İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/110 E. 2023/245 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/110
Karar No
2023/245
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/110 Esas KARAR NO : 2023/245 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/02/2023 KARAR TARİHİ : 06/04/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVACI VEKİLİNİN DAVA DİLEKÇESİ ÖZETLE: Müvekkili olan davacı Şirket tarafından, davalı yana ... sözleşme hesap nolu abonelik çerçevesinde elektrik tedariki sağlandığını, davalı tarafça ödenmeyen elektrik faturasının tahsili amacı ile Merkezi Takip Sistemi... sayılı dosyası ile takibi başlatıldığını, davalı hakkında, 8.561,49 TL fatura alacağı, 161,85 TL işlemiş gecikme zammı ve bu gecikme zammı nedeni ile doğan 29,13 TL KDV olmak üzere toplam 8.752,47 TL alacağın, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek değişen oranlardaki gecikme faizi ve bu faizin KDV'sinin tahsili talebi ile başlatılan icra takibine, davalının borca itirazı neticesinde takip durdurulduğunu, davaya konu abonelik sözleşmesinin, davalının ...Mahallesi ... Caddesi Bodrum/MUĞLA adresindeki ticarethane için tanzim edildiğini, anılan sözleşme gereği davalı tarafa elektrik enerjisi temininin sağlandığını, bu tüketim sonucu enerji kullanım bedeli olarak hukuka uygun şekilde fatura tahakkuk ettirildiğini fatura bedelinin davalı tarafça ödenmediğini anılan fatura bedelinin takibe konu edildiğini, davalı borçlu tarafından ise haksız şekilde ve kötü niyetli olarak borca itiraz edildiğini belirterek MTS dosyasına yapılan icra takibinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI VEKİLİNİN CEVAP DİLEKÇESİ ÖZETLE:Takibe konu borcun abonelik sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğunu, müvekkili olan davalının aboneye konu adresi 2021 tarihinde terk ettiğini, söz konusu aboneyi sonrasında ...Reklamcılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi üzerine alması gerekirken almaması sebebiyle borcun müvekkili adına geldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ediyoruz. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223). İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır. Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır. İzmir Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ...mesinde, alacaklının davacı... Perakende Satış Anonim Şirketi olduğu, borçlunun davalı ...Anonim Şirketi olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 8.752,47 TL alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. Davacı vekili duruşmadaki beyanı ile davalı tarafından ödeme yapılması ve icra dosyasının kapatılması nedeniyle davanın konusuz kaldığını, yargılama gideri, icra inkar tazminatı ve vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir. Bu aşamada, davanın konusuz kalması hususunda genel açıklama yapılmasında yarar vardır. İlke olarak her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanır (28/11/1956 tarih ve 15/15 sayılı İBK). Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir nedenle dava konusunun ortadan kalkması halinde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır. Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun yada Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Bu durumda, mahkemenin, bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmesi gerekmektedir. Davacı tarafça ikame edilen dava kapsamında talep edilen alacağın davalı tarafça ödendiği, davalı tarafın ödeme yapmak suretiyle davanın haklılığını kabul etmiş olduğu dikkate alındığında, hukuk yargılamasının genel ilkelerinden olan ''Her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki sebeplere ilişkin koşullara göre hükme bağlanır.'' ilkesi gereğince haksız olduğunu kabul etmiş olan davalının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olacağı izahtan varestedir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın davacı şirket tarafından düzenlenen fatura bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, davacı vekilinin duruşmadaki beyanı ile dava açıldıktan sonra davalı tarafından ödeme yapılması nedeniyle davanın konusuz kaldığını bildirdiği, ödemenin tarihinden sonra gerçekleştirildiği göz önünde bulundurulduğunda davanın konusuz kaldığı, davalının dava açıldıktan sonra ödeme yapması çerçevesinde davacının haklılığını kabul etmiş olduğu, alacağın faturaya dayanması sebebiyle likit mahiyette olduğu ve davalı şirketin icra takibine itiraz etmesi sebebiyle davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle; 1-Dava konusu icra takip dosyasında tahsili talep edilen asıl alacak ve işlemiş faize ilişkin itirazın iptali talebi hakkında KONUSUZ KALDIĞINDAN KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dava konusu icra takip dosyasında tahsili talep edilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereğince alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yapılan 30,00-TL elektronik tebligat, 69,75-TL posta gideri, 179,90-TL peşin harç, 179,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplamda 459,55-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 8.752,47 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince peşin yatırılan gider avansından artan gider avansının talep halinde davacı tarafa iadesine, 7-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına, Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/04/2023

Katip... eimza

Hakim... eimza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/110, K. 2023/245, T. 06.04.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-110-e-2023-245-k-96ddceea5354