İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/881 E. 2024/831 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/881
- Karar No
- 2024/831
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/881 KARAR NO : 2024/831
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... -..... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -.....
DAVA : Şirket Ortaklığından Çıkma-Fesih ve Tasfiye DAVA TARİHİ : 29/12/2023 KARAR TARİHİ : 14/11/2024 K. YAZILDIĞI TARİH : 13/12/2024
Mahkememizde görülen şirket ortaklığından çıkma-fesih ve tasfiye davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkilinin, davalı şirketin kanuni temsilcisi ... ile 25/02/2019 tarihli Adi Ortaklık Sözleşmesi imzaladığını, anılan sözleşme uyarınca, şirket hisselerinin 20'si 200.000-TL karşılığında müvekkiline devredildiğini, şirketin 25/02/2019 tarihi itibariyle değeri 1.000.000-TL olarak belirlendiğini, müvekkilinin ..... . Noterliğinin 25/02/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile davalı şirket kanuni temsilcisi olan ... 'a ait hisselerin 420'sini alarak ortak olduğunu, akabinde müvekkilinin yaklaşık beş ay sonra, ..... . Noterliğinin 24/07/2019 tarih ve ..... yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile davalı şirket kanuni temsilcisi olan ... 'a ait hisselerin %20'sini alarak ortak olduğunu, müvekkilinin ortağı olduğu şirketin restoran işletmesi olduğunu, müvekkilince ortaklığın başladığı tarihten itibaren yalnızca 20.000,00 TL kar payı altında ödeme aldığını, başkaca herhangi bir ödeme almadığını, davalı şirkete 09/01/2023 tarih ve ..... yevmiye numaralı ihtarname gönderdiğini, ihtarnameye herhangi bir cevap verilmediğini, 16.09.2019 tarihinden itibaren elde edilen gerçek karın hesaplanarak müvekkilinin hissesine düşen kısmının ödenmesini, şirket hisse devrinde yapılan 200.000,00-TL (yaklaşık 30.000,00 USD ) ödemiş olan müvekkilinin ortaklıktan çıkma talebinde bulunduğunu belirterek, haklı nedenle davacının şirketten çıkmasına, aksi halde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili harcını yatırarark sunduğu 30/10/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; taleplerini toplamda 464.042,05 TL olarak ıslah ettiklerini belirtmiş, dilekçe davalı tarafa tebliğ edilmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı davaya cevap vermemiş, davalı vekili duruşmada alınan beyanı ile davanın reddini savunmuştur. ÖN İNCELEME: Mahkememizde yapılan ön inceleme duruşmasında yargı hakkı, görev ve yetki hususları, dava ve taraf ehliyetleri, dava şartları ve ilk itirazlar değerlendirilmiş, bu yönlerde bir iddia ve itirazda bulunulmadığı gibi Mahkememizin de görevli ve yetkili olduğu ve dava şartlarının tamam olduğu anlaşılmış; tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar tespit edilmiştir. DELİLLER: Tarafların delilleri toplanmış, delil olarak dayanılan icra dosyası ile davalı şirketin ticaret sicil kayıtları getirtilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkememizce ilk olarak alınan SMMM ve şirketler hukuku uzmanı bilirkişilerden oluşturulan bilirkişi heyeti raporunda sonuç olarak; Davacının davalı şirketten haklı nedenlerle çıkma talebinin yerinde olduğu, davacının ayrılma akçesi (çıkma payının) 464.042,05 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, terditli olarak açılmış olup; öncelikle haklı nedenle davalı limited şirket ortaklığından çıkma; olmadığı takdirde davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine yöneliktir. Dava dilekçesi, getirtilen bilgi-belgeler, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; Dava, haklı sebeplerden dolayı limited şirket ortaklığından çıkma, aksi halde davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davacı tarafın davalı şirket ortaklığından çıkma isteminin haklı nedenlere dayanıp dayanmadığı, çıkma koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı taraf, davacının ortaklığın başladığı 2019 yılında % 20 hisse alarak restoran işletmesi ile iştigal eden şirkette ortak olduğunu, davacıya 2019 yılından itibaren sadece 20.000,00 TL kar payı ödendiğini, davalı şirkete 09/01/2023 tarih ve ... y.numaralı ihtarname gönderilerek bilgi alma ve inceleme talebi ve diğer istemlerini içeren ihtarnameye herhangi bir cevap verilmediğini, şirketin iyi yönetilmediğini iddia etmiş; Davalı taraf ise, duruşmada alınan beyanı ile, davacının alacak talebine konu dönemlerde fiilen kendisinin şirketi yönettiğini ve kendisi tahsilat yaptığından alacak talebinin yerinde olmadığını savunmuştur. ..... getirtilen belgelere göre; Davalı ... şirketinin 13.12.2017 tarihinde tescil ve ilan edildiği, şirketin merkezinin ..... adresinde olduğu, Limited şirket sözleşmesinin 6. maddesinde, şirketin sermayesinin 50.000 TL değerinde 100 paya ayrılmış toplam 50.000 TL değerinde olduğu, 100 paya karşılık gelen 50.000 TL nın ... tarafından nakdi olarak taahhüt edildiği, nakden taahhüt edilen payların itibari değerinin 12.500,00TL nın şirketin tescilinden önce ödendiği, nakden taahhüt edilen payların geri kalan kısmının ise şirketin tecilinden itibaren 24 ay içinde ödeneceği; sözleşmenin 7. maddesinde, şirketin işleri ve işlemlerinin genel kurul tarafından seçilecek bir veya birkaç müdür tarafından yürütüleceği, aksi karar alınıncaya kadar ...’ın müdür olarak seçildiği, yetki şeklinin münferiden temsile yetkili olduğu; sözleşmenin 8. maddesinde, şirketi müdürlerin temsil edeceği, şirketi temsil edecek imzalar genel kurul tarafından tespit, tescil ve ilan olunacağı, müdürlerin, şirkete hizmet akdi ile bağılı olanları sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atayabileceği, yetkilendirilen ticari vekil veya tacir yardımcılarının da ticaret sicilinde tescil ve ilan edileceği, bu kişilerin üçüncü kişilere vereceği her türlü zarardan dolayı müdürlerin müteselsilen sorumlu olacağı; sözleşmenin 9.maddesinde, Genel Kurulların olağan ve olağanüstü toplanacağı, Olağan genel Kurulun her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren 3 ay içinde toplanacağı, Genel Kurulu toplantılarında her ortağın oy hakkı esas sermeye paylarının itibari değerine göre hesaplanacağı, Genel Kurul toplantıları ve bu toplantılarda karar nisabının TTK. Hükümlerine tabi olduğu, Genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin ilanlar da dahil olmak üzere şirkete ait ilanların T.Ticaret Sicil Gazetesinde yapılacağı, Genel Kurul Toplantılarına ilişkin ilanların toplantı gününden en üz on gün önce yapılmasının zorunlu olduğu; sözleşmenin 11.maddesinde, hesap dönemi başlığı altında Şirketin Hesap yılı Ocak ayının 1. Gününden başlayacağı ve Aralık ayının 31. Günü sona ereceği. fakat birinci hesap yılı, şirketin kesin olarak kurulduğu tarihten başlayıp o senenin aralık ayının otuz birinci günü sona ereceği; sözleşmenin 12.maddesinde, karın şirketin net dönem karı yapılmış her çeşit masrafın çıkartılmasından sonra kalan miktar olduğu, net dönem karından her yıl % 5 genel kanuni yedek akçe ayrılacağı, kalan miktarın genel kurul kararı ile pay sahiplerine kar payı olarak dağıtılacağı, kar payının esas sermaye payının itibari değerine, yerine getirilen ek ödeme yükümlülüğünün tutarı eklenmek suretiyle oluşacak toplam miktara oranla hesaplanacağı hususları yer almaktadır. Limited şirket sözleşmesinde aksi karar alınıncaya kadar ...’ın müdür olarak seçildiği, yetki şeklinin münferiden temsile yetkili olduğu belirtilmiştir. Dosyada başkaca bir genel kurul kararı bulunmadığı gibi, şirkete hizmet akdi ile bağlı olanların atanmasına ilişkin bir karar da bulunmamaktadır. Bu durumda,aksinin de ispatlanamadığı anlaşılmakla, davalı şirketin, “davacının alacak talebine konu dönemlerde fiilen kendisi yönettiği, fiilen çalışan davacının kasadan kendisi tahsilat yaptığı”.. yönündeki savunmasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. ..... .Noterliğinin 24.07.2019 tarih ve ..... Y.nolu Limited Şirkette pay devri Sözleşmesinde, Devir Eden ...’ın; % 20 hisseyi ...’a,10.000 TL, % 5 hisseyi ...’a,2.500,00TL,. % 30 hisseyi ...’a,15.000,TL, % 5 hisseyi ...’a 2.500,00TL ve % 20 hissenin davalı ... Yardımcıya 10.000 TL bedel karşılığı devredildiği belirtilmiş, Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defterinin 24.07.2019 tarih 1 nolu kararında, hisse devrine ait kararın yer almış olduğu görülmüştür. Böylece eldeki davada, davacının davalı limited şirkete 24.07.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile % 20 oranında ortak olduğu anlaşılmıştır. Davacının pay devri yapıldığı tarihten önce davalı şirketin tek ortaklı limited şirket olduğu, pay devrinin T.Ticaret Sicil Gazetesinin 16 Ağustos 2019 tarih 9889 sayılı nüshasında tescil ve ilan edildiği, pay devri ile birlikte şirketin tek durumunun sona erdiği 16 Ağustos 2019 tarih ve 9889 sayılı T.Ticaret Sicil Gazetesinin 27. Sayfasında belirtilmiştir. Davacı tarafından davalı şirkete ....Noterliğinden 9 Ocak 2023 tarih ve ... Y no ile keşide edilen ihtarda; davacının şirket ortağı olması sebebiyle şirket hakkında bilgi ve bele alma hakkına sahip olduğu belirtilerek TTK.614/1 uyarınca “kar payının neden dağıtılmadığının detaylı açıklanmasını, şirket genel kurul toplantılarının neden yapılmadığının detaylı açıklanması, şirketin hesaplarını gösteren belgelerin (ticari defter vs) mali denetim raporlarının, bilançosunun, elde bulunan nihai ürünlerin ve stok miktarını gösteren verilerin, şirketin mal varlığına ilişkin bilgi ve belgelerin, mali yükümlülüklerin, diğer kamu kuruluşları ile olan ilişkileri gösteren belgelerin (vergi borcu, ... borcu vs) şirketin aktif ve pasifini gösteren belgelerin, şirkete ait banka hesaplarının detaylı girdi-çıktı dökümünün, mevcut sözleşmelerin, raporların, taslakların, toplantı notlarının 10 gün içinde (..... adresine gönderilmesi, aksi takdirde hukuki yollara başvurulacağı… ihtar edilmiştir. İhtarnamenin 10.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği belirlenmiştir. Limited şirket ortaklarının bilgi alma ve inceleme hakkını düzenleyen TTK m. 614 “Maddesinde; (1) Her ortak, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilir ve belirli konularda inceleme yapabilir. (2) Ortağın, elde ettiği bilgileri şirketin zararına olacak şekilde kullanması tehlikesi varsa, müdürler, bilgi alınmasını ve incelemeyi gerekli ölçüde engelleyebilir; bu konuda ortağın başvurusu üzerine genel kurul karar verir. (3) Genel kurul, bilgi alınmasını ve incelemeyi haksız yere engellerse, ortağın istemi üzerine mahkeme bu hususta karar verir. Mahkeme kararı kesindir.”hükmü yer almıştır. Madde’deki Şirketin bütün işleri kavramında; şirket mal varlığına ilişkin bilgiler, mali yükümlülükler, diğer kamu kurumları ile ilişkiler, şirketin iştirak, müşteri, bayi, tedarikçi, temsilci ve acenteleri, mevcut sözleşmeler, raporlar, taslaklar, toplantı notları, şirketin geleceğe ilişkin faaliyetlerine ilişkin hususlar yer alır. Şirketin bütün hesapları olarak ise bilanço, kar-zarar hesapları, raporlar, stoklar, ayrılan fonlar, bağışlar incelenebilir. İnceleme hakkı kapsamına giren belge ve hesapların fiziki olarak şirket merkezinde bulunması gerekmez. Şirket dışında örneğin muhasebecide veya avukatlık ofisinde bulunan şirket belgelerinin de incelenmesi talep edilebilir, şirket bu belgeleri talep eden ortağa sağlamak zorundadır. Bilgi alma hakkı, ortaklık sıfatı ile ilgili olmak koşuluyla, ortağın her türlü yararına hizmet eder. Bu nedenle bir ortak ortaklıkta kalma veya payını devretme konusunda bir karar verme amacıyla şirketten bilgi talep edebilir. Eldeki davada, davacı ortak bilgi talebinin konusunu açıkça belirtmiştir. Şirketin sadece geçmişteki ve güncel işleri değil, geleceğe ilişkin planları, gelecekte yapılacak anlaşmaları da bilgi alma hakkının konusuna girmektedir. Bilgi alma ve inceleme hakkı; bir pay sahibinin kâr payını talep edebilmesi, genel kurulda görüş beyan edip oy kullanabilmesi, şirket müdürünü ibra edebilmesi, kendi payının gerçek değerini öğrenebilmesi gibi birçok hususta ön koşuldur. Diğer bir deyişle bilgi alma ve inceleme hakkını kullanamayan ortak, şirket hakkında bilgi sahibi olmayacağı için, ortaklığa bağlı diğer haklarını da etkin şekilde kullanamayacaktır. Davalı şirketin ihtardaki bilgi alma ve inceleme talebine herhangi bir cevap vermemiş olduğu anlaşılmaktadır. Pay sahibinin diğer koruyucu haklarının bilgi alma ve inceleme hakkı yönünden sonuç vermemesi, limited şirket genel kurulunun da sistematik ve kötüniyetli şekilde bilgi ve belge vermeme davranışını sürdürmesi gibi durumlarda, koşulları sağlandığı takdirde “limited şirketten haklı sebeple çıkma” söz konusu olabilecektir. TTK'nun 638. Maddesinde; "(1) Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." hükmü öngörülmüştür. TTK'nun 640. Maddesinde; “(1) Şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir. (2) Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir. (3) Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli saklıdır." hükmü öngörülmüştür. Buna göre haklı sebep, objektif iyi niyet kurallarına göre ortaklık ilişkisinin devamını çekilmez kılan hukuki bir olgudur. Limited ve anonim şirketlerde, şirketin haklı sebeplerle feshi ve şirket ortaklığından çıkma için haklı sebep teşkil edecek nedenlerin hangi haller olduğu hususu Türk Ticaret Kanununda sayılmamış olup, doktrinde ve ..... Dairesinin emsal içtihatlarında "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması," "şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkansız olması," "şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi," "azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması," "azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi" ve pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması, şirketin feshi açısından haklı sebep olarak örnek olarak sayılmıştır. Somut olayda; şirket olağan genel kurulunun sözleşmeye göre her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren 3 ay içinde toplanacağı, genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin ilanlar da dahil olmak üzere şirkete ait ilanların T.Ticaret Sicil Gazetesinde yapılacağı, Genel Kurul Toplantılarına ilişkin ilanların toplantı gününden en üz on gün önce yapılmasının zorunlu olduğu yönünde hükümler bulunmasına rağmen, davacının ortak olduğu 2019 yılından ihtarın keşide edildiği ve davanın açıldığı 2023 yılına kadar Olağan Genel Kurul toplantısının yapılmamış olduğu, bilanço-kar zarar hesaplarının çıkartılmamış olduğu, yine sözleşmenin 12nci maddesine göre kar dağıtımının yapılmadığı, davalı şirketin kira borçlarını dahi ödeyemediği için aleyhine icra kovuşturmasına girişildiği ve icra takibinin kesinleştiği, böylece şirket yönetiminde aksamalar bulunduğu anlaşılmaktadır. Böylece; davacı ortağın şirketten çıkma talebinde bulunduğu, şirketin yönetimi ile ilgili taraflar arasında ciddi anlaşmazlık olduğu, davacının ortaklığı devam etme arzularının bulunmadığı, tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasında güven ilişkisinin kalmadığı, davacının ortaklığın devamını sürdürmelerinin beklenemeyeceği anlaşılmış olup, yukarıda belirtilen nedenlerle davacının ortaklıktan çıkma talebinin TTK'nun 638.maddesinde düzenlenen haklı sebeplere dayandığı ve davacının çıkma talebinin yerinde olduğu, davacının karar tarihine en yakın verilerle çıkma payının 464.042,05 TL olduğu anlaşılmakla; Davanın kabulü ile, Davacının haklı sebeple davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 464.042,05 TL çıkma payı alacağının kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, Davanın KABULÜ İLE, Davacının haklı sebeple davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 464.042,05 TL çıkma payı alacağının kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile eksik 157,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere ..... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Davacı tarafından peşin yatırılan 578,10 TL harç ve davacılar tarafından yapılan ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen toplam 16.187,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair; Tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde..... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/11/2024
Başkan ... ¸[e-imza] Üye ... ¸[e-imza] Üye ... ¸[e-imza] Katip ... ¸[e-imza]