İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/106 E. 2024/424 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/106
- Karar No
- 2024/424
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/106 Esas - 2024/424 T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/106 KARAR NO : 2024/424
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 25/07/2023 KARAR TARİHİ : 17/10/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacının 1952 yılında ilaç üretimi sektöründe faaliyete başladığını, 2009 yılında faaliyet alanını değiştirdiğini; gayrimenkul geliştirme, sağlık, hızlı tüketim ürünleri, yapı ürünleri ve diğer endüstrilerde ... A.Ş.ye bağlı olarak ticari faaliyetini sürdürdüğünü, ... A.Ş. ile yarı yarıya maliki oldukları “... ” ve “... ”nı işlettiklerini, davacının “...” ibaresini içeren ... sayılı markaların sahibi olduğunu, davacının ticari faaliyetlerinin bir kısmını “...” markası ile sürdürdüğünü, anılan ibarenin, davacının iştiraki olan ... ve Paz. A.Ş. tarafından da ticari faaliyetlerde yoğun bir şekilde kullanıldığını, markanın ciddi bir bilinirliğinin olduğunu, ''...'' ibaresini içeren markaların 2004 yılından bu yana çeşitli mal ve hizmette davacı adına tescil ettirildiğini, dava konusu markanın yayımına karşı yapılan itiraz üzerine ... tarafından itiraza gerekçe gösterilen ... sayılı markaların SMK m.19/2 hükmü kapsamında kullanımının ispatlanamadığı yönünde karar verildiğini, anılan markaların incelemeye esas alınmadığını, itiraz gerekçe gösterilen ... sayılı markanın ise incelemeye esas alındığını, markalar benzer görülmekle birlikte kapsamları farklı görüldüğünden karıştırılma ihtimali bulunmadığı yönünde karar verildiğini, tescil numaralı markaların kullanımın ispatına ilişkin delil sunulmadığı veya sunulan delillerin yeterli bulunmadığı tespit edildiğinden, Md. 6/1 kapsamında yapılan incelemede dikkate alınmadığı, ... sayılı marka yönünden markalar benzer görülmekle birlikte sadece 19. sınıftaki malların benzer görülerek bu malların başvuru kapsamından çıkarıldığını, karara itirazın ... tarafından reddedildiğini, ... Yönetim İşlerim ve Paz. A.Ş.nin ortakları arasında ... A.Ş. ve ... A.Ş.nin bulunduğunu, ... A.Ş.nin aynı zamanda ..., ... sayılı markaların davacı ile birlikte sahibi olduğunu, ... Paz. A.Ş.nin davacı ile ... A.Ş.nin iştiraki olduğunu, Grup şirketlerin biri adına tescilli markanın, diğer şirket tarafından lisans sözleşmesi olmadan dahi kullanılabilmesinin mümkün olduğunu, itiraza mesnet markaların kullanımı konusunda, ... Yönetim ve Paz. A.Ş.ye izin verildiğini, SMK m.9/3 hükmüne göre, markanın, sahibinin izni ile kullanılmasının markanın sahibi tarafından kullanımı olarak kabul edildiğini, itiraza gerekçe markaların davacı tarafından ciddi biçimde kullanıldığını, davacının yarı hissedarı olduğu ... 01.06.2006 tarihinden beri faaliyet gösterdiğini, Türkiye’nin ve ...’nın en tanınmış alışveriş merkezlerinden biri olduğunu, davacının alışveriş merkezinin faaliyetlerinde “...” markasını aktif olarak kullandığını, “...” markasının tanınmışlığı sayesinde, markanın kullanıldığı işletmenin bulunduğu yerin ...’da başlı başına bir lokasyon hâline geldiğini, davacının iştiraki olan ... ve Paz. A.Ş.nin idare ve yönetiminde "..." markası ile gayrimenkul yönetimi faaliyetleri (apartman ve site yöneticiliği, mobil ev alanlarının, müşterek mülkiyetli konutların, devre mülklerin, ikamet amaçlı olmayan mülklerin, vb. Yönetimi) konularında gayrimenkul hizmetleri verdiğini, dava konusu markanın ayırt ediciliğinin bulunmadığını, davacıya ait “...” ibareli markalarla bire bir benzer olduğunu ve bu nedenle ayırt ediciliğinin bulunmadığını, dava konusu markada yer alan “...” ibresi ile davacı adına tescilli markalarda yer alan “...” ibaresi arasında bir harfin farkı olduğunu, bu düzeyde benzerliğin SMK m.6/1 hükmü anlamında ilişkilendirilme ihtimâli de dâhil karıştırılma ihtimalini ortaya çıkardığını, zira bu benzerlik incelemesinde ortalama tüketicinin halk olduğunu, görsel ve işitsel anlamda ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalının kullanımlarının, davacının markalarını kullanma hakkı bulunan ... Yönetim İşl. ve Paz. A.Ş.nin ticaret unvanıyla da benzer olduğunu, davacıya ait markaların Türkiye’de tanınmış nitelikte olduğunu, davalının marka tescil başvurusunun SMK m.6/5 hükmü bağlamında da reddi koşullarının oluştuğunu, Yayıma itiraz aşamasında, kullanıma ilişkin bir kısım deliller sunulduğunu, eğer sunulan delillerin kullanımı ispata elverişli olmadığı değerlendiriliyorsa ...’in Sınai Mülkiyet Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik (Yönetmelik) m.29/6 hükmüne göre ek delil sunulması için süre vermesi gerektiğini, ...’in bu süreyi tanımadan karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın süresinde açıldığını, davacını taraf sıfatının bulunduğunu iddialara mesnet markaların kullanımının hak sahiplerinin muvafakati ile gerçekleştiğini, grup şirketleri bakımından muvafakatin bir lisans şeklinde gerçekleşmesinin zorunlu olmadığını, yazılı bir izne gerek olmadığını, davalının, davacının tanınmışlığından yarar sağlamaya çalıştığını iddia ederek ...’nin 06.06.2023 tarihli ve ... sayılı ... kararının iptali ve ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, ... nezdindeki itirazlarda, davacının iddialara mesnet markalarından ... sayılı olanların, SMK m.19/2 hükmü kapsamında kullanımının ispatına ilişkin yeterli delil sunmadığını, itiraz aşamasında sunulmayan delillerin, ... kararının hukuka uygunluğunun incelenmesi aşamasında sunulsa dahi incelemeye esas alınamayacağını, ... sayılı markanın kullanımının ispatı talep edilmediğinden bu markanın incelemeye esas alındığını, davacı tarafından yayıma itiraz aşamasında ileri sürülmeyip karara itiraz aşamasında ileri sürülen ... sayılı markaların incelemeye esas alınamayacağını, ... sayılı ... kararının hukuka uygun olduğunu, başvurunun kapsamından çıkarılmayan mallar ve hizmetler bakımından SMK m.6/1 ve m.6/5 hükümleri bağlamında başvurunun reddi koşullarının oluşmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; davalının ... A.Ş.ye bağlı şirketlerden olduğunu, Türkiye ekonomisinin önemli paydaşlarından biri olduğunu, inşaat, işletme, yönetim ve danışmanlık alanlarında faaliyet gösterdiğini, “...” anahtar sözcüğü ile yapılan Google aramasında 6.710.000 sonuçtan 327.000 sonucunun davalıya ilişkin olduğunu, dava dışı ... A.Ş.nin de iddialara mesnet markaların sahibi olması nedeniyle bu şirketin de davacı olarak davada yer alması gerektiğini, davacının tek başına taraf sıfatının bulunmadığını, davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının itiraz aşamasında sunmadığı delillere dayandığını bu delillerin sunulmasına muvafakatlerinin bulunmadığını, davanın kullanmama def’i dikkate alınarak doğrudan reddinin gerektiğini, SMK m.6/5 hükmüne dayalı bir itiraz bulunmadığında anılan hükme dava aşamasından dayanılmasının mümkün olmadığını, davacı delilleri arasında yer alan markaların kullanılmasına ilişkin muvafakatnamenin itiraz aşamasında sunulmamış olması nedeniyle bu belgeye dayalı inceleme yapılamayacağını, bu evrakın yayıma itirazın yapılmasından sonraki bir tarihte oluşturulmuş olması nedeniyle ayrıca incelemeye esas alınamayacağını, davacının itiraz aşamasında markaların kullanımını ispat edemediğini, SMK m.6/1 hükmü bağlamında bir görsel, işitsel ve kavramsal yönden bir benzerlik bulunmadığını, mal ve hizmetlerin benzerliği koşulunun sağlanmadığını, SMK m.6/5 hükmüne ilişkin iddiaların, hem bu iddialar itiraz aşamasında ileri sürülmediği için hem de anılan hükmün uygulanma koşulların oluşmadığından reddedilmesi gerektiğini, kötü niyetli olarak açılan davanın reddinin gerektiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... ’nun 06.06.2023 tarih ve ... sayılı kararının iptaline dava konusu ... sayılı “... işletme” sayılı markanın hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı adına 01.03.2021 tarihinde tescil başvurusu yapılan, kapsamında 04., 16., 19., 35., 36., 37., 40. ve 41. sınıflardaki bir kısım mallar ve hizmetler bulunan ... sayılı marka tescil başvurusunun yayımına, davacı tarafından SMK m.6/1 ve m.6/5 hükümleri kapsamında yapılan itiraz ... ... (...) tarafından kısmen reddedilmiş, kısmen ret kararına karşı ... nezdinde yapılan itiraz, ...’nın 06.06.2023 tarihli ve ... sayılı kararı ile; ''Öncelikle itiraza gerekçe olarak gösterilen ... sayılı markaların ... nezdine yapılan yayına itiraz aşamasında ileri sürülmeyip ilk kez Kurul nezdinde yapılan karara itiraz aşamasında ileri sürüldüğü, bu durumun itiraz gerekçelerinin genişletilmesi sonucunu doğurduğu tespit edildiğinden belirtilen markalara dayalı itiraz kabul edilmemiştir.6769 sayılı SMK'nın "Marka tescilinde nispi ret nedenleri" başlıklı 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrası; "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü ihtiva etmektedir. Diğer yandan, 6769 s. SMK'nın "Yayıma itirazın incelenmesi" kenar başlıklı 19'uncu maddesinin 2'nci fıkrası ise, "6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye'de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye'de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması halinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir." hükmünü içermektedir. Başvuru sahibi yayına itiraza cevaben sunduğu karşı görüş dilekçesinde, 6769 s. SMK'nın 19(2) maddesi hükmü kapsamında, itiraza gerekçe olarak gösterilen ... sayılı markaların tescil kapsamında bulunan tüm mal/hizmetler bakımından kullanımının ispatlanmasını talep etmiştir. ... tarafından sözkonusu markalar ile ilgili olarak "Marka, kullanımın ispatına ilişkin delil sunulmadığı veya sunulan delillerin yeterli bulunmadığı tespit edildiğinden, Md. 6/1 kapsamında yapılan incelemede dikkate alınmamıştır" tespitinde bulunulduğu anlaşılmıştır. Kurul da gönderilen bilgi ve belgelerden muteriz adına itiraza gerekçe markaların kullanım ispatına konu tescil kapsamlarındaki mal/hizmetlerin kullanıldığına ilişkin kullanımlarının ispatlanamadığı kanaatine varmış olup, ... tarafından verilen kararı onamaktadır. Bu nedenle sözkonusu markalar 6/1 incelemesinde dikkate alınmamış, söz konusu markalar açısından yapılan itirazın reddi gerekmiştir. Akabinde kullanım ispatına konu edilmeyen ... sayılı "..." ibareli marka kapsamındaki itirazın incelemesine geçilmiştir. Yapılan incelemede, başvuru ile itiraz gerekçesi marka görsel ve işitsel düzeyde benzerliklerin bulunduğu kabul edilmekle birlikte, markalarda yer alan diğer unsurlar ile başvuru/ itiraz gerekçesi markada yer alan mal/hizmetlerin farklılığı da dikkate alındığında başvuru ile itiraz gerekçesi ... sayılı marka arasında karıştırılma veya ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı sonucuna varılmıştır. Sayılan nedenlerle 6/1 gerekçeli itirazın reddi gerekmiştir. Diğer iddialar da yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle itirazın tüm gerekçeler bakımından reddi gerekmiştir.'' gerekçesiyle ''İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ve ek raporda özetle: -...’nin 06.06.2023 tarihli ve ... sayılı kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı konusunda yapılan değerlendirmede, kısmen redde mesnet marka ile dava konusu markanın benzer olduğu konusunda davacının müktesep hakkı bulunması nedeniyle ve bir zorunlu ön kabul olan bu benzerlik kapsamında yapılan incelemede, dava konusu markanın kapsamından yer alan 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve ... almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum kumları. bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) bakımından da karıştırılma ihtimali bulunduğu ve bu hizmetler bakımından ... kararının yerinde olmadığı, -Hükümsüzlük talebi bakımından davacının iddialara mesnet markalarının kullanımını ispata elverişli yeterli delilin bulunmadığı yönündeki tespitlerimiz kapsamında SMK m.6/1 hükmü bağlamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, -Davacının iddialara mesnet markalarının tanınmış olduğunu ispata dair yeterli ve güncel delil bulunmadığından SMK m.6/5 hükmü bağlamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Pazarlama uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ve ek raporda özetle: - Dava konusu ... sayılı marka kapsamında yer alan 35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli şekilde görmesi ve satın alması için; Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve ... almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum kumları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) ve 37. Sınıf: İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri hizmetlerin, davacı yanın işlem ve dava dosyasına dayanak yaptığı ... markasının 19.sınıfında yer alan emtiaların benzer olduğu ve dolayısıyla markalarında birbirine benzemesinden dolayı karıştırılacağı ve bu hizmetler bakımından ...’nun kararının yerinde olmadığı, -Davacı yanın kullanım ispatı savunmasına konu olan ve bu kapsamda değerlendirilebilir markalarının ... sayılı markalar oldukları ve bunların kullanımlarının davacı tarafça ispatlanamadığı, ... sayılı markaların ise başvuru tarihi olan 13.06.2022 tarihi, başvuraya konu edilen davalıya ait ... sayılı markanın başvuru tarihi olan 03.01.2021 tarihinden sonra olduğu ve yayıma itiraz aşamasında itiraz gerekçesi olarak ileri sürülmediği için SMK 6/1 maddesi kapsamında bu markaların bir ret gerekçesi oluşturmadığı, -Dava konusu marka başvurusunun SMK 6/5 koşullarının ispata dair yeterli ve güncel delil bulunmadığından somut olayda oluşmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmış, raporların teknik değerlendirmeleri dikkate alınarak farklı yönde karar verilmiştir. GEREKÇE: Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir. Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...). Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. Öncelikle itiraza gerekçe olarak gösterilen ... sayılı markaların ... nezdinde yapılan yayına itiraz aşamasında ileri sürülmeyip ilk kez Kurul nezdinde yapılan karara itiraz aşamasında ileri sürüldüğü, bu durumun itiraz gerekçelerinin genişletilmesi sonucunu doğurduğu tespit edildiğinden belirtilen markalara dayalı itiraz kabul edilmemiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Kullanımın İspatı: Mevzuatın 19/2. Maddesi; “6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.” şeklindedir. Yine, 25/7 maddesinde ise; “6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19. maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar.” hükmü düzenlenmiştir. Böyle bir durumda marka hükümsüzlüğü talep eden davacının dayanak yaptığı markasını kullandığını ispat etmesi gibi bir yükümlüğü doğacaktır. Hükümsüzlük davasına dayanak yapılan markanın tescilli markanın kullanılmadığına ilişkin def’i de makanın kullanılıp kullanılmadığı dava tarihinden itibaren geriye doğru beş yıl içinde gerçekleşmiş olmalıdır. Dava konusu markanın başvuru tarihi olan 03.01.2021 tarihi esas alındığından tescil tarihi 03.01.2016 tarihinden önce olan ve itiraza gerekçe gösterilen markalar, kullanımın ispatı yükümlülüğü altındadır. Huzurda görülmekte olan davada, ... sayılı markalar bu kapsamdadır. Markaların; sahibi tarafından, itiraza dayanak gösterilen mallar ve hizmetler bakımından, Türkiye’de ve ciddi şekilde kullandığının ispatlanması ya da kullanmamaya dair haklı sebeplerin olduğuna ilişkin delil sunması gerekmektedir. Davacı tarafından, kullanmama savunmasında bulunulmasından sonra ...’ye sunulan deliller incelendiğinden delillerin; 2014 - 2021 yılları arasında düzenlenmiş toplamı 3.814,77 TL tutarında, üzerinde “...” ibaresinin markasal olarak kullanıldığı “satış standı geliri”, “asansör kart bedeli”, “kira sözleşmesi damga vergisi”, “elektrik tüketimi”, “sigorta bedeli”, “depo kira bedeli”, “otopark hizmet bedeli”, “soğuk su tüketimi”, “diğer hizmet gelirleri” açıklamaları yer alan 20 adet fatura, zamanı tespit edilemeyen, alışveriş merkezi, iş yeri gibi alanlarda “...” ibaresi bulunan kullanımlara ilişkin 8 adet fotoğraf ve ... web sitesine ilişkin “...” ibaresinin, yılı belli olmayan “14 Eylül” zamanının yer aldığı 1 adet ekran görüntüsünden tespit edilmiştir. Söz konusu kullanımlardan, kullanımın ne zaman gerçekleştiği tespit edilemeyenlerin süre bakımından incelemeye esas alınması mümkün değildir. Faturalar incelendiğinden söz konusu faturaların, çekişme konusu olan 35. ve 36. Sınıftaki bir kısım hizmetlere ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Ne var ki söz konusu faturalar, hem miktar bakımından oldukça düşük tutarda olduğu hem de sunulan hizmetin hacmine ilişkin yeterli bilgi içermediği için ciddi kullanımı ispata elverişli değildir. Sunulan fotoğraf delillerinde zaman damgası bulunmamaktadır. İnternet sitesi görseli ise kullanımın zamanına ve hacmine ilişkin herhangi bir bilgi içermemektedir. Yayıma itiraz aşamasında sunulan söz konusu deliller, itiraza gerekçe gösterilen ve kullanımının ispat talep edilen markaların SMK m.19/2 hükmü bağlamında ciddi kullanımını ispat bakımından yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından, ...’in kullanımın ispatına ilişkin delillerin yetersiz olduğunun tespit edilmesi hâlinde, ek delil sunulması için bir aylık süre verilmesi gerektiği, ...’in bu süreci işletmediği iddia edilmektedir. Yönetmelik m.29/6 hükmüne göre; kullanıma ilişkin deliller yayıma itiraz formu ile birlikte sunulursa ve bu deliller kullanımın ispatı için yeterli görülmezse itiraz sahibine bir aylık süre verilmesi öngörülmüştür. Oysaki somut olayda kullanımın ispatına ilişkin deliller yayıma itiraz formuyla değil, kullanımın ispatı talep edildikten sonra sunulmuştur. Dolayısıyla davacının söz konusu itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmektedir. Yönetmelik m.29/6 hükmüne göre; itiraz sahibi, itiraza dayanak gösterdiği markasını, yayımına itiraz ettiği markanın itiraza konu mal ve hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delilleri yayıma itiraz formu ile birlikte sunabilir. Başvuru sahibi tarafından süresi içinde kullanımın ispatı talebinin yapılması halinde, yayıma itiraz anında sunulan deliller kullanımın ispatı için yeterli ise, itiraz sahibine üçüncü fıkrada öngörülen bir aylık süre verilmeksizin itiraz incelemesine geçilir. Sunulan delillerin Kurum tarafından yeterli görülmemesi halinde ise, itiraz sahibine ek delil sunması için Yönetmelik 29/3 hükmünde öngörülen süre verilir. SMK m.19/2 hükmüne göre itiraz sahibi tarafından markanın kullanımı ispatlanamazsa, itiraz başkaca inceleme yapılmaksızın reddedilir. Bu bağlamda ... sayılı markalara dayalı itirazların incelenmeksizin reddedilmesi kararının hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir. Bu durumda SMK m.6/1 hükmü bağlamında inceleme sadece ... sayılı marka bakımından aşağıda yapılmıştır. Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Davacı Markası
...+... ...+... (04, 16, 19, 35, 36, 37, 40, 41. sınıf) (19. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; taraf markaları, redde mesnet ... sayılı ...+... ibareli markanın kapsamında yer alan 19. sınıftaki mallar ile dava konusu markanın kapsamında yer alan ve başvuru kapsamından çıkarılmayan 35.sınıf: Müşterilerin malları elverişli şekilde görmesi ve satın alması için; Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve ... almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum kumları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) ve 37. sınıftaki: İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri bakımından benzer görülmüştür. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir. Davalının markasının incelenmesinde; “...+...” şeklindeki markanın mavi renkle yazılmış “...” kelimesi ve bu kelimeye bitişik şekilde ''işletme'' ibaresinin eklenmesi ve ön kısmında konumlandırılmış bir şekilden oluştuğu, mavi renkte kompoze edildiği, ''...'' sözcüğü “Yelkenle ve kürekle yol alan savaş gemilerinin en büyüğü” anlamına gelen bir ibare olduğu, başvurunun esas unsuru, ... unsurunun varlığına rağmen “...” sözcüğü olduğu anlaşılmaktadır. Davacının markalarının incelenmesinde; davacı yanın ise iltibas değerlendirmesinde dikkate alınabilecek ve dava konusu marka ile aynı ya da benzer mal ve hizmet sınıfları içerir tek markası olduğu görülen ... sayılı markasının sol kısmında marka görsel bütünlüğüne dekoratif/süsleme amaçlı görsel katkı sağlar nitelikte ve fakat bütüne hakim olmayan turuncu/kırmızı/bordo renklerde bir ... unsuru ile “...” ibaresinden oluştuğu; “...” kelimesi de Türkçe bir sözcük olup “Bir akarsuyun kalkerli bir alanda oyarak oluşturduğu, bir kıvrımı keserek iki yandaki çukurlukları birleştiren, dar ve boğaz biçimindeki vadi” anlamına gelen bir coğrafi kavram olduğu, bu halde davacı markasının esas unsurunun “...” kelimesi olduğu, anlaşılmaktadır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, ... esas unsurlu davacı markası ile davaya konu ... esas unsurlu markanın Türkçe sözlükte yer alan ve toplumun çoğu tarafından manası bilinen kelimeler olması, kelime manalarının birbirinden, karışmayacak ve kolayca algılanabilecek şekilde farklı olması, ''güneş'' ve ''güreş'' örneğinde de olduğu gibi bir harf farkına rağmen karışma ihtimali oluşturmayan çok ayrı manalarının bulunması, markanın kelime ve eldeki kapsamda dizayn olarak birbirinden bütünsel algı kapsamında ayrılabilecek olması, markanın tescili hakkının tüm ilgililer arasında birbirine zarar vermeden adil bir şekilde edinilmesine izin verilmesinin SMK m.1'de yer alan "Bu Kanunun amacı, marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin hakların korunması ve bu suretle teknolojik, ekonomik ve sosyal ilerlemenin gerçekleştirilmesine katkı sağlamaktır" şeklinde ifade olunan kanunun genel bakışını ifade eden ilkeye de uygun düşmesi, bu durumda taraf markaları arasında iltibas ve karıştırma ihtimali bulunmadığı, ... tarafından da "Anlaşmazlık konusu işaretler arasındaki görsel ve fonetik benzerlikler kavramsal farklılıklarla etkisiz kalabilir. Bu tür bir etkisiz kalma için, anlaşmazlık konusu işaretlerden en azından biri ilgili tüketicinin bakış açısından derhal kavranabilecek belirgin ve özel bir anlama sahip olmalıdır ve diğer marka bu anlama sahip olmamalı veya tamamen farklı bir anlamı olmalıdır." (...) şeklinde bu hususun vurgulandığı, bu durumda birbirleri ile irtibatlı oldukları yönünden kanaat oluşturmayacak olduklarının değerlendirilmesi nedeniyle başvuru kapsamında kalan mallar/hizmetler bakımından yapılan değerlendirmede, markaların benzerlik düzeyi dikkate alındığında markalarda farklılaşan mal/hizmetler bakımından sayılan markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı; öte yandan davacının iddialarına mesnet yaptığı markalarının tamamının hükümsüzlük talebi bakımından da dava tarihi itibariyle kullanımın ispatı yükümlülüğü altında olduğu, SMK 25/7 hükmünün yaptığı atıfla SMK 6/1 hükmü kapsamında yapılan hükümsüzlük incelemesi bakımından SMK 19/2 hükmü anlamında kullanımın ispatlanamadığı ve SMK 6/1 hükmü bağlamında diğer koşulların incelenmesi yapılmaksızın hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, öte yandan davacının iddialarına mesnet markaların tanınmış olduğunu ispata yeterli ve güncel deliller bulunmadığından SMK 6/5 bağlamında hükümsüzlük koşullarının somut olayda oluşmadığı anlaşılmış; davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-DAVANIN REDDİNE, 2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/10/2024
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır