İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/230 E. 2025/219 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/230
- Karar No
- 2025/219
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "Kısmen Kabul - Kısmen Red" ESAS NO:2023/230 Esas KARAR NO:2025/219
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ:10/04/2023 KARAR TARİHİ:15/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının ... numaralı fatura ve ... numaralı faturalarardan kaynaklı davalıdan alacaklı olduğunu, davacı şirket üstlenmiş olduğu edimleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, vermiş olduğu tüm hizmetlere karşılık olarak faturalar düzenlendiğini ve davalı tarafa gönderdiğini, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı tarafından davalı şirket aleyhine ödenmeyen faturalardan kaynaklanan alacakların tahsili yolunda ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası kapsamında takip başlatıldığını, davalı takibe itiraz ettiğini ve takip durduğunu beyan ederek, davalının ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır. DELİLLER: ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, davacı ve davalı şirketin ticari defter ve kayıtları, Küçükköy Vergi Dairesinin 10.05.2023 tarihli müzekkere cevabı, yemin, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine taşıma sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağı nedeniyle İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taşıma sözleşmesinden doğan edimlerini gereği gibi yerine getirip fatura düzenlenmesine rağmen davalı tarafça 19/12/2022 tarih ... numaralı fatura ve 03/03/2023 tarih ... numaralı faturalara haksız olarak itiraz ettiğini, borcun ödenmediğini ve bu nedenle başlatılan davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış olduğundan davacının ileri sürmüş olduğu bütün vakıaları inkar etmiş sayılmıştır. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 31/03/2023 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. İcra takip dosyasının incelenmesinde; ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyası ile davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 123.826,56 TL asıl alacak, 41.000,00 TL asıl alacak, 239,17 TL işlemiş faiz ve 1.356,37 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 166.402,10 TL borcun ödenmesi amacıyla 09/03/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 15/03/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 10/03/2023 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın ve davanın süresi içerisinde olduğu anlaşılmıştır. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Talimat Sayılı dosyasından davacı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için alınan mali müşavir bilirkişinin 19/09/2023 tarihli 2 sayfadan ibaret raporunda özetle; "Davacı firmanın takip tarihi olan 10.03.2023 tarihi itibariyle davalıdan 116.079,28 TL asıl alacağı gözüktüğü, icra takibine konu olan 03.03.2023 tarihli ve bedeli 123.826,56 TL'lik faturanın davacının defterlerinde kayıtlıolmadığı, davacının defterlerine göre 24.06.2023 tarihi itibariyle 193.802,48 TL asıl alacağı bulunduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Mahkememizce davacı ve davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi... tarafından hazırlanan 07/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen 29.12.2022 tarihli ... numaralı 228.079,28 TL bedelli ve 03.03.2023 tarihli ... numaralı 123.826,56 TL bedelli faturaların takibe konu edildiği, iş bu faturalardan 22.12.2022 tarihli ... TL bedelli faturanın her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmekte olup bu fatura yönünden ihtilafın bulunmadığı, takibe konu diğer 03.03.2023 tarihli ... numaralı faturanın ise takip tarihinde iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu bağlamda itirazın iptali davalarında tarafların takip talebiyle sıkı sıkıya bağlı olduğu ilkesi gözetilerek davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu 03.03.2023 tarihli ... numaralı 123.826,56 TL tutarlı fatura yönünden davacının herhangi bir talep hakkının bulunmayacağı, davacı yanın 29.12.2022 tarihli ... numaralı 228.079,28 TL tutarlı faturadan kaynaklı takip tarihi (10.03.2023) itibariyle 116.079,28 TL cari hesap bakiye alacaklı olarak gözükse de taleple bağlılık ilkesi gereği davacının 41.000,00 TL talep edebileceği, bu tutar üzerinden işlemiş faiz 527,95 TL olarak hesap edilmiş olup davacı yanın takip tarihi itibariyle genel toplamda 41.527,95 TL alacaklı olduğu" yönünde kanaat bildirilmiştir. Tarafların itirazlarını karşılamak üzere alınan ek raporda ise bilirkişi kök rapordaki görüşleri yönünde tekrar görüş bildirmiştir. Uyuşmazlık, davacı/alacaklı ile davalı/borçlu arasında taşıma sözleşmesine ilişkin bir sözleşme olup olmadığı, sözleşme var ise davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu tarafa uyuşmazlık konusu faturalarda bedeli gösterilmiş olan taşıma hizmetinin verilip verilmediği, taşıma hizmeti verilmiş ise davalı/borçlu tarafından taşıma bedelinin ödenip ödenmediği noktasındadır. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Fatura tek başına alacağın kanıtı değildir. Faturanın dayanağı olan temel ilişkinin ispatı gerekir. Tek yanlı düzenlenen faturanın, düzenleyen tarafın kendi ticari defterlerine kayıt edilmiş olması alacağın varlığını ispatlamaz. Faturalarda belirtilen malların davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki malların davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir. Yemin delili 6100 sayılı HMK'nın 225 ve devamı maddelerde düzenlenmiştir. Yemin kesin delillerdendir. Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; mahkeme, yemin teklif etmek hakkı bulunduğunu istek sahibine hatırlatmakla yükümlüdür. Şu durumda kural olarak, yemin teklifi hakkı kullandırılmadan karar verilemez. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacı tarafın davalı taraf aleyhine 29/12/2022 tarihli ... numaralı "nakliye bedeli" açıklamalı 228.079,28 TL bedelli fatura ve 03/03/2023 tarihli ... numaralı "nakliye bedeli" açıklamalı 123.826,56 TL bedelli faturaya dayalı olarak icra takibinde bulunduğu, davalı tarafça icra takibine süresi içerisinde itirazda bulunulması üzerine davacı tarafça itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkememizce davacı ve davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu denetime elverişli ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, 29/12/2022 tarihli ... numaralı "nakliye bedeli" açıklamalı 228.079,28 TL bedelli fatura yönünden her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, bu durumda davalının bu fatura içeriği malı teslim aldığına dair karine oluştuğu, aksini ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının TTK 21/2 maddesi gereği süresinde faturaları iade etmediği faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerektiği, davalı tarafça borcu bulunmadığı hususunda ispata yarar delil ibraz edemediği, icra takibine konu olan 03/03/2023 tarihli ... numaralı "nakliye bedeli" açıklamalı 123.826,56 TL bedelli faturaya ilişkin olarak davacı ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunmadığı, fatura içeriğinin ve alacağın davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği, taraflar arasında yazılı bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığı ve hizmetin davalı tarafa verildiği hususunda davacının ispat etmesi gerektiği, davacı tarafça ispata elverişli yazılı delil sunulmadığı, davacı tarafça 19/03/2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde 05/02/2023 tarihli irsaliye belgesi sunulmuşsa da belgenin HMK 139/ç maddesi gereğince verilen kesin süre içerisinde dosyaya sunulmadığı, dava dilekçesinde delil olarak dayanılmadığı ve iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığı anlaşılmakla Mahkememizce esas alınmamış olup 03/03/2023 tarihli ... numaralı "nakliye bedeli" açıklamalı 123.826,56 TL bedelli fatura yönünden fatura konusu hizmetin verildiğinin ispatı açısından davacı tarafça yemin deliline dayanıldığı, davalı asil tarafından talimat mahkemesi aracılığıyla faturaya konu hizmeti almadığına yönelik yemini ifa ettiği anlaşılmakla; 03/03/2023 tarihli ... numaralı "nakliye bedeli" açıklamalı 123.826,56 TL bedelli fatura yönünde faturaya konu hizmetin davalı tarafa verildiği davacı tarafından ispatlanamadığı Mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı taraf faturaya yönelik olarak kısmi ödemeler yapıldığı belirtilmiş olsa da taraflar arasında başka faturalar da bulunduğundan ve söz konusu kısmi ödemelerin hangi faturaya yönelik olduğuna yönelik dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı ve davacı tarafın icra takibinde fatura bedelinin tamamını talep ettiği dikkate alındığında söz konusu kısmi ödemelerin faturaya konu hizmetin verildiğine yönelik karine teşkil etmeyeceği Mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı tarafın 29/12/2022 tarihli ... numaralı "nakliye bedeli" açıklamalı 228.079,28 TL bedelli fatura yönünden yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda alacağını ispat ettiği ve bu fatura yönünden 41.000,00 TL alacak isteminde bulunduğundan talebi ile bağlı kalınarak davacının 41.000,00 TL alacağının bulunduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Her ne kadar takipten önce işlemiş faiz ve TTK m. 1530 uyarınca temerrüt faiz talep edilmişse de; somut olayda davacının davalıyı takip tarihinden önce temerrüde düşürmediğinden temerrüt şartları oluşmamıştır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/3266 Esas - 2018/4228 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere 6102 Sayılı TTK'nun 1530/4 maddesi mal tedarik sözleşmelerinde uygulanacağından ve somut olayda taraflar arasında mal tedarik sözleşmesi bulunmadığından davacı tarafın takipten önce işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Tarafların tacir olduğu, davaya konu alacağın ise tacirler arası sözleşmeden kaynaklandığı, davalı tacirin borcunun faizin doğduğu tarihte yürürlükte bulunan Yasa uyarınca ticari nitelik gösterdiği, bu davanın aynı Kanun uyarınca ticari dava olduğu, tacirler arası bu sözleşmenin aynı Kanun'un 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliğinde bulunduğu, tacirin ticari işlerde temerrüt faizi oranını düzenleyen 3095 sayılı Kanun'un 2/2. madde hükmü uyarınca avans oranında faiz isteme hakkını haiz olduğu gözetilerek takibin, takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte devamına karar verilmiştir. Davacı/alacaklı'nın başlattığı ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasında davalı/borçlu tarafından 41.000,00 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi olmak üzere toplam 41.000,00 TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine hükmolunan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı yüklenmesine dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 41.000,00 TL asıl alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 41.000,00 TL alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si(8.200,00-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 2.800,71-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.038,96-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 761,75-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin kabul red oranına göre 768,77-TL'sinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 2.351,23-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan 179,90-TL başvuru harcı ve 2.038,96-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.218,86-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 729,25-TL posta giderinden ibaret toplam 5.729,25-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 1.411,68-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde resen davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 15/04/2025
Katip ... e-imzalı*
Hakim ... e-imzalı*