İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/167 E. 2025/393 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/167
- Karar No
- 2025/393
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/167 Esas KARAR NO : 2025/393
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/02/2023 KARAR TARİHİ : 21/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket'e ait dava konusu haberlerin www.......com.tr alan adlı internet sitesinde izinsiz yayınlanması nedeni ile haklarının ihlal edildiğini, davalının, müvekkili şirket'in hak sahibi olduğu içerikleri kullanarak internet sitesine erişim-tıklanma sayısını arttırdığını, böylece daha fazla trafik ve reklam almış olduğunu, davalı bu fiili ile müvekkili şirket’e ait olan haberleri yeniden yayınlamak suretiyle haber üzerinden haksız bir biçimde kar elde etmekte olduğunu, izne dair uyarı müvekkili şirket'in internet sitesinde belirtilmiş olmasına rağmen, davalı’nın, müvekkili şirket'ten hiçbir izin almaksızın yaptığı bahsi geçen yayın sebebiyle, müvekkili şirket'i zarara uğratmakta ve bu yayın sayesinde, müvekkili şirket'in hak sahibi olduğu içeriği kullanarak haksız bir biçimde kar elde etmekte olduğunu, bu nedenle davalı aleyhine maddi tazminat hükmedilmesinin bütün şartlarının oluştuğunu, davalı taraf'ın müvekkili şirket'e ait içeriği kullanarak tıklanma sayısını ne kadar arttırdığı ve bu sayede ne ölçüde fazladan haksız kar elde ettiğinin, bu aşamada taraflarınca bilinmesi ve öngörülebilmesinin mümkün olmadığını, nitekim HMK m.107/1 uyarınca;"davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." bu nedenle de işbu davanın HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak, hukuka aykırı şekilde yayınlanan Müvekkiline ait her bir içerik için şimdilik 1.000,00-TL maddi 10.000,00-TL manevi bedel ile açılan davanın yargılama aşamasında yapılacak inceleme sonucunda müvekkili şirket'in gerçek zararı tespit edildiğinde, taleplerini HMK m.107/2 uyarınca arttırılacaklarını, haksız rekabetten kaynaklı 1.000,00-TL maddi ve 10.000,00-TL manevi tazminatın haberin yayınlandığı tarih itibariyle işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tazminini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket, yayın hakkının kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü yazıların bir kısmı makale, bir kısmı ise muhabirlerin üçüncü kişilerin görüşlerini de içeren haberleri olduğunu, davacı şirketin, köşe yazıları için, telif haklarının kendisine ait olduğunun ispatlamasının gerektiğini, ..... imzalı yazıların hak sahibinin bu yazarların bizzat kendisinin olduğunu bu yazarlardan telif ve diğer hakların devralındığını, davacı şirketin ispat etmesi gerektiğini, Haber içerikli diğer yayınlarda da, muhabirlerin kaleme aldıkları haberlerin sözkonusu olduğunu, davacı şirketin bir belge sunmadan maddi ve manevi hakları kullanmaya kalkmasının kanuna aykırı olduğunu, aktif dava ehliyeti eksikliğinden davanın reddini, kendilerine ait yayınlar hakkında takas def'ilerinin bulunduğunu, gerek köşe yazısında ve gerekse muhabirlerin haberlerinde, üçüncü şahısların görüşleri ve aktardıkları bilgilerin bulunmakta olduğunu, üçüncü kişilerin aktardıkları bilgi ve görüşlerin telif haklarının yine bizzat kendilerine ait olacağını, davacı şirketin, üçüncü şahıslardan, dava konusu yazı veya haberlerde yer verilen görüşleri sebebi ile telif ve dava haklarını devralındığını ispat etmek zorunda olduğunu, bu belge sunulmadan açılan davanın reddedilmesini, manevi tazminat için, sadece yazı sahibi veya haberin muhabiri tarafından talepde bulunulacağı, maddi hakları devir alan davacı şirketin manevi tazminat talep edemeyeceğini, bu açıdan manevi tazminat talebinin aktif husumet ehliyeti bulunmadığından tümü ile reddini istemiştir. DELİLLER : ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi 10.08.2023 tarihli raporunda; Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi, nihayetinde bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olmak üzere, anlatılan görüş ve gerekçelerle, nihai takdir ve değerlendirme Yüce Mahkemeye ait olmak üzere; tarafımca yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; 1.Davacının çevrimiçi (internet) gazetesinde yayımlanan haber ve köşe yazılarının fikri emek ve çaba içermelerinden dolayı FSEK madde 2'de sayılan nitelikte ilim ve edebiyat eseri oldukları, ancak m. 36 kapsamında gazete münderecatı da oldukları, 2. Davacının gazetesinde (internet gazetesinde) davaya konu köşe yazıları ve haberlerin yayınlanması ve yayın haklarının davacıya ait olması nedeniyle davacının mali hak sahibi olduğu, 3. Davacının FSEK madde 36'da belirtilen istisnayı aşarak davacının eserlerini yasaklanmış olmasına rağmen tamamını kullanmakla davacının çoğaltma (FSEK m.22), yayma (FSEK m.23), temsil (FSEK m.24), umuma iletim (FSEK m.25) gibi mali haklarını ihlal ettiği, 4. Davalının FSEK 68. ve 70. Maddeler kapsamında tazminat talep edebileceği gibi yine haksız rekabetten dolayı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği, 5. Davacının haksız rekabet nedeniyle uğradığı zararı ispat etmesi gerektiği, ancak köşe yazıları ve haberlerin rayiç bedellerinin davacının uğradığı zarar kadar olduğu, bunun miktarının tespiti için davacının yazıların değerini bildirmesi gerektiği, 6. Haksız rekabet nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluştuğu, ancak tazminat miktarı takdirinin Yüce Mahkemeye ait olduğu, Sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup; ancak, Yüce Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, sair hususların Yüce Yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığını bildirmiştir. Bilirkişi 17.01.2024 tarihli raporunda; Mahkemenizce; "Davacı ve davalının talep ve itirazları doğrultusunda rapor tanziminin istenmesine” karar verilmiş ve “Bilirkişi Yemin ve Teslim Tutanağı” ile ek rapor hazırlamak üzere dosya tarafıma tevdi edilmiştir. Tetkik Ve Tespit Edilen Hususlar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık; “FSEK kapsamında davalı tarafından haksız iltibasın yapılıp yapılmadığı, hangi oranda yapıldığı, davacının zararının mevcut olup olmadığı, zarar mevcut ise davacının talep ettiği tazminatların ne şekilde hesaplanacağı” şeklinde özetlenebilir. Davaya konu haber içerikleri ve köşe yazılarının FSEK' e göre eser nitelikleri: Günlük olaylara, bir adli olaya, bir siyasi olaya vs.ye ilişkin haber ve köşe yazıları sırf olayı aktarmakta oldukları için eser mahiyeti taşımazlar, zira bunların içeriğinde onu yazanın sadece gördüğü ve işittiğini aktarması söz konusudur (Öztan Fırat, Fikir ve Sanat Eserleri Hukuku Ankara 2008 s.467). İstisnai olarak haber içeriği ve köşe yazılarında, yazanın kattığı yorumlar ve yazının bütünsel sistematiğinin içerdiği üslup ve orijinalite varsa bu halde haber içeriği FSEK 2/1 anlamında dil veya yazı ile ifade olunan eser vasfını haiz olabilecektir. FSEK fikri değil, fikrin ifade edilişini, yani üslubu korumaktadır. Haber ve köşe yazısı niteliğinde bir fikri ürünün eser niteliği taşıması için harcıâlem niteliği aşarak eser sahibinin hususiyetini taşıması gerekmektedir. Dava konusu içerikler de bu mahiyette olup eser niteliğine haizdirler. FSEK m. 36/I uyarınca, Basın Kanunu’nun (BasınK) 15. Maddesi hükmü saklı kalmak kaydıyla, basın veya radyo tarafından umuma yayılmış bulunan günlük havadisler ve haberler serbestçe iktibas olunabilecektir. Günlük havadis ve haberler, sırf bir olayı nakletmekte oldukları için ve çoğunlukla bir hususiyet de taşımadıklarından, kural olarak FSEK anlamında eser degildir. Her ne kadar hususiyet taşıyan bir biçimde oluşturulmuş haberler bulunsa da, günlük havadisler ve haberler kimsenin tekelinde olmayan, her görenin yahut duyanın bir başkasına serbestçe anlatabileceği olaylardır ve bu nedenledir ki FSEK m. 36/I’de, esasen fikrî haklara getirilmiş bir sınırlamadan söz edilemez. Yani nakledenin hususiyetini taşıyan bir yayın da, içeriğini teşkil eden haber ve havadis açısından, serbest kullanıma açıktır (Ayiter, Nûsin: Hukukta Fikir ve San’at Ürünleri, 2. Bs., Ankara, Sevinç, 1981. s. 161; Erel, Safak N.: Türk Fikir ve Sanat Hukuku, 3. Bs., Ankara, Yetkin, 2009, s. 263.). Havadis ve haberler, basın aracılığı ile bir kez yayımlanmakla topluma mal olmuş sayılır ve böylece herkes onlardan yararlanma hakkını elde eder. İşte bu nedenle FSEK’in 36. maddesinde kabul edilen bu serbesti, aslında fikrî hukuktaki teknik anlamı ile bir iktibas serbestisi değildir. Ancak basın içeriğinde, haber ve havadis dışında FSEK anlamında eser niteliğini haiz fikrî ürünler de pekâlâ bulunabilir. İste ancak eser niteliğini taşıyan bu gibi basın içeriği FSEK’in eserler için sağladığı korumadan yararlanır (Ateş, Mustafa: Fikir ve Sanat Eserleri Üzerindeki Hakların Kapsamı ve Sınırlandırılması, 1. Bs., Ankara, Seçkin, 2003.s. 328; Erdil, Engin: İçtihatlı ve Gerekçeli Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Serhi, 1. Bs., İstanbul, Beta, 2005., s. 342). Dolayısıyla Kök Rapordaki, dava konusu haber içerikleri ve köşe yazılarının FSEK kapsamında eser oldukları ve korundukları görüşümüzü korumaktayız. Maddi Tazminatın Değerlendirilmesi: Kök bilirkişi raporunun sonuç ve kanaat başlıklı paragrafının 5. maddesinde maddi tazminatın hesaplanması hususunda: "Davacının haksız rekabet nedeniyle uğradığı zararı ispat etmesi gerektiği, ancak köşe yazıları ve haberlerin rayiç bedellerinin davacının uğradığı zarar kadar olduğu, bunun miktarının tespiti için davacının yazıların değerini bildirmesi gerektiği" denilmişse de yapılacak maddi tazminat hesabı bakımından eldeki veriler yetersizdir. Online haber sitesi sahipleri 2 tip kazanç sağlamaktadır. Bunlardan ilki ..... adlı tarayıcıda haberin bulunduğu sitenin ismini aratarak linke tıklama suretiyle meydana gelen kazançlar, ikincisi ise haberin paylaşılmış olduğu sayfada haberin sağında ve solunda bulunan reklamlara tıklanılması suretiyle meydana gelen kazançlardır. Dolayısıyla davacının maddi tazminat talebinin hesaplanabilmesi için .... adlı şirketin online haber sitesi sahiplerine düzenli periyotlar halinde göndermiş olduğu istatistiksel raporlar ile her iki tıklama metodu için ayrı ayrı düzenlenen verilere ulaşılması ve bu kapsamında zarar hesabı yapılması gerekmektedir. Sonuç Ve Kanaat: Takdiri mahkemeye ait olmak üzere; tarafımızca yapılan inceleme ve sonucunda; 1-Kök raporda yer alan ve yukarıda da sayılan sonuç ve kanaatleri muhafaza ettiğimizi, 2-..... adlı şirkete, sayın Mahkemeniz tarafından müzekkere yazılarak tık oranlarına ilişkin verilerin dosyaya gönderilmesinin sağlanması ve bu kapsamda gelecek veri raporlarında inceleme yapmak üzere dosyanın hesaplama alanında uzman bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesi gerektiği, kanaatine ulaştığımızı saygıyla arz ederiz. Bilirkişi 01/04/2024 tarihli raporunda; Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi, nihayetinde heyetimize verilen görev kapsamında, yukarıda açıklanan görüş ve gerekçelerle, nihai takdir ve değerlendirmeler sonucunda, 1. Davalı yan .... gazetesinin internet sitesinde, Davacı ..... gazetesinin internet sitesinde yayınlanan yazıların, yayın tarihlerine bakılınca sistematik olarak belirli aralıklara alıntılandığı, 2. Davacı ..... gazetesinin internet sitesinde yayınlamış olduğu yazıların, aynı gün ve aynı tarihte, izinsiz olarak ..... gazetesinin internet sitesinde/ rakip bir gazetede yayınlanmış olmasının bir hak kaybı olabileceği, 3. Davaya konu yazıların, ulusal boyutta ilgilenilecek nitelikte haber ve köşe yazıları olduğu, 4. Davalının izin almadan davacının yazılarını yayınladığı gibi, iktibas kurlarına da uymadığı, 5. Davalı, davacının yazılarını kısaltarak almamış ya tamamını ya da tamamına yakın kısmını sürekli olarak alıntılamaya devam ettiği. 6. Davalı ..... gazetesi internet sitesinin, kaynağın adını, tarih ve sayısını, makale ya da haber sahiplerinin adını, sitenin ve ilgili haberin linkini alıntılamalarda eksik verdiği ve iktibas kurallarına uymadığı, Sonuç ve kanaatlerine ulaşıldığını bildirmiştir. Bilirkişi 23/09/2024 tarihli raporunda; Dava haksız rekabete dayandırılmıştır. Bu durumda davacı zararını ispat etmek zorundadır. Kök raporumuzda ayrıntıları ile belirttiğimiz gibi her alıntı kendi içinde sektörel bazda değerlendirilmiş, alıntı yapılan 20 adet haber ve köşe yazısı yayınlanmış olduğu tarihlerdeki, parça başı yapılacak ortalama piyasa rayiçleri de dikkate alınarak ödemeler şöyle olacaktı: 1. 01.02.2022 tarihli alıntılama 10,000,00 TL 2. 03.02.2022 tarihli alıntılama 7.500,00TL 3. 08.02.2022 tı lıntılama 5.000,00 TL 4. 10.02.2022 tarihli alıntılama 5.000,00 TL 5. 21.02.2022 tarihli alıntılama 5.000,00 TL 6. 13.05.2022 tarihli alıntılama 5.000,00 TL 7. 04.07.2022 tarihli alıntılama 5.000,00'TL 8. 08.07.2022 tarihli alıntılama 5.000,00 TL 9. 21.07,2022 tarihli alıntılama 5.000,00TL 10. 16.09.2022 tarihli alıntılama 5.000,00TL 11. 01.12.2022 tarihli alıntılama 5.000,00 TL 12. 12,12.2022 tarihli alıntılama 5.000,00TL 13. 19.12.2022 tarihli alıntılama 5.000,00 TL 14. 14.19.2022 tarihli alıntılama 5.000,00TL 15. 11.01.2023 tarihli alıntılama 7.500,00 TL 16. 16.01.2023 tarihli alıntılama 5.000,00 TL 17.18.01.2023 tarihli alıntılama 5.000,00 TL 18. 23.01.2023 tarihli alıntılama 5.000,00 TL 19. 26.01.2023 tarihli alıntılama 5.000,00 TL 20. 30.01.2023 tarihli alıntılama 5.000,00 TL= toplamda her birinin bedeli yukarıda açıklanan emsal, parça başı 20 adet alıntılama yazı için toplamda 110.000,00 TL ödeyebileceği Yüce Mahkemenin takdirine arz edilmişti. NOT: Bir defa daha tekrar ederiz ki 12 ve 14 sıra numaralı alıntılamanın emsal değerleri ilk olarak 5000,00 TL değil 500,00 TL olarak sehven yazılmış, fark edilince düzeltme gereği duyulmuştur. SONUÇ VE KANAAT: 1. Davalı ..... gazetesinin internet sitesinde Davacı ..... gazetesinin internet sitesinde yayınlanan yazıların, yayın tarihlerine bakılınca sistematik olarak belirli aralıklarla alıntılandığı, 2. Davacı .... gazetesinin internet sitesine yayınlamış olduğu yazıların, aynı gün ve aynı tarihte, izinsiz olarak..... gazetesinin internet sitesinde /rakip bir gazetede yayınlamış olmasının bir hak kaybı olabileceği, 3. Davaya konu yazıların, ulusal boyutta ilgilenecek nitelikte haber ve köşe yazıları olduğu, 4. Davalının izin almadan davacının yazılarını yayınladığı gibi, İktibas kurallarına da uymadığı, 5. Davalı, davacının yazılarını kısaltılarak almamış ve tamamını ya da tamamına yakını kısmını ufak tefek ekleme ve çıkarmalarla sürekli olarak alıntılamaya devam ettiği, 6. Davalı ..... gazetesi internet sitesinin kaynağın adını, tarih ve sayısını, makale ya da haber sahiplerinin adını, sitenin ve ilgili haberin linkini alıntılamalarda eksik verdiği ve iktibas kurallarına uymadığı, 7. Toplam 20 adet alıntılamanın yayınlandığı tarihlerdeki emsal ortalama parça başı değerlendirmeler ile bir bedel ödeyecek ise toplamda 110.000,00 TL bedel ödeyebileceği, Sonuç ve kanaatlerine ulaşıldığını bildirmiştir. Bilirkişi 21/01/2025 tarihli raporunda; Mahkemece heyetimize verilen görev doğrultusunda, davacının internet gazetesinde davalının 3 adet yazısının izin alınmadan alıntılama yapıldığı ve bu yazıların da rayiç bedelinin toplamda 25.000,00 TL olduğu, Davalı .... gazetesi internet sitesinin kaynağın adını, tarih ve sayısını, makale ya da haber sahiplerinin adını, sitenin ve ilgili haberin linkini alıntılamalarda eksik verdiği ve iktibas kurallarına uymadığı; Toplam 20 adet alıntılamanın yayınlandığı tarihlerdeki emsal ortalama parça başı değerlendirmeler ile bir bedel ödeyecek ise toplamda 110.000,00 TL bedel ödeyebileceği, Yüce Mahkeme mahsuplaşmayı uygun görürse Davalının, Davacıya 110.000.00 - 25.000.00= 85.00,00 TL ödeyebileceğini bildirmiştir. Davacı vekilinin 10/05/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 22.02.2023 tarihli dava dilekçesi dahilinde her ne kadar 1.000,00-TL maddi, 10.000,00-TL manevi tazminat talep etmişler ise de maddi tazmina taleplerini dosyada mübrez bilirkişi raporlarına istinaden 109.000,00-TL tutarında bedel arttırımına giderek 110.000,00-TL maddi tazminat talep etmekle birlikte haberlerin yayınlandığı tarih itibariyle işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tazminini talep etmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Takas ve mahsup bir defidir. Bu itibarla, ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınamaz. Takas, karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi, defi olarak da ileri sürülebilir. Takasın defi olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup defi nedeni ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir.(Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/6133 Esas 2022/4742 Karar)
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; davacıya ait haber içeriklerinin davalı tarafından kendi internet sitesi üzerinden izinsiz olarak paylaşıldığı, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği, denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davalı tarafın bu haberleri satın almış olsaydı ödemesi gerekli miktarın 110.000,00 TL olarak hesaplandığı, davacı vekili tarafından belirsiz alacak talebinin 110.000,00 TL olarak belirlendiği, davalı şirketin dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davalının süresi içerisinde takas defini ileri sürdüğü ve talebine konu paylaşımların bedelinin toplamda 25.000,00 TL olduğu, yargılamaya konu haber içeriklerinin davalı tarafından izinsiz paylaşılmasının davacı şirketin ticari itibarını zedelemediği ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığı değerlendirilmekle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Takas def'inin kabulü ile; 85.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Manevi tazminat şartları oluşmadığından talebin reddine, 3-Alınması gerekli 5.806,35 TL harçtan davacı tarafça yatırılan (187,86 TL peşin harç, 1.862,00 TL tamamlama harcı) 2.049,86 TL harcın mahsubuyla bakiye 3.756,49 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 187,86 TL peşin harç, 1.862,00 TL tamamlama harcı, 179,90 TL başvurma harç olmak üzere toplam 2.229,76 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 19.999,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 14.165,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Maddi tazminat talebi bakımından reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 25.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Manevi tazminat talebi bakımından reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 10.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk ücreti olan 3.200,00 TL'nin kabul ve red oranı üzerinden takdiren 2.266,00 TL sinin davalıdan 934,00 TL sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 10-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/04/2025
Katip ..... ¸
Hakim .....