İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/159 E. 2025/790 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/159
- Karar No
- 2025/790
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/159 Esas KARAR NO : 2025/790
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/03/2023 KARAR TARİHİ : 18/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 08/03/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından hakkında ... Bankasına ait ... seri numaralı 22.300,00 TL bedelli 15/02/2013 tarihli bir adet çeke dayalı olarak ... 35. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibi başlatılması sonrası ilgili çekteki imzanın kendisine ait olmadığına dayanarak ... 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyası ile imzaya ve borca itiraz davası açtığını, ancak yeterli hukuki bilgiye sahip olmadığından duruşmaya katılmadığı, davanın işlemden kaldırıldığı ve açılmamış sayılmasına karar verildiğini, takibe konu edilen çekin bulunduğu çek defterinin çalındığından bahisle ... CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduğunu, dava konusu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını, açıklanan bu nedenlerle; davalı yana borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 17/04/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; takip konusu çek, diğer ciranta ...'dan müvekkile ciro yolu ile geçtiğini, davalının 15.02.2013 tarihinde vadesi gelen çeki yasal ibraz süresi olan 15.02.2013 tarihinde bankaya ibraz ettiğini, fakat çekin bankada karşılığı olmadığından alacağını tahsil edemediğini, çekin muhatap banka tarafından ödenmemesi üzerine davalının, yasal haklarını kullanarak çekte adı geçen şahıslar aleyhine ... 35. İcra Dairesi ... E. sayılı dosya ile icra takibi başlattığını, alacağını talep ettiğini, her ne kadar lehtarın imzanın keşideciye ait olup olmadığını kontrol yükümlülüğü bulunsa da davalı cirantanın böyle bir yükümlülüğü bulunmadığını, nitekim davaya konu çekten de anlaşılacağı üzere davalı müvekkilin ciro silsilesine göre iyiniyetli üçüncü kişi olarak meşru hamil konumunda olduğu görüleceğini, dolayısıyla davacının davaya konu icra takibinde borçlu olmadığı yönündeki iddiaları davalıya yöneltilemeyecek olup davanın reddi gerektiğini, kaldı ki davalının ticari ilişkisi redline ... ile olup bu ticari ilişki tamamen resmi kayıtlara dayandığını, hal böyleyken davalının davacı ile herhangi bir ticari ilişkisi olmaması nedeniyle davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalının iyi niyetli 3. kişi konumda olduğunu, bu nedenle huzurdaki davada davacının iddiaları müvekkiline yöneltilemeyeceğini, davacının davalıya karşı borçlu olmadığı iddiasında bulunamayacağını, dava konusu icra takibi 2013 yılında başlatılmış olup icra takibine dayanak teşkil eden çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığının tespiti talebini içeren işbu menfi tespit davası borçlu tarafından 2023 yılında ikame edildiğini, aradan geçen 10 yıl içerisinde dava konusu icra takibi kapsamında tarafımızca başlatılan takip kesinleştirilmiş, borçlu aleyhine sorgulamalar yapılmış olup hacze yönelik işlemler yapılmaya çalışıldığını, açıklanan bu nedenlerle; davacı tarafından ikame edilen haksız ve kötü niyetli davanın reddine, davacının davasının dilekçemizde açıklanan hususlar doğrultusunda reddine karar verilmesi halinde davacının kötüniyetli tutumu nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ATK Raporu, ... CBS'nin ...soruşturma sayılı dosyası, ... 35. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 06/08/2025 Tarihli ATK Raporunda Özetle; "İnceleme konusu çekte atılı keşideci imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı, Tahrifat incelemesi hususunda sağlıklı değerlendirme yapılabilmesi için; inceleme konusu çekin hangi bölümünde nasıl bir tahrifat (silinti, kazıntı, ekleme...) iddiası bulunduğunun mahkeme müzekkeresinde açıkça belirtilmesi, mevcutlar ve adli dosya ile birlikte kurumumuza gönderilmesinin gerektiği hususlarını bildirir" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, keşideci tarafından çek üzerindeki imzanın sahteliği nedeniyle açılan menfi tespit davasıdır. Davaya konu ... 35.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında; alacaklı ... vekili tarafından 21.02.2013 tarihinde borçlular davacı ... ve dava dışı ...hakkında başlatılan kambiyo senetlerine özgü icra takibinde; 22.300,00 TL asıl alacağın, 49,49 TL işlemiş avans faizi, 1.115,00 TL çek tazminatı ile 66,90 TL çek komisyonu olmak üzere 23.531,39 TL toplam alacağın tahsili istenilmiştir. Borcun sebebi olarak "... Bankası A.Ş. ... şubesine ait ... seri numaralı, 15.02.2013 keşide tarihli ve 22.300,00 TL bedelli çek" gösterilmiştir. Takibe ve eldeki davaya konu yapılan çekin keşidecisi davacı ..., lehtarı dava dava dışı ..., çekin ilk cirantası lehtar tarafından çekin hamili davalı ...'ne ciro yoluyla teslim ediliği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir (6102 TTK' nın 778, eTTK. 690, 730). 6102 sayılı TTK'nın 818. maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 677. maddesi uyarınca; ''bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez'' imzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz. İmzaların bağımsızlığı ilkesi, ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak menfi tespit davası açılmasına olanak sağlamaz. Diğer bir deyişle, "imzaların istiklali (bağımsızlığı)" ilkesine göre senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Poliçeye imza koyan kişi, diğer imzaların geçersiz veya sahte ya da mevhum kişilere ait olmasının riskini de taşır. Buna göre her imza kendi sahibini, diğer imzalardan bağımsız olarak bağlar. Poliçe üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir. Kanun yapıcı, 6102 sayılı TTK'nun 677. maddesinde senedin geçerliliğinin, sorumluluktan tamamen bağımsız şekilde mevcut olabileceğini kabul etmiştir. Çekteki imzalar, bu imzalarda ismi geçen şahıslar yönünden herhangi bir sorumluluk yaratmasa bile, senet yine de geçerli kalır. Çekin geçerli kalmasının sonucu ise, diğer imzaların sahiplerinin sorumluluklarının devam etmesidir. (Reha Poroy/ Ünal Tekinalp; Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 17. Baskı, İstanbul 2006, s. 141-142; Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 2.Bası, Ankara 1997, s. 414 vd; Hüseyin Ülgen / Mehmet Helvacı / Abuzer Kendigelen/ Arslan Kaya; Kıymetli Evrak Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2004, s. 126 vd; Naci Kınacıoğlu; Kıymetli Evrak Hukuku, 5.Baskı, Ankara 1999, s. 122 vd; Gönen Eriş; Türk Ticaret Kanunu, Kıymetli Evrak ve Taşıma, Ankara 1988, s. 174 vd- s.286; Yargıtay 11.HD.3.11.1987 tarih, 347/5865 Esas ve Karar sayılı kararı; Oğuz İmregün; Kıymetli Evrak Hukuku, İstanbul 1998, s.58 vd; İsmail Doğanay; Türk Ticaret Kanunu Şerhi, c.II , 3. Baskı, Ankara 1990 s.1611 vd.). 6102 sayılı TTK’nun 686/1.maddesi; "Bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse son ciroyu imzalayan kişi, poliçeyi beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" hükmünü içermektedir. İmzaya veya parafa itiraz olması halinde, davaya bakan mahkeme tarafından, imza incelemesi yapılacaktır. Geçerli bir çek için keşideci imzasında ve/veya yazısında tahrifat veya sahtecilik olmamalıdır. Aksinin tespiti, çekin geçersizliğine yol açacaktır (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E..., K:..., T: 01.10.2013). Sahte çek ve tahrif edilmiş çek hususu TTK mad. 812’de düzenlenmiştir. Çekin sahte olması ile tahrif edilmiş olması farklı kavramlardır. TTK mad. 812’de bu iki kavram ayrı ayrı yer verilmesi de bu farklılığın açıkça ortaya konulduğunu göstermektedir. Ancak netice olarak her iki hususa yönelik bağlanan netice aynıdır. Sahte çek, çekteki imza veya imzalarla beyanların sahte olmasıdır. Çekte keşideci veya cirantaların imzalarının taklit edildiği hallerde imza dolayısıyla çekin sahte olduğu açık olmakla, dava konusu uyuşmazlık kapsamında iddianın çekin sahteliği yönünde olduğu görülmektedir. Takibe ve eldeki davaya konu yapılan çekin keşidecisi davacı ..., lehtarı dava dava dışı ..., çekin ilk cirantası lehtar tarafından çekin hamili davalı ...'ne ciro yoluyla teslim ediliği anlaşılmaktadır. Görünüşe göre çekin ciro silsilesinin düzgün olduğu, davacının keşideci imzasının kendine ait olmadığını iddia etmektedir. Bu kapsamda çekteki keşideci imzasının sahteliği yönünden dosya ele alınmıştır. İmzanın sahteliğinin herkese karşı ileri sürülebileceği, zira imzanın davacı keşideci tarafından oluşturulmadığının tespiti halinde çekin sahte olduğu ortaya çıkacağından TTK 812. maddesi kapsamında muhatabın sorumluluğuna yol açan sahtelikten kasıt, esasen çek üzerinde keşideciye izafe edilen imzanın gerçekte keşideciye ya da yetkili temsilcisine ait olmama olduğundan, muhatap banka TTK’nın 801.maddesine göre ciro zincirindeki imzaların sıhhatini araştırmakla yükümlü olmadığı, bu nedenle kambiyo ilişkisine dâhil olan kişilerden sadece keşidecinin imzasındaki sahtelik durumunda sahte bir çekten söz edilebileceğini anlaşılmakla, diğer yönlerden inceleme yapılmamıştır. Dava konusu çekteki parafın davacı keşideciye ait olup olmadığı yönünde hazırlanan 06/08/2025 tarihli ATK raporunda, ekte atılı keşideci imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı, yönünde rapor tanzim edildiği görülmüş ve çekin sahteliği nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş, davacının kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın KABULÜNE, Davacı/Borçlu ...’ın, Davalı/Alacaklı ...Şti.’ye, ... 35. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu ...Bankası .... Şubesine ait keşidecisi ..., lehtarı ... (....) olan, ... çek seri numaralı, 15/02/2013 keşide tarihli ve 22.300,00 TL bedelli çek nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Davacının kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından REDDİNE, 3-Alınması gereken 1.523,31 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 263,23 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 1.260,08 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 263,23 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı, 5.900,00 TL ATK masrafı ve 1.347,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 7.690,13 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacının ve davalı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/11/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır