İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/1225 E. 2025/1129 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/1225
Karar No
2025/1129
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/1225 Esas KARAR NO : 2025/1129

DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/12/2023 KARAR TARİHİ : 06/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;Müvekkili firmanın davalı ile yaptığı anlaşma ve sipariş onaylarına istinaden, davalı firmanın ithal edip müvekkiline teslim edeceği mallar için dava dışı ..... Medikal, ..... Medikal ve ..... Sağlık yatırımları A.Ş. ile sipariş onayı verdiğini, dava dışı ..... tarafından kesinleştirilen sipariş onayı akabinde ürünlerin siparişlerini onayladığını, .....’a bildirdiğini, .....’ ın teslim süresi içerisinde ürünleri ithal etmediğini, ilerleyen süreçte Almanya’daki üretici ..... firmasının teslim süresi değişikliği yaptığını, ağustos ayı veya eylül ayı ilk haftası teslim yapılacağını ilettiğini, müvekkilin de kendi müşterilerine yeni teslim sürelerini bildirdiğini, müvekkilinin onaylanan sipariş üzerine müşterisinden aldığı 100.000 TL ‘lik çeki davalı .....’a ciro ettiğini, ..... tarafından sipariş karşılığında kendisine ciro edilen çeke 4.500 TL +KDV ilave vade farkı faturası kestiğini, ivedi şekilde yapılacağı belirtilen ithalatın bir türlü yapılmadığını, müvekkilinin müşterisinin ilk partide 35 cihazlık siparişi, ......’ın gerçek dışı beyan ve oyalamaları nedeni ile iptal edildiğini, ilk parti siparişe konu 35 cihazlık ürünler 30 bin Euro civarında olduğunu, müvekkili 8.500 Euro civarı kar elde edecekken ..... yüzünden bu kardan mahrum kaldığını, bunun yanında müvekkilinin müşterisi devam eden süreçte 55 cihazlık ikinci siparişi vermekten vazgeçtiği gibi, başkaca parça ihtiyaçlarını da müvekkilinden almakta iken, ..... ın eylemleri nedeniyle bu parçaları da almayacağını müvekkiline bildirdiğini ifade ederek kesinleşen siparişin iptal edilmesinden dolayı arttırılmak üzere 1.000 Avro, birinci parti siparşin ardından teslim edilmesi halinde ikinci parti 55 cihazlık sipariş ve devam eden başkaca parçaların müşteri tarafından alınmasının kesilmesinden dolayı arttırılmak üzere 1.000 Avro tazminat talep etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. ARAŞTIRMA; 1- ...... Bankası A.Ş.'nin 23/01/2024 Tarih,..... sayılı yazısı. 2-..... Bankası A.Ş.'nin 17/05/2024 Tarih, ... sayılı yazısı. 3-..... Bankası A.Ş.'nin 29/09/2024 Tarih, ..... sayılı yazısı. 4-..... Bankası A.Ş.'nin 30/10/2025 Tarih, .... sayılı yazısı. 5-..... Bankası A.Ş.'nin 20/02/2025 Tarih, ..... sayılı yazısı. SSMM Bilirkişi ve Makine Mühendisi Bilirkişiden Oluşan Heyet Tarafından hazırlanan 05/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda; 1-) Davacı 2018 yılına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmamış olduğu, 2-) Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, Davacı tarafından Davalı yana 20.06.2018 tarihinde verilmiş Keşide tarihinin 24.09.2018 tarihi olduğu anlaşılan 100.000 TL’lik çekin davalı yana verilmiş olduğu 20.06.2018 tarihinde davacının davalı yana 100.579,57 TL Borcunun olduğu tespit edilmiş olduğu, 100.000 TL çek ödemesi sonrasında davacının davalı yana 579,57 TL Borcunun kalmış olduğu, 100.000 TL’lik çekin verilmiş olduğu 20.06.2018 tarihinden sonra, davalı tarafından davacı yana toplam tutarı 58.313,56 TL olan 6 Adet Fatura düzenlenmiş olduğu, 12.11.2018 tarihi itibariyle davacının davalı yana 58.893,13 TL Borcunun olduğu, Davacı yan tarafından 31.12.2018 tarihinde 3.072,05 TL, 1.900,-TL ve 90.000 TL olmak üzere toplam 94.972,05 TL Davalı yanın Açılış Düzeltme Fişi açıklaması ile borçlandırılmış olduğu, ancak hangi belgeye dayanarak borçlandırılmış olduğuna ilişkin belge görülmemiş olduğu, 31.12.2018 tarihi itibariyle davacının davalı yandan 36.078,92 TL Alacaklı olduğu tespit edilmiş olduğu, 3-) Davalı yan tarafından 04.04.2024 tarihinde dosyaya sunulu beyan dilekçesi ekinde dosyaya sunulmuş 14.06.2021 tarihli Protokol ve İbranamede belirtilen ödemelerin yapıldığına ve hangi asıl alacak üzerinden icra takip yapılmış olduğuna ilişkin belgeye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, ibranamenin İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün ..... E. Sayılı icra takibi ve bu takibe itiraz üzerine davacı yanın açmış olduğu İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas ve 2020/711 K. Sayılı Kararından sonra düzenlenmiş olduğu anlaşılmakta olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 4-) ...... Bankası tarafından Sayın Mahkeme’ye 20/02/2025 tarihinde gönderilmiş cevap yazısında “…yapılan araştırmada, hakkında araştırma istenilen sorgu numaraları ve hesap hareketleri kontrol edildiğinde ekli dekont (9.500,-EUR) ile eşleşen işlem görülememiştir.” olarak açıklama yapılmış olduğu görülmekte olduğu, Davalı yan 04.04.2024 tarihli beyan dilekçesinde “Yapı krediden sorulan dekontta müvekkili firmaya ilgili banka tarafından gönderilmiş olup akreditif hazırlığı için olan bir evraktır. Ancak belirtildiği gibi bankalarca döviz kurundaki dalgalanmalar nedeniyle iptal edilmiştir.” belirtilmiş olduğu görülmekte olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 5-) Davacı yan tarafından dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulu 31.08.2018 tarihli whatsapp yazışmasında, davacı tarafa yönetim tarafından ödemenin tamamının istendiği, 20.09.2018 tarihli yazışmada, ödemenin tamamını yapın, kendi stoklarına 19 Ekim’de mal geleceğini, davacı tarafa “sen irtibat bilgilerini biliyorsun, görüş, ödemesini yap al malı. Ben aradan çekiliyorum” yazılmış olduğu görülmekte olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 6-) Mali tespit ve değerlendirmeler sonucunda davacının davalı yandan dava konusuna yönelik bir zararı olup olmadığı tespitinin, dosyaya sunulu mevcut belgelerle ve sadece ticari defter sunumu ile yapılamamış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 7-) Taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmeye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, 8-) Teknik olarak değerlendirme yapılabilmesi, davacının elde edemediği bir karın olup olmadığının, varsa tutarının ve iş kaybından dolayı zararının olup olmadığının değerlendirilebilmesi için; o Davaya konu 35 parça malın ne olduğunun, o Davaya konu 35 parça malın, davalı ile anlaştıkları alış bedelinin ne olduğunun, o Davaya konu 35 parça malı satmayı düşündüğü firmalar ile anlaştıkları satış bedelinin ne olduğunun, o Davaya konu 35 parça malı satmayı düşündüğü firmalar ile yaptığı satış sözleşmesinin varlığının, o Davaya konu olan 35 parça siparişin gerçekleşmemesinin etkisi ile elde etmeyi planlayıp ta, elde edemediği 55 parçalık sipariş ile ilgi malların ne olduğunun, 55 parça malın alış-satış fiyatlarının ne olduğunun, o Davaya konu 35 parça siparişin gerçekleşmemesi üzerine kaybettiği devam eden satışlarının ne olduğunun, bu satışlara konu malların ne olduğunun ve mallar ile ilgili alış-satış fiyatlarının ne olduğunu, bozulan ticaretindeki kar kaybının ne olduğunun Bilgilerinin dosyaya sunulmamış olmasından dolayı teknik olarak değerlendirme yapılamamış olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle davacının bir zararının olup olmadığı, varsa tutarı, davacının bu zararının giderilmesini isteyip isteyemeyeği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davacı dava dilekçesinde, davacının davalı ile yaptığı anlaşma ve sipariş onayına göre, davalının ithal edip davacıya teslim edeceği mallar için dava dışı başka bir firmaya sipariş onayı verildiğini, ancak davalının teslim süresi içinde malları ithal etmediğini, davalının davacıdan 100.000,00-TL bedelli çek ve 4.500,00-TL+KDV vade farkı tahsil ettiğini, davacının müşterisinin siparişlerini iptal ettiğini, bu nedenle davacının kardan mahrum kaldığını ileri sürerek müşterisinin siparişini iptal etmesi nedeniyle 1.000 Avro maddi tazminat ve 1.000 Avro yoksun kalınan karın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde, taraflar arasında bu dacaya zemin hazırlayacak bir ilişki ve yükümlülük olmadığını, davalının aralarındaki başka bir ilişki nedeniyle çekin verildiği tarihte davacıdan alacaklı olduğunu, çek alındığında davacının 70.000,00-TL alacak bakiyesi kaldığını, daha sonra farklı ürün siparişleri vererek ithalat yaptığını, ürünleri teslim ettiğini, fatura kestiğini ve bakiyenin kapandığını, davalının davacıya davaya konu edilen ürünleri ithal edeceğine dair bir taahhüt vermediğini, böyle bir yükümlülük altına girmediğini, üretici firmanın ürünün ücretinin tamamını istediğini, bunun davacıya bildirildiğini, ancak davacının ödeme yapmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür (TMK m.6). İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK m.190). Havale hukuksal niteliği itibariyle ödeme vasıtası olup, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 102. maddesinde de "Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel bir borç için yapılmış sayılır" hükmü düzenlenmiştir. Delil başlangıcı, HMK 'nın 202/2 maddesinde; “ iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse ya da temsilcisi tarafından ve ya gönderilmiş belge” olarak tanımlanmıştır. Bir belgenin delil başlangıcı olabilmesi için, kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş ya da gönderilmiş olması gerekir. Delil başlangıcı, iddia edilen hukuki işlemi tam olarak ispat etmemekle beraber, o işlemi muhtemel göstermelidir. 6100 sayılı HMK'nın 199. maddesinde; ''Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir.'' hükmü mevcuttur. Bu düzenleme ile whatsapp/telefon mesajları da belge olarak kabul edilmiştir. (Bkz. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 08/09/2015 tarihli 2015/28467 E. 2015/26584 K., 03/04/2014 tarihli 2014/5149 E. 2014/10114 K. sayılı içtihatları vb.) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. -Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. -Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). Mahkememizce tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, tarafların ticari defterleri incelenerek uyuşmazlık hususunda bilirkişi raporu düzenlenmesi için dosya SMMM ve makine mühendisi bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden tevdi edilmiştir. SSMM Bilirkişi ve Makine Mühendisi Bilirkişiden Oluşan Heyet Tarafından hazırlanan 05/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Davacı 2018 yılına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmamış olduğu, Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, Davacı tarafından Davalı yana 20.06.2018 tarihinde verilmiş Keşide tarihinin 24.09.2018 tarihi olduğu anlaşılan 100.000 TL’lik çekin davalı yana verilmiş olduğu 20.06.2018 tarihinde davacının davalı yana 100.579,57 TL Borcunun olduğu tespit edilmiş olduğu, 100.000 TL çek ödemesi sonrasında davacının davalı yana 579,57 TL Borcunun kalmış olduğu, 100.000 TL’lik çekin verilmiş olduğu 20.06.2018 tarihinden sonra, davalı tarafından davacı yana toplam tutarı 58.313,56 TL olan 6 Adet Fatura düzenlenmiş olduğu, 12.11.2018 tarihi itibariyle davacının davalı yana 58.893,13 TL Borcunun olduğu, Davacı yan tarafından 31.12.2018 tarihinde 3.072,05 TL, 1.900,-TL ve 90.000 TL olmak üzere toplam 94.972,05 TL Davalı yanın Açılış Düzeltme Fişi açıklaması ile borçlandırılmış olduğu, ancak hangi belgeye dayanarak borçlandırılmış olduğuna ilişkin belge görülmemiş olduğu, 31.12.2018 tarihi itibariyle davacının davalı yandan 36.078,92 TL Alacaklı olduğu tespit edilmiş olduğu, Davalı yan tarafından 04.04.2024 tarihinde dosyaya sunulu beyan dilekçesi ekinde dosyaya sunulmuş 14.06.2021 tarihli Protokol ve İbranamede belirtilen ödemelerin yapıldığına ve hangi asıl alacak üzerinden icra takip yapılmış olduğuna ilişkin belgeye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, ibranamenin İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün ..... E. Sayılı icra takibi ve bu takibe itiraz üzerine davacı yanın açmış olduğu İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas ve ..... K. Sayılı Kararından sonra düzenlenmiş olduğu anlaşılmakta olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, .... Bankası tarafından Sayın Mahkeme’ye 20/02/2025 tarihinde gönderilmiş cevap yazısında “…yapılan araştırmada, hakkında araştırma istenilen sorgu numaraları ve hesap hareketleri kontrol edildiğinde ekli dekont (9.500,-EUR) ile eşleşen işlem görülememiştir.” olarak açıklama yapılmış olduğu görülmekte olduğu, Davalı yan 04.04.2024 tarihli beyan dilekçesinde “..... sorulan dekontta müvekkili firmaya ilgili banka tarafından gönderilmiş olup akreditif hazırlığı için olan bir evraktır. Ancak belirtildiği gibi bankalarca döviz kurundaki dalgalanmalar nedeniyle iptal edilmiştir.” belirtilmiş olduğu görülmekte olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Davacı yan tarafından dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulu 31.08.2018 tarihli whatsapp yazışmasında, davacı tarafa yönetim tarafından ödemenin tamamının istendiği, 20.09.2018 