İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1077 E. 2024/666 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1077
Karar No
2024/666
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/1077 ESAS

KARAR NO : 2024/666 KARAR

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 28/12/2023

KARAR TARİHİ : 02/10/2024

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalıları ...'a ait ... / İZMİR adresindeki iş yerinin müvekkiline ... numaralı işyerim paket sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, 13/12/2020 günü sigortalılarına ait iş yerinde oluşan dahili su hasarının ardından müvekkiline yapılan hasar başvurusu üzerine müvekkilince bir hasar dosyası açıldığını, gerekli belge ve bilgilerin temini ve mahallinde yapılan incelemelerle birlikte aldırılan ekspertiz raporuyla kusur, hasar ve zarar durumunun ihtilafa yer bırakmayacak şekilde ortaya konulduğunu, şiddetli yağışlar esnasında binanı en süt katındaki terastan giren ve zeminde birikerek göllenen yoğun yağmur sularının giderlerin tahliyede yetersiz kalması sonucu üst kata ve merdiven boşluğundan alt katlara sirayet ettiğini, zemin katta yer alan garaj kapısından da yoldaki sel sularının araç rampasının tahliye borusunun asfaltlanmasında kapatıldığından dolayı akan yoğun sel sularının dolduğunun anlaşıldığını, sigortalının konu ile ilgili ... Genel Müdürlüğü'ne sunduğu 31/12/2022 tarihli dilekçe ile bilgi verdiklerini, ihtarda bulunduklarını, bahse geçen asfalt dökme işleminde uygun olarak boru çıkışının açık bırakılsa mevcut hasarın garaj kısmına gelen suların engellenebileceğini, 18/02/2021 tarihinde dava dışı sigortalılarına 70.000,00-TL hasar bedelinin ödendiğini, açıkladığı sebeplerle; davalının icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptalini, takibin devamını, davalının alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkiline rücuen tazmin talepli davanın ikame edildiğini, ikame edilen davada Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olmadığını, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, meydana geldiği iddia edilen zarar ile müvekkili arasında illiyet bağı bulunmadığını, dava konusu edilen olayla ilgili olarak idarelerinin kusur ve sorumluluğunun olmadığını, dava konusu meydana gelen su baskını ve zarardan idarelerinin kusurlu olmadığını, söz konusu su baskınının ... Sokaktaki İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan asfalt çalışması sonrası asfalt ekiplerinin yolun altındaki su gider borusunun gider kısmını asfaltla kapatmalarından dolayı gerçekletiğinin tespit edildiğini, meydana gelen arızanın idareleri tarafından giderilerek meydana gelen su baskını sebebiyle zarar uğrayan davacı tarafından talep dilekçesinin değerlendirilmesi amacıyla söz konusu hasara sebebiyet veren İzmir Büyükşehir Belediyesine yazı ile gönderildiğini, asfalta yenileme çalışması yapmak veya asfaltın kazınması gibi işlemlerin idarelerinin görev ve sorumluluk alanında olmadığını, bu işlemlerin ... A.Ş. Tarafından gerçekleştirildiğini, davada delil olarak resmi belge niteliği olmayan ekspertiz raporu bulunduğunu, davacının belirttiği eklerin taraflarına tebliğ edilmediğini, açıkladığı sebeplerle; mahkememizin görevsizliğine ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini, davanın husumetten reddini, davanın ... A.Ş.'ye ihbar edilmesini, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; HMK 114/1-c maddesine göre mahkemenin görevli olması hususu dava şartıdır. HMK'nın 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138/1 maddesine göre mahkeme öncelikle dava şartları hususunda değerlendirme yapmalıdır.Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.

Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.

TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.

Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.

HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceği düzenlenmiştir.

Somut olayda; davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısı olan ...'a ait ... / İZMİR adresindeki iş yerindeki su hasarının ardından müvekkiline yapılan hasar başvurusu üzerine müvekkilince bir hasar dosyası açıldığını, yapılan ödemeninin rücuen tazminatına ilişkin olduğu değerlendirilmekle; Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda, 22/03/1944 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında aynen; "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.

Dava konusu iş yerindeki sel baskınında olduğundan davacının tüketici vasfında kabul edilmesi dosya kapsamına uygun değildir. Ayrıca uyuşmazlığın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve taraflar arasındaki uyuşmazlıkta davacının 6502 sayılı yasada düzenlenen tüketici vasfında olmadığı anlaşıldığından davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılarak sonuçlandırılması gerekir.

H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,

2-HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,

3-HMK nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,

4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına,

Taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.02/10/2024

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

Atıf: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1077, K. 2024/666, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1077-e-2024-666-k-42fb84cc0f32