İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/218 E. 2025/421 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/218
Karar No
2025/421
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2025/

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : VEKİLİ : Av DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVA : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/11/2019 KARAR TARİHİ : 15/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/05/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından iştigal alanı çerçevesinde, davalı donatının maliki olduğu IMO numaralı ... isimli geminin davacıya ait yüklerin ...'ten ...'a taşınması amacıyla kiralandığını, taraflar arasındaki taşımaya ilişkin şartlar '...' (bağlantı notu) tahtında belirlendiğini, davacı taraf ile davalı donatanın navlun sözleşmesi hususunda görüştüklerini ve anlaştıklarını, tarafların ... isimli geminin 05/07/2019 ve 10/07/2019 tarihleri arasında yükleme limanı olan ...'ta hazır olması hususunda anlaştıklarını , davacının ilgili tarihlerde davacı yüklemeye ilişkin tüm masrafları karşılayarak hazırlıkları yaptığını ancak ilgili geminin anlaşılan tarihte yükleme limanına gitmediğini ve gidip gitmeyeceğine ilişkin bir bilgi de verilmediğini, yükün varış limanındaki alıcısı ... Ticaret Ltd. Şti. İle yükleme limanındaki ilk satıcısı olan ... nezdindeki sorumluklarından ötürü davacının 35,005 doları ödeme yapmak zorunda kaldığını, davacı işbu alacağını tahsil etmek amacıyla ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/ D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talep edildiğini, talebin kabul edildiğini, kararın ... 16. İcra Müdürlüğünün 2019/... dosyası ile infaz edildiğini , davalı tarafın haksız ve mesnetsiz olarak icra takibine itiraz ettiğini beyanla itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/ Değişik iş sayılı dosyasında ... isimli gemi aleyhine 16/08/2019 tarihinde ihtiyati haciz kararı aldığını, bu hacze yapmış oldukları itiraz neticesinde ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verildiğini ve kararın istinaf edildiğini ve ... Bölge Adliye Mahkemesinin 2019/ esas sayılı dosyası ile istinaf incelemesinde olduğunu, davacı tarafın yabancılık teminatı yatırması gerektiğini, taraflar arasında navlun sözleşmesinin bulunmadığını ve davacı tarafın davasını dayandırdığı ... (bağlantı özeti) formundaki belgede uyuşmazlıkların ...'da ... yoluyla çözülebileceği şartı bulunduğunu ve bu nedenle davanın milletlerarası yetkisi/görevi olmadığını, ... isimli gemiyle taşınacak yüklerin satımına ilişkin sözleşmelerin iptal edilmiş ise bu yüklerin taşınması için başka bir geminin kiralanmış olmasının mümkün olmadığını, ortada ... isimli gemiyle yapılacak eşya taşımasına ilişkin bir sözleşme bulunmadığını bu nedenle ... isimli yükleme gemisinin limana gitmemesi nedeniyle başka bir geminin kiralandığına ilişkin bir vakıanın olmadığını, davacının yabancılık teminatı göstermesini, kesin süre içerisinde yabancılık teminatının gösterilmemesi durumunda davanın usulden reddini, İİK M. 67 uyarınca davacının %20 'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir. DOSYANIN SAFAHATI: Mahkememizin 2019/ esas, 2020/ karar 04/12/2020 tarihli kararı ile; HMK 116/1-b maddesi uyarınca ... itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Mahkememiz kararının davacı vekilince istinaf isteğinde bulunulması üzerine dosyanın istinaf mahkemesine gönderildiği, ... BAM 5. Hukuk Dairesinin 2021/ esas 2023/ karar 26/01/2023 tarihli kararı ile "5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 48/1. maddesine göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nun 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir. MÖHUK'un 48/2. maddesinde ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır. Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile ... arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir.Somut olayda, davacı şirket yabancı menşeili olup ... uyrukludur. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davacının tabiiyetinde bulunduğu ... ile ... arasında karşılıklılık esasına göre çok taraflı veya ikili anlaşmalarla yahut fiili mütekabiliyet esasına göre bir muafiyet olup olmadığı hususunun ... Dış İlişkiler ve ... Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından davalının ... ve diğer itiraz nedenleri üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan hususun göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilerek dosyanın mahkememize gönderilerek 2023/ esasına kaydedilerek yargılamaya devam edildiği görülmüştür. KALDIRMA KARARINDAN SONRASI DELİLLER: ... Dış İlişkiler ve ... Genel Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, davacının tabiiyetinde bulunduğu ... ile ... arasında karşılıklılık esasına göre çok taraflı veya ikili anlaşmalarla yahut fiili mütekabiliyet esasına göre bir muafiyet olup olmadığı hususlarının sorulduğu, verilen cevabı yazıda; ... ile ... arasında teminattan muafiyeti öngören ikili bir anlaşma olmadığı, ...'nin ... Sözleşmesi'ne de taraf olmadığı gibi Ülkemiz ile ... arasında teminattan muafiyete ilişkin hukuki veya fiili mütekabiliyet bulunmadığı bildirildiğinden davacı tarafa 30.000,00 TL yabancılık teminatı yatırılması için süre verilmiş olup verilen sürede de teminat yatırıldığından yargılamaya devam olunmuştur.Mahkememiz dosyası bir deniz ticareti konusunda uzman bilirkişi bir deniz taşımacılığı konusunda uzman, bir SMMM bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilerek; 19/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... (bağlantı özeti) tahtında yapılan navlun sözleşmesinin tarafları sorumluluk altına soktuğu, Donatanın gemisini ( ...) belirlenen tarihlerde (1-10.07.2019) yükleme limanına getirip yükünü yüklemediği ve çağrılara cevap vermediği, Anlaşma gereği ... olarak imzalanan sözleşmede yükleme limanında yapılan masraflar satıcıya aittir. Tazminat, kamyon masrafı, acenta, gümrük ve depolama masrafları olarak da adlandırılan 35.000 USD’lık harcamanın alıcı tarafından yapılan cayma sözleşmesi ile satıcıya fatura edilmesinin anlaşılamadığı, Sözleşme gereği geminin bekleme günleri 1-10.07.2019 tarihleridir. Ancak Cayma Sözleşmesi ve Fesih için 10.07.2019 tarih ve saat 24:00 iken Cayma Sözleşmesinin 10.07.2019 tarihinde, yani yasal süresi dolmadan yapıldığı, Borçlar Kanununun 44/1 maddesinin "Hiç kimse kendi kusurdan yararlanamaz" ilkesine dayandığı kabul edilmektedir. Zarar gören kendi davranışı ile zarara neden olmuş ise, bu zarar başkasına yüklenmemelidir olgusunun geçerli olduğu, Yasal süresi dolmadan Cayma Sözleşmesi’nin 10.07.2019 tarihinde yapılması nedeniyle davacının zararının bulunmadığı ve talep edilen faturanın da zarara uygun olmadığı, 10 Haziran 2019 tarihinde ... TİCARET LTD. STİ. ve ... ... arasında yapılan “SATIŞ SÖZLEŞMESİ”nde ... bulunmaktadır. ... ... TİCARET LTD. STİ. ve ... ... arasında geçerlidir Bu itibarla ...’nun davacı ve davalı arasındaki uyuşmazlıkta geçerli olmadığı," hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, deniz taşımacılığında kaynaklanan zararın tazmini amacıyla yürütülen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından ... 5. Genel İcra Dairesinin 2019/... esas sayılı ( kapatılan ... 19. İcra Dairesinin 2019/... esas) dosyası üzerinden ... numaralı ... gemisi donatanı ...'ya izafeten ... ve Gemi Centeliği Ticaret Ltd. Şti aleyhine 35.005,00 USD asıl alacak, 235,00 USD takip öncesi işlemiş faiz, 123,90 TL İht. Haciz masrafı ve 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti alacak kalemlerinin tahsili istemiyle icra takibi başlattığı, takibe itiraz üzerine ise bu kez davacı tarafından ... gemisi donatanı ...'yı temsilen gemi kaptanı ... karşı itirazın iptali istemli eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesi gereğince ancak takipte borçlu olarak gösterilen kişilere karşı açılabilir. Diğer bir ifade ile takipte borçlu olarak yer almayan kişiye karşı itirazın iptali davacı açılamaz bu kişinin davada taraf olması mümkün değildir. Somut olayda ise, davacı tarafından icra takibi izafeten acenteye karşı başlatılmasına rağmen eldeki itirazın iptali davası gemi kaptanına karşı yöneltilmiştir. Bu haliyle takipte borçlu olarak yer almayan kişiye karşı dava açılamayacağından davacının davasının usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Diğer taraftan, davacı tarafça 12/02/2020 tarihli dilekçe ile, husumetin acenteye yöneltildiğinin kabul edilmesini aksi halde HMK'nin 124/4 maddesi uyarınca davalının acente olarak değiştirilmesini talep etmişse de, dava dilekçesinde açıkça husumet gemi kaptanına yöneltilmiş olup, davacı tarafça acentenin bilinmesine rağmen davanın acenteye yönlendirilme imkanı varken gemi kaptanına yönlendirilmesi açıkça maddi hattadan kaynaklanmadığı gibi kabul edilebilir bir yanılgıya da dayanmadığından taraf değişikliği talebinin dinlenebilir olmadığından bu yöndeki iddialara itibar edilemeyerek acente gerekçeli karar başlığında gösterilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davacının davasının USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın 2.413,11-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.797,71-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK madde 333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/04/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/218, K. 2025/421, T. 15.04.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-218-e-2025-421-k-aa4bace91800