İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/939 E. 2025/272 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/939
- Karar No
- 2025/272
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/939 Esas - 2025/272 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/939 Esas KARAR NO : 2025/272
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/11/2022 KARAR TARİHİ : 02/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte bulunan menfi tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar aleyhinde; Hendek İcra Müdürlüğü'nün 2021/1093 Esas sayılı dosyası ile 23.000 TL bedelli, 08.12.2008 tanzim, 25.09.2019 vade tarihli Kambiyolara Özgü Haciz Yolu ile takip başlatıldığını; takibe konu bono; ... ve ... tarafından aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak ...'e verildiğini, ancak söz konusu bono imha edilmediği için, her nasıl olduysa davalının eline geçtiğini, davalıda kötü niyetli olarak bonoyu ...'den ciro ile devralmış gibi cirolayarak takibe koyduğunu; devir cirosundaki imzanın ...'e ait olmaması nedeniyle takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının, davacı ...'e taşınmaz sattığını, davacıl ... bahse konu sözleşmede yer alan ödemeleri gününde müvekkiline yapmadığını, davacı ..., davalıya olan borcunun bir kısmına istinaden müşterilerinden almış olduğu dava konusu senedi cirolayarak müvekkiline verdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, Hendek İcra Müdürlüğü'nün 2021/1093 Esas sayılı dosyasına konu 23.000 TL bedelli, 08.12.2008 tanzim, 25.09.2019 vade tarihli bono kapsamında davacıların davalıya borçlu olup olmadıkları, bono üzerinde yer alan devir cirosundaki imzanın ...'e ait olup olmadığı ve mahkememizin görevli olup olmadığı hususlarındadır. III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller ATK Fizik İhtisas Dairesinden imza incelemesine ilişkin rapor dosya arasına alınmıştır. Hendek İcra Müdürlüğü'nün 2021/1093 Esas sayılı dosyası, -Hendek Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/3647 soruşturma sayılı dosyası, Sakarya İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/15 E. Sayılı dosyası istenilen celp edilerek incelenmiştir IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar 6102 Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nın 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir. Kanunun 5. maddesi uyarınca ticari davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup, Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir. Görev kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her safhasında ve re'sen nazara alınmalıdır. TTK'nın 776/1. maddesinde, 'ödeme yeri' ile 'düzenleme yeri ve tarihi' bonoda bulunması gereken unsurlar arasında sayılmıştır. Aynı Kanunun 777. maddesinin 1. fıkrasında; "ikinci ilâ dördüncü fıkralarda yazılı hâller saklı kalmak üzere, 776. maddede gösterilen unsurlardan birini içermeyen bir senet bono sayılmaz" hükmüne yer verilmiş, 777. maddenin 3. fıkrasında; açıklık bulunmadığı taktirde senedin düzenlendiği yerin ödeme yeri sayılacağı, 777. maddenin 4. fıkrasında ise; düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı belirlenmiştir. Yargıtay 19. Hukuk dairesi 25/04/2016 T. 2015/17972 E. 2016/7408 K. Sayılı ilamında "...Tarihli Takibe konu senette keşide yerinin bulunmadığı ve keşideci adresi olarak belirtilen yerin ise idari birim olmadığı, dolayısıyla zorunlu unsurlarından keşide yerini ihtiva etmeyen söz konusu belgenin kambiyo vasfında olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, belgenin kambiyo vasfında olmadığı dikkate alınarak işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi doğru görülmemiştir..." belirtilmiştir. Yargıtay 13. Hukuk dairesi 10/12/2019 T. 2017/2865 E. 2019/12307 K. Sayılı ilamında "... davalı yanca davacı aleyhine Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2014/6137 Esas sayılı takip dosyası üzerinden girişilen genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde, keşidecisi davacı ..., lehtarı davalı ... olan, ... vade tarihli, ... TL bedelli bonoya dayanılmış ve bakiye 7.500,00 TL asıl alacak ile 2.716,88 TL işlemiş faiz talebinde bulunulmuştur. Takip konusu bono, üzerinde düzenleme tarihi ve düzenleme yeri belirtilmediğinden kambiyo senedi vasfını haiz bulunmamaktadır. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümünde kambiyo senetlerine ilişkin kuralların dolayısıyla Türk Ticaret Kanununa ilişkin hükümlerin tartışılması gerekmeyeceğinden davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğu söylenemez. Tarafların tacir oldukları da iddia edilmediğine göre, uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. O hâlde, mahkemece, davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usûl ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir...." belirtilmiştir. V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler Takibe konu senette keşide yerinin ve keşideci adresinin bulunmadığı, dolayısıyla zorunlu unsurlarından keşide yerini ihtiva etmeyen söz konusu belgenin kambiyo vasfında olmadığı, tarafların da tacir olmadığı gibi talebin de ticari uyuşmazlıktan kaynaklanmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla davaya bakmakla görevli mahkemenin Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davaya bakma görevinin Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu ve dava şartlarından olan görev hususunun yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği, düşünce ve yargısına varılmış ve dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):
1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE, 5-Dosyanın süresinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda harç ve yargılama giderinin HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/05/2025
Katip ... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı