İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/741 E. 2025/311 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/741
Karar No
2025/311
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALI : 2- VEKİLİ : DAVA İHBAR OLUNAN : 1- VEKİLİ : DAVA İHBAR OLUNANLAR : 2- 3- ... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1.BEYANLAR: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Müvekkile ait ... plakalı aracın, 06.10.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıya ait ... plakalı aracın sürücüsü tarafından tam kusurlu şekilde çarpılması sonucu pert hale geldiğini, eksper raporuna göre müvekkilin kusursuz olduğunun tespit edildiğini, ancak aracın piyasa değerinin eksper raporunda belirtilenden daha yüksek olduğunu, benzer araçlara ilişkin emsal bedellerin 1.200.000-1.250.000 TL civarında olduğunu, aracın noter onayı ile trafikten çekildiğini, müvekkilin zararının karşılanmadığını, ihtiyati haciz için gerekli şartların oluştuğunu ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda ihtiyati haciz kararının verilmesi gerektiğini, davalıların menkul ve gayrimenkul mallarının, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının UYAP üzerinden tespit edilerek ihtiyati haciz konulmasını, HMK 107. madde gereği belirsiz alacak davası olarak açılan bu davada müvekkil lehine 400.000 TL pert bedeli ile araç mahrumiyet bedeli olarak şimdilik 50 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Davacının sahip olduğu ... plakalı aracın kazaya karıştığını, ancak kusur oranlarını kabul etmediklerini, karşı tarafın hızına dair herhangi bir tespit bulunmadığını ve hız sınırlarına uymadığının açık olduğunu, mevcut kusur oranlarının yalnızca taraf beyanlarına dayandığını, dolayısıyla bilirkişi incelemesi yapılmadan ihtiyati haciz kararının verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı şirketin aracın maliki olmasına rağmen işleteni olmadığını, aracın sürücüsünün belediye çalışanı olduğunu ve talimatları belediyeden aldığını, bu nedenle husumetin belediyeye yönlendirilmesi gerektiğini savunmuştur. Ayrıca, davacının aracının orijinal olmadığını, birçok kazaya karıştığını, hasar kayıtları bulunduğunu ve değerinin iddia edilenden daha düşük olduğunu iddia ederek, husumet itirazında bulunmuştur. İhtiyati haciz kararına itiraz etmiş, ortada kesinleşmiş bir kusur bulunmadığını ve yalnızca kazaya karışan araç üzerine ihtiyati haciz konulabileceğini, taşınmazlara haciz konulmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, aracın uzun süreli kiralama sözleşmesiyle belediyeye kiralandığını, işleten sıfatının belediyeye geçtiğini ve belediyenin sorumlu olduğunu ifade ederek, davanın ...’ne, sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş.'ye ve sigorta aracısı ... A.Ş.'ye ihbar edilmesini talep etmiştir. Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini, esastan incelenmesi halinde de davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Davacının iddia ettiği kusur oranlarını kabul etmediklerini, kazanın ... plakalı aracın aşırı hızlı olması nedeniyle meydana geldiğini, kusur tespitinin taraf beyanlarına dayandığını ve somut inceleme yapılmadan belirlendiğini, dolayısıyla kusur oranına itiraz ettiklerini belirtmiştir. Kazaya karışan aracın aşırı hızla hareket ettiğini, kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığını, dikkatsiz ve kontrolsüz şekilde kavşağa girdiğini, müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın daha az hasar almasının da bunu gösterdiğini savunmuştur. Aracın pert bedeli ve değerine itiraz ederek, aracın daha önce birçok kazaya karıştığını, yüksek hasar kayıtları bulunduğunu, orijinal parçalarının olmadığını ve değerinin düşük olduğunu iddia etmiştir. Aracın pert işlemine tabi tutulmasının uygun olup olmadığına ilişkin rapor alınmasını talep etmiştir. Davacının sigorta ve kasko ödemesi alıp almadığının tespit edilmesi gerektiğini, davanın ... Sigorta A.Ş. ve ... A.Ş.'ye ihbar edilmesini talep etmiştir. Araç yokluğu nedeniyle oluştuğu iddia edilen zararın delillendirilmediğini, bu iddianın soyut olduğunu ve hukuka aykırı olarak zenginleşmeye sebep olacağını savunarak talebin reddini istemiştir. Sonuç olarak, müvekkilinin kazada kusurunun bulunmadığını, kusur raporunun gerçeği yansıtmadığını, aracın değerinin iddia edilenden düşük olduğunu belirterek davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ... vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Davacının taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ...’nin davaya konu kazaya ilişkin herhangi bir bilgi veya belgesinin bulunmadığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını belirtmiştir. Dava konusu aracın, ... Ltd. Şti. tarafından kiralanmış olduğunu, müvekkili belediyenin yalnızca kiralama hizmetini alan taraf olduğunu, hizmet alımı sözleşmesine göre tüm sorumluluğun yüklenici şirkete ait olduğunu ifade etmiştir. Müvekkili belediyenin personel çalıştırılmasına dayalı bir hizmet alımı yapmadığını, bu nedenle alt işveren-üst işveren ilişkisinin söz konusu olmadığını, araçları çalıştıracak personelin tamamen yüklenici tarafından belirlendiğini, belediyenin bu kişilerle herhangi bir bağlantısının olmadığını savunmuştur. Kolluk kuvvetlerinin düzenlediği tutanak dışında müvekkili belediyeye herhangi bir kusur izafe edilmesini gerektirecek bir durum bulunmadığını, kazanın meydana geliş şeklinin incelenmediğini, belediyenin kasti veya ihmali bir davranışının olmadığını belirtmiştir. Davanın zamanaşımı ve diğer nedenlerle reddini talep etmiş, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini istemiştir. MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER: SBGM ilgili evrakı, araç kayıtları ilgili birimlerden getirtilmiştir. Bilirkişi ... , 25.10.2023 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Olayın dosya kapsamındaki maddi hasarlı kaza tespit tutanağı, kroki, sürücü beyanları ve fotoğraflar dikkate alınarak değerlendirildiğini ifade etmiştir. Yapılan inceleme sonucunda, ... plakalı çekici ve arkasına takılı ... plakalı römork sürücüsü ... ’ın 2918 sayılı KTK’nın 67. maddesinde yer alan "Manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak" hükmünü ihlal ettiğini ve bu nedenle %100 oranında asli kusurlu olduğunu belirtmiştir. ... plakalı otomobil sürücüsü ... ’ın ise herhangi bir kural ihlali yapmadığını bildirmiştir. Bilirkişi ..., 28.01.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; ... plakalı aracın dava konusu kazada uğramış olduğu hasar nedeniyle perte ayrılmasının uygun olduğu, onarım maliyetinin 848.557,14 TL olup bu tutarın artış gösterebileceği kanaatine varıldığı ifade edilmiştir. Araç için yapılan değerlendirmede, kaza tarihindeki 2.el rayiç değeri 991.500,00 TL, sovtaj (hasarlı) değeri 250.000,00 TL olarak belirlenmiş olup, hasar tutarının 741.500,00 TL olduğu, sigorta şirketi tarafından 100.000,00 TL ödeme yapıldığı, bakiye zarar miktarının 641.500,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, araç mahrumiyet kaybı yönünden yapılan incelemede, aracın onarım sürecinin 30 gün sürebileceği, kaza tarihindeki emsal araç günlük kiralama bedelinin 1.200,00 TL olduğu, ancak zorunlu giderlerin düşülerek günlük net 1.000,00 TL üzerinden yapılan hesaplamayla toplam mahrumiyet kaybının 30.000,00 TL olduğu kanaatine varılmıştır. Bilirkişi ...'ın sigorta hasar bilirkişisi olarak görev yapamayacağı hususundaki Konya Bilirkişilik Bölge Kurulu kararı nazara alınarak dosya değer kaybı hususunda yeniden bilirkişiye gönderilmiş olup Bilirkişi ..., 15.03.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; ... plakalı aracın 06/10/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hasar aldığı ve yapılan inceleme neticesinde aracın trafikten çekilerek pert işlemi uygulandığı tespit edilmiştir. Değer kaybı hesaplaması açısından, dava konusu aracın tramer kayıtlarında önceden hasar kayıtlarının bulunduğu, kaza sonucu belirlenen hasar bedelinin 546.799,70 TL + KDV olduğu belirtilmiştir. Ancak, pert olan araçlar için değer kaybı hesaplamasının yapılamayacağı ifade edilerek bu kapsamda hesaplama yapılmadığı kanaatine varılmıştır. Nihai takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilerek rapor düzenlenmiştir. Bilirkişi ... tarafından 15/03/2024 tarihinde düzenlenen ek raporda, dava konusu ... plakalı aracın 06/10/2022 tarihinde meydana gelen kazada ağır hasar aldığı ve onarımının ekonomik olmayacağı için pert işlemine tabi tutulduğu tespit edilmiştir. Dosya içeriğindeki eksper raporuna göre, davalıya ait ... plakalı aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğu belirlenmiş olup, araç üzerindeki hasarın toplam maliyetinin 645.492,22 TL yedek parça ve 62.580,40 TL işçilik giderleriyle birlikte toplamda 708.072,62 TL olduğu tespit edilmiştir. Araç mahrumiyet süresi 10 gün olarak belirlenmiş, Antalya ... Rent a Car’dan alınan bilgiye göre A sınıfı araçların günlük kiralama bedelinin 1.400 TL olduğu tespit edilerek, toplam 14.000 TL araç mahrumiyet bedeli hesaplanmıştır. Pert olan araçlar için değer kaybı hesaplaması yapılamayacağı belirtilmiş olup, tüm hesaplamalar ve tespitler Mahkeme’nin takdirine sunulmuştur. Mahkememizce 27/12/2024 tarihli celsede "Dosyanın bilirkişi ...'e tevdii hususunda 21/02/2024 tarihinde "Dosyanın hasar bedeli ve mahrumiyet bedeli hususunda "61.10 KARA ARAÇLARI HASAR (DEĞER KAYBI) TESPİTİ]" alanında uzman bilirkişiye resen tevdii hususunda talimat yazılmasına" şeklinde ara karar kurularak dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ancak anılan bilirkişi 15/03/2024 tarihli raporunda verilen görev ile ilgisiz şekilde özetle "Değer kaybının pert olan araçlar aşağıdaki teminat dışı kalan haller nedeni ile değer kaybı hesaplaması yapılamaz" şeklinde rapor tanzim edilmiş, sonrasında 14/05/2024 tarihli celse ara kararımız ile "dosyanın daha önceki bilirkişiye tevdii ile pert total bedelinin ve dava dilekçesinde talep edilen mahrumiyet bedelinin hesaplanmasının istenilmesine, ek rapor için ücret takdirine yer olmadığına," şeklinde karar verilerek dosya ek rapor için anılan bilirkişiye tevdi edilmiş olmasına rağmen bu kez mahrumiyet zararı yetersiz araştırma ile tespit edilmiş ise de pert total bedeli hususunda araç değeri, sovtaj bedeli gibi belirlemelerin hiç biri yapılmamış olduğundan; anılan bilirkişinin görevinin gereklerine aykırı hareket ederek yargılamanın gecikmesine neden olduğu nazara alınarak bilirkişi hakkında ilgili bilirkişilik bölge kuruluna ihbarda bulunulmasına," şeklinde karar verilmiş ve dosya yeni bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi ..., 30/01/2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; 06/10/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıya ait ... plakalı kamyonun davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucu oluşan maddi hasarın tespiti yapılmıştır. Tramer kayıtlarına göre, davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu belirlenmiştir. Sigorta eksper raporuna göre, ... plakalı aracın piyasa rayiç değerinin kaza tarihi itibariyle 1.100.000 TL olduğu, hasarlı haldeki sovtaj değerinin ise 350.000 TL olduğu tespit edilmiştir. Aracın onarım maliyetinin 848.555 TL olduğu belirlenmiş ve onarımın ekonomik olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle aracın pert total işlemine tabi tutulmasının uygun olduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca, aracın onarım süresinin makul olarak 10 gün süreceği ve bu sürede davacının araç mahrumiyeti nedeniyle günlük net 1.187,50 TL olmak üzere toplam 11.875 TL zararının olduğu hesaplanmıştır. Sonuç olarak, davacıya ait aracın kaza nedeniyle ağır hasar aldığı ve ekonomik olarak onarımının mümkün olmadığı, dolayısıyla pert total işlemine tabi tutulmasının uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Araç mahrumiyet süresi ve piyasa rayiç değerine göre hesaplanan bakiye tazminat tutarının 650.000 TL olduğu belirlenmiştir. Nihai takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilerek rapor düzenlenmiştir. Davalı aracın sigorta poliçesi kapsamında davacıya 100.000, TL ödeme yapıldığı, davacı aracın kasko poliçesi kapsamında ise davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı getirtilen belgelerden anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmazlık 06.10.2022 tarihinde davacı ... Sanayi'ya ait ... plaka sayılı araç ile davalı ... Hafriyat ltd'ne ait olup ...'nın sevk ve idaresinde ve dava dışı sigorta şirketince sigortalanan ... plakalı çekicinin çarpışması şeklinde meydana gelen olay kapsamında davacının aracının hasarına ve tamirde geçen sürede mahrum kaldığı kara ilişkin zararlarının tazminini davalılardan talep edip edemeyeceği hususunda toplanmaktadır. Somut olayda meydana gelen trafik kazasında davacının maliki olduğu araç ile davalı ... Nakliyatın maliki olduğu ve davalı ...'ın sevk ve idaresindeki aracın çarpışması neticesinde davacının aracında zarar meydana geldiği, meydana gelen zarar nedeni ile aracın sürücüsünün sorumlu olduğu ve bu kapsamda hüküm kısmında yazılı olduğu şekliyle sorumlulardan tahsil edilecek tazminatların davacı tarafa ödemesi gerektiğinden; tazminat miktarı bakımından ise mahkememizce itibar edilen bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 30/01/2025 tarihli raporda aracın hasar bedeli 750.000 TL olarak hesaplanmışsa da davacının 15/02/2024 tarihli dilekçesinde 641.500,00 TL hasar bedeli talep etmiş olması nazara alınarak bu tutar üzerinden kabul ve anılan dilekçede 30.000,00 TL mahrumiyet bedeli talep edilmişse de yine Mahkememizce itibar edilen ve bilirkişi ... tarafından tanzim edilen raporda KDV hariç olmak üzere 11.875,00 Tl olarak hesap edilen mahrumiyet zararına davacının KDV talep etmek hakkı da bulunduğundan 2.137,50 Tl ilave edilmek suretiyle davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, Davalı aracın sigorta poliçesi kapsamında davacıya 100.000, TL ödeme yapıldığı, davacı aracın kasko poliçesi kapsamında ise davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı getirtilen belgelerden anlaşılmakla, bu durumda nazara alınmıştır. Davalı ... Ticaret Limited Şirketi aleyhine açılan dava bakımından ise davalı tarafından sunulan cevap dilekçesi ekindeki 11/04/2022 tarihli sözleşme içeriğinden davalı aracın uzun süreli olarak ihbar olunan ... kiralandığı anlaşılmaktadır. Emsal Bölge Adliye Mahkemesi Kararında "Belediye ile ... Şti arasında imzalanan hizmet sözleşmesi ile teknik şartnamesinin incelenmesinde bu sözleşmenin kaza tarihini de kapsadığı, kazaya karışan aracın da bu sözleşme kapsamında yüklenici firma olan ... Şti tarafından kullanıldığı, dava konusu araçlar gibi hizmet sözleşmesine konu araçlarla davalı Belediyenin görevleri arasında bulunan çöp toplama ve nakli hizmetinin davalı ... Şti tarafından yapılmasının amaçlandığı, davalı Belediyenin araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının devam ettiği, yüklenici firmanın belediyenin direktifi altında bu hizmeti yerine getirdiği ve her alanda belediyenin denetimi altında bulunduğu, araç sürücüsü davalı ...'ın da davalı belediye personeli olduğu, 3.kişilere verilen zararlardan yüklenici firmanın sorumlu olacağına dair hükümlerin taraflar arasında iç ilişkide bağlayıcı olduğu, bunun 3.kişilere karşı ileri sürülemeyeceği, anlaşıldığından mahkemece işletenlik sıfatının davalı Belediye'de olduğuna dair kararında hukuka aykırılık bulunmadığından (Yargıtay . Hukuk Dairesi E:... , K:... ) davalı belediye vekilinin istinaf talebinin reddi gerekir.(Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin, 30.04.2024 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı kararı) " ibarelerine yer verildiği görülmektedir. Somut olayda işleten sıfatı aktarılan Bam kararında da vurgulandığı üzere ihbar olunan Konya Büyükşehir Belediye başkanlığında olduğu için davalı ... Ticaret Limited Şirketi bakımından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş olup bu doğrultuda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere: 1-Davacının davalı ... Ticaret Limited Şirketi aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 1.1- Davalı ... Ticaret Limited Şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 2- Davalı ... aleyhine olan davanın dava dilekçesi ve bedel artırım dilekçesine bağlı kalınarak KISMEN KABULÜ ile, Araç hasarından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 641.500,00 TL ile Araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 14.012,50 TL olmak üzere toplam : 655.512,50 TL'nin kaza tarihi olan 06.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2.1.Kabul miktarı 655.512,50 TL üzerinden hesaplanan toplam 44.778,06 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin ve ıslah harcı toplamı olan: 11.467,56 TL'nin masubu ile bakiye 33.310,50 TL'nin davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, 2.2.Davacı tarafça yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı olan : 11.467,56 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 2.3.Davacı tarafça ödenen 80,70 TL başvuru harcının kabul ret oranı nazara alınarak 78,78 TL'sinin davalı ...'dan alınarak alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 2.4.Davacı tarafça yapılan 11.196,39 TL masrafın kabul/ ret oranına göre 10.929,82 TL'sinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 2.5.Davalı ... tarafından masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 2.6.Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (kabul/talep oranına göre) 3.045,72 TL'sinin davalı ...'dan ; 74,28 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına). 2.7.Karardan sonra yapılacak masrafların %97,61 oranında (kabul oranı)davalı ...'a; %2,39 oranında (ret oranı) davacıya yüklenmesine, 2.8.Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 2.9.Davacı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 102.326,88 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 2.10.Davalı ... kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 15.512,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2025

Katip Hakim

Atıf: Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/741, K. 2025/311, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/konya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-741-e-2025-311-k-2c77048c566c