İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/115 E. 2024/318 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/115
- Karar No
- 2024/318
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/115 Esas KARAR NO:2024/318 DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 17/02/2023 KARAR TARİHİ: 09/05/2024
-----adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---- Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketle dava dışı ----- tanzim tarihli ----- düzenlendiğini, bu sözleşmeye istinaden düzenlenen ----- ait ve poliçe kapsamında sigortalı bulunan, davalı tarafından taşınan emtia, nakliyeci muteriz borçlu ----sorumluluk sahasında hasara uğradığını, ---- ilgili hasar fiili taşıyıcı şirket yetkililerince tespit edilmiş olunup, sigortalı ----- tarafından ise mezkur hasara ilişkin bildirimin taşıyıcı şirkete yapıldığını, ---- taşınacak dava dışı ----- ekli konşimento ile ----- uçağa yüklenerek, aynı nakliyeci firma sorumluluğunda ----- geri getirildiğini, ---- nakliyeci firma tarafından, bu taşımayla ilgili ----- nolu ekli nakliye faturası düzenlendiğini, gümrük işlemlerinin tamamlanması sonrası, 01.10.2021 tarihinde havalimanında yapılan kontrollerde, ürünlerin hasarlı olduğu, ----- düzenlenen rapor ile tespit edilip fotoğraflarının çekildiğini, hasarla ilgili ekspertiz çalışmaları yaptırılmış olup toplam 32 adet buzdolabı kapak profilinin hasarlı olduğunu, geri kalan kısmının ise sadece ambalajlarının hasarlandığının tespit edildiğini, sigortalı firmanın hasarlı ürünler için 159,36 USD ve sağlam ürünlerin tekrar ambalajlanması karşılığında da 2.791,22 TL bedeli sigorta şirketinden talep edildiğini, söz konusu ekspertiz raporu ile, meydana gelen sigorta poliçesi kapsamında sigortalı bulunan hasar bedelinin 4.131,95 TL olduğunu, davalı tarafından sigorta tazminatı bedelinin 09/11/2021 tarihinde sigortalıya ödenen, mezkur ödeme ile TTK.m.1472 hükümleri gereğince sigortalının haklarına halef olunduğunu, davalı konumundaki taşıyıcı şirketin emtianın kendisine teslim edildiği andan, gönderilene teslim edildiği ana kadar geçen süre içinde oluşabilecek ziya ve hasarlarından sorumlu olup, kendilerine bu hususta yapılan müracaatlardan da sonuç alınamadığından, davacı şirketi tarafından belirtilen bu miktarın ödenmesi için,------- aracılığı ile bir ilamsız takip başlatıldığını, davalı konumdaki muteriz borçlu şirketin takibe haksız şekilde itiraz etmesi üzerine takibin durmuş olduğundan ve daha sonra gerçekleştirilen -------- da olumlu bir sonuç elde edilememiş olduğundan, yapılan haksız itirazın iptali ile, takibin devamına ve davalı borçlu şirketin, haksız itirazı nedeniyle İİK. Md. 67/f.2 hükmü gereğince, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödenmesine karar verilmesini isteme zorunluluğu hasıl olduğunu, açıklanan ve yargılama sırasında ortaya çıkacak nedenlerden dolayı, davanın kabulü ile;-------dosyadan başlatılan icra takibine konu alacağın aslı ile ferilerine ilişkin olarak davalı muteriz borçlu şirket tarafından yapılan itirazın iptali ve icra takibindeki miktar üzerinden takibin devamı ile, takip konusu alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödenmesine ve tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ---- onaylanmasını uygun bulmuş olup, bu sözleşmenin---- girdiğini, -------- bildirim 14 günlük süre içinde yapılmadığından davacının dava ve talep hakkı düşmüş olup davanın usulden reddine karar verilmesini gerektiğini, somut hasar için hazırlanan eksper raporunda hasar sebebi olarak; yükleme, aktarma ve boşaltma çalışmaları sırasında yapılan meydana geldiği kanaatinde olduğunu, öncelikle; yükleme, boşaltma ve istiflemenin müvekkil şirketinin sorumluluğunda olmadığından buna yönelik beyanlara itiraz ederek sigortalının beyanı ile varsayım ve yoruma dayalı tespit ile müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını belirttiklerini, taşımacının sorumluluğunun ortadan kaldıran özel hallerin düzenlendiği Montreal Sözleşmesi 18/2 -(b) maddesinde kargonun paketlenmesinin taşıyıcı, bir çalışanı ya da acentesi dışında birisi tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasından kaynaklanan hasarlar nedeniyle taşımacının sorumlu tutulamayacağı açıkça hüküm altına alındığını, müvekkilinin sorumluluğunda olmayan ambalajlama, yükleme, boşaltma ve istifleme işlemindeki eksiklik veya hata nedeniyle meydana geldiği açık olan hasar için davalı şirkete sorumluluk atfının konvansiyona aykırı olduğunu, davaya -------- dahil edilmesi veya davanın ihbar edilmesi gerektiğini, davacı şirketin tazminat talebi fahiş olup konvansiyona aykırı olduğunu, davalının sorumlu olduğunu hiçbir şekilde kabul veya ikrar anlamına gelmemekle birlikte Mahkemece davalının tazminat ödemekle sorumlu tutulması halinde davacının talebinin fahiş olduğunu reddi ile tazminatın ------- maddesinde öngörülen usul ile tespit edilmesini arz ettiklerini, dava dışı taraflar arasında düzenlenen hasarlı emtia bedelinin yukarıda yer alan ----- uyarınca bilirkişi tarafından hesaplanmasını, ekspertizde hesaplanan işçilik ve ambalajlama bedeli gibi taşıyıcının sorumlu olmadığı bedelin reddini talep ettiklerini, Mahkemece dikkate alınarak dosya üzerinden yapılacak olan bilirkişi incelemesin sovtaj bedelinin de hesaplanması gerektiğini, hesaplanan sovtaj bedelinin talep edilen miktardan düşülmesi gerektiğini, arz olunan nedenlerle; dava konusu iddia edilen hasardan müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine,------ davanın bildirilmesine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, ----- sayılı dosyası, Ticaret Sicil Kayıtları, Sigorta Poliçesi, Hasar Dosyası, Hasar Tutanağı, Hasarlı Emtia Fotoğrafları, Ekspertiz Raporu, Banka Dekontu, İhbar ve İhtarnameler, Bilirkişi Kök ve Ek Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ VE VAKIALARA GÖRE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:Dava , 6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca davacı sigorta şirketinin sigortalısının haklarına halef olması sebebiyle Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi kapsamında taşıma sırasında meydana gelen hasar nedeniyle dava dışı sigortalısına ödediği tazminatın davalı taşıyıcı şirketten rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, takibini devamı ve tazminat istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılara başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere 6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartları, harç, husumet, hak düşürücü süre gibi hususlar incelenip değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiştir. Ön inceleme duruşmasında daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınmadığı değerlendirilerek bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin beyanlarına göre sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerinin anlaşılması üzerine davaya konu uyuşmazlık belirlenmek suretiyle tahkikata geçilerek, mevcut ve toplanan deliller incelenip değerlendirilerek davanın aydınlandığı anlaşılmakla tahkikat bitirilmiş ve son celsede taraf vekillerinin son sözleri de dinlenerek tutanağa yazılmak suretiyle aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Davaya esas -------- üzerinden dosyaya eklenmek ve bir örneği fiziki olarak çıkartılarak dosyaya konulmak suretiyle incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; ------Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. -----Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın ---- yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. --------Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. --------Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Davacının aktif dava ehliyeti yönünden ise 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun "Halefiyet" başlıklı 1472. maddesinde " (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." hükmü bulunmaktadır.Yukarıdan beri yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya bakıldığında ; davacı sigorta şirketi ile dava dışı ---------- nakliyat sigorta poliçesi bulunduğu ve dava dışı sigortalıya ait bir kısım emtianın taşıma sırasında hasar gördüğü, davacı sigorta şirketi tarafından ekspertiz raporuna bağlı olarak oluşturulan hasar dosyasına göre hasarın tazmin edildiği ve TTK'nin 1472.maddesi kapsamında davalı taşıyıcıya ihtarname gönderilmesine müteakip davalı aleyhinde ------ üzerinden genel takip yoluyla icra takibine giriştiği ödeme emrinin tebliği üzerine davalı tarafından yapılan itiraz nedeniyle takibin durdurulduğu ve bir yıllık hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı da sabittir. Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Dolayısıyla eldeki somut uyuşmazlığın da sigorta poliçesi ve taşıma hukuku kapsamında çözülmesi gerekmektedir. Mahkememizce bu şartlara göre açılan işbu dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş, taraf vekillerince gösterilen tüm deliller toplanmıştır. Mahkememizce dosya kapsamında bulunan poliçe, hasar dosyası, ödeme belgeleri ve davalı savunması kapsamında dava konusu uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden HMK'nin 266 vd. maddeleri gereğince dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılarak rapor düzenlenmesi için dosya --------resen seçilen taşıma hukukundan kaynaklanan nitelikli hesaplamalar uzmanı bir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda resen seçilen bilirkişi-------- tarihli raporda özetle; Davaya konu hasarı havayolu ile taşımacılıktan kaynaklandığı için ----------- kapsamında değerlendirilecek bir dava olduğu, ------------hükümleri gereği kayıp ihbarının süresi içinde ve usulüne uygun yapıldığı, --------------- hükümleri gereği 32 adet ürünün hasarlanmasında davalı taşıyıcının sorumlu olduğuna, Davaya konu 32 adet ürünün hasar görmesinde davalı taşıyıcının ağır kusurlu olmayıp “kusur sorumluluğu” olduğu kanaatine varıldığını, Davalı taşıyıcının sınırlı sorumluluk ilkesi içinde tazminat ödemesinin gerektiği kanaatine varıldığını, taktirin Sayın Mahkemeye ait olduğu , Davalı tarafın talep ettiği sınırlı sorumluluk tutarının 2.772,97 TL olduğu, Davaya konu hasar için -------------- numarası ile hazırlanan --------- firmasına iki farklı hasar tazminatı hesaplandığının görüldüğü, Taşıma esnasında hasar gören 32 adet, 5,2 kg ürün bedeli, Taşıma sırasında ambalajları hasarlanan sağlam ürünlerin tekrar ambalajlanması karşılığında da 2.791,22 TL bedeli sigorta şirketinden talep ettiği, Montreal Konvansiyonu hasar ödemesinin sınırlı olması konusunu kesinlikle sınırlandırmakla beraber m. 22/6 bölümünde hasarla ilgili mahkeme masrafları ve diğer harcamaların tamamını ya da bir kısmını hüküm olarak vermesine engel olmaz; hükmünün yer aldığı, taktirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Davacı sigorta şirketi tarafından “taşıma sırasında ambalajları hasar gören ürünlerin tekrar ambalajlanması karşılığında” sigortalısı dava dışı ------------ bedelin davalı taşıma şirketine yansıtılıp yansıtılmayacağının taktirinin Sayın mahkemeye ait olduğu, Davaya konu olan hasarlı ürünler için 17.02.2023 dava tarihine göre hesaplanan 2.772,97 TL için işlemiş faiz olmayacağı, Sayın mahkemenin; davacı sigorta şirketi tarafından “taşıma sırasında ambalajları hasar gören ürünlerin tekrar ambalajlanması karşılığında” sigortalısı dava dışı -------------- bedelin davalı taşıma şirketine yansıtılmasını taktir etmesi durumunda; davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödeme yaptığı 09.11.2021 tarihi ile icranın davalıya bildirim tarihi olan 13.09.2022 tarihleri arası işlemiş faiz tutarının 374,94 TL olarak hesap edildiği yönünde hesap ve görüşlerini içerir rapor verilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporları taraf vekillerine tebliğ edilerek beyan ve itirazlar kuşkusuz değerlendirilmiştir. Bu kapsamda bilirkişiden ek rapor alınmış ve dava tarihi itibarıyla taşıyıcının SDR tutarının 2.772,97 TL olduğu yönünde hesap bildirilmiştir. Bu ek rapor da taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve itirazlar gözetilmiştir. Burada öncelikle somut olaydan bağımsız olarak ifade etmek gerekirse günümüzde sigorta şirketlerinin risk gerçekleştiğinde ve ihbar edildiğinde ayrıntılı bir inceleme ve değerlendirme yaptıkları, kanun gereği bağımsız ekspertizler tarafından hazırlanan raporlara göre ödeme yaptıkları bilinmektedir. Bu açıdan mahkememizce sigorta şirketlerinin bilerek ve isteyerek lütuf ödemesi yapmaları mümkün görülmemektedir. Dosyada dava kounu hasara ilişkin----------------- hasar/zarar raporu bulunduğu ve buna bağlı olarak davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödeme yapıldığı vazıhtır. Bu açıdan hemen ifade edilmelidir ki; Sigorta eksperlerinin hukuki statüsü ve sigorta eksperleri tarafından tanzim edilen raporların hukuki niteliği 5684 sayılı Sigortacılık Kanununda düzenlenmiş olup, aynı kanunun Kanunun 2/1-n maddesinde sigorta eksperlerinin tarafsız ve bağımsız olduğu, aynı kanununun 22/13 fıkrasında sigorta eksperlerinin tarafsız olmak zorunda olduğu, yine aynı kanunun 22/17 fıkrasında eksperler tarafından düzenlenen raporların delil niteliğinde olduğu yönündeki düzenlemeler dikkate alındığında sigorta eksperleri tarafından düzenlenen raporların yargılama aşamasında itibar edilecek türden bir belgedir. Mamamafih, bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere somut olayda olduğu gibi, dış hat uçuşları ile yapılan hava taşımacılığı sonucunda ortaya çıkan ve “taşınan mal/bagaj” üzerinde oluşan kayıp/zarar söz konusu olduğunda, taşıyıcının mesuliyeti; ----------------- tarihinde yürürlüğe giren, uluslararası taşımaların havayoluyla yapılmasında uygulanacak şartlar ve taşıyıcının sorumluluğunun belirlenmesinde yeknesaklığı sağlamaya yönelik düzenlemelerin ve kuralların karara bağlandığı ------------yapılan ---------katılan devletler tarafından Montreal Sözleşmesi imzaya açılmış, sözleşmeyi ülkemiz de imzalamış ve 02.04.2009 tarihli ve 5866 sayılı ‘Hava Yoluyla Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme’nin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun, 14.04.2009 tarihli ve 27200 sayılı Resmi Gazete’de; bu Kanun uyarınca -------------- onaylanmasına dair kararı ise 01.10.2010 tarihli ve 27716 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. “1999 Montreal Konvansiyonunun” onaylanması ile 26 Mart 2011 tarihi itibariyle “1999-Montreal”, Türkiye için de yürürlüğe girmiş olup; bu tarihten sonra Varşova Konvansiyonu, 1999 Montreal Konvansiyonu`nun kapsamı dışında kalan uluslararası havayolu taşımalarına, şartları bulunduğu takdirde uygulanmaya devam edecektir; somut olayda davalının akdi taşıyıcı olarak davacının dava dışı sigortalısı (dolayısıyla da davacı) karşısında üstlendiği mesuliyetin tayininde; ---------- göre, usulüne uygun şekilde yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşmalar kanun hükmünde olduğundan ve 1999 Montreal Konvansiyonu’nun 1. Maddesinde, bu sözleşmenin, hava aracı ile ücret karşılığında yapılan bütün uluslararası insan, bagaj veya kargo taşımalarına ve bir hava taşıma işletmesi tarafından hava aracı ile yapılan ücretsiz taşımalara aynı ölçüde uygulanacağı ifade edildiğinden; bir iç hukuk kuralı haline gelen) 1999 tarihli Montreal Sözleşmesinin gözetilmesi gerekecektir. 1999 Montreal Konvansiyonun 24.maddesine göre, onay belgelerinin tevdi edileceği ------- getirilmiş olan sorumluluk sınırları gözden geçirilmekte ve 5 yıllık enflasyon oranının ----- esas alınacağı bir enflasyon faktörüne göre sorumluluk sınırları yeniden belirlenerek üye devletlere bildirilmektedir.------------- itibaren sorumluluk sınırlarını yeniden belirleyerek, Konvansiyonu onaylamış olan üye devletlere duyurmuştur. Derdest dava konusu taşıma işinin icra edildiği tarih itibariyle de geçerli olan yeni sorumluluk sınırları; bu tarihten itibaren, bagaj/yük için kilo başına 19 SDR`den, 22 SDR`ye yükseltilmiştir. Havayolu taşımalarında, zarara sebep olan olayın, kargonun taşıyıcının sorumluluğu altında bulunduğu süreçte ve hava taşıması esnasında meydana gelmiş olması şartıyla, taşıyıcı, yükün tahrip, kayıp veya hasara uğraması halinde doğan zarardan sorumlu olup (md.18/1-3); taşıyıcı ancak, zarara yükün tabiatı veya ayıbının ya da taşıyıcı veya onun adamları dışındaki bir şahıs tarafından yükün hatalı paketlenmesinin neden olduğunu kanıtlayabilirse mesuliyetten kurtulur. (md.18/2-a,b). Bu bağlamda bagajın veya eşyanın, teslim almaya yetkili kişi tarafından itirazda bulunulmaksızın kabulü, bunların taşıma belgesine havayolu konşimentosuna uygun olarak ve iyi durumda teslim edildiği hususunda, aksi sabit oluncaya kadar geçerli delil niteliğindedir (md.31/1). Hasar durumunda, eğer ki taşınan yük alıcısı emrine çekincesiz teslim edilmiş ise yükü teslim almaya yetkili şahıs hasarın fark edilmesinden sonra derhal ve en geç kontrol edilmiş bagajlar durumunda alınan tarihten itibaren 7 gün içerisinde ve kargo halinde de alınılan tarihten itibaren 14 gün içerisinde taşıyıcıya şikâyette bulunmalıdır. Eğer ki, bahsedilen bu süreler içerisinde yazılı olarak şikâyette bulunulmaz ise, taşıyıcının kötü niyetli olması dışında, taşıyıcı aleyhine tazminat istemiyle dava açılamaz (md.31/2). Konvansiyonun 22/3. maddesinde “kayıtlı bagaj ve yük taşıması” için öngörülen sınırlı sorumluluk hali ise, “yük taşımasında, paket taşıyıcıya verilirken, gönderici varış yerinde teslimindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe taşıyıcının sorumluluğu kilogram başına "somut olay tarihi itibariyle" “22 Özel Çekme Hakkı” (SDR) ile sınırlandırılmış; Montreal Konvansiyonu`nun 22/4. Maddesi de “Kargonun bir parçasının ya da içindeki malzemelerden herhangi birinin tahrip olması, kaybolması ya da gecikmesi durumunda, taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı olduğu miktarın belirlenmesinde dikkate alınacak ağırlık, sadece ilgili paket ya da paketlerin ağırlığı olacaktır. Bunun yanı sıra, kargonun bir parçasının ya da içindeki malzemelerden herhangi birinin tahrip olması, kaybolması ya da gecikmesi, aynı sevk fişinin ya da aynı makbuzun ya da, basılı değilse, Madde 4’ün 2. paragrafında anılan farklı bir yöntemin içerdiği aynı kayıtların kapsadığı diğer paketlerin değerini etkiliyorsa, sorumluluk sınırının belirlenmesinde bu tür bir paketin ya da paketlerin de toplam ağırlıkları dikkate alınmalıdır.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu açıklamalar ışığında görüldüğü üzere somut olayda Montreal sözleşmesi hükümlerine göre davalı şirketin akdi taşıyıcı olarak zarardan sorumlu olduğu, yükün/ürünlerin hasarlı olduğuna ilişkin ---------- tarihinde tutanak tutulduğu, davalının hasardan dolayı sorumluluktan kurtulma beyyinesi getiremediği, hasarın zamanında davalı şirkete ve dava dışı ----------- ve ihtar edildiği , mevcut bilirkişi kök ve ek raporu ile mahkememizce Montreal Sözleşmesinin 22/4 maddesi gereğince karar tarihine en yakın -------- üzerinden yapılan--------- davalının sorumlu tutulabileceği miktarın asıl alacak yönünden takip miktarını aştığı tespit ve tayin edilmiştir. Binaenaleyh; davacı şirket tarafından TTK'nin 1472.maddesinin verdiği yetkiyle; TMK'nin 6 ve HMK'nin 190.maddeleri gereğince; ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin yerinde oluşu ve taraflanın tacir sıfatına göre avans faizi talebinin de hukuken mümkün olduğu kabul edilmek suretiyle esastan ispatlanan davanın taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda tamamen kabulü ile ; davalı-borçluların ------------- takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin işbu asıl alacağa (4.131,95 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına karar verilmiştir. 2004 Sayılı İİK'nin 67/2 maddesine göre davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda davaya konu olayın taşıma sırasında meydana gelen emtia hasarından kaynaklanmasına göre uyuşmazlığa konu alacağın ve varlığı ve miktarının yapılan yargılama, bilirkişi raporları ve sonuçta hukuki muhakeme sonucunda belirlenmesi karşısında alacağın davalı şirket yönünden likit/muayyen olmadığı sonuç ve kanaatiyle koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. Maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ---- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın kabulü ile ; 2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçluların -------- takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin işbu asıl alacağa (4.131,95 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına, 2-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine, 3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından; başlangıçta alınan 179,90 TL peşin harcın ve icra dosyasından alınan 23,43 TL harcın mahsubuyla bakiye 224,27 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ---------bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-)Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı 179,90 TL peşin harç, 25,60 TL vekalet harcı, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 80,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.965,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen toplam 4.685,32 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-)6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının kabul ve ret edilen miktarlar itibarıyla (4.685,32 TL<28.250,00TL)İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/05/2024