İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/1106 E. 2025/1133 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1106
- Karar No
- 2025/1133
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas -... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ... KARAR NO :...
HAKİM : ... KATİP :...
DAVACI :... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLLERİ : Av.... Av. ... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av.... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ :... KARAR TARİHİ :... KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " 30/06/2023 tarihinde saat 10:50 sıralarında müvekkile ait ve kendisinin sevk ve idaresi altında bulunan elektrikli motorlu bisikleti ile seyir halinde iken park alanından park halinden geri manevra ile çıkış yapan ... idaresindeki ... plakalı aracın arka sol kısımlarına çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı aracın sürücünün asli kusurlu olduğunu, motorlu bisiklet sürücüsü müvekkilin kusurunun bulunmadığı kaza tespit tutanağı ile tespit edilmiştir, kazanın davalı sürücünün kusuru nedeniyle meydana geldiğini, kazının oluşuna ilişkin yeterli araştırma yapılmasını ve kusur incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkilin kazadan sonra Kayseri Şehir Hastanesine götürüldüğünü, 2 gün hastanede yattığını, ciddi yaralanmalar, kırıklar ve kalıcı izlerin meydana geldiğini, halen kalça kısmında ve göğüs kısmında ağrıları mevcut olup yürümesini kısıtlı hale getirdiğini, aylarca hareketsiz bir vaziyette bakıma muhtaç bir şekilde evde istirahat ettiğini, istirahatli günlerine ilişkin bakıcı giderleri yönünden zararı mevcut olduğunu, her ne kadar hastane raporlarında engel oranları %0 olarak çıkmışsa da bu hususta mahkemece Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, müvekkilim mobilya döşeme ustası olduğunu, hesaplamaların bu doğrultuda yapılmasını gerektiğini, müvekkilin manevi olarak da ciddi anlamda zarar gördüğünü, müvekkilin kaza sırasında kullanmış olduğu motorlu bisikletinin pert hale geldiğini, tamir masrafı hususunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, kazadan sonra davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş ancak müvekkilin hiç bir zararının giderilmediğini, arabuluculuk aşamasının anlaşamama ile sonuçlandığını, SGK tarafından müvekkiline herhangi bir aylık bağlanmadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi gideri, hasar bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ve 500.000,00-TL manevi tazminatın sürücü ...'dan tahsili, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan alınmasına karar verilmesini " talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava şartı olan başvuruyu usulüne uygun şekilde yerine getirmediğini ve müvekkil temerrüte düşmediğini, bu nedenle de davanın usulden reddini gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurlu olduğu iddiasını kabul etmediklerini, dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi'ne gönderilerek kusur oranının tespit edilmesini gerektiğini, davanın kabulü halinde davacının kask vb. koruyucu ekipman takmaması nedeniyle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, davacı taraf, elektrikli bisikletin hasar bedeli talebine ilişkin hasar iddiasını ispatlaması gerektiğini, bu hususta davacı tarafa elektrikli bisikletin maliki olduğunu gösterir fatura, ruhsat vd belgeleri, bisikletin kaza anından önce hasarsız olduğunu gösterir fotoğrafları ve kazadan hemen sonra çekilmiş olan fotoğrafları sunması gerektiğini, dava konusu trafik kazası ile ilgili olmak üzere maluliyeti olduğunu iddia ediyorsa bu iddiasını ispatla mükellef olduğunu, maluliyet hususunda ATK raporu alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararı ve tedavi giderinden müvekkil şirketin sorumlu olmadığını, hesap raporunda tazminat hesabının, "TRH-2010 hayat tablosu ile en az %1.65 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, somut olayla ilgili varsa açılmış davalar var ise akıbetinin ve SGK ile diğer kurumlardan ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun kapsamı poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, izah edilen nedenlerle davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmilini " talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; " davanın ... Sigorta A.Ş.'ye yöneltilmesi gerektiğini, husumet, derdestlik, yetki, takas ve mahsup, zamanaşımı def’i, hak düşürücü süre ve dava şartlarının yokluğuna ilişkin itiraz ettiklerini, davacının meydana gelen kazada kusurun tamamının müvekkilde olduğu iddiası gerçeği yansıtmadığını, kaza anına ilişkin fotoğraflardan da görüldüğü üzere davacının "ayak ayak üstüne atmış vaziyette; kulağında telefon bir yandan sigara içerek umursamaz bir şekilde" yol hakimiyetini dahi sağlamadan aşırı hızı ve dikkatsizliği sebebiyle, park halinden çıkmış ve ilerlemeye başlamış olan müvekkilin sevk ve idaresindeki araca çarptığını, kask ve ekipman olmadan, motorlu araç kullanma ve trafik kurallarının hiçbirini dikkate almayan davacı olayda asli kusurlu olduğunu, müvekkilin fren tedbirine başvurduğu, davacının aracının hız limitine uygun olarak seyir etmediği, trafik güvenliğini tehlikeye sokacak davranışlarda bulunduğu hususunun tespit edilmesi gerektiğini, davacının asli kurulu olması nedenleri ile davacı nezdinde tazminat hakkı doğmadığını, davacı yan dava dilekçesinde bakıcı ve tedavi giderlerini de talep etmiş ise de kazaya kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, kendi kusurunda yaralanmayacağını, ayrıca davacının bakıma muhtaç bir durumu oluşmadığını, %0 engel ile hayatına devam ettiğini, davacının haksız kazanç elde etme çabasında olduğunu, tedavi giderleri yönünden sorumluluk Sosyal Güvenlik Kurumun da olduğunu, davacı yanın bu yöndeki taleplerinin de reddi gerektiğini, davacının manevi tazminat talepleri günümüz şartlarına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve kazadan sonra meydana geldiği iddia olunan maluliyete uygun olmadığını, müvekkile bir kusur izafesi halinde bile istenilen tazminat miktarı fahiş ve nedensiz zenginleşme niteliğinde olduğunu, hiçbir engeli bulunmamasına ve davacının asli kusurlu olmasına rağmen 500.000,00-TL manevi tazminat talebinde bulunması hakkaniyete aykırı olduğunu, faiz talebinin reddi gerektiğini, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı olarak yönelttiği talep ve davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini " talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Mahkememizce davacı tarafın adli yardım talebinin 19/12/2023 tarihli ara karar ile reddi kararı verildiği, davacının itirazı üzerine Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı kararı ile davacının adli yardıma itiraz talebi kabul edildiği dosyanın adli yardımlı olduğu anlaşılmıştır. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının... Soruşturma sayılı dosya ve Kayseri 10. Asliye Ceza mahkemesinin ... E sayılı dosyasının celp edildiği görüldü. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketine müzekkere yazılarak ... plakalı aracın 30/06/2023 tarihli trafik kazasından dolayı açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, ... plakalı aracın 15/06/2023 başlangıç ve 15/06/2024 bitiş tarihli, ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür.s SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacının 30/06/2023 tarihinde trafik kazası geçirmesi nedeniyle yaralanmasından dolayı SGK tarafından davacıya rücua tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığı sorulmuş, gelen yazı cevabıyla, kaza tarihinde sigortalı çalışmalarına rastlanılmadığından kaza nedeniyle gelir ya da maaş bağlanmadığı görülmüştür. Kayseri Şehir Hastanesi'ne müzekkere yazılarak 30/06/2023 tarihinde trafik kazası nedeniyle davacının yaralanmasından dolayı bu hastanede gördüğü tedavilere ilişkin tedavi evrakları celp edilmiştir. Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Kocasinan İlçe Emniyet Müdürlüğüne, yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür. Davacı... , Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına sevk edilmiş, 11/03/2025 tarihli raporda özetle; Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde, ... nin 30.06.2023 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kemik (asetabulum, maksilla, zigoma, frontal sinüs anterior duvar) kırıkları nedeniyle; 1-Altı (6) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 6 (altı) ay olduğu), 2-Bir (1) ay süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, 3-Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının % 0 (yüzdesifir) olduğu, 4-Mevcut evrak içeriğinden trafik kazasıyla ilgili SGK/sağlık güvencesi kapsamında olmayan tedavi masrafi/ödemesi tarif ve tespit edilmediği, 5-Adı geçenin dava konusu trafik kazası sırasında koruyucu ekipman takıp takmadığı hususunun tıbben ayırt edilemediği, koruyucu ekipman ile yaralanmanın önlenmesi ya da hafifletilmesinin olasılık dahilinde olduğu, bununla birlikte yaralanmanın koruyucu ekipmandan bağımsız olarak da meydana gelebileceğinin tıbben bilindiği kanaatini bildirir rapordur. Adli Tıp Raporunun usule uygun olarak taraflara tebliğ edildiği görülmüştür. Tüm deliller toplandıktan sonra dosyanın Ankara ATM'e talimat ile gönderilerek Karayolları Fen Heyetinden seçilecek trafik ve kusur konularında uzman 3 kişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Makine Mühendisi bilirkişi ... , Trafik Mühendisi bilirkişi ... , Makine Mühendisi ... 'in 02/12/2024 tarihli raporunda özetle; 1-... Plaka Sayılı araç ( Kamyonet) sürücüsü ...; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 47/d, 67, 84/j maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %75 ( Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, 2-Sürücü ... evk ve idaresindeki Tescilsiz Elektrikli Bisiklet; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/b maddesini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %25 ( Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, kanaatini bildirir raporunu sunmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerinin beyan/itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Tüm deliller toplandıktan sonra dosyanın aktüerya ve adli tıp uzmanı bilirkişiye tevdine karar verilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Adli Tıp Uzmanı bilirkişi Uzm. Dr. ... ve Hesap Bilirkişisi Av. ... 'un 15/08/2025 tarihli raporunda özetle; C.1-Davacının geçici bakıcı zararının %25 kusur indirimi neticesinde (13.300,95 x %75) 9.975,71 TL. olduğu, C.2-Davacının geçici iş göremezlik zararının %25 kusur indirimi neticesinde (68.317,40 x %75) 51.238,05 TL. olduğu, C.3-Alınan raporda engel oranının %0 olduğu tespit edildiğinden sürekli iş göremezlik zarar hesabı yapılmadığı, C.4-Mevcut tıbbi evrak ve raporun incelenmesinden elde edilerek yukarıya kaydedilen bilgi ve bulgulara göre; Muhammed Ali’nin 30/06/2023 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle SGK kapsamına girmeyen kaçınılmaz tedavi giderlerinin 2023 rayiçlerine göre 9.080,00 (Dokuzbinseksen Türk Lirası)TL olduğu, %25 kusur indirimi neticesinde (9.080,00 x %75) 6.810,00 TL. olduğu, C.5- Davacının toplam maddi zararının 68.023,76 TL. olduğu, kanaatini bildirir raporunu sunmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerinin beyan/itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Davacı vekilinin 07/11/2025 tarihli talep artırım dilekçesi sunduğu harcını tamamladığı, dilekçeden bir örneğin davalı taraflara tebliğ edildiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle geçici, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri zararı ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketine ve araç sürücüsüne karşı açılmıştır. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile dava, tek hakim tarafından sonuçlandırılmıştır. Dava dilekçesinde 30/06/2023 tarihinde davalı ... sevk ve idaresinde , davalı , davalı ... sigorta nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ... plaka sayılı aracın elektrikli bisiklet ile seyir halinde olan olan davacıya çarpması sonucu, kazada davacının yaralanması nedeniyle 10,00 TL sürekli iş göremezlik, 10,00 TL geçici iş göremezlik,10,00 TL bakıcı gideri, 10.00 TL tedavi gideri ve 10,00 TL elektrikli bisiklette uğranan hasar bedeli ve , 500.000,00 TL manevi tazminatı talep edilmiştir.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde; Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacı tarafın dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurduğu anlaşılmıştır. Kusur durumunun değerlendirmesinde; Mahkememiz olayla ilgili soruşturma/ceza dosyasının bir örneğini dosyamız arasına almıştır. Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında alınan kusur raporu ve mahkememizce alınan kusur raporunda tespit edildiği üzere davalı araç sürücüsünün KTK47/d,67 ve 84/j maddelerini ihlal ettiği ve meydana gelen kazada %75kusurlu olduğu davacının ise KTK'nın 52/1-b maddesini ihlal ettiği kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurunun bulunduğu anlaşılmıştır. -Davalı ... Sigorta Aş. sorumluluğuna dair değerlendirmede; Kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı ... Sigorta nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu görülmüştür. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. - Mahkememizce maluliyet ait değerlendirmesinde; Davacının sürekli maluliyetinin oluşup oluşmadığı, iyileşme süresinin ve bakıcı ihtiyacının tespiti için dosyanın ERÜ ATK'ya gönderildiği, 11/03/20254 tarihli raporda Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde, ... i'nin 30.06.2023 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanması nedeniyle, altı (6) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 6 (altı) ay olduğu), bir (1) ay süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının % 0 (yüzdesifir) olduğunun tespit edildiği, anlaşılmıştır. Bu raporun, dosya kapsamındaki delillerle örtüştüğü, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiş ve bu rapor mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. -Elektrikli bisiklette oluşan hasar nedeniyle uğranılan zarar talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Her ne kadar davacı tarafça araç hasarı nedeniyle tazminat talebinde bulunulmuş olsa da dosya kapsamı itibariyle aracın kendisine ait olduğunu ispata elverişli delil ibraz edemediği aracın kaza tarihinde yediemin otoparkına çekildiği sonrasında teslim alınmadığı anlaşılmakla talebin reddine karar verilmiştir. - Manevi tazminata dair değerlendirmede; Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda hakimin, hukuk ve adalete uygun karar vereceği TMK'nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda, ekonomik ve sosyal durum araştırması, kazanın oluş şekli, davalı tarafın kusuru, çekilen ızdırap, davacının maluliyet durumu ve iyileşme süresi ve yukarıda açıklanan kıstaslar çerçevesinde davacı için 50.000,00TL manevi tazminatın uygun olduğu değerlendirilmiştir. -Mütefarik kusura ilişkin değerlendirmede; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davalı vekilinin cevap dilekçesinde davacının kaza sırasında kask vs koruyucu ekipman takmaması nedeniyle nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu savunması sebebiyle mahkememizce yapılan incelemede davacının kazadan hemen önceki görüntüleri de dikkate alındığında kask vs koruyucu ekipman takmadığının sabit olduğu, buna göre müterafik kusurunun bulunduğu dikkate alınarak bilirkişi raporu ile tespit edilen zarar tutarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmıştır. -Aktüerya hesabına ve kaçınılmaz tedavi giderine ilişkin dair değerlendirmede; HMK’nun 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; TRH 2010 yaşam tablosu ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilen progresif rant usulü (%10 arttırma-iskonto formülü ile) ile davacıların aktüer zarar hesabının yapılması hususunda açıklamalı rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan raporun değerlendirilmesinde; davacının geçici iş göremezlik zararının51.238,05 TL, ve tedavi gideri zararının6.810,00 TL olduğu, bakıcı gideri zararının 9.975,71 TL olduğu, sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu ile yapılan tespit ve değerlendirmeler mahkememizce hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ancak yapılan hesaplamalardan yukarıda izah edildiği üzere müterafik kusur indirimi yapılmıştır. - Mahkememizin geçici iş göremezlik zararının ve tedavi giderinin teminat kapsamı dışında olup olmadığına dair değerlendirmesinde; 2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", kanunun geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59’uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün kanundan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinin kabulü gerekir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, 1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, 2-Tedaviyle ilgili diğer giderler, 3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; 1-Bakıcı giderleri 2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları) 3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder.(Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ) Bu halde geçici iş göremezlik tazminatının ve tedavi giderinin sigorta teminatı kapsamında olduğu kabulü gerekir. Müteselsil sorumluluğa ilişkin değerlendirmede; Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar 6098 sayılı Kanun'un 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Kanun hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları vardır. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (6098 sayılı Kanun 162/1) Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. (6098 sayılı Kanun 163/2) Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. (6098 sayılı Kanun 163/1) Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur. (6098 sayılı kanun 166/1) Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. (6098 sayılı Kanun 166/3) Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (6098 sayılı Kanun 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez. Eldeki davada davalılar arasında müteselsil sorumluluk söz konusudur. Faize ait değerlendirmede; 2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise arabulucuk başvuru tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrütfaizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir. Anılan açıklamalar uyarınca davacı tarafça sigorta şirketine usule uygun başvuru bulunmadığından (ZMSS Genel Şartlar Ek 6 uyarınca) temerrüt tarihi sigorta şirketi yönünden arabuluculuk başvuru tarihi kabul edilmiş, diğer davalı şahıslar yönünden ise olay tarihi temerrüt tarihi kabul edilmiştir. Kazaya karışan ... plakalı araç hususi nitelikte olduğundan yasal faiz işletilmiştir. Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre; Dosya kapsamındaki tüm deliller ve yukarıda yapılan izahatlar karşısında davacının uğramış olduğu maddi zarardan araç sürücüsü ve ZMMS sigortacısı olan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmakla, davacının davasının kısmen kabulü ile;40.990,44TL geçici iş göremezlik, 7.980,57-TL bakıcı gideri, 5.448,00-TL tedavi gideri ve olmak üzere toplam 54.419,01-TL tazminatın (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden poliçedeki 1.200.000,00TL olan sağlık gideri limitinden karşılanmak ve bu limitlerle sınırlı olmak üzere) davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 24.07.2023 (arabulucuya başvuru tarihi) tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 30/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair geçici iş göremezlik,bakıcı gideri, tedavi gideri talebinin müterafik kusur bulunması nedeniyle reddine, davacının araç hasar bedeli ve sürekli iş göremezlik tazminat talebi yönünden davasının reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır. -Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Esas, Karar sayılı ilamı)
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; DAVANIN KISMEN KABULÜ ile, 1-40.990,44TL geçici iş göremezlik, 7.980,57-TL bakıcı gideri, 5.448,00-TL tedavi gideri ve olmak üzere toplam 54.419,01-TL tazminatın (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden poliçedeki 1.200.000,00TL olan sağlık gideri limitinden karşılanmak ve bu limitlerle sınırlı olmak üzere) davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 24.07.2023 (arabulucuya başvuru tarihi) tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 30/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair geçici iş göremezlik,bakıcı gideri, tedavi gideri talebinin müterafik kusur bulunması nedeniyle reddine, 2-Davacının araç hasar bedeli ve sürekli iş göremezlik tazminat talebi yönünden davasının reddine, 3-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 3.717,36-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 1.161,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 2.556,36-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 3.415,50-TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 7-Davacı tarafından yatırılan 1.161,00-TL tamamlama harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 8-Davacı tarafından adli yardım kabul kararı öncesi yapılan KEP, elektronik tebligat reddiyatı 81,00-TL yargılama giderinin 15,25 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 65.75 yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Dosyanın 19/12/2023 tarihinde adli yardımlı olarak devam etmesi nedeniyle davacı adına Hazine tarafından yapılan; bilirkişi ücreti 16.000,00-TL bilirkişi ücreti, 394,00-TL talimat posta ücreti, 84,00-TL müzekkere posta ücreti, elektronik tebligat gideri 230,00- TL, 233-TL normal tebligat gideri ve kep ücreti 7,25-TL toplam 16.948,25-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesap edilen 3.191,67-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, bakiye kalan 13.756,57-TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 10-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 11-Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 12-Maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 60.00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine, 13-Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine, 14-Manevi tazminat talebinde reddedilen kısım yönünden davalılar lehine vekalet ücreti takdiirne yer olmadığına, 15-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 15-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, davacı vekili ve davalı ... sigorta vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır