İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/379 E. 2025/1054 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/379
- Karar No
- 2025/1054
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/379 Esas KARAR NO : 2025/1054 DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/05/2023 KARAR TARİHİ : 25/11/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Reklam Organizasyon İnşaat Taahhüt Hafriyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi dava dilekçesinde özetle; şirketlerinin İzmir ilinde turizm sektöründe faaliyet gösteren ve bu kapsamda yurtdışına seyahat etmek isteyen kişilerin çeşitli ülkelerin konsolosluk ve büyükelçilikleri nezdinde vize işlemleri noktasında hizmet verdiğini, bu hizmetleri karşılığında müşterilerinden çeşitli miktarlarda ve döviz olarak ücret tahsil ettiğini, Davalı...’un şirkette ilk olarak 2018 tarihinde işe başlayarak ilk olarak ayrıldığı 2020 tarihine kadar ve de ikinci kez işe girdiği 2021 tarihinden istifa ettiği 20.06.2022 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, Davalının son olarak şirketin "kurumsal firmaların otel rezervasyonları" biriminde çalıştırıldığını, Davalı ile iş yerinde vize biriminde görev yapan ...’un 2020 yılında evlendiklerini, COVİD_19 salgının başlaması nedeniyle personellerini ücretsiz izne çıkarmak zorunda kaldıklarını, Davalının da ücretsiz izne çıktığını, ancak COVİD_19 salgını bittikten sonra, Davalının, işte çalışmak istemediğini söyleyerek 01.07.2021 tarihinde istifa ettiğini, ancak daha sonra da iş bulamadığı için 02.10.2021 tarihinde "kurumsal firmaların otel rezervasyonları" işlerini takip etmek üzere tekrar işe alındığını, Davalının, 20.06.2022 tarihinde, eşi ...'un yaptığı usulsüz işlemlerin ayyuka çıkması sonucu onunla birlikte istifa ettiğini, olayların öncesinde Davalı ve eşinin olağan dışı harcamalarının şirket yetkililerinin dikkatini çektiğini, olayı anlayabilmek için... adlı çalışanı vize bölümünde tedbiren işe aldıklarını, bu işe alım ile ilgili olarak Davalının eşinin tepki verdiğini ve yeni alınan bu çalışana mobbing uygulamaya çalıştığını, Davalının eşinin vize başvurularında şirketçe belirlenen ücretin üzerine ekleme yapıp haksız kazanç elde ettiğini ve bunu tesadüfen öğrendiklerini, bir vize başvurusu esnasında Davalının eşinin gidememesi durumu ortaya çıkmış ve işi takip etmesi için...’ın gittiğini, işlemler tamamlandıktan sonra ücreti tahsil eden çalışanın parayı kasaya koyduğunu ve sonrasında Davalının eşinin telefon ederek kalan para üstünü almasını, onun kendisinin cep harçlığı olduğunu ifade ettiğini, çalışanın durumu şirket yetkililerine haber vermesiyle geriye dönük yapılan kontrollerde Davalının eşinin haksız kazançlar elde ettiğini ve bu nedenle şirketin gelir ve müşteri kaybı yaşadığını, Davalının haksız kazanç sağladığına kanaat getiren şirket yetkilisinin, öncelikle tüm konsolosluklar nezdinde işlem yapmak üzere şirketin tek yetkilisinin ... olduğunu konsolosluklara bildirdiğini, sonrasında artık konsolosluklardan gelen tüm faturaların ay sonu kontrol edileceği yeni bir sisteme geçildiğine dair konsolosluklara bildirimde bulunulduğunu, ayrıca Davalı ile davalının eşi ... ile şirket arasında 12.05.2022 tarihinde Rekabet Yasağı ve Gizlilik Sözleşmesi imzalandığını, şirketin aldığı bu tedbirler ve hayata geçirdiği kontrol mekanizmaları sonrasında 1-2 hafta içinde önce Davalının istifa ettiğini, sonrasında da eşi ...’un istifa etmek istediğini belirttiğinde kendisine bütün olup bitenlerden haberdar olunduğun yüzüne karşı söylendiğini ve Şirket personelleri ... tarafından ayrı ayrı tutulan 20.06.2022 tarihli tutanaklarda ...’un yapılan işlemlerinin usulsüzlüğünü inkar etmediğini, şirket dışında vize başvurusu aldığına ve de işlemler açığa çıkmasın diye ...'a para teklif ettiğine dair tanıklıkların bulunduğuna dair tutanaklar tutulduğunu, Davalının işten ayrıldıktan bir süre sonra 12/10/2022 tarihinde İzmir Ticaret Sicil Memurluğunun... sicil numarasına kayıtlı... TURİZM DANIŞMANLIK TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'ni kurduğu ve müvekkil şirketle aynı faaliyet alanlarında iştigal ettiğinin anlaşıldığını, anılan şirketin ticari sicil kaydı incelendiğinde, tek ortağının tam hisseyle Davalı ... olduğunu, böylelikle 12/05/2022 tarihli İş Sözleşmesinde ve Rekabet Yasağı Sözleşmesi'nde düzenlenen rekabet yasağını ihlal ettiğini, ve işçinin son aldığı maaş üzerinden hesaplanacak 20 maaş tutarında cezai şartın tespiti ile HMK 107/2 uyarınca bilirkişilerce zararın tespit edildiği andan itibaren artırılmak üzere (şimdilik; 1000,00-TL) rekabet yasağının ihlalinden kaynaklanan cezai şart alacağının 12/10/2022 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, dava değeri arttırım dilekçesi ile; rekabet yasağının ihlalinden kaynaklanan, davalının son aldığı ücret olan 5.004,00 TL'nin 20 katı olan 100.080,00 TLcezai şart alacağının dava tarihinden işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacıya ait işyerinde 2018 yılında çalışmaya başladığını, iş tanımı gereğince üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmiş, fedakâr ve özverili bir şekilde çalışmış olduğunu ancak göstermiş olduğu özverinin karşılığını alamamış ve işverenleri tarafından kendisine mobbing uygulanmış olduğunu ve dava konusu asılsız suçlamalar ile karşı karşıya kaldığını, Davacı şirket müdürü tarafından gördüğü hakarete, mobbinge karşı 20.06.2022 tarihinde istifa ettiğini ve Davacı şirketin ileri sürmüş olduğu hususların gerçeği yansıtmamakla birlikte, kendisinin 20.06.2022 tarihinde, eşi ...'un yaptığı usulsüz işlemlerin ayyuka çıkması sebebiyle istifa etmemiş olduğunu bilakis maruz kaldığı kötü muamele ve baskıya daha fazla tahammül edemediğini, Davacı şirket nezdinde, hizmet sunulan firmalar adına fatura düzenlenirken, şahıslar adına münferit yapılan başvurularda davacı şirket yetkilisi olan...'ın talimatı üzerine KDV ve diğer vergisel yükümlülüklerden kaçınmak amacıyla fatura kesilmemekte, hizmet ücreti işlem yapan çalışanın şahsi hesabına yatırılmakta veya elden alınmakta olduğunu, dolayısıyla, eşinin de şirket yetkilisinin talimatı uyarınca, şahıslara verilen hizmet karşılığı alınan ücreti diğer çalışanların da yaptığı gibi kimi zaman elden aldığını, kimi zaman da çalışanların banka hesaplarını ileterek ilgili hesaba göndermelerini sağladığını, Davacı şirket nezdinde çalışan diğer çalışanların banka hesapları incelendiğinde onların hesaplarında da "vize pasaport işlem masrafı" adı altında ödemelerin olduğunun görüleceğini, konsoloslukların davacı şirkete fatura kestiğinin doğru olmadığını, Konsoloslukların;... gibi aracı firmalar ile çalışmakta olduğunu ve doğrudan belirtilen aracı firmaların fatura düzenlediğini ve düzenlenen faturaların E-Fatura olduğu için düzenlendiği tarih itibariyle sistem üzerinden iletildiğini, dolayısıyla, kendisinin yahut eşinin faturaların Davacı şirkete iletilmesini engellemesinin mümkün olmadığını, gerçekleştirilen işlem üzerinden fazla para kalacağını, kalan miktar için "bu senin cep harçlığın" iddialarıyla ilgili olarak da müşteriler adına gerçekleştirilen bazı işlemlerden alınan danışmanlık ücretinin konsolosluklar nezdinde gerçekleştirilen işlemler neticesinde artmasının kur farkından kaynaklandığını, Müşteriler tarafından hizmet bedelinin ödendiği tarih ile işlem yapılan tarih arasında değişen kur farkı, müşteriler tarafından ödenen hizmet bedelinin kimi zaman eksik, kimi zaman fazla kalmasına sebebiyet verdiğini, Davacı tarafından dava dilekçesi ekinde 12.05.2022 tarihli iş sözleşmesi ve 12.05.2022 tarihli rekabet yasağı sözleşmesi sunulduğunu, kendisinin işe 2018 senesinde girmesine rağmen, Davacı şirket tarafından işe giriş tarihinden 4 yıl sonra iş sözleşmesi ve rekabet yasağı sözleşmesi imzalatıldığını ve söz konu sözleşmelerin varlığından haberdar dahi olmadığını, iş sözleşmesi ve rekabet yasağı sözleşmelerinin imzalatıldığı gün olan 12.05.2022 tarihinde, Davacı şirket tarafından iş güvenliği eğitimleri ile ilgili çağrıldığını, bunun üzerine, kendisine iş güvenliği ile ilgili belgeler imzalatılırken kuvvetle muhtemel iş sözleşmesi ve rekabet yasağı sözleşmesinin de imzalatıldığını, iş sözleşmesinin imzalandığı tarihten önce işte gördüğü baskıya ve mobbinge dayanamayacağını davacı şirkete bildirmiş olduğunu dolayısıyla, kendisine işverenleri tarafından işten istifası beklendiği iletildikten sonra, iş sözleşmesi imzalaması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Davacı şirket bünyesinde kurumsal firmaların otel rezervasyonlarına ilişkin faaliyet göstermiş olduğunu ve TBK’nın 444/2. maddesi hükmüne göre, rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olduğu kabul edildiğini, kendisinin davacı şirkette çalıştığı pozisyonun müşterileri tanıma, iş sırlarına vakıf olma ve yapılan işlerle ilgili bilgi edinme imkanı sağlamaya elverişli olmadığını, bunun yanında, TBK'nın 420. maddesinde, hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ve işverene bir karşı edim yüklemeyen cezai şartların geçersiz olduğunun düzenlendiğini, 12.05.2022 tarihli iş sözleşmesi ve aynı tarihli rekabet yasağı sözleşmesi müvekkile rızası hilafında imzalatıldığını, bununla birlikte, kendisine atılı suçlamaların bir an için doğruyu yansıttığı düşünülse dahi söz konusu eylemlerin rekabet yasağı kaydına ve rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık teşkil ettiği iddiası hukuken mümkün olmadığı gibi, kanun hükümlerine ve rekabet yasağının amacına da aykırıdır olduğunu, dolayısıyla, müvekkilin işlediği iddia olunan eylemlerin rekabet yasağının konusu olmadığını, bu sebeple her ne kadar iş sözleşmesinde düzenlenen rekabet kaydı ve rekabet yasağı sözleşmesi hükümlerinin geçerliliğinin araştırılmasına gerek olmasa da sözleşme hükümlerinin de geçerlilik koşullarını taşımadığından dolayı hükümsüz olduğunu ve bu sebeplerle, huzurdaki haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Şirket ticaret sicili kayıtları, şirket ticari defterleri, davalı SGK hizmet döküm cetveli, işyeri özlük dosyası, tanık beyanları ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 17/09/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "... -Sayın Mahkemenin ara kararı gereğince verilen görev doğrultusunda dava dışı ... firmasına ait yasal kayıtlar ve dosyaya mübrez belgeler üzerinde yapılan tetkik ve değerlendirmeler kapsamında: -Taraflar arasında imzalanan “Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi” ile “Rekabet Yasağı ve Gizlilik Sözleşmesi’nin süre, yer ve konu bakımından sınırlamaları ihtiva ettiği, sözleşmede sayılan Ege Bölgesinin her ne kadar büyük bir alanı kapsadığı düşünülse de söz konusu turizm hizmetlerinin bu bölgeyle sınırlı olmaması ve geriye oldukça geniş bir coğrafyanın kalması nedeniyle yer açısından sınırlamanın hakkaniyete aykırı olmadığı ve sözleşmenin süre ile sınırlandırıldığı (2 yıl süre ile) da dikkate alındığında rekabet yasağı kaydının geçerli olduğu, davalının davacı şirkette otel rezervasyon görevlisi olarak görev yaptığı, aynı zamanda davalının eşinin de vize sorumlusu olarak görev yaptığı görülerek, davalının ifa ettiği görev gereği davacı şirketin müşterilerini tanıyacak, pazarlama ve müşteri ilişkilerine vakıf olacak bir pozisyonda çalıştığı ve davacı şirket ile davalının kurucusu olduğu dava dışı... Turizm Danışmanlık Tic. Ltd. şirketinin aynı iş kolunda faaliyette bulunması kanunun aradığı anlamda bir tehlikenin ve zararın varlığı için yeterli olup davalının, rekabet yasağı sözleşmesini ihlal ettiği görüşü hâkim olmakla birlikte sözleşmede geçerli olan son aldığı brüt ücretin 20 katı ödemeyi yapmasının gerekeceği, -Dava dışı ... Turizm şirketinin yapmış olduğu ticari çalışmanın davacının iddia ettiği şekli ile (haksız rekabet yapıldığı) davacının ticari faaliyetine zarar verdiği, ticari karının düşmesine sebep olduğu yönünde görüşe/kanaatine varılması halinde davacının mevcut veriler kapsamında 2022 ve 2023 yıllarında dava dışı ... Turizm şirketinin haksız rekabet kapsamında değerlendirilen (2022’den 1.014,73.TL, 2023 yılından 57.770,77.TL=) 58.785,50.TL lık net ticari kazancının davacının davalı nedeniyle uğramış olduğu kar kaybı olarak değerlendirilebileceği görüşüne varılmış olup takdir sayın Mahkemenindir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi heyetinden alınan 22/05/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Kök Raporun sonuç kısmında ifade edildiği gibi aynen “Taraflar arasında imzalanan “Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi” ile “Rekabet Yasağı ve Gizlilik Sözleşmesi’nin süre, yer ve konu bakımından sınırlamaları ihtiva ettiği, sözleşmede sayılan Ege Bölgesinin her ne kadar büyük bir alanı kapsadığı düşünülse de söz konusu turizm hizmetlerinin bu bölgeyle sınırlı olmaması ve geriye oldukça geniş bir coğrafyanın kalması nedeniyle yer açısından sınırlamanın hakkaniyete aykırı olmadığı ve sözleşmenin süre ile sınırlandırıldığı (2 yıl süre ile) da dikkate alındığında rekabet yasağı kaydının geçerli olduğu, davalının davacı şirkette otel rezervasyon görevlisi olarak görev yaptığı, aynı zamanda davalının eşinin de vize sorumlusu olarak görev yaptığı görülerek, davalının ifa ettiği görev gereği davacı şirketin müşterilerini tanıyacak, pazarlama ve müşteri ilişkilerine vakıf olacak bir pozisyonda çalıştığı ve davacı şirket ile davalının kurucusu olduğu dava dışı... Turizm Danışmanlık Tic. Ltd. şirketinin aynı iş kolunda faaliyette bulunması kanunun aradığı anlamda bir tehlikenin ve zararın varlığı için yeterli olup davalının, rekabet yasağı sözleşmesini ihlal ettiği görüşü hâkim olmakla birlikte sözleşmede geçerli olan son aldığı brüt ücretin 20 katı ödemeyi yapmasının gerekeceği, -Dava dışı ... Turizm şirketinin yapmış olduğu ticari çalışmanın davacının iddia ettiği şekli ile (haksız rekabet yapıldığı) davacının ticari faaliyetine zarar verdiği, ticari karının düşmesine sebep olduğu yönünde görüşe/kanaatine varılması halinde davacının mevcut veriler kapsamında 2022 ve 2023 yıllarında dava dışı ... Turizm şirketinin haksız rekabet kapsamında değerlendirilen (2022’den 1.014,73.TL, 2023 yılından 57.770,77.TL=) 58.785,50.TL lık net ticari kazancının davacının davalı nedeniyle uğramış olduğu kar kaybı olarak değerlendirilebileceği görüşüne varılmış” olduğu ifade edilmiştir. İtiraz dilekçesi ile birlikte yapılan incelemeler neticesinde - Davalının görev tanımı gereği ticari sır niteliğindeki bilgiye erişimi ve müşteri çevresine nüfuzu sınırlı olsa da eşi vasıtasıyla bu bilgilere ulaşabilirliği değerlendirilmektedir. - 12.05.2022 tarihli Rekabet Yasağı ve Gizlilik Sözleşmesi, hem imzalanma şekli hem de kapsam itibarıyla geçerlilik şartlarını taşıyıp taşımadığı ile ilgili karar Sayın Mahkemenin takdirlerindedir. -... Turizm’in faaliyetleri ile ...Turizm arasında sektörel benzerlik bulunsa da, haksız rekabet teşkil edecek eylem ve sonuçlara ilişkin somut bir tespit bulunmamakla birlikte eşlerin farklı departmanlarda çalıştığı ve şirketin müşteri portföy bilgilerine hakim olabileceği kanaati oluşabilir. - Cezai şartın uygulanabilmesi için gerekli olan zarar, rekabet yasağının ihlali ve sözleşmenin geçerliliği gibi unsurların karşılaştırmalı gelir analizi yapılmadan değerlendirme yapılması gerekmektedir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi heyetinden alınan 25/08/2025 tarihli ek raporun sonuç kısmına göre; "...-Sayın Mahkemenin ara kararı gereğince dava dışı ... Turizm şirketinin yapmış olduğu/verdiği hizmetlere yönelik olarak bu kez yapılan tetkik ve değerlendirmeler kapsamında: - Davalı ve davacı arasında imzalanan “Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi” ile “Rekabet Yasağı ve Gizlilik Sözleşmesi”nin hakkaniyete aykırı olmadığı düşünüldüğünde ve sözleşmenin süre ile sınırlandırıldığı (2 yıl süre ile) da dikkate alındığında rekabet yasağı kaydının geçerli olduğu, davalının davacı şirkette görev yaptığı aynı zamanda davalının eşinin de vize sorumlusu olarak görev yaptığı görülerek davalının ifa ettiği görev gereği davacı şirketin müşterilerini tanıyacak bir pozisyonda çalıştığı ve davacı şirket ile davalının kurucusu olduğu dava dışı... Turizm Danış.Tic.Ltd.Şti.nin kurumsal ve bireysel müşteriler için vize alım hizmeti veren aynı iş kolunda faaliyette bulunması, bu faaliyetin 2022 – 2023 ve dava tarihinden sonrasında 2024 yıl sonuna kadar geçen süre kapsamında da haksız rekabetin aynen devam ettiği, kanunun aradığı anlamda bir tehlikenin ve zararın varlığı için yeterli olduğu kanaatiyle davalının rekabet yasağı sözleşmesini ihlal ettiği, -Takdiri sayın Mahkemeye ait olmak üzere davalının ortağı ve yöneticisi olduğu dava dışı... şirketinin 2022 – 2023 ve dava tarihi sonrasındaki yıl olan 2024 yılı kapsamında da aynı hizmet sektöründe ve hizmet konularında faaliyet gösterdiği tespit edilmiş olup buradan hareketle önceki raporumuzda da yer aldığı şekli ile davalının rekabet yasağı sözleşmesini ihlal ettiği görüşü hakim olmakla birlikte sözleşmede geçerli olan son aldığı brüt ücretin 20 katı ödemeyi yapmasının gerekeceği, -Dava dışı ... Turizm şirketinin yapmış olduğu ticari çalışmanın davacının iddia ettiği şekli ile (haksız rekabet yapıldığı) davacının ticari faaliyetine zarar verdiği, ticari karının düşmesine sebep olduğu yönünde görüşe/kanaatine varılması halinde davacının mevcut veriler kapsamında 2022 ve 2023 yıllarında dava dışı ... Turizm şirketinin haksız rekabet kapsamında değerlendirilen (2022’den 1.014,73.TL, 2023 yılından 57.770,77.TL=) 58.785,50.TL lık net ticari kazancının davacının davalı nedeniyle uğramış olduğu kar kaybı olabileceği, ayrıca dava tarihi sonrasında geçen süre dahilinde 2024 yılı içerisinde davalının ortağı ve müdürü olduğu... şirketinin Brüt 2.151.223,57.TL hizmet satışı gerçekleştirdiği tespit edilmiştir. Durum Saygı ile Sayın Mahkemeye arz olunur. " şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava rekabet yasağı nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık taraflar arasında geçerli bir rekabet yasağı sözleşmesi bulunup bulunmadığı, davalının davacı şirket nezdindeki işinden ayrılmasından sonra ortağı ve yetkilisi olarak kurduğu... Turizm Danışmanlık Ticaret Limited Şirketi'nin faaliyetlerinin rekabet yasağını ihlal eder nitelikte olup olmadığı ve ihlal nedeniyle cezai şart istemi noktalarında toplanmaktadır. 3-6098 sayılı TBK’nın 444/2. maddesi hükmüne göre, rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse sonuç doğurur. 4-Somut olayda imzalanan 12/05/2022 tarihli hizmet sözleşmesinin incelenmesinde Dosya içerisinde yer alan 12.05.2022 tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesinin incelenmesinde; ...Turizm Ltd.Şti. ile ...arasında tanzim edilen sözleşme konusunun İşverenin yürütmekte olduğu ve Çalışanın görevi gereği yaptığı işler ve çalışmalar ile ilgili olarak kendisine verilen, açıklanan, gizlilik içeriği açıkça belirtilen veya belirtilmeyen bilgi ve belgelerin İşverenden onayı alınmadıkça herhangi bir 3.gerçek veya tüzel kişiye açıklanmamasını temin edecek olan gizliliğin sınırlarının ve koşullarının belirlenmesi ve işveren ile rekabet edecek faaliyetlerden uzak durularak tüm satış bölgeleri sınırları dahilinde belirtilen süre ile rekabet ve çalışma yasağının düzenlenmesi olduğu, 3.maddede Gizliliğin tanımının yapıldığı, 4.maddede çalışanın yükümlülüklerinin ayrıntısıyla açıklandığı, 5.maddede Rekabet Yasağı huşularına yer verildiği, Çalışanın hem hizmet sözleşmesi süresince hem de herhangi bir nedenle hizmet sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 2 yıl süre ile tüm satış bölgeleri kapsamına giren illerde İşverenin iş yerinde ürettiği veya satın alarak sattığı mallardan bazılarını veya tamamını üreten, satın alarak satan veya stratejik planlamaya göre bu ürünlerin üretilmesi, satın alarak satılması planlanan ve programa alına veya İşverenin satış ve pazarlamasını yaptığı ürünlerin ticaretini yapan bir işyeri kurmamayı, bir ortaklıkta bulunmamayı, danışmanlık yapmamayı veya sair bir surette doğrudan ve dolaylı olarak rekabet etmemeyi kabul ve taahhüt ettiği, Çalışan rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğinde derhal yasal takip başlatılacağı, belirtilen cezai şart dışında İşverenin ayrıca uğradığı/uğraşacağı tüm maddi ve manevi zararın kendisinden temin edileceğinin peşinen kabul edileceğinin belirtildiği, 6.maddede cezai şart miktarının belirtildiği, Çalışanın sözleşme içerisinde belirtilen Gizlilik ve Rekabet Yasağına ilişkin beyan ve taahhütlerine aykırı davranması halinde İşverenin oluşabilecek tüm zararlarını karşılamaya yönelik olarak tazminat talep hakkı saklı kalmak kaydı ile İşverene son aylık brüt ücretinin 20 katı tutarında cezai şartı ilk talepte herhangi bir itirazda bulunmaksızın ve icra takibine gerek olmaksızın ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt ettiği görülmüştür. Rekabet yasağına dair cezai şartın incelenmesinde 2 yıl ile zaman sınırlaması bulunduğu ve ayrıca coğrafi yönden davacı şirketin satış bölgeleriyle sınırlı bir kısıtlama öngörüldüğü, bu haliyle davalının çalışma hürriyetinin aşırı oranda kısıtlandığının söylenemeyeceği, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre 2 yıllık sürenin makul bulunduğu ve satış bölgesi bazlı sınırlamanın da aşırı nitelikte olmadığı, bu haliyle rekabet yasağı şartının geçerli olduğu kabul edilmiştir. Davacı ile davalı arasında imzalanan rekabet yasağı sözleşmesinde davacı aleyhinde bir karşı edim öngörülmemiş olup bu hususun sözleşmenin sıhhatine etki edip etmeyeceğinin de değerlendirilmesi gerekmektedir. Yargıtay...Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı ilamında "TBK’nın 420. maddesi işçi ve işveren arasında düzenlenen hizmet sözleşmesine ilişkin olup hizmet sözleşmelerinde taraflardan sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulunun geçersiz olduğu düzenlenmiştir. Oysa somut olayda, davacı “hizmet sözleşmesine” dayanarak değil TBK’nın 444. maddesi ve devamında düzenlenen “rekabet yasağı sözleşmesine” dayalı olarak talepte bulunmaktadır. Yerleşik Daire kararları gereğince iş ilişkisinin sona ermesinden sonraki dönem için rekabet yasağı sözleşmelerinde kararlaştırılan ceza koşulunun karşılıklı olması gerekmemektedir." şeklinde açıklandığı üzere iş akdinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin düzenlenen rekabet yasağı sözleşmelerinde karşılıklı ceza koşulu varlığı şart olarak aranmamakta olup, somut uyuşmazlıktaki sözleşmede yalnızca davalı işçi aleyhinde cezai şart hükmü getirilmesinin sözleşmenin geçerliliğine bir etkisinin bulunmadığı değerlendirilmiştir. 