tarihli yazışmada, ödemenin tamamını yapın, kendi stoklarına 19 Ekim’de mal geleceğini, davacı tarafa “sen irtibat bilgilerini biliyorsun, görüş, ödemesini yap al malı. Ben aradan çekiliyorum” yazılmış olduğu görülmekte olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Mali tespit ve değerlendirmeler sonucunda davacının davalı yandan dava konusuna yönelik bir zararı olup olmadığı tespitinin, dosyaya sunulu mevcut belgelerle ve sadece ticari defter sunumu ile yapılamamış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 7-) Taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmeye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, 8-) Teknik olarak değerlendirme yapılabilmesi, davacının elde edemediği bir karın olup olmadığının, varsa tutarının ve iş kaybından dolayı zararının olup olmadığının değerlendirilebilmesi için; o Davaya konu 35 parça malın ne olduğunun, o Davaya konu 35 parça malın, davalı ile anlaştıkları alış bedelinin ne olduğunun, o Davaya konu 35 parça malı satmayı düşündüğü firmalar ile anlaştıkları satış bedelinin ne olduğunun, o Davaya konu 35 parça malı satmayı düşündüğü firmalar ile yaptığı satış sözleşmesinin varlığının, o Davaya konu olan 35 parça siparişin gerçekleşmemesinin etkisi ile elde etmeyi planlayıp ta, elde edemediği 55 parçalık sipariş ile ilgi malların ne olduğunun, 55 parça malın alış-satış fiyatlarının ne olduğunun, o Davaya konu 35 parça siparişin gerçekleşmemesi üzerine kaybettiği devam eden satışlarının ne olduğunun, bu satışlara konu malların ne olduğunun ve mallar ile ilgili alış-satış fiyatlarının ne olduğunu, bozulan ticaretindeki kar kaybının ne olduğunun Bilgilerinin dosyaya sunulmamış olmasından dolayı teknik olarak değerlendirme yapılamamış olduğu" bildirildiği görülmüştür. Davacı vekili, bilirkişi raporunun sunulmasından sonra yeni delil sunma talebinde bulunmuş ise de, davalı taraf sonradan delil sunulmasına muvafakat etmediklerini beyan etmiş olup, HMK hükümleri çerçevesinde hukuk yargılamasında tarafların delil sunma süreleri belirlenmiş olup, süresinden sonra delil sunulmasının ancak diğer tarafın açık muvafakati ile mümkün olduğu, somut olayda davalının davacının süresinden sonra delil sunmasına muvafakati olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, davacının yasal süresinden sonra dosyaya delil sunma talebi kabul edilmemiştir. Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulmadığı ve davacı lehine delil olma vasfına sahip olmadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki kapsamında davalının davacıdan alacaklı olduğu, davacı tarafından yapılan çek ödemesinin, aralarındaki açık hesap ilişkisine istinaden yapıldığının anlaşıldığı, davacının daha sonra ise ticari defterlerinde 31.12.2018 tarihinde 3.072,05 TL, 1.900,-TL ve 90.000 TL olmak üzere toplam 94.972,05 TL davalının Açılış Düzeltme Fişi açıklaması ile borçlandırılmış olduğu, ancak hangi belgeye dayanarak borçlandırılmış olduğuna ilişkin belge görülmemiş olduğu, zaten davanın konusunun, davalının ithal etmeyi taahhüt ettiği ürünleri ithal etmediği, bu nedenle davacının zarara uğradığı iddiasına dayalı olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşmesinin bulunmadığı, davacının, davalının hangi ürünleri, hangi miktarda, hangi fiyat üzerinden ithal etmeyi taahhüt ettiği, kendisinin bu ürünleri hangi firmaya hangi fiyat üzerinden satma konusunda anlaştığı hususunda davasını ispata elverişli bilgi ve delilleri dosyaya sunmadığı, ticari defterlerinde de bu hususları ispata yarar bir delil bulunmadığı, HMK'nın 190. maddesi gereğince ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, tüm dosya kapsamına göre davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40-TL karar harcından dava açılırken yatırılan 1.084,43-TL peşin harçtan mahsubu ile geriye kalan 469,03-TL harcın Davacı'ya geri verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı şirket yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti 1.320,00-TL'nin davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 7-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili (E-duruşma) ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2025 Katip ..... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/1225, K. 2025/1129, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-1225-e-2025-1129-k-4a16dbf1020f