İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/166 E. 2026/51 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/166
- Karar No
- 2026/51
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/166 Esas KARAR NO : 2026/51 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/03/2023 KARAR TARİHİ : 21/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili arasında Yedek Parça Tedarik Sözleşmesi akdedildiğini, iş bu sözleşmenin 9.2. Maddesinde; "Tedarikçi, orijinal yedek parça için asgari %95 ve (eğer faaliyette bulunuyorsa) eşdeğer yedek parça için asgari %60 karşılama oranı olmak kaydı ile kendisine sipariş edilen yedek parçaları göndermekle yükümlüdür. Sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlayacak aylık değerlendirmelerde bu oranların gerçekleşmemesi durumunda, bu eksik yüzdelik oranının asgari oranla arasındaki fark toplamına denk gelen marka iskonto indirim tutarı Tedarikçi'nin alacaklarından düşülebilecektir." Denilmek sureti ile davalı yan için bir sipariş karşılama oranı belirlenmiş ve davalı yan sözleşmenin kurulması sırasında bu orana aykırı davranması halinde cezai şart ödeyeceğini kabul ettiğini, müvekkili şirket tarafından Ağustos 2021 – Mayıs 2022 tarihleri aralığındaki veriler üzerinden yapılan araştırma sonucunda davalının sipariş karşılama oranlarını tutturamadığı tespit edildiğini, bunun üzerine sözleşmede yazıldığı şekilde; fiiliyatta oluşan sipariş karşılama oranı ile asgari oran arasındaki fark toplamına denk gelen marka iskonto indirim tutarı belirlenmek sureti ile "Sözleşmenin 9.2 Maddesi ile belirlenmiş sipariş edilen yedek parçaları karşılama oranları hesaplanmış, bu oran ile sözleşme ekinde belirtilen iskonto oranı ve sistem fiyatı çarpılarak" yapılan hesaplamada davalının müvekkili şirkete ödemesi gereken cezai şart tutarının 3.411.833,13-TL olduğu tespit edildiğini, bu itibarla yalnızca Sözleşmenin 9.2. Maddesinden kaynaklı cezai şart tutarı dahi davalının alacaklı olmadığı kanıtlamaya yeter nitelikte olduğunu, bu kapsamda davalı yan aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı yanın haksız şekilde icra takibine itiraz etmesi üzerine iş bu itirazın iptali davasının açılması gereği hasıl olduğunu beyan ederek Davalı/Borçlunun -------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu tüm itirazlarının iptaline ve icra takibinin cari hesap kayıtlarında alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile aynen devamına, Davalı/Borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere Müvekkil şirkete icra inkar tazminatı ödemesine, davalı aleyhinde teminatlı yahut teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı/borçlulara yüklenmesine ve tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından 17/06/2022 tarihinde davacı şirket aleyhine fatura alacaklarından kaynaklanan -------- İcra Müdürlüğü -------- E. numaralı icra takibi başlatılana kadar, davacı yan müvekkili şirkete herhangi bir cezai şart bildiriminde bulunmamış olup, davacının başlatılan icra takibinin hemen ertesinde hem müvekkili hem de kaleli holding çatısı altındaki diğer grup şirketlerinden cezai şart alacağı olduğunu iddia etmesi açıkça kötü niyetli olduğnuu, bu kapsamda davanın öncelikle TMK mad. 2 kapsamında reddi gerekmekte olduğunu, müvekkili -------- ve ---------- bünyesindeki diğer grup şirketleri ile davacı şirket 2012 yılından bu yana çalışmakta olup, davacı şirket aleyhine icra takibi başlatılana kadar müvekkili şirketin tedarik ettiği yedek parçalar davacı tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt olmaksızın teslim alınmış, sipariş verilmeye devam edilmiş ve bugüne kadar cezai şarta ilişkin tek bir ihtar dahi taraflarına gönderilmediğini, bu kapsamda Yargıtay kararları ile sabit olduğu üzere davacının cezai şartı isteme hakkının düşmüş bulunduğu ve zımnen bu hakkından vazgeçtiğinin kabulü gerekeceğini, kaldı ki davacı yan sözleşmeye aykırı olarak sözleşmenin 9.2 numaralı maddesinde belirtilen aylık performans değerlendirmelerini yapmamış, müvekkille herhangi bir ihbar ve uyarıda bulunmamış ve yine sözleşmenin 9.9. maddesinde yer alan ekran kapama hak ve önlemini uygulamadığını, bu hususlar dahi müvekkilinin sözleşmeye uygun hareket ettiğini göstermekte olup, davacı şirketin de müvekkilinin verdiği hizmetten memnun olduğunun kanıtı niteliğinde olduğunu, davacı yanca sunulan hesaplamalar gerçek dışı ve tek taraflı olup, kabulünün mümkün olmadığını, zira müvekkili şirket sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini eksiksiz olarak yerine getirmiş olup, davacının hiçbir dayanağı bulunmayan hesaplamaları uyarınca müvekkil şirket aleyhine cezai şart uygulanması gerektiğine yönelik iddiları gerçeği yansıtmadığını, davacı yanın sunmuş olduğu inceleme raporu tek taraflı, soyut ve gerçek dışı olup, raporda yer alan hesaplamaların da sayın mahkemece dikkate alınması mümkün olmadığını, zira müvekkil şirket sözleşmeden kaynaklanan her türlü edimini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacının hesaplamalarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı yan cevaplama sürelerine uyulmadığından ve var olarak işaretlenen yedek parçanın temin şartı/süresi koşulunun gerçekleşmediğinden bahisle 9.9. madde kapsamında cezai şart hesaplaması yaptığını, ancak önemle belirtmek gerekir ki davacı yan takip talebinde takip dayanağı olarak sözleşmenin belirli maddelerini göstermiş olup, 9.9. numaralı madde takip dayanağı değildir. bu kapsamda talep ile bağlılık ilkesi gereği takip talebinde dayanılmayan sözleşme gereği işletilen cezai şartın müvekkilden istenmesi hukuka aykırı nitelikte olduğunu beyan ederek huzurdaki haksız ve kötü niyetli davanın reddine, karşı tarafın iddia etmekte olduğu alacağının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; Taraflar arasında düzenlenen Yedek Parça Tedarik Sözleşmesine göre davalının yükümlülüklerine uymadığı iddiası ile haksız ve kötü niyetli olarak davacıyı zarara soktuğu iddiasına göre başlatılan takibe itirazın iptali davası olup, Uyuşmazlık; Taraflar arasında düzenlendiği anlaşılan Yedek Parça Tedarik Sözleşmesi uyarınca davalının edimlerini tam ve zamanında yerine getirip getirmediği, davacıyı zarara uğratıp uğratmadığı, davacı zararı varsa takip tarihi itibariyle miktarı, aynı hukuki ilişki nedeniyle davalı tarafından davacı hakkında başlatılan icra takibi ve dava mevcut olduğundan davacının kötü niyetli olduğu iddialarının, cezai şart talebinin yerinde olup olmadığı, cezai şart isteme talebinin takip talebi kapsamında yer alıp almadığı noktalarında toplanmaktadır. Davacının ihtiyati haciz talebine ilişkin mahkememizin 10/03/2023 tarihli ara kararı ile "htiyati haciz talep edilen hususlar ve alacak iddiası tutarı, borcun muaccel olup olmadığı yargılamayı gerektirdiğinden İİK'nun 257.maddesindeki yasal şartlar oluşmadığı değerlendirilerek talebin reddine " kararının verildiği görülmüştür.--------- İcra Dairesi'nin -------- Esas, ---------- Esas sayılı dosyaları, ---------Ş kayıtları celp edilmiş, bilirkişi raporları alınmış, taraflarca sunulan diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek tahkikat sonuçlandırılmıştır.--------- İcra Müdürlüğünün --------- Sayılı dosyasının incelemesinde; Davacı yanın, vekili vasıtası ile 12/08/2022 tarihinde davalı aleyhine taraflar arasında 27/03/2020 tarihinde akdedilen Yedek Parça Tedarik Sözleşmesinin 9.2, 8.1, 8.2 ve 9.4 maddelerinden kaynaklanan alacak nedeniyle 6.855.307,81 TL alacağın tahsili tarihine kadar -yıllık değişen oranlarda reeskont avans- faizi masraf ve vekalet ücreti ile tahsili, kısmi ödemelerde BK.100 e göre yapılmasını talep ettiği , davalı borçlu vekilinin 17/08/2022 havale tarihli dilekçesi ile karşı tarafa hiçbir borcu bulunmadığından borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, takibin durdurulmasını talep ettiği görülmüştür.Mahkememizin 13/12/2023 tarihli duruşma ara kararına istinaden dosya mali müşavir, makine mühendisi ve Borçlar hukuku alanında uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 27/06/2024 tarihli raporda: "Mali yönden; Davacının incelenen 2020, 2021, 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, yevmiye defterleri ve envanter defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacının 2020, 2021, 2022 yıllarına ait defteri kebirlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmadığı, Davalının incelenen 2020, 2021, 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, yevmiye defterleri ve defteri kebirleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, bu defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, envanter defterlerinin yazdırılmamış (boş) olduğu, envanter defterleri yazdırılmadığı için diğer defter kayıtları ile birbirini doğrulayıp doğrulamadığının tespit edilemediği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca; ticari defterlerin delil olması ile ilgili hukuki değerlendirmenin Mahkemenizin takdirinde olduğu, Davacının 2020, 2021, 2022 yıllarına ait ticari defter kayıtlarına göre; davacının davalıya 12/08/2022 takip tarihi itibarıyla 856.055,28 TL borçlu olduğu, davalının 2020, 2021, 2022 yıllarına ait yevmiye defteri ve defteri kebir kayıtlarına göre; davalının davacıdan 12/08/2022 takip tarihi itibarıyla 1.220.822,87 TL alacaklı olduğu, dava konusu olan davacı tarafından davalı aleyhine başlatılmış icra takibinde davacı tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin bazı maddelerine dayanılarak cezai şart ve tazminat alacağı talebinde bulunulduğu ve yukarıda yer alan alacak/borç bakiyelerinin söz konusu alacak talebi ile bir ilgisi olmadığı için ticari defter kayıtları arasındaki farkların değerlendirilmediği, Davacı tarafın 6.855.307,81 TL asıl alacaktan oluşan takip tutarı üzerinden başlatmış olduğu icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine açmış olduğu itirazın iptali davasında davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini istediği, harca esas dava değerini 6.855.307,81 TL olarak gösterdiği, Teknik yönden; Davacı --------- yedek parça tedarikçisi olan --------- Şirketi tarafından Ağustos 2021 ile Mayıs 2022 tarihleri arasında gerçekleştirilen yedek parça tedarik verilerinin incelendiği, sunulan tedarik verileri üzerinde davacı -------- ile---------- arasında imzalanmış olana sözleşmenin 8.1, 8.2, 9.2 ve 9.4 numaralı maddelerinde belirtilen edimleri tam ve zamanında yerine getirmedi tespit edil bu nedenle davacının faal etkilendiği ve müşterilerine karşı tam ve zamanında yedek parça tedarik edilmedi; zarara uğradığı, böylece teknik yönden sözleşmenin ilgili maddelerindeki cezai şartların oluştuğu, yukarıda detaylı olarak açıklandığı şekilde sözleşmenin ilgili maddelerinde belirtildiği şekilde hesaplanan ceza tutarının/zararın 6.862.902,81TL olduğu,Borçlar Mevzuatı Yönünden; Davacı tarafından 12/08/2022 tarihinde davalı aleyhine --------- İcra Müdürlüğü'nün--------E. sayılı dosyası ile başlatıldığı; 6.855.307,81TL.lik asıl alacağın ödenmesinin talep edildiği; “borcun sebebi”nin de 27/03/2020 tarihinde akdedilen Yedek Parça Tedarik Sözleşmesi'nin 9.2, 8.1. 8.2, 9.4 maddeleri nden kaynaklanan alacak” olarak gösterildiği, Taraflar arasında adi yazılı şekilde “Yedek Parça Tedarik Sözleşmesi”nin kurulduğu; sözleşmedeki irade açıklamaları incelendiğinde sözleşmenin TBK m. 207 hükmü gereğince satış sözleşmesi olduğu; buna göre davacının alıcı, davalının ise satıcı sıfatını haiz olduğu; icra takibinde borcun sebebi olarak gösterilen sözleşme maddeleri incelendiğinde sözleşmenin 8.1 maddesinin “Tedarikçi, eksperler tarafından kendisine gönderilen referans talebi ve parça siparişlerini, haftaiçi 08.30-17.30 saatleri arasında, cumartesi günleri 08.30-14.00 saatleri arasında ve sipariş anından itibaren takip eden 2 saat içinde (Pazar günleri ve resmi tatiller dışında) cevaplamakla yükümlüdür.”, 8.2 maddesinin “Tedarikçi, eksper tarafından tedarik aşamasına getirilen ve siparişe dönüşmüş olan yedek parça taleplerinden var olarak işaretlediği parçaları, tedarik edeceği servis ile aynı il sınırları içinde 24 saatte, tedarik edeceği servis bulunduğu il sınırının dışında ise 48 saat içinde ilgili servise teslim etmekle yükümlüdür. Aksi durumda 9. maddede yer alan ceza hükümleri geçerlidir.”, 9.2 maddesinin “Tedarikçi, orijinal yedek parça için asgari %95 ve (eğer faaliyette bulunuyorsa) eşdeğer yedek parça için asgari %60 karşılama oranı olmak kaydı ile kendisine sipariş edilen yedek parçaları göndermekle yükümlüdür. Sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarşhten itibaren başlayacak aylık değerlendirmelerde bu oranların gerçekleşmemesi durumunda bu eksik yüzdelik oranının asgari oranla arasındaki fark toplamına denk gelen marka iskonto indirim tutarı Tedarikçi'nin alacaklarından düşülebilecektir. 9.4 maddesinin “Faturalarda belirtilen yedek parça ücretleri, siparişin yapıldığı tarihteki bedeller üzerinden hesaplanır. Bu tarihten sonra meydana gelebilecek döviz kurundaki değişiklikler veya yedek parça fiyatına gelecek zamlar, hiçbir şekilde sigortalı veya --------- talep edilemez.” şeklinde olduğu, Davalının edimlerini yerine getirip getirmediği ve davacıyı zarara upratıp uğratmadığı miktarı hususunda: Yukarıdaki teknik inceleme neticesinde davacı tarafından İcra takip “borcun sebebi” olarak gösterilen sözleşme maddelerinin davalı tarafından ihlal edildiği ve böylece davalının, davacının zarara uğramasına sebebiyet verdiği tespit edildiğinden TBK'da düzenlenen “borç ilişkisinin kaynakları”ndan biri olan “sözleşmeden doğan sorumluluk” gereğince davalının, tarafı olduğu “Yedek Parça Tedarik Sözleşmesi”ni ihlal etmesi nedeniyle davacının zarara uğramasına neden olmasından ötürü davacının, maddi zararının tazminini talep edebileceği ve bu yönde (teknik inceleme neticesinde hesaplanan) alacak hakkına sahip olduğu kanaatine varıldığı, takdirin elbette Mahkeme'ye ait olduğu, 4.Ceza koşulu (cezai şart) talebinin yerinde olup olmadığı; ceza koşulu (cezai şart) talebinin takip talebinin kapsamında yer alıp almadığı hususunda: Davacı tarafından 12/08/2022 tarihinde davalı aleyhine --------- İcra Müdürlüğü'nün--------E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde sebebi'nin de “27/03/2020 tarihinde akdedilen Yedek Parça Tedarik Sözleşmesi'nin 9.2, 8.1, 8.2, 9.4 maddelerinden kaynaklanan alacak” olarak gösterildiği; sözleşmenin 8.2 maddesi “Tedarikçi, eksper tarafından tedarik aşamasına getirilen ve siparişe dönüşmüş olan yedek parça taleplerinden “var” olarak işaretlediği parçaları, tedarik edeceği servis ile aynı il sınırları içinde 24 saatte, tedarik edeceği servis bulunduğu il sınırının dışında ise 48 saat içinde ilgili servise teslim etmekle yükümlüdür. Aksi durumda 9. maddede yer alan ceza hükümleri geçerlidir.” şeklinde olduğundan bu hükmün atfıyla uygulanacak 9. madde incelendiğinde, birden fazla ceza koşulunun düzenlendiği; yukarıdaki teknik incelemede davalının sözleşme ihlalleri kapsamında hem 9.13 hükmünde düzenlenen ceza koşulunun talep edilebileme koşullarının oluştuğu (müşteri memnuniyetsizliğinin söz konusu olduğu) hem de 9.9 hükmünde düzenlenen ceza koşulunun talep edilebileme koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığı ve buna göre hesaplamanın yapıldığı; sözleşmenin 9.13 hükmünde TBK m. 179/1¹ hükmünde göre seçimlik ceza koşulunun düzenlendiği; sözleşmenin 9.9 hükmünde ise TBK m. 179/1² hükmünde göre ifaya eklenen ceza koşulunun düzenlendiği; davaya konu edilen icra takibine ceza koşuluna ilişkin alacağın da dahil edildiği; yukarıdaki teknik incelemeye göre davacının ceza koşulunu talep etme hakkının olduğu," görüş ve kanaatine varıldığı görülmüştür. Makine Mühendisi ve Borçlar Hukuku alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından sunulan 20/10/2025 tarihli ek raporda: " Borçlar Mevzuatı Yönünden; Davacı tarafından 12/08/2022 tarihinde davalı aleyhine -------- İcra Müdürlüğü'nün ---------E. sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığı; 6.855.307,81TL.lik asıl alacağın ödenmesinin talep edildiği; “borcun sebebi”nin de “27/03/2020 tarihinde akdedilen Yedek Parça Tedarik Sözleşmesi'nin 9.2, 8.1, 8.2, 9.4 maddeleri nden kaynaklanan alacak” olarak gösterildiği, Taraflar arasında adi yazılı şekilde “Yedek Parça Tedarik Sözleşmesi"nin kurulduğu; sözleşmeeki irade açıklamaları incelendiğinde sözleşmenin TBK m. 207 hükmü gereğince “satış sözleşmesi” olduğu; buna göre davacının “alıcı”, davalının ise “satıcı” sıfatını haiz takibinde borcun sebebi olarak gösterilen sözleşme maddeleri incelendiğinde 8.1 maddesinin “Tedarikçi, eksperler tarafından kendisine gönderilen referans talebi ve parça siparişlerini, haftaiçi 08.30-17.30 saatleri arasında, cumartesi günleri 08.30-14.00 saatleri arasında ve sipariş anından itibaren takip eden 2 saat içinde (Pazar günleri ve resmi tatiller dışında) cevaplamakla yükümlüdür.”, 8.2 maddesinin “Tedarikçi, eksper tarafından tedarik aşamasına getirilen ve siparişe dönüşmüş olan yedek parça taleplerinden “var” olarak işaretlediği parçaları, tedarik edeceği servis ile aynı il sınırları içinde 24 saatte, tedarik ede ervis bulunduğu il sınırının dışında ise 48 saat içinde ilgili servise teslim etmekle y für. Aksi durumda 9. maddede yer alan ceza hükümleri geçerlidir.”, 9.2 maddesinin “Tedarikçi, orijinal yedek parça için asgari %95 ve (eğer faaliyette bulunuyorsa) eşdeğer yedek parça için asgari %60 karşılama oranı olmak kaydı ile kendisine sipariş edilen yedek parçaları göndermekle yükümlüdür. Sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlayacak aylık değerlendirmelerde bu oranların gerçekleşmemesi durumunda bu eksik yüzdelik oranının asgari oranla arasındaki fark toplamına denk gelen marka iskonto indirim tutarı Tedarikçi'nin alacaklarından düşebilceklerdir. 9.4 maddesinin “Faturalarda belirtilen yedek parça ücretleri, siparişin yapıldığı tarihteki bedeller üzerinden hesaplanır. Bu tarihten sonra meydana gelebilecek döviz kurundaki değişiklikler veya yedek parça fiyatına gelecek zamlar, hiçbir şekilde sigortalı veya --------- talep edilemez.” şeklinde olduğu, Davalının edimlerini yerine getirip getirmediği ve davacıyı zarara uğratıp uğratmadığı, varsa miktarı hususunda: Yukarıdaki teknik inceleme neticesinde davacı tarafından icra takibinde “borcun sebebi” olarak gösterilen sözleşme maddelerinin davalı tarafından ihlal edildiği ve böylece davalının, davacının zarara uğramasına sebebiyet verdiği tespit edildiğinden TBK 'da düzenlenen “borç ilişkisinin kaynakları”ndan biri olan “sözleşmeden doğan sorumluluk” gereğince davalının, tarafı olduğu “Yedek Parça Tedarik Sözleşmesi”ni ihlal etmesi nedeniyle davacının zarara uğramasına neden olmasından ötürü davacının, maddi zararının tazminini talep edebileceği ve bu yönde (teknik inceleme neticesinde hesaplanan) alacak hakkına sahip olduğu kanaatine varıldığı, takdirin elbette Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Ceza koşulu (cezai şart) talebinin yerinde olup olmadığı: ceza koşulu (cezai şart) talebinin takip talebinin kapsamında yer alıp almadığı hususunda: Davacı tarafından 12/08/2022 tarihinde davalı aleyhine -------- İcra Müdürlüğü'nün ---------E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde “borcun sebebi”nin de “27/03/22020 tarihinde akdedilen Yedek Parça Tedarik Sözleşmesi'nin 9.2, 8.1. 8.2, 9.4 maddelerinden kaynaklanan alacak” olarak gösterildiği; sözleşmenin 8.2 maddesi “Tedarikçi, eksper tarafından tedarik aşamasına getirilen ve siparişe dönüşmüş olan yedek parça taleplerinden “var” olarak işaretlediği parçaları tedarik edeceği servis ile aynı il sınırları içinde 24 saatte, tedarik edeceği bulunduğu il sınırının dışında ise 48 saat içinde ilgil ) aksi durumda 9. maddede yer alan ceza leri geçerlidir.” şeklinde olduğundan bu hükmün atfıyla uygulanacak 9. madde incelendiğinde, birden fazla ceza koşulunun düzenlendiği; sözleşmenin 9.13 hükmünde TBK m. 179/1¹ hükmünde göre seçimlik ceza koşulunun düzenlendiği; sözleşmenin 9.9 hükmünde ise TBK m. 179/1² hükmünde göre ifaya eklenen ceza koşulunun düzenlendiği; davaya konu edilen icra takibine ceza koşuluna ilişkin alacağın da dahil edildiği; ceza koşulu yönünden tespitlerin teknik yönden yapıldığı; takdirin elbette Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Teknik yönden; Kök rapor sonrası dava dosyasına sunulan ---------Ş. tarafından yapılan inceleme sonuçlarına göre, ---------- ilgili dönemde sistem üzerinde yaptığı tanımlamanın, tedarikçi firmalara parça türü seçimi konusunda serbestlik tanıdığı ve bu nedenle sistemin eşdeğer parça kullanım oranına ilişkin herhangi bir kontrol veya yönlendirme mekanizması içermediği anlaşıldığı, dolayısıyla sözleşmenin 9.2. Maddesinde parça seçimi yönünden öngörülen karşılama oranının belirlenmesi söz konusu olamayacağı, dolayısıyla bu madde kapsamında iskonto indirim tutarının tedarikçinin alacaklarından düşülmesine yönelik hesaplamanın teknik yönden yapılmasına gerek bulunmadığı ve böylece sözleşmenin 9.2. maddesinde olan Kök Raporda İskonta İndirimi ile hesaplanan cezgi şart tutarının 3.411.833.13TL'nin geçerli olmadığı, yani böyle bir cezai hesaplama yapılamayacağı değerlendirildiği, bunun dışında, Kök raporda olan Teknik Sonuçlarının diğerlerinin Tedarik Gecikmeleriyle alakalı olduğundan herhangi bir değişme olmadığı, böylece Davacı --------- yedek parça tedarikçisi olan ------- Şirketi tarafından Ağustos 2021 ile Mayıs 2022 tarihleri arasında gerçekleştirilen yedek parça tedarik verileri üzerinde, davacı -------- ile --------- arasında imzalanmış olana sözleşmenin 8.7, 8.2, 9.4, 9.9 ve 9.13 numaralı maddelerinde belirtilen yükümlülüklerini tam ve zamanında yerine getirilmediği tespit edildiği ve sözleşmenin ilgili maddelerindeki cezai şartların oluştuğu değerlendirilerek ve bu ilgili maddelerde tanımlanan şekilde cezaların tekrar hesaplanması sonucu davacının toplam zarar talep tutarının 3.451.069,68 TL olduğu" görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.Somut dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; taraflar arasındaki sözleşmenin 27/03/2020 tarihinde akdedildiği, sözleşmenin 2021 ve 2022 yıllarında da yenilendiği, sözleşmenin 9/9 hükmünde ifaya eklenen ve sözleşmenin 9/13 hükmü seçimlik cezai şartın düzenlendiği, yenilendiği 27/03/2022-27/03/2023 dönemi içerisinde sözleşme ilişkisi ayakta iken sözleşmenin feshedildiğini ileri sürmediği, sona ermeyen sözleşme ilişkisinde davacı tarafın TBK'nun 179/1. maddesinde düzenlenen seçimlik cezai şart talebinde bulunamayacağı, yine aynı kanunun 179/2. maddesinde düzenlenen ifaya eklenen cezai şart talebi yönünden ise davacı tarafın sözleşme ilişkisi gereğince davalı tarafın edimlerini kabul edip ilişkiye devam etmekle mart 2022 dönemine kadarki ilişkiye yapılan iş/işlemlere zımnen onay verildiği, alınan bilirkişi raporunda da belirtilen hesap tablolarından nisan ve mayıs 2022 yılına ilişkin bir talebin de olmadığının anlaşıldığı, geçmiş döneme ilişkin davacı tarafın ihtirazi kaydı yada ihtarı bulunmadığı yine davalı tarafça açılan iflas davası sonrası davalı taraf aleyhine davaya konu takip yoluna başvurulması ve mahkememizde bu davanın açıldığı değerlendirilmekle hakkın kötüye kullanımı niteliğindeki davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 82.062,98-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer ve gerek olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 824.425,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Tarafların dava şartı olması nedeniyle başvurdukları -------- Arabuluculuk Bürosu --------- Dosya numaralı görüşmeler neticesinde belirlenen 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 21/01/2026