5-Dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgeler ve tanık beyanlarının incelenmesinde davalının davacı şirket nezdinde otel rezervasyon bölümünde çalıştığı, müşterilerin otel rezervasyonlarıyla ilgili iş ve işlemleri yürüttüğü görülmüştür. Davalı işçinin davacı nezdinde iş akdinin 20/06/2022 tarihinde sona erdiği, işten çıkış kodunun 3(Sözleşmenin işçi tarafından feshi) olarak bildirildiği görülmüştür. Davalı tarafça cevap dilekçesiyle sözleşmenin işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğine dair bir savunma ve delil sunulmadığı ve rekabet yasağı sözleşmesinin geçerliliğini devam ettirdiği değerlendirilmiştir. Davalının davacı işveren nezdindeki çalışmasının sona erdiği 20/06/2022 tarihinden 4 ay sonra 12/10/2022 tarihinde... Turizm Danışmanlık Ticaret Limited Şirketi'nin İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde tescil edildiği, şirketin faaliyet konularının seyahat acenteliği ve turizm olduğu görülmüştür. Mahkememizce öncelikle davalının, davacı şirket nezdinde çalıştığı sırada ticari nitelikte sırlara veya müşteri çevresiyle ilgili rekabet yasağı kapsamında kalabilecek bilgilere sahip olup olmadığı hususu incelenmiştir. Tarafların iddia ve savunmalarına göre tüm tanıkların ittifakla davalının davacı şirket nezdinde yürüttüğü çalışma sırasında otel rezervasyonlarına ilişkin çalışma yürüttüğü, müşteriler ve otellerle görüşmeleri kendisinin gerçekleştirdiği sabit görülmüştür. Bu itibarla davalının davacı şirkete ait müşterilerle doğrudan iletişim halinde olması, otellerden fiyat bilgisi alması ve yine müşterilere belirli oranda kar payı eklenerek fiyat bilgisi verilmesi hususlarında bilgi sahibi olduğu ve bu bilgilerin ticari sır ve müşteri çevresine erişim kolaylığı sağlaması açısından rekabet yasağı kapsamında korunmaya değer nitelikte oldukları kabul edilmiştir. Bununla birlikte davalının kurucusu ve ortağı olduğu... Turizm Danışmanlık Ticaret Limited Şirketi'nin ticari defterlerinin incelenmesinde faaliyetlerinin vize alınmasına yönelik aracılık hizmetleri yürütülmesine yönelik olduğu ve otelcilik faaliyetinde bulunmadığı ticari defter kayıtlarından tespit edilmiştir. Rekabet yasağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında cezai şart koşullarının oluşabilmesi için işçinin işverene ait ticari sır, müşteri çevresi, üretim teknikleri ve benzeri konularda bilgi edinme imkanı olması ve bu bilgilerin kullanılmasının önemli bir zarara sebebiyet vermesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta davalının davacı nezdindeki çalışmasının otel rezervasyonları konusunda olduğu, yine davacı şirket nezdinde davalının eşi olan dava dışı ...'un vize departmanı bölümünde çalıştığı, davalının kurduğu şirkette vize işlemlerinin ... tarafından yürütüldüğü anlaşılmakta ise de, dava haksız rekabet iddiasına dayalı açılmayıp rekabet yasağı sözleşmesine dayalı olarak açıldığından davalının şirket faaliyetlerinde çalıştırdığı kişi veya kişilerin öznel durumlarının rekabet yasağı sözleşmesinin kapsamına girmeyeceği, salt davalının kendi çalışması nedeniyle elde ettiği bilgi ve ticari sırların kullanılmamasının sözleşme ile koruma altına alındığı dikkate alındığında davalının ortağı ve yetkilisi olduğu şirketin vize aracılık hizmetlerine dair faaliyetlerinin rekabet yasağı sözleşmesi kapsamında cezai şart koşullarını sağlamadığı değerlendirilmiştir. Ne var ki, rekabet yasağı sözleşmesi kapsamında cezai şart talep edilebilmesi için bir zararın gerçekleşmesi gerekmemekte olup böyle bir ihtimalin doğmuş veya doğabilecek olması tek başına tazminata hükmedilmesini gerektirecektir. Davalının ortağı ve yetkilisi olduğu ... Turizm Danışmanlık Ticaret Limited Şirketi'nin otel rezervasyonu alanında faaliyetinin bulunmadığı şirket ticari defterlerinden anlaşılmakta ise de şirketin faaliyet alanında "SEYAHAT ACENTELİĞİ: Yürürlükteki Seyahat Acenteleri Kanunu uyarınca acentelik belgesi almak, yurt içinde ve yurt dışında turizm acenteliği kurmak, yerli ve yabancı turistleri konaklatmak, tur düzenlemek. turistik amaçlı geziler ve turlar düzenlemek, organizasyonlar yapmak, Yerli ve yabancı turistlerin yurt içinde ve yurt dışında konaklama, seyahat, taşıma, transfer işlemleri, tur düzenleme, rehberlik hizmetlerini, konusu ile ilgili danışmanlık hizmetleri yürütmek. " şeklinde amaç ve konu belirlendiği ve bunun ticaret siciline tescil edildiği, bu haliyle davalının kurmuş olduğu ve yöneticisi olarak faaliyetlerine devam ettirdiği şirketinin faaliyet alanı olarak otel rezervasyonu işlerinin de gösterildiği, dava tarihi itibariyle davalının bu alanda faaliyet göstermemiş olmasının tek başına davanın reddini gerektirmeyeceği, zira yukarıda da değinildiği üzere cezai şart koşulunun oluşması için böyle bir ihtimalin doğmasının yeterli olduğu ve davalı tarafça davacı şirket nezdinde çalıştığı bölüm ve alanla ilgili aynı faaliyet alanında şirket kurmasıyla birlikte cezai şart koşullarının oluştuğu değerlendirilmiştir. Ancak cezai şart koşulu davalının son maaşının 20 katı olarak belirlenmiş olmakla gerek coğrafi alanın tam olarak gösterilmemiş ve davacı şirketin coğrafi alan sınırlaması olmaksızın faaliyet gösterebileceği gerekse 20 kat maaş tutarındaki cezai şart miktarının işçinin ekonomik geleceğini ve çalışma hayatını önemli ölçüde zorlaştıracağı, bir diğer taraftan dosyada yer alan tespitlere göre davalının kendi vakıf olduğu bilgi ve ticari sırların fiili olarak şirket faaliyetlerine konu edildiğine dair bir tespitin bulunmayıp salt şirketin kurulmasından dolayı potansiyel zarara istinaden cezai şart koşullarının oluştuğu kabul edildiğinden takdiren %50 oranında tenkis uygulanarak davanın kısmen kabulüne ve davalının son ücretinin 10 katı tutarında 50.040,00-TL cezai şartın davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir. Davacı tarafça tazminata avans faizi uygulanması talep edilmiş ise de Yargıtay...Hukuk Dairesi'nin 08/12/2022 tarih ...Karar sayılı ilamında "Dava, taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesinde öngörülen rekabet yasağına aykırılık nedeniyle cezai şartın ve uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup davalı tacir değildir. Bu nedenle mahkemece hükmedilen tazminata ticari işlere uygulanan avans faizinin işletilmesi doğru olmayıp bu husus bozma sebebi ise de, bu hususun giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'nın 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." şeklinde açıklandığı üzere davalının rekabet yasağı sözleşmesini tacir sıfatıyla imzalamadığı ve şirket yöneticisi olmasının tacir sıfatı kazandırmayacağı gözetilerek tazminat alacağına yasal faiz işletilmiştir. Kısmen reddedilen davada reddin takdiri indirime dayalı olarak verilmiş olması nedeniyle reddedilen kısım yönünden davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilememiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-50.040,00 TL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlasına dair istemlerin takdiri indirim nedeniyle reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.418,23-TL harçtan peşin olarak alınan 179,90-TL ile ıslah harcı olarak alınan 1.710,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.528,33-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL ile 1.710,00-TL ıslah harcı toplamı 1.889,90-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça sarf edilen 179,90-TL başvuru harcı ile 723,00-TL posta ve tebligat ücreti, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 6.902,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 9-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/11/2025
Katip... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır