İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/195 E. 2026/417 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/195
Karar No
2026/417
Karar Tarihi

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/195 Esas - 2026/417 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/195 Esas KARAR NO : 2026/ DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 17/03/2023 KARAR TARİHİ : 12/05/2026 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 14/05/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/12/2022 tarihli trafik kazasında müvekkilinin sakat kaldığını, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, kazaya kusuru ile sebebiyle veren aracın sürücüsünün davalı Ahmet Üzer, işleteninin Tuna Üzer olduğunu, kaza tarihi itibariyle zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı sigorta tarafından yapıldığını, maluliyet tazminatının ödenmesine ilişkin başvurusunun haksız olarak reddedildiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL tedavi gideri, 300,00 TL sürekli iş göremezlik, 300,00 TL geçici iş göremezlik, 300,00 TL çalışma gücü kaybı tazminatı ve 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru dava şartının usulüne uygun olarak yerine getirilmediğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin teminat dahilinde olmadığını, davacının sürekli sakatlığının Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, zararın hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, faiz talebinin yerinde olmadığını, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeni ile tazminattan indirim yapılmasının gerekeceğini, davacının ceza soruşturması sırasında uzlaşmayı kabul etmesi halinde eldeki davanın dinlenemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalılar Tuna Üzer ve Ahmet Üzer vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, kazanın oluşumunda davacının kusurlu olduğunu, müterafik kusurunun da bulunduğunu, öncelikle sigortadan zararın tazmin edilmesi gerektiğini, maluliyete ilişkin illiyet bağının ispatlanması gerektiğini, kazadan sonra müvekkillerinin davacı ile ilgilendiklerini, manevi bir zararın doğmadığını, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle kusurlu yan ve sigortacısı aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalının belirsiz alacak davasına ilişkin itirazının zararın kesin olarak yargılama sonunda ortaya çıkabileceği anlaşıldığından yerinde olmadığından reddine, uzlaşmaya ilişkin itirazın Anayasa Mahkemesi'nin müstakar içtihatları gözetilerek reddine, başvuru dava şartına ilişkin itirazın eksik evrak yargılama aşamasında tamamlanabileceğinden reddine, ıslaha ilişkin zamanaşımı savunmasının KTK'nun 109. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı sigorta nezdinde düzenlenen sigorta poliçesi ve hasar dosyası, tarafların ekonomik ve sosyal durumunun araştırılmasına ilişkin kolluk tutanağı, davacının kaza nedeniyle görmüş olduğu tedaviye ilişkin tüm evrak, davacıya kaza nedeni ile ödeme yapılmasına ilişkin SGK yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Kazanın oluşumuna ilişkin olarak taraf tanıkları Mahkememizde ve talimat mahkemesi aracılığı ile beyanda bulunmuşlardır. ... Adli Tıp Kurumu 21/07/2023 tarihli raporunda, tarafların kusur oranlarını belirlemiş, davalının %75 kusurlu olduğunu bildirmiştir. Tanık beyanları alındıktan sonra alınan 09/05/2024 tarihli ek raporda, kök rapordaki beyanlarını tekrar ettiklerini bildirmişlerdir. Mahkememizce de kusur oranı oluşa uygun bulunarak kazanın oluşumunda davalı yanın %75 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 27/11/2025 tarihli raporda; davacının engel oranının %0 olduğu, 3 ay süre ile işgöremezlik halinde kaldığı, bu sürede başkasının yardımına muhtaç olmadığı bildirilmiştir. Raporun kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan yönetmelik uyarınca düzenlendiği de gözetilerek (Yargıtay 4. HD 2021/4651 esas 2021/8345 karar) oluşa uygun görülerek karar vermeye yeterli bulunmakla mahkememizce itibar edilmiştir. Doktor ve aktüer bilirkişi 22/02/2026 tarihli raporunda, davacının maddi zararını hesaplayarak kusur durumuna göre 17.629,56 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.500,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi masrafı talep edebileceğini bildirmiştir. Dosyadaki verilere uygun olmakla rapora itibar edilmiştir. Poliçede tedavi gideri teminatının bulunduğu anlaşılmakla davalı yanın bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatından sorumlu olmadığına dair savunmasına itibar edilmemiştir. Davalı hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmasını talep etmiştir. Davacının içinde bulunduğu aracı eski eşi olan tanık Duran Çevrük kullandığından hatır taşımasının şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. Müterafik kusura ilişkin olarak ise dosya kapsamında bir delil bulunmadığı, kaza tespit tutanağında bu yönde bir belirleme olmadığı gibi kaza anında davacının yanında bulunan davacı tanığının emniyet kemeri taktığına dair beyanı, davalı tanığının bu yönde görgüye dayalı bilgisinin bulunmaması, yaralanmanın niteliği gözetilerek bu yöndeki savunmaya itibar etmenin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. Toplanan delillere göre, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araç ile davacının yolcu olarak içinde bulunduğu aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak zarar gördüğü, zararın TBK'nun 49. ve 54. maddeleri uyarınca tazmininin gerektiği, davacının maluliyet durumunun usulüne uygun bulunan raporla belirlendiği, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından da tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkememizce de belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davacının talep edebileceği tazminat miktarının aktüer ve doktor bilirkişi tarafından hükme esas alınan raporla belirlendiği, davacının bilirkişi raporuna göre 10/04/2026 tarihli dilekçesi ile talebini artırdığı, davacının daimi sakatlığı bulunmadığından bu alacak kalemine ilişkin talebin reddi gerektiği, davacı vekilinin ıslah dilekçesinde çalışma gücü kaybı ve geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebin aynı mahiyette olduğuna ilişkin beyanı da gözetilerek davacının geçici iş göremezlik zararı ve SGK tarafından karşılanamayan tedavi giderinin davalılarca tazmini gerektiği değerlendirilmiştir. Davacının sigorta şirketine başvurusunun eksik evrakla yapıldığına ilişkin somutlaştırma bulunmadığı gibi mahkememizce bu yönde belirleme yapılamadığından başvurudan 8 iş günü geçtikten sonra davalı sigortanın temerrüte düştüğü, diğer davalıların kaza tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek araç hususi nitelikte olmakla yasal faiz talebinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir. Manevi tazminata ilişkin talebin değerlendirilmesinde ise, TBK'nun 56. maddesi gözetildiğinde davaya konu kazanın davacının manevi acı ve ızdırap duymasına neden olduğu, bu hali ile davacının manevi tazminat talebinin yerinde olduğu, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirebilecek ve var olan durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktarının her olayın şartlarına göre değerlendirilmesinin gerekeceği; davacının maluliyet oranı, olay tarihi, oluş biçimi, olayın özellikleri, ekonomik ve sosyal olgular ile olaydaki kusur durumu, yargılamanın geçirdiği safahat, enflasyonist ortam, davacının yaralanması kalıcı sakatlık bırakmamış ise de kaburgalarında kırığa neden olması da dikkate alındığında davacının manevi tazminat davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, Davacının maddi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile, 17.629,56 TL geçici maluliyet tazminatı, 1.500,00 TL tedavi gideri tazminatının davalı sigortadan poliçe limitlerinde sorumlu olmak kaydı ile 09/01/2024 temerrüt, davalılar ...'den 11/12/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacının manevi tazminata ilişkin davasının kabulü ile, 75.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... .... .... 'den 11/12/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Maddi tazminata ilişkin alınması gereken 1.306,74 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat KAYDINA, Manevi tazminata ilişkin alınması gereken nispi 5.123,25 TL harcın davalılar ... .... .... 'den alınarak Hazineye irat KAYDINA, 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 3.544,41 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiye kısmın davacıdan alınarak hazineye irat KAYDINA,

Maddi tazminat yönünden davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına 19.429,54 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Maddi tazminat yönünden davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davalılar yararına 300,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesinei, Manevi tazminat yönünden davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar Ahmet Üzer ve Tuna Üzer'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Adli yardım kararı nedeni ile suç üstü ödeneğinden karşılanan toplam 5.555,00 TL adli tıp masrafının, 375,00 TL e - tebligat masrafının, 795,00 TL tanık tebligat masrafının, 530,00 TL normal tebligat masrafının ve bilirkişilere ödenen 12.000,00 TL'nin toplamı olan 19.255,00 TL'nin kabul red oranına göre 18.957,69 TL'sinin davalılardan, 297,31 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, Davalı Ahmet Üzer tarafından yapılan UYAP sisteminde kayıtlı 295,50 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 4,57 TL'sinin davacıdan alınarak davalı Ahmet Üzer'e verilmesine, bakiye kısmın davalı Ahmet Üzer üzerine bırakılmasına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair; hazır bulunan tarafların yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/05/2026

¸¸ ¸¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/195, K. 2026/417, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-195-e-2026-417-k-0ce18c3a8357