri Mühendisi ... 'in de eklenilmesine karar verilmiş olmakla, bilirkişi heyetinin 03/07/2024 tarihli raporunda özetle; Yerinde inceleme yapmak için randevu oluşturmak amacıyla, Davalı Vekili Av. ... 0(... numaralı telefon hattından 26.06.2024 Çarşamba günü ve 02.07.2024 Salı günleri aranmak sureti ile kendileri ile irtibata geçildiği, yapılan telefon görüşmesinde kendileri, ... Mah. .... Cad. No:45/1 Bahçelievler – İstanbul adresinde bulunan ... Eğitim Kurumları Gıda Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. ‘nin adreste herhangi bir eşyasının olmadığını, binanın Bakırköy ... İcra Müdürlüğü tarafından tahliye edildiğini belirttiklerini, bunun üzerine Haciz Tutanağı istenmiş olup tarafıma aşağıda verilmiş olan 28.06.2024 tarihli Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... numaralı Haciz Tutanağı gönderilmiştir. Eşyaların nereye kaldırıldığı konusunda herhangi bir bilgi bulunmadığını, yerinde inceleme tarihi belirlemek için yapılan görüşmede binanın tamamen boşaltılmış olduğu bina içerisindeki eşyaların Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... numaralı dosyası kapsamında Haczedildiği anlaşılmış bulunduğu, haciz işlemi sonucu eşyaların nereye kaldırıldığı ve saklandığı konusunda bilgi ve malumat bulunamadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 6102 sayılı TTK’nin 638/2. maddesi; “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir '' hükmünü haizdir. Anılan düzenleme ile ortağa haklı sebeplerin varlığı halinde çıkma davası açabilme olanağı tanınmıştır. Ancak “haklı sebeplerin” nelerden ibaret olduğuna değinilmemiştir. Davacının dava dilekçesinde şirketten çıkmak için ileri sürdüğü iddialar özellikle şirketin kötü yönetilmesine ve bundan kaynaklanan olgulara bağlanmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, 31/08/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının davalı şirketin %25 hisse sahibi ortağı olduğu, davacının şirketi temsile yetkili şirket müdürü bulunmadığı, şirketin borçlandırıldığı, elde edilen gelirlerin ne şekilde tasarruf edildiği bilmediği, 30/12/2020 tarihinden bugüne kadar şirketin iş ve işleyişleriyle ilgili diğer ortaklardan bilgi alamadığı, kar dağıtımı yapılmadığı, şirket bilançolarının gösterilmediği, şirket hesap ve kayıtlarına ulaşamadığı, şirketin zarar ettiği, diğer ortakların görüşme teklifini kabul etmedikleri, diğer ortaklara ulaşamadığını iddia ederek iş bu haklı nedenlerle limited şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkin davayı açtığı, yukarıda özetlenen, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere; davalı şirketin yasal defterlerinde önemli bir kısım ödeme ve tahsilat işleminin, banka ve finans kurumları aracılığı ile yapılmamış olması ve defter kayıtlarının, şirketin finansal durumu hakkında sağlıklı bir fikir veremediği, davalının 2019 öncesinde ve sonrasında zarar etmiş olması sebebiyle kar dağıtımı yapılmadığından söz edilemeyeceği, davalı şirket defter kayıtları ve mali tablolarına göre 2022 sonundaki ödenecek vergi ve yasal yükümlülük asıl tutarının 5.643.302,41-TL olduğu, 2020-2021-2022 yıllarında herhangi bir vergi ve SGK ödemesinin yapılmadığı ve borçların birikerek arttığı, celp edilen vergi dairesi ve SGK yazılarından anlaşıldığı üzere davalı şirketin 2023 dönemi sonlarında gecikme zammı dahil takriben 23 milyon TL borçlu olduğu, tahsilat ve ödemelerin neredeyse büyük bir kısmının nakit kasadan yapıldığı, öte yandan, bu durumun günümüz ekonomik koşullarına uygun düşmediği, davalı şirketin 2019 öncesinden başlayarak sonrasında zarar etmeye devam ettiği, davalının üst üste 5 yıl boyunca zarar etmesi, öz varlığının eksiye dönmesi ve buna rağmen faaliyetine devam etmesinin, hayatın olağan akışına aykırı olduğu, şirketin borçlarının büyük bir kısmının vergi ve sigorta borçlarından ibaret olduğu ve bu kurumlara olan borcun 23 milyon TL’yi bulduğu, öte yandan davalının bu borcu karşılayabilecek bir varlığının olmadığı nedenleriyle davacının şirketten bir beklentisinin kalmadığı anlaşıldığından; davacı ortağın pay hisse oranının küçüklüğü de dikkate alınarak davacı bakımından şirkete ortak olmanın bir fayda sağlamadığı, bu durumların TTK kapsamında haklı neden oluşturduğu sonuç ve kanaatine varılarak; davacının davasının kabulü ile, davacı ...'in İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün .... sicil numarasında kayıtlı ...'ndeki ortaklıktan TTK'nun 638/2.maddesi gereğince çıkmasına, talep olmadığından davacıya ayrılma akçesi ödenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacının davasının KABULÜ ile, davacı ...'in İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ...'ndeki ortaklıktan TTK'nun 638/2.maddesi gereğince çıkmasına, talep olmadığından davacıya ayrılma akçesi ödenmesine yer olmadığına, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç, 11.689,25-TL posta masrafı ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.049,05-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesaplanıp takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine iadesine, 6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/11/